Kellâ(s) bel(se) râne ‘alâ kulûbihim mâ kânû yeksibûn(e)
İş öyle değil, hayır, kazandıkları şeyler, üstüste kalplerine yığılmıştır da kalpleri pas tutmuştur.
Hayır ve asla! Gerçek şu ki, onların işleyip kazandıkları (kötülükler nedeniyle) kalpleri üzerinde (günahlar) pas bağlamış (ve ruhları kararmış)tır.
Hayır, iş öyle değil onların kalpleri yaptıkları kötülükler yüzünden pas tutmuştur.
Bu nasıl söz? Asıl, onların yaptığı kötülükler, yüklenmeye devam ettiği günahlar kalplerinin, beyinlerinin üzerinde pas tutmuştur.
Hayır. Doğrusu onların kazandıkları şeyler kalplerinin üzerine pas tutmuştur.
Asla, hayır; onların kazandıkları, kalpleri üzerinde pas tutmuştur.
Hayır, (onların zannetikleri gibi değil). Doğrusu onların kazandıkları günahlar, kalblerini kaplamıştır.
Hayır, öyle değildir. Fakat kazandıkları günahları, kalplerinin üstünde pas bağlamıştır. (O ayetlerdeki mucizeliği ve güzelliği göremiyorlar.)
Hayır! Doğrusu, işledikleri günahlar, kalplerinin üzerinde pas tutmuştur.
13,14. Bizim âyetlerimiz, ona okunduğunda: «Eskilerin Masalları» demektedir o, yaptıkları onların, kalblerine yığılarak karartmıştır
Hayır! Bilakis onların işlemekte oldukları (kötülükler) kalplerini kirletti.
Hayır! Böyle değildir lâkin ânların sû-i a’mâli kalblerinin üzerine perde çekmişdir.
Hayır, hayır; onların kazandıkları kalblerini paslandırıp körletmiştir.
Hayır, hayır! Doğrusu onların kazanmakta oldukları kalplerini paslandırmıştır.
Hayır! Gerçek şu ki, yapıp ettikleri kalplerini kaplayıp karartmıştır.
Hayır! Bilakis onların işlemekte oldukları (kötülükler) kalplerini kirletmiştir.
Doğrusu, işledikleri günahlar kalplerini kaplamış.
Hayır hayır, öyle değil. Aksine onların kazandığı günahlar kalplerinin üzerine pas olmuştur.
Hayır hayır: fakat onların kazancları kalblerinin üzerine pas bağlamıştır
Hayır! (Kur’ân haktır, öncekilerin masalları değildir!) Gerçek şu ki, (kâfirlerin) yaptıkları kötülükler (inkâr ve isyanlar) kalplerini (manen) paslandırmıştır.
Hayır, hayır! Bilakis, onların yapıp ettikleri şeyler kalplerini kararttı.
Hayır (hakıykat öyle değil), bil'akis, onların kazanmakda oldukları (irtikâb edegeldikleri mâ'siyetler) kalblerini yenmiş (paslandırmış) dır.
Hayır, aslında kazandıkları şeyler onların zihinlerini köreltmiştir.
Hayır! Bil'akis kazanmakta oldukları şeyler (günahlar), kalblerinin üzerine pas bağlamıştır.(1)
Hayır (düşündükleri gibi değildir)! Bilakis onların işlemekte oldukları (kötülükler, haklara tecavüz, zulüm, azgınlık ve suç) kalblerini (akıl merkezi olan beyinlerini manen) kirletmiştir. *
Hayır! Yaptıklarından dolayı kalpleri pas tutmuş.
Yok, öyle değil. Belki, kazandıkları suçlar, onların yüreklerini paslandırmıştır.
Asla! Onların kazanmakta oldukları, kalplerinin üzerine pas bağlamıştır!
Hayır; Kur’an bir efsâne, bir vehim, bir aldatmaca değildir! Ne var ki, bu iddiayı öne sürenlerin işledikleri günahlar, zamanla kalplerini karartmıştır! Bunun içindir ki, bu inanç sistemini asla kabul etmezler. İşte, onların inkârcılığının arkasında yatan asıl sebep budur.
Hayır! Aksine, kazanıyor oldukları şeyler kalblerini kararttı.
Ne yazık ki geçim aracı yaptıkları suçlar, bunların içini karartmıştır.
Hayır hayır! Doğrusu onların yapmakta oldukları şeyler kalplerini paslandırmıştır.
Hayır