Vemâ hum ‘anhâ biġâ-ibîn(e)
Ve oradan hiç ayrılmazlar.
Ve ondan ayrılıp-kaybolmaları (kaçıp kurtulmaları da) imkânsızdır.
Ve ondan asla kurtulmaları ve kaçıp kaybolmaları da mümkün olmayacaktır.
Onlar Cehennem'den ayrılıp uzaklaşamazlar, kurtulamazlar.
Onlar oradan (bir yere) kaybolacak değildirler.
Ve ondan ayrılıp-kaybolacak değildirler.
Oradan asla çıkacak değillerdir.
Onlar, o Cehennemden kaybolacak değiller.
15,16. Yargı günü oraya girecekler ve süreli orada kalacaklardır.
Çıkamazlar oradan
Artık onlar, oradan asla kurtulamazlar.
15,16. Ânlar dîn gününde âteşde yanacaklar ve oradan gâib olmayacaklardır. (Kurtulamayacaklardır).
Oradan bir daha ayrılamazlar.
Onlar oradan kaybolup kurtulacak da değillerdir.
Ve oradan bir daha da ayrılamazlar.
13, 14, 15, 16. İyiler muhakkak cennette, kötüler de cehennemdedirler. Ceza gününde oraya girerler. Onlar (kâfirler) oradan bir daha da ayrılmazlar.
Oradan hiç ayrılamazlar.
Onlar o cehennemin gözünden kaçamazlar.
Ve ondan gâib olmıyacaklardır
14-15-16. Şüphesiz, kötüler (kâfirler ise ebedî olarak) cehennemdedirler. (İnkâr ettikleri o) hesap gününde oraya girecekler, oradan (kaçıp, kurtulacak, bir yere) kaybolacak da değiller.
Onlar, onda yanıp bitecek değillerdir.
Ve onlar bundan ayrılanlar da değildir.
Ve oradan hiç kurtulamazlar.
Onlar oradan (çıkıp) kaybolacak kimseler de değildir!
Onlar o ateşin içinde yok olup kurtulamazlar da.
Onlar buradan bir daha ayrılacak değillerdir.
Onlar, O/ndan ayrılacak değillerdir.
Onlar oradan hiçbir yere kaybolmazlar.
Kendileri ondan ayrılıp kaybolacaklar değillerdir.
Ve bir daha oradan asla kurtulamayacaklar!
Onlar ondan ğâib (ırak, görünmeyen, saklı, gizlil) değildir.
15,16. boylayacak // bir daha oradan çıkamayacak.
Onlar oradan kaybolup kurtulacak da değillerdir.
Oradan asla kurtulamayacaklardır.
15,16. Din günü¹ onlar, oraya girecekler ve oradan hiç çıkmayacaklardır.
ve ondan kurtulmaları mümkün olmaz.
Ve onlar, oradan asla kaçıp kurtulamayacaklar. 2/80, 43/74...80
ondan kurtulmaları asla mümkün olmayacak.
Ve onlar ondan (cehennem azabından) ayrılacak da değildirler! (Sonsuza dek orada kalacaklardır)
Onlar oradan/ateşten bir yere kaybolup gidemezler.
Ve onlar, ondan gaip olanlar değildirler.
Hem oradan hiç ayrılmazlar.
Onlar ondan (hiçbir yere kaçıp) kaybolacak değillerdir.
14,15,16. Ve fâcirler kıyâmet gününde girüb bir daha çıkmayacakları cehennemdedirler.
Oraya yabancı olmayacaklardır.
Onlar, oradan kaybolacak değillerdir.
Bir daha da oradan çıkamazlar.
Onlar ondan, görülmeyecek şekilde uzaklaşmış değillerdir.
Undan g‘oyib bo‘luvchi emaslar.
daħı degüller ol oddan ġayıb olıcılar.
Hergiz ġāyib olmazlar.
Onlar əsla oradan çıxan deyillər!
And will not be absent thence.
And they will not be able to keep away therefrom.
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |