18 Nisan 2026 - 29 Şevval 1447 - Cumartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Mutaffifîn Suresi 14. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Kellâ(s) bel(se) râne ‘alâ kulûbihim mâ kânû yeksibûn(e)

İş öyle değil, hayır, kazandıkları şeyler, üstüste kalplerine yığılmıştır da kalpleri pas tutmuştur.

Hayır ve asla! Gerçek şu ki, onların işleyip kazandıkları (kötülükler nedeniyle) kalpleri üzerinde (günahlar) pas bağlamış (ve ruhları kararmış)tır.

Hayır, iş öyle değil onların kalpleri yaptıkları kötülükler yüzünden pas tutmuştur.

Bu nasıl söz? Asıl, onların yaptığı kötülükler, yüklenmeye devam ettiği günahlar kalplerinin, beyinlerinin üzerinde pas tutmuştur.

Hayır. Doğrusu onların kazandıkları şeyler kalplerinin üzerine pas tutmuştur.

Asla, hayır; onların kazandıkları, kalpleri üzerinde pas tutmuştur.

Hayır, (onların zannetikleri gibi değil). Doğrusu onların kazandıkları günahlar, kalblerini kaplamıştır.

Hayır, öyle değildir. Fakat kazandıkları günahları, kalplerinin üstünde pas bağlamıştır. (O ayetlerdeki mucizeliği ve güzelliği göremiyorlar.)

Hayır! Doğrusu, işledikleri günahlar, kalplerinin üzerinde pas tutmuştur.

13,14. Bizim âyetlerimiz, ona okunduğunda: «Eskilerin Masalları» demektedir o, yaptıkları onların, kalblerine yığılarak karartmıştır

Hayır! Bilakis onların işlemekte oldukları (kötülükler) kalplerini kirletti.

Hayır! Böyle değildir lâkin ânların sû-i a’mâli kalblerinin üzerine perde çekmişdir.

Hayır, hayır; onların kazandıkları kalblerini paslandırıp körletmiştir.

Hayır, hayır! Doğrusu onların kazanmakta oldukları kalplerini paslandırmıştır.

Hayır! Gerçek şu ki, yapıp ettikleri kalplerini kaplayıp karartmıştır.

Hayır! Bilakis onların işlemekte oldukları (kötülükler) kalplerini kirletmiştir.

Doğrusu, işledikleri günahlar kalplerini kaplamış.

Hayır hayır, öyle değil. Aksine onların kazandığı günahlar kalplerinin üzerine pas olmuştur.

Hayır hayır: fakat onların kazancları kalblerinin üzerine pas bağlamıştır

Hayır! (Kur’ân haktır, öncekilerin masalları değildir!) Gerçek şu ki, (kâfirlerin) yaptıkları kötülükler (inkâr ve isyanlar) kalplerini (manen) paslandırmıştır.

Hayır, hayır! Bilakis, onların yapıp ettikleri şeyler kalplerini kararttı.

Hayır (hakıykat öyle değil), bil'akis, onların kazanmakda oldukları (irtikâb edegeldikleri mâ'siyetler) kalblerini yenmiş (paslandırmış) dır.

Hayır, aslında kazandıkları şeyler onların zihinlerini köreltmiştir.

Hayır! Bil'akis kazanmakta oldukları şeyler (günahlar), kalblerinin üzerine pas bağlamıştır.(1)

(1)“Günah kalbe işleyip, kalbi siyahlandıra siyahlandıra tâ, nûr-ı îmânı kalbden çıkarıncaya kadar kalbi katılaştırıyor. Her bir günah içinde küfre gi... Devamı..

Hayır (düşündükleri gibi değildir)! Bilakis onların işlemekte oldukları (kötülükler, haklara tecavüz, zulüm, azgınlık ve suç) kalblerini (akıl merkezi olan beyinlerini manen) kirletmiştir. *

(*) Kur’an’da geçen (قلب)’’kalb’’ kelimesinin kan pompalayan biyolojik organla hiçbir alakası yoktur. Yerine göre Kur’an’da (قلب) akıl merkezi olan be... Devamı..

Hayır! Yaptıklarından dolayı kalpleri pas tutmuş.

Yok, öyle değil. Belki, kazandıkları suçlar, onların yüreklerini paslandırmıştır.

Yok yok. Dedikleri gibi değildir, belki [²] onların kazandıkları masiyetler kalbleri üzerinde pas tutmakla onu inkâr etmişlerdir.

[2] Yahut elhak böyledir ki...

Şunu iyi bilin ki [kellâ], tam aksine, yaptıkları yüzünden onların kalpleri tamamen paslanmıştır.⁶

6 Krş. Bakara, 2/6-7

Asla! Onların kazanmakta oldukları, kalplerinin üzerine pas bağlamıştır!

Hayır; Kur’an bir efsâne, bir vehim, bir aldatmaca değildir! Ne var ki, bu iddiayı öne sürenlerin işledikleri günahlar, zamanla kalplerini karartmıştır! Bunun içindir ki, bu inanç sistemini asla kabul etmezler. İşte, onların inkârcılığının arkasında yatan asıl sebep budur.

Hayır! Aksine, kazanıyor oldukları şeyler kalblerini kararttı.

Ne yazık ki geçim aracı yaptıkları suçlar, bunların içini karartmıştır.

Hayır hayır! Doğrusu onların yapmakta oldukları şeyler kalplerini paslandırmıştır.

Hayır, aksine! Kazandıkları (kötülükler nedeniyle) kalplerinin üzerinde pas tutmuştur.

Hayır, (onlar öyle değil!) Aksine, onların işledikleri günâhlar, kalplerinin üzerine pas¹ bağlamıştır.²

1 Burada “lâm”ın, “râ”ya idğam olunmaması için “Hafs Rivâyetine göre” lâm’da hafif bir sekte yapılır. Eğer bu idğam yapılırsa (بَلْ رَانَ) terkibi (بَ... Devamı..

Hayır, onların kalpleri, yaptıkları [kötülükler] ile pas tutmuştur! ⁴

4 Lafzen, “kazandıkları, kalplerini pasla örtmüştür”: kötülükte ısrar etmelerinin, onları tedrîcen ahlakî sorumluluk bilincinden ve dolayısıyla, Allah... Devamı..

Gerçek şu ki yaptıkları kötülükler kalplerini paslandırmış, vicdanlarını karartmıştır. 2/81, 63/1…4

Ondan daha da beter: yaptıkları kalplerini tümüyle paslandırmıştır.

Hayır (Kur’an, Allah kelâmıdır) işledikleri günahlar kalplerini paslandırıp köreltmiştir. (Bu yüzden gerçeği göremezler)

Hayır… Aksine onların yapıp kazandıkları işler yüzünden kalpleri kararmıştır.

Asla öyle değil. Fakat onların kazanmış oldukları şey, kalpleri üzerini kaplamıştır.

Hayır! Gerçek öyle değil! Onların yapageldikleri kötü işler, gitgide kalplerini paslandırmıştır. (onun için âhireti inkâr ederler. )

Bu ayeti açıklama sadedinde Peygamber Efendimiz (a.s.m) şöyle buyurmuştur: “Kul bir günah işlediği vakit, kalbinde siyah bir nokta oluşur. Eğer tövbe ... Devamı..

Hayır, doğrusu, onların işleyip kazandıkları şeyler, kalblerinin üzerine pas olmuştur.

Didikleri gibi değildir. Belki işledikleri günâhlar onların kalbi üzerine perde çekmişdir.

Hayır hayır… Aslında kazançları, yürekleri üzerinde pas oluşturmuştur.

-Hayır! aksine, kazandıkları onların kalplerini paslandırmıştır.

Hâşâ! Aslında kazandıkları günahlar onların kalplerini paslandırmıştır.(1)

(1) Peygamberimiz buyuruyor ki: “Kul bir günah işlediği zaman, kalbinde siyah bir iz belirir. Eğer kul günahtan elini çeker, tevbe edip af dilerse, ka... Devamı..

İşin esası o değil! Onların kazanmakta oldukları, kalplerinin üstünde pas oluşturmuştur.

Yo‘‎q, unday emas! Balki, ularning qilgan kasblari qalblariga mog‘‎or bo‘‎lib o‘‎rnashib qolgan.

degül eyle! belki ġālib oldı göñülleri üzere ol kim oldılar işlerler ya'nį yazuķları.

Bel ki ... yüreklerini ḳazanduḳları [...]

Xeyr (belə deyildir). Əslində onların qəlblərini qazandıqları (günahlar) qaplamışdır.

Nay, but that which they have earned is rust upon their hearts.

By no means! but on their hearts is the stain of the (ill) which they do!(6017)

6017 The heart of a man, as created by Allah, is pure and unsullied. Every time that a man does an ill deed, it marks a stain or rust on his heart. Bu... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.