Yâ eyyuhâ-lleżîne âmenû lâ tetteḣiżû-lkâfirîne evliyâe min dûni-lmu/minîn(e)(c) eturîdûne en tec’alû li(A)llâhi ‘aleykum sultânen mubînâ(n)
Ey inananlar, müminleri bırakıp da kafirleri dost edinmeyin. İster misiniz kendi aleyhinizde Allah'a apaçık bir delil veresiniz?
Ey iman edenler! Mü’minleri bırakıp da (sakın) kâfirleri veliler (yön vericiler ve himaye ediciler) edinmeyin. Kendi aleyhinize Allah’a apaçık olan kesin bir delil vermek ister misiniz? (Bundan sakının.)
Ey iman edenler! Mü'minleri bırakıp, Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenleri dost edinmeyin. Bunu yaparak Allah'a, aleyhinizde apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz?
Ey iman nimetine kavuşanlar, şuurlu ve kâmil mü'minleri bırakıp, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirleri kamu görevlerini icraya yetkili kılmayın, candan dost, müttefik, veli edinmeyin. Böyle bir şey yaparak, Allah'a aleyhinize kullanacağı apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz?
Ey iman edenler! Mü'minleri bırakıp kâfirleri kendinize dost edinmeyin. Kendi aleyhinize Allah'a açık bir hüccet mi vermek istiyorsunuz?
Ey iman edenler, mü'minleri bırakıp kafirleri veliler (dostlar) edinmeyin. Kendi aleyhinizde Allah'a apaçık olan kesin bir delil vermek ister misiniz?
Ey iman edenler! Mü'minleri bırakıp da kâfirleri dostlar edinmeyin (başlarınıza geçirmeyin.) Azabızınızı gerektiren açık bir hüccet Allah'a vermek ister misiniz?
Ey iman edenler, sakın müminlerin dışında kâfirleri dost edinmeyin. Allah’a aleyhinizde olacak açık bir delil mi vermek istiyorsunuz?
Ey iman edenler! Müminleri bırakıp da kâfirleri dost edinmeyiniz; suçluluğunuz konusunda Allah'ın önüne açık bir delil mi koymak istiyorsunuz?
Ey inanmış olanlar! İnanlılar dururken, kâfiri dost tutmayın, Allahın kendi üzerinize açık bir hüccet mi tutmasını istersiniz?
Ey iman edenler! Mü’minleri bırakıp da inkârcıları dost edinmeyin. (Bunu yaparak) Allah’a, aleyhinizde olacak apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz?
Ey mü’minler! Mü’minlere tercîhan kâfirler meyânında dost intihâb itmek kendi ’aleyhinizde Allâh’a celî ve kuvvetli bir burhân mı tedârik itmek istiyorsınız?
Ey İnananlar! Müminleri bırakıp kafirleri dost edinmeyin. Allah'ın aleyhinize apaçık bir ferman vermesini mi istersiniz?
Ey iman edenler! Mü’minleri bırakıp da kâfirleri dost edinmeyin. Kendi aleyhinize Allah’a apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz?
Ey iman edenler! Müminleri bırakıp kâfirleri dost edinmeyin. Allah’a aleyhinizde apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz?
Ey iman edenler! Müminleri bırakıp da kâfirleri dost edinmeyin; (bunu yaparak) Allah'a, aleyhinizde apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz?
İnananlar, inananları bırakıp inkarcıları dost edinmeyin. ALLAH'a, size karşı kullanacağı bir delil mi vermek istiyorsunuz!
Ey iman edenler! Müminleri bırakıp da kâfirleri dost edinmeyin. Kendi aleyhinizde Allah'a apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz?
Ey o bütün iyman edenler! mü'minleri bırakıb da kâfirleri başlarınıza geçirmeyin, ister misiniz ki Allah için aleyhinizde açık bir saltanat husule getiresiniz
Ey îmân edenler, mü’minleri bırakıp da kâfirleri dost edinmeyin! Yoksa Allah nezdinde aleyhinizde (azaba sebep olacak) apaçık bir delil mi oluşturmak istiyorsunuz?
Ey iman edenler! Mü'minlerin yanı sıra gerçeği yalanlayan nankörleri evliya¹ edinmeyin. Allah'a, aleyhinize olacak apaçık bir sûltan² mı vermek istiyorsunuz?
Ey îman edenler, mü'minleri bırakıb da kâfirleri dostlar edinmeyin. Kendi aleyhinizde Allaha apaçık bir hüccet vermek ister misiniz?
Ey îmân edenler! Mü'minleri bırakıp da kâfirleri dostlar edinmeyin! Kendi aleyhinizde Allah'a apaçık bir delil kılmak ister misiniz?
Ey iman etmiş olanlar, iman edenleri bir yana bırakıp (o saldırgan) inkârcıları veli edinmeyin! (onları kendinize lider, yönetici, himayesine sığınılacak bir koruyucu ve başınıza buyruk yapmayın.) Yoksa (bunu yaparak) aleyhinize güçlü bir delil mi oluşturmak istersiniz Allah indinde. *
Ey İman edenler! İnanları bırakıp, inkâr edenlere sığınmayın onlardan yardım istemeyin (veli edinmeyin). Allah’ın huzurunda kendi aleyhinize apaçık bir delil mi bulmak istiyorsunuz?
Ey inananlar ! İnananları bırakıp da Allah’ı tanımıyanları kendinize koruyucu edinmeyin. Yoksa siz bunun Allah’ın size karşı apaçık bir dayanağı olmasını mı istersiniz?
Ey iman edenler! Mü/minleri bırakarak kâfirleri dost edinmeyin. Allah/ın aleyhinize ap aşikâr bir burhanını mı istiyorsunuz [⁷].
Ey inananlar! Mü’minleri bırakıp da kâfirleri dostlar [evliyâ] edinmeyin. Allah’a aleyhinize apaçık bir delil [sultân] mi vermek/sunmak istiyorsunuz?
Ey iman edenler! Müminleri bırakıp kâfirleri veliler edinmeyin. Yoksa Allah'a, aleyhinize işleyecek açık bir delil mi vermek istiyorsunuz?
Ey iman edenler! İnananları bırakıp da, Allah’ın ayetlerini inkâr eden münâfık ve kâfirleri başınıza yönetici ve dost edinmeyin! Böyle yaparak, kendi aleyhinizde Allah’a açık bir delil mi vermek istiyorsunuz?
Elbette istemezsiniz, değil mi? Çünkü kâfirleri dost edinmek, münâfıklığın açık bir delilidir ve bunun cezası da çok şiddetlidir:
Ey iman edenler!
Müminler’i bırakıp Kâfirler’i veliyyler edinmeyin!
Sizin aleyhinize Allah için açık bir delil kılmak ister misiniz?
Sevgili müminler! İnananlar varken inkarcıları dost edinmeyin. Kendinize karşı kullanılmak üzere Allah'a açık koz mu vermek istiyorsunuz?
Ey iman edenler! Müminleri bırakıp kâfirleri dost edinmeyin! Kendi aleyhinize Allah’a apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz? Unutmayın ki, iman edip Mümin olduktan sonra kâfirleri dost edinirseniz, hesap günü aleyhinize delil olur. Müminlerin dostluğunu terk edip kâfirleri dost edindiğiniz için cehennemle cezalandırılırsınız.
Ey îman edenler! Sakın Müslümanları bırakıp da kâfirleri dost edinmeyin. Siz, (onlar gibi yaparak) Allah’a karşı, kendi aleyhinize işleyecek açık bir delil verir misiniz hiç?¹
Ey iman edenler! Müminleri bırakıp, kâfirleri evliya/dost ve müttefik edinmeyin. Allah’a kendi aleyhinizde apaçık delil mi vermek istiyorsunuz? 3/28, 4/89, 60/2
Ey iman edenler, müminleri bırakıp, kafirleri dost edinmeyin, (böyle yaparak, kalbinizde nifaka bir meyil olduğuna dair) Allah'a açık (ve savunulması mümkün olmayan) bir delil vermek ister misiniz? (Elbette istemezsiniz, oysa müminleri bırakıp kafirlerle dostluk yapmak münafıklığın açık bir delilidir)
Ey iman edenler! Mü’minleri bırakarak kâfirleri dost edinmeyin. Kendiniz için Allah’a açık bir delil vermek ister misiniz?
Ey imân etmiş olanlar! Mü'minleri bırakıp da kâfirleri dostlar edinmeyiniz. İstermisiniz ki, Allah için aleyhinize bir apaçık hüccet edinesiniz.
Ey iman edenler! Müminleri bırakıp kâfirleri müttefik edinmeyin. Böyle yaparak, Allah'a, aleyhinizde kesin bir belge mi vermek istiyorsunuz? Göz göre göre, Allah'ın hışmını üzerinize çekmek mi istiyorsunuz? [3, 28]
Ey inananlar, mü'minleri bırakıp kafirleri dost tutmayın! Allah'a, aleyhinizde olacak açık bir delil vermek mi istiyorsunuz?
Ey Mü'minler! Mü'minlerden gayrı olarak kâfirleri dost ittihâz itmeyiniz. Allâh Te'âlâ'ya kendi 'aleyhinize olarak âşikâr bir hüccet kılmağı ister misiniz? (Onlarla dostluk 'alâim-i nifâk olamakla 'azâbı îcâb itdiririz).
Ey inanıp güvenenler! Müminleri bırakıp kafirleri (ayeti görmezden gelenleri) veli edinmeyin. Allah'a aleyhinize olacak açık bir delil mi vermek istiyorsunuz?
-Ey iman edenler! Müminleri bırakıp kafirleri veli edinmeyin. Allah'a aleyhinizde apaçık bir delil vermek ister misiniz?
Ey iman edenler! Mü'minleri bırakıp da kâfirleri kendinize veli edinmeyin. Yoksa kendi aleyhinizde Allah'a apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz?
Ey iman sahipleri! Müminleri bırakıp da küfre sapanları dostlar edinmeyin. Kendi aleyhinize Allah'a açık bir kanıt mı vermek istiyorsunuz?
Ey iymon keltirganlar, mo‘minlarni qo‘yib, kofirlarni do‘st tutmanglar. Bu ishni qilib, qiyomat kunida Alloh uchun o‘zingizga qarshi aniq hujjat hosil qilmoqchimisiz?
iy anlar kim įmān getürdiler! dutmañ kāfirleri dostlar, mü’minlerden ayruķ diler misiz kim ķılañuz Tañrı’nuñ, üzerüñüze ḥüccet ya'nį 'aźāb eylemek bellü?
İy īmān getürenler, kāfirleri dost idinmeñüz mü’minlerden özge. İstermisiz ḳılmaġa Tañrı Ta‘ālā sizüñ üstüñüze ulu ḥüccet?
Ey iman gətirənlər! Mö’minləri qoyub kafirləri dost tutmayın! Məgər Allaha öz əleyhinizə açıq bir dəlilmi vermək istəyirsiniz?
O ye who believe! Choose not disbelievers for (your) friends in place of believers. Would ye give Allah a clear warrant against you?
O ye who believe! Take not for friends unbelievers rather than believers: Do ye wish to offer Allah an open proof against yourselves?
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |