Ve ceme’a fe-ev’â
Ve toplayıp biriktireni.
(Dünyada haram ve haksız yollarla mal ve servet biriktirip) Toplayarak bir yerde (istif edip) yığanları (helâl kazansa bile hayır yolunda harcamayanları cehennem kavuracaktır).
mal biriktirip yığan, o maldan Allah'ın ve insanların hakkını ayırıp çıkarmayanları da.
Mallar, servetler biriktirip kesenin ağzını açmayanları, hayra harcamayanları çağırır.
(Mal) biriktirip kasada yığanı.
(Durmaksızın mal ve servet) Toplayıp bir yerde (üstüste) yığmakta olanı.
Bir de (mal ve para) biriktirip depoya, kasaya yığanı...
Mal toplayıp stok edenleri de… (kendine çekiyor.)
16,17,18. Kızaran derileri soyar; sırtını döneni, yüz çevireni ve biriktirip depo edeni çağırır.
Mal toplayıp yığanı çağıracaktır
Ve (servet) toplayıp biriktireni de (çağırır).
15-18. Fakat hâyır; muvaffak olamayacakdır. Âteş, dünyâda hakîkate yüz çevirüb giden ve emvâl cem’ idüb hasîslik iden her âdemi yakalayacakdır.
15,16,17,18. Hayır, olmaz... Orada sırtını çevirip yüzgeri edeni, malını toplayıp kimseye hakkını vermeden saklayanı çağıran, deriyi soyup kavuran, alevli ateş vardır.
17,18. O, (hakka) arka döneni ve (imandan) yüz çevireni; servet toplayıp yığanı kendine çağırır.
17-18. Haktan yüz çevirip uzaklaşmak isteyeni ve mal toplayıp üstüne oturanı kendine çağırır.
17, 18. Yüz çevirip geri dönen, (servet) toplayıp yığan kimseyi (kendine) çağırır!
Toplayıp kasaya saklayanı.
Mal toplayıp kasada yığanı,
Ve toplayıp toplayıp kasaya yığanı
17-18. (O ateş, hakikate karşı) sırtını dönen (ve böylelikle îmân etmekten) yüz çeviren kimse ile (zekât vermekle yükümlü olduğu halde zekât vermeyen ve harâm yoldan) mal/servet toplayıp yığan kimseyi (kendine) çağırır!
Mal, mülk edinip, onu biriktireni.
(mal) birikdirib de kab içinde saklayanı.
17,18. (O ateş, Hakk'a) arkasını dönüp (itâatten) yüz çeviren ve (mal) toplayıp dasaklayan kimseyi (kendine) çağırır!
Ve (serveti) toplayıp (fakir, yoksul, işsiz ve muhtaç kimselerle paylaşmayarak) biriktirmiş olanları da.
(Mal) Toplayıp sonra onu biriktireni kendisine çağırır.
mal biriktirip saklıyanı da.
Malı toplayıp yığan kimseleri kendine çeker.
Servet toplayıp yığanı da
(Servet) Toplayıp (üst üste) yığmakta olanı.
Ve durmadan mal ve servet toplayıp kasalarda biriktiren zâlimleri.
Biriktirip yığmış olanı!
17,18. Bu alev gerçeğe sırtını dönüp gideni çekecek, // özellikle de depolayıp tekelcilik yapanı ...
Sonra servet toplayıp mallarını yığan sermayedarları çağırırlar. Belki dünyadaki gibi mallarıyla torpil yapıp kurtarırlar diye ama ne mümkün?
17,18. (O cehennem) yüz çevirip (gerçeklere) sırtını dönen, (servet) toplayıp (üst üste) yığan kimseleri, (kendisine) çağırır!
ve [servet] biriktirip, [onu öteki insanların elinden] alanları.
Servet biriktirip üstüne oturanı kendisine çağıran bir ateş! 9/34, 104/2...9
zira o, (serveti) toplayıp biriktiriyordu.[⁵³⁰⁵]
17,18. (İmandan) Yüz çevirip (şirk ve küfürde) direneni ve (Allah rızası için harcamayıp da) servetini kaplar içinde yığanı kendine çağırır.
Ve (malı, parayı) topladı, depoladı.
Ve (malı) toplayıp da, bir kap içinde saklayanı.
17, 18. İmana sırtını dönüp haktan yüz çevireni, bir de servet toplayıp yığan ve hayırda harcamayanı o ateş kendine çağırır.
(Mal) Toplayıp kasada yığanı!
17,18. Hakdan yüz çevirüb dönenleri, dünyâda malı cem' ile saklayanları kendine da'vet ve cezb ider.
Mal biriktirip saklayanı da!
Malını toplayıp yığanı...
Malı toplayıp yığanı da.
Toplayıp kasada yığanı/depolayanı.
Boylikni yig‘ib berkitgan, yaxshi joylarga sarflamagan kimsalarni ham o‘ziga chaqiradi.
17-18. oķır anı kim yüz döndürdi daħı yüz döndürdi daħı dirdi pes ķaba ķoydı.
Daḫı mālı cem‘ idüp ḳaplara ḳoyanı.
Və (mal-dövlət) yığıb saxlayanı! (Allahın payını verməyəni; acizə, yoxsula əl tutmayanı!)
And hoarded (wealth) and withheld it.
And collect (wealth) and hide it (from use)!
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |