Fâkihîne bimâ âtâhum rabbuhum ve vakâhum rabbuhum ‘ażâbe-lcahîm(i)
Nimetlenirler orada Rablerinin verdiği nimetlerle ve Rableri korur onları koca cehennemin azabından.
Rablerinin verdikleriyle (çeşitli ve lezzetli) nimetler içinde ’sevinçli ve mutludurlar.’ (Üstelik) Rableri, kendilerini ’çılgınca yanan cehennemin’ azabından da koruyup (kurtarmıştır).
Rablerinin kendilerine bağışlayacağı şeyler ile mutluluk bulacaklar. Çünkü Rableri onları, o çok yakıcı cehennem azabından korumuştur.
Rablerinin, kendilerine ihsan ettiği nimetler ve imkanlarla zevk ü safa sürerek dünyadaki amellerinin mükâfatını topluyorlar. Rableri, onları kaynayan köpüren Cehennemin azâbından koruyacak.
Rablerinin kendilerine verdikleriyle zevk sürerler. Rableri onları cehennem azabından korumuştur.
Rablerinin verdikleriyle 'sevinçli ve mutludurlar'. Rableri, kendilerini 'çılgınca yanan cehennemin' azabından korumuştur.
Rablerinin kendilerine verdiği şeylerle zevk duyarak...Rableri, onları Cehennem azabından korumuştur.
Rableri olan Allah’ın onlara verdikleri ile lezzetlenirler. Rableri, onları Cehennem azabından korur.
17,18. Kendilerini Allah'ın emirlerine karşı gelmekten koruyanlar, Rablerinin kendilerine verdiklerinden yararlanarak cennetler ve nimetler içinde olacaklardır. Rableri onları cehennem azabından koruyacaktır.
Tanrılarının, kendilerine vermiş olduğuyla tat almaktalar, cehennemin azabından onları koruyacak Tanrıları işinize karşılık,
17-18.Allah’a karşı gelmekten sakınanlar da cennetlerde, bol nimet içinde Rablerinin kendilerine verdikleriyle sefa sürerler. Rableri onları (yaptıklarına karşılık), cehennem azabından korumuştur.
17,18. Allâh’dan korkanlar cennet-i na’îmde rabbinizin hediyeleriyle mütena’’im olacaklardır. Rableri ânları ateş ’azâbından masûn ider.
17,18. Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, şüphesiz, cennetlerde ve Rablerinin kendilerine verdikleriyle zevk duyarak nimetler içindedirler. Rableri onları cehennem azabından korumuştur.
17,18. Şüphesiz Allah’a karşı gelmekten sakınanlar Rablerinin, kendilerine verdiği şeylerle zevk ve mutluluk duyarak cennetlerde ve nimetler içinde bulunurlar. Rableri onları cehennem azabından korumuştur.
17-18. Allah’a saygısızlıktan sakınanlar ise, rablerinin kendilerine verdiğiyle mutluluk bularak cennetlerde ve nimetler içinde olacaklardır. Rableri onları cehennem azabından da korumuş olacaktır.
17, 18. Şüphesiz (kötülüklerden) korunanlar Rablerinin kendilerine verdikleriyle sevinerek cennetlerde ve nimet içindedirler. (Zira) Rableri onları, cehennem azabından korumuştur.
Rab'lerinin kendilerine vermiş olduğu şeylerden zevk duyarlar. Rab'leri onları cehennem azabından korumuştur.
Rablerinin kendilerine verdiği ile zevk ü sefâ sürerler. Rableri onları, cehennem azabından korumuştur.
Rablarının kendilerine verdiği ile zevkyab olmaktadırlar, rabları korumuştur da onları o Cahim azâbından
17-18. Şüphesiz Allah’a karşı gelmekten sakınanlar, Rablerinin, kendilerine verdiği şeylerle, zevk ve sefa sürerek, cennetlerde ve nimetler içinde bulunurlar. Rableri onları, cehennem azabından korumuştur.
Rabb'lerinin kendilerine verdiklerinden hoşnut olarak. Rabb'leri onları Cehennem ateşinden korumuştur.
Rablerinin kendilerine verdiği ile zevkyâb olarak. Rableri onları o çılgın cehennemin azabından korumuşdur.
Rablerinin kendilerine verdikleri ile sefa sürerler. Rableri onları ateşin azabından korumuştur.
Rablerinin kendilerine verdiği şeylerle zevk içinde olanlardır. Hem Rableri, onları Cehennem azâbından korumuştur.
