18 Nisan 2026 - 29 Şevval 1447 - Cumartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Nisâ Suresi 151. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Ulâ-ike humu-lkâfirûne hakk(an)(c) vea’tednâ lilkâfirîne ‘ażâben muhînâ(n)

İşte onlardır gerçekte kafirler ve biz kafirler için, aşağılatıcı bir azap hazırlamışızdır.

Ve işte bunlar, (Müslüman görünseler de) gerçekten kâfir olanlardır. Biz ise kâfirlere aşağılatıcı bir azap hazırlamışızdır.

[Not: Bu ayetler: "Evreni Allah yaratmıştır, sonra kendi haline ve her şeyi insanların tercihine bırakmıştır; bir peygambere ve Dine de ihtiyaç kalma... Devamı..

İşte bunlar Allah'tan gelen gerçekleri inkâr edenlerdir ve biz gerçekleri inkâr edenler için alçaltıcı bir azap hazırlamışızdır.

Onlar, işte onlar kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas eden katmerli kâfirdirler. Biz kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirlere alçaltıcı, zillete düşürücü ruhi bir azap hazırladık.

bk. Kur’an-ı Kerim, 2/8.

Bunlar gerçekten kâfir olanlardır. Kâfirler için ise aşağılayıcı bir azap hazırlamışızdır.

İşte bunlar, gerçekten kafir olanlardır. Kafirlere aşağılatıcı bir azab hazırlamışızdır.

İşte bunlar, gerçekten kâfirlerdir. Biz de kâfirler için rüsvay edici bir azab hazırlamışızdır.

150, 151. Allah’ı ve peygamberlerini inkâr edenler, Allah ile peygamberlerini birbirinden ayırmak isteyenler, “bir kısmına inanırız, bir kısmına inanmayız” diyenler, iman ile küfür arasında bir yol tutmak isteyenler, işte onlar, gerçek kâfirlerin ta kendileridir. Ve o kâfirler için alçaltıcı bir azap hazırlamışızdır.

[Çağımızdaki siyasilerin çoğu; bu ayetin örneğidirler. Allah’a iman ile dinleri birbirinden ayırırlar. İşlerine gelen kısmına inanırlar, gelmeyen kısm... Devamı..

150,151. Allah'ı ve peygamberlerini inkâr edenler, Allah ile peygamberlerinin arasını ayırmak isteyenler, “Kimine inanırız, kimini inkâr ederiz” diyenler, inanmakla inkârın arasında bir yol tutmak isteyenler var ya; işte onlar gerçek kâfirlerdir. Biz de kâfirlere alçaltıcı bir azap hazırlamışızdır.

İşte bunlar tam kâfirdir, kâfirlerçin horlatıcı azap hazırlanmıştır

İşte bunlar, gerçekten kâfirlerdir. Biz de kâfirler için zelil ve perişan eden bir azap hazırladık.

150, 151. Allâh ve rasûllerine îmân itmeyenler Allâh’ı rasûllerinden ayırmak isteyenler "Ba’zılarına inanır ba’zılarına inanmayız" diyenler meyânında bir orta yol bulmak isteyenler hakîki kâfirlerdir. Kâfirler içün müdhîş bir ’azâb hazırladık.

150,151. Allah'ı ve peygamberlerini inkar eden, Allah'la peygamberleri arasını ayırmak isteyen, "Bir kısmına inanır bir kısmını inkar ederiz" diyerek ikisi arasında bir yol tutmak isteyenler, işte onlar gerçekten kafir olanlardır. Kafirlere ağır bir azab hazırlamışızdır.

150,151. Şüphesiz, Allah’ı ve peygamberlerini inkâr edenler, Allah’a inanıp peygamberlerine inanmayarak ayrım yapmak isteyenler, “(Peygamberlerin) kimine inanırız, kimini inkâr ederiz” diyenler ve böylece bu ikisinin (imanla küfrün) arasında bir yol tutmak isteyenler var ya; işte onlar gerçekten kâfirlerdir. Biz de kâfirlere alçaltıcı bir azap hazırlamışızdır.

150-151. Allah’ı ve peygamberlerini inkâr edenler, Allah ile peygamberlerini birbirinden ayırmak isteyenler, “Bir kısmına inanırız ama bir kısmına inanmayız” diyenler ve bunlar arasında bir yol tutmak isteyenler yok mu, işte gerçek kâfirler bunlardır ve biz kâfirlere alçaltıcı bir azap hazırlamışızdır.

İşte gerçekten kâfirler bunlardır. Ve biz kâfirlere alçaltıcı bir azap hazırlamışızdır.

İşte bunlar gerçek inkarcılardır. İnkarcılar için acıklı bir azap hazırlıyoruz

İşte onlar gerçek kâfirlerdir. Biz de kâfirlere alçaltıcı bir azab hazırlamışızdır.

İşte bunlar hakka kâfirdirler, biz de kâfirler için mühîn bir azab hazırlamışızdır

150-151. Şüphesiz, Allah’ı ve peygamberlerini inkâr edenler, (inanma hususunda) Allah ile peygamberlerinin arasını ayırmak isteyenler (Allah’a inanıp peygamberlerine inanmayanlar), “(Peygamberlerin) kimine inanırız, kimini inkâr ederiz” diyenler ve böylece bu ikisinin (îmânla küfrün) arasında bir yol tutmak isteyenler var ya; işte bunlar, gerçekten kâfirlerin ta kendileridir. Ve Biz, kâfirler için (müstahak oldukları) alçaltıcı bir azap hazırlamışızdır.

İşte onlar gerçekten, gerçeği yalanlayan nankörlerdir. Biz de gerçeği yalanlayan nankörlere alçaltıcı bir azap hazırladık.

150,151. Allahı ve peygamberlerini inkâr ederek kâfir olan, bir de Allah ile peygamberlerinin arasını ayırmak istiyen (Allaha inanıb peygamberlerine inanmayan), «(Bunlardan) kimine inanırız, kimini inkâr ederiz» diyen ve böylece (küfr ile îman) arasında bir yol tutmıya yeltenen kimseler (yok mu?) işte onlar gerçek kâfirlerin ta kendileridir. Biz o kâfirlere hor ve hakîr edici bir azâb hazırlamışızdır.

İşte onlar gerçek kâfirlerdir. Kâfirlere alçaltıcı bir azap hazırladık.

[3/84; 9/63]

150,151. Şübhesiz ki Allah'ı ve peygamberlerini inkâr edenler, Allah ile peygamberlerinin arasını ayırmak (Allah'a inanıp, peygamberlerini inkâr etmek)isteyenler(2) ve: “(Biz, peygamberlerden) bir kısmına îmân eder, bir kısmını inkâr ederiz” diyenler ve bunun (îmân ile küfrün) arasında bir yol tutmak isteyenler yok mu, işte bunlar gerçek kâfirlerin ta kendileridir. Kâfirler için ise (pek) aşağılayıcı bir azab hazırladık!

(2)“Hiçbir cihette mümkün müdür ve hiç akıl kabûl eder mi ki, ulûhiyet ve ma‘bûdiyetin tezâhürü(görünmesi) için bu kâinâtı öyle bir mücessem (cisimlen... Devamı..

150 - 151. Şüphesiz, Allah’ı ve elçilerini inkâr edenler, Allah’a inanıp elçilerine inanmayarak (iman hususunda) ayrım yapmak isteyenler, “(elçilerin) kimine inanırız, kimini inkâr ederiz” diyenler ve böylece bu ikisinin (imanla küfrün) arasında bir yol tutmak isteyenler var ya; işte onlar gerçekten inkârcılardır. Biz de (iman konusunda böyle yapan) inkârcılara alçaltıcı bir azap hazırlamış (olacağ)ız. *

(*) İlâhî dinlerin insanlara tebliği, Allah’ın vahiy yoluyla peygamberlerine gerekli bilgiyi göndermesi, onların da insanlara bunları iletmeleri, uygu... Devamı..

İşte onlar Allah’ın gönderdiği doğruları kabul etmeyenlerdir. Bizde inkârcılar için aşağılayıcı bir azap hazırladık.

İşte bunlar gerçekten Allah’ı tanımıyanlardır. Biz bu tanımazlar için alçaltıcı bir azap düzdük.

Böylece küfür ile iman arasında bir yol tutmak isteyen kimseler yok mu, işte bunlar tastamam kâfirlerdir. Biz de bu kâfirlere hakaretli bir azap hazırladık.

İşte onlar gerçekten kâfir olanlardır. Biz kâfirler için alçaltıcı bir azap hazırladık.

İşte onlar gerçek kâfirlerdir. Biz kâfirlere alçaltıcı bir azap hazırlamışızdır.

İşte onlar, gerçek kâfirlerin ta kendileridir! Ve kâfirler için, alçaltıcı bir azap hazırlamışızdır! Buna karşılık:

İşte onlar gerçek olarak Kâfirler’dir. Kâfirler için alçaltıcı bir azâp hazırladık.

gerçekten nankörün tekidirler. Biz bu gibi nankörler için aşağılayıcı cezalar ayarladık.

İşte gerçekten kâfirler bunlardır. Rabbiniz kâfirlere alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.

İşte onlar gerçek kâfirlerdir. Biz, kâfirler için küçük düşürücü bir azap hazırlamış (olacağız).

150,151. Allah’ı ve Peygamberlerini inkâr edenler Allah ile Peygamberlerinin arasını ayırmak isteyenler ve: “(Peygamberlerin) kimisine inanırız, kimisini de inkâr ederiz.” diyerek kendilerine (îmanla inkâr) arasında bir yol tutmak isteyenler var ya; işte gerçek kâfirler onlardır.¹ Şüphesiz Biz de bu kâfirlere, aşağılayıcı bir azap hazırladık.

1 Bu âyete göre kâfirler; birisi, Allah’a da Peygambere de îman etmeyenler, diğeri Allah’a îman ettiğini iddiâ edip de Allah’ın gönderdiği Peygamberle... Devamı..

işte bunlar hakikati gerçekten inkar edenlerdir: ve Biz hakikati inkar edenler için aşağılayıcı bir azap hazırlamışızdır.

İşte, gerçekten kâfir olanlar bunlardır. Biz, bu kâfirler için rezil edici bir azap hazırladık. 3/131, 18/100...106

işte gerçekten kâfir olanlar bunlardır ve Biz kâfirler için alçaltıcı bir azap hazırlamışızdır.

İşte gerçekten bunlar kafirdir! (Çünkü, iman ile küfür, hak ile batıl arasında bir mertebe yoktur, bir peygamberi inkar etmek, peygamberliği inkar etmektir, peygamberliği inkar etmek, Allah’ın emrine karşı gelmektir) Biz kafirlere alçaltıcı bir azap hazırlamışızdır!

İşte onlar gerçek kâfirlerdir; kâfirler için alçaltıcı bir azap hazırladık.

İşte kâmilen kâfir olanlar onlardır. Biz de kâfirler için ihanetbahş olan bir azab hazırlamışızdır.

150, 151. O kimseler ki ne Allah'ı tanırlar ne resullerini, ve o kimseler ki Allah'ı tanıdığını iddia edip resullerini tanımayarak, Allah ile resullerini birbirinden ayırmak isterler Ve o kimseler ki “resullerin bazısına iman ederiz, bazısını reddederiz” derler, ve böylece iman ile küfür arasında bir yol tutmak isterler, İşte bunlar gerçek kâfirlerin ta kendileridir. Biz de kâfirler için zelil ve perişan eden bir ceza hazırladık. [2, 8]

İşte onlar gerçek kafirlerdir. Biz de kafirlere alçaltıcı bir azab hazırlamışızdır!

muhakkak kâfirlerdir ve biz kâfirler içün zelîl ve hakîr idici 'azâbı hazır iyledik.

İşte gerçek kâfirler onlardır. O kâfirlere alçaltıcı bir azap hazırlamışızdır.

İşte onlar, gerçekten kafirdirler. Bu kafirler için rezil edici bir azap hazırladık.

Öyleleri kelimenin tam anlamıyla gerçek kâfirlerin tâ kendisidir. Biz ise o kâfirlere aşağılayıcı bir azap hazırlamışızdır.

İşte bunlar gerçek kâfirlerdir. Ve biz, kâfirler için yere batırıcı bir azap hazırladık.

Ana shunday kimsalar haqiqiy kofirlardir. Kofirlarga esa xor qiluvchi azobni tayyorlab qo‘‎yganmiz.

şunlardur kāfirler girçekden. daħı yaraķladuķ kāfirler-içün 'aźāb ħor eyleyici.

Anlardur girçekden kāfirler, daḫı biz yaraḳlamış‐biz kāfirler‐çün ẕelīl idici‘aẕāb.

Bütün bunlar, həqiqətən, kafirdirlər. Biz (axirətdə) kafirlərdən ötrü alçaldıcı əzab hazırlamışıq!

Such are disbelievers in truth; and for disbelievers We prepare a shameful doom.

They are in truth (equally) unbelievers; and we have prepared for unbelievers a humiliating punishment.


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.