18 Nisan 2026 - 29 Şevval 1447 - Cumartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Şu’arâ Suresi 157. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Fe’akarûhâ feasbehû nâdimîn(e)

Ayaklarını kesip öldürdüler onu da nadim oldular.

(Buna rağmen) Sonunda onu (mucize deveyi yine de tutup) kestiler, ancak (hemen ardından onları) pişmanlık kaplamıştı.

Bütün bu uyarılara rağmen, deveyi ayaklarından keserek öldürdüler, sonra da pişman oldular.

Derken, onu, kılıçla bacaklarından biçerek öldürdüler. Ama pişman da oldular.

Sonuçta onu boğazladılar; ama pişman oldular.

'Sonunda onu (yine de) kestiler, ancak pişman oldular.'

Derken o deveyi kestiler, fakat pişman oldular.

Onlar ise; o devenin el ve ayaklarını kestiler, ardından pişman oldular.

Buna rağmen onlar deveyi kestiler, ama sonunda pişman oldular.

Deveyi öldürdüler, sonra pişman oldular!

157-158.Derken onu kestiler, fakat (çok geçmeden) pişman oldular. Sonunda azap onları yakaladı. Şüphesiz bunda (alınacak büyük) bir ders vardır. (Buna rağmen) yine de onların çoğu iman etmekte diretiyor.

Bkz. 7/78, 11/63

Deveyi öldürdiler, irtesi gün nâdim oldılar.

Onlar ise deveyi kestiler; ama pişman da oldular.

Derken onu kestiler, fakat pişman oldular.

157-158. Buna rağmen onlar deveyi kestiler, ama yaptıklarına pişman oldular; çünkü onları azap yakaladı. Doğrusu bunda büyük bir ders vardır ama çokları iman etmezler.

Buna rağmen onlar deveyi kestiler; ama pişman da oldular.

Nihayet onu kestiler; ancak pişman oldular.

Derken onu kestiler; fakat pişman da oldular.

Derken onu vurdular, fakat nâdim oldular

157-158. (Bunca uyarılara rağmen) onu (deveyi) kestiler, (derken azabımızı gördükleri anda yaptıklarına) pişman oldular, (velâkin bu pişmanlıkları onları azabımızdan kurtaramadı ve müstahak oldukları) azap onları yakaladı. Şüphesiz bunda (insanlar için alınacak nice) ibret (ler) vardır, ama (bunca hakikatlere rağmen, insanların) çoğu îmân etmezler.

“Derken onu boğazladılar. Sonra da pişman oldular.”

Derken onu kesdiler. Fakat peşîman oldular.

Derken onu kestiler, sonra da pişman oldular.

Derken onu kestiler; bunun üzerine (yaptıklarından) pişmanlık duyan kimseler oldular.

Buna rağmen onlar deveyi kestiler, ama yaptıklarına (çok geçmeden) pişman oldular;

Deveyi boğazladılar sonrada yaptıklarına pişman oldular.

Onlar ise o deveyi kestiler. Sonra da ettiklerine yanıp tutuştular.

Onlarsa deveyi sinirlediler. Sonra da azap korkusuyle pişman oldular.

Nihayet onu hunharca boğazladılar ve sonra da pişman oldular.

Sonunda onu (yine de) kestiler de böylece pişman olmuş kimseler olarak sabahladılar.

Bütün bu uyarılara rağmen, Allah’a itaatin simgesi olan deveyi hunharca boğazlayıp öldürdüler fakat çok geçmeden yaptıklarına pişman oldular.

Derken onu kestiler; pişman olmaya başladılar.

Derken onu kestiler, pişman oldular ama artık

Salih’in toplumu su içme haklarına razı olmadılar. Dişi develeri kestiler ama sonunda pişman oldular.

Onu (deveyi) hunharca katletmiş, [*] (sonradan) pişman olmuşlardı.

Benzer mesajlar: A‘râf 7:77; Hûd 11:65; Kamer 54:29; Şems 91:14.

(Buna rağmen) o (deveyi) öldürdüler ve hemen pişman oldular.

Bütün bu uyarılara rağmen onlar yine de o deveyi hoyratça boğazladılar; ama bunu yaptıklarına (çok geçmeden) pişman oldular; ⁶⁸

68 ‘Akarûhâ ibaresi için benimsediğimiz “onu hoyratça boğazladılar” karşılığı hk. bkz. 7:77 hk. 61. not.

Buna rağmen onu hunharca boğazladılar, fakat sonunda pişman oldular. 7/73...79

Buna rağmen onlar, onu işkence yaparak vahşice katlettiler;[³²⁵²] fakat sonunda pişman oldular;

[3252] ‘Akara, işkence yoluyla vahşice katletmeyi ifade eder (7:77, not 60). Bu pasaj, Sâlih kavminin helâkini bir deveye yapılan işkenceye bağlar.... Devamı..

(Fakat onlar Sâlih a.s.'in uyarısına aldırmadılar) Ve onu kestiler!.. Sonra da, (işledikleri cinayetin, kendilerini helâke sürükleyeceğini anladılar) pişman olarak sabahladılar. (Ancak tevbe zamanı geçmişti)

Onu kestiler ve pişmanlıkla sabahladılar.

Derken onu boğazladılar, sonra pişman olarak sabahladılar.

Derken, deveyi boğazladılar, ama çok geçmeden yaptıklarına pişman oldular.

Nihayet onu kestiler, ama pişman oldular.

O devenin ayaklarını kesdiler. 'azâbın vurûdundan haberdâr olunca pişmân oldılar.

Sonra o deveyi kestiler ama yaptıklarına pişman oldular.

Buna rağmen kestiler sonra da pişman oldular.

Deveyi kestiler ve pişman oldular.

Onu yere yatırıp kestiler. Sonra da pişman oldular.

Bas, ular tuyani so‘‎ydilar va nadomat qiluvchilarga aylandilar.

pes öldürdiler anı pes oldılar peşimenler.

Pes siñirlediler deveyi, peşīmānlardan oldılar.

Amma onlar (dəvəni) tutub kəsdilər, sonra da (əzab qorxusu ilə) peşman oldular.

But they hamstrung her, and then were penitent.

But they ham-strung her: then did they become full of regrets.(3208)

3208 Their regrets were too late. They had themselves asked for a Sign. The Sign had been given them in the she-camel, which their prophet Salih had p... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.