17, 18. Şüphesiz (erkek olsun kadın olsun kötülüklerden) sakınanlar (o gün) Rablerinin kendilerine verdikleriyle sevinerek cennetlerde ve nimet içindedirler. Ve Rableri onları, cehennem azabından da korumuştur.
Rablerinin onlara verdikleri ile rahat bir yaşam içerisinde olup ve Rableri onları cehennemim azabından da korumuştur.
çalaplarının kendilerine verdiklerini tada tada. Çalapları onları Cehennem’in azabından korumuştur.
Rableri onları Cehennem azabından korumuştur.
Rablerinin kendilerine verdikleriyle sevinçli ve mutludurlar. Rableri, kendilerini çılgınca yanan cehennemin azabından korumuştur.
Rablerinin kendilerine bahşettiği muhteşem güzelliklerle sevinç ve mutluluk duyacaklar. Zaten sırf cehennemden kurtulmak bile başlı başına bir nîmettir: Rableri onları, korkunç ateşin azâbından koruyup esenlik diyarına ulaştırmıştır.
Onlara rabb’lerinin verdiği şeylerle ilgili sevinçli olarak! Rabb’leri, onları Cahîm’in (Yakıcı Alevli Ateş’in) azâbından da korudu.
Rab'lerinin, kendilerine sunduğu imkânlardan dolayı oldukça keyiflidirler. Çünkü Rab'leri onları ateşe karşı kollamıştır.
Rabbinin kendilerine verdikleriyle sefa sürerler. Rabbin onları cehennem azabından korumuştur.
17,18. Şüphesiz ki [muttakî]ler (duyarlı olanlar) Rablerinin kendilerine verdikleriyle sefa sürerek cennetlerde ve nimet içinde olacaklardır. Rableri onları cehennem azabından korumuş olacaktır.
Rablerinin kendilerine verdiği nîmetler ve Rablerinin, kendilerini cehennem azabından koruması sebebiyle huzurludurlar.
Rablerinin kendilerine bağışlayacağı şeyler ile mutluluk bulacaklar: çünkü Rableri onları yakıcı ateşin azabından koruyacaktır.
Onlar Rablerinin kendilerine bahşettiği nimetler içinde yaşayacaklar. Zira Rableri onları alevli cehennem azabından koruyacak. 76/11
17,18. Şüphe yok ki takva ehli (iman edip sâlih amel işleyenler) Rablerinin bağışıyla cennette sevinç içindedirler. Rableri onları cehennem azabından korumuştur.
Rablerinin kendilerine verdikleriyle hoşnutturlar ve Rableri onları cehennem azabından korumuştur.
Kendilerine Rablerinin verdiği şey ile zevkiyâb olmaktadırlar ve onları Rableri cehennem azabından korumuştur.
Rab'lerinin kendilerine verdikleriyle sefa sürerler. Rab'leri onları yakıcı ateşin azabından korumuştur.
Rablerinin kendilerine verdikleriyle sefa sürerler. Rableri onları, cehennem azabından korumuştur.
Rablerinin ihsân iylediği şeylerle mesrûr ve lezzetyâb olurlar. Rableri onları cehennem 'azâbından vikâye itmişdir.
Sahiplerinin verdikleriyle sefa sürerler. Sahipleri onları Cehennem’in azabından da korumuştur.
Rab'lerinin kendilerine verdikleri ile sevinçlidirler. Rableri, onları çılgın alevin azabından korumuştur.
Rablerinin onlara verdikleriyle safâ sürmektedirler. Rableri onları ateş azabından da korumuştur.
Rablerinin kendilerine verdikleriyle keyif çatarlar. Rableri onları cehennem azabından korumuştur.
Ular Robbilari ato etgan narsalar bilan xursanddirlar. Robbilari ularni do‘zax azobidan saqlagan.
17-18. bayıķ śaķınıcılar uçmaķlardadur daħı dinlenmekde leźźet ŧutıcılarken anuñ-ile kim virdi anlara çalabı’ları. daħı śaķladı anları çalabı’ları ŧamu 'aźābından.
Leẕẕetler bulurlar Tañrıları ne virdügi bile. Daḫı ḳurtardı anları cehennem‘aẕābından.
Rəbbinin onlara əta etdiyi ne’mətlərdən zövq (ləzzət) alacaqlar. Rəbbi onları cəhənnəm əzabından qorumuşdur.
Happy because of what thee Lord hath given them, and (because) their Lord hath warded off from them the torment of hell fire.
Enjoying the (Bliss) which their Lord hath bestowed on them, and their Lord shall deliver them from the Penalty of the Fire.
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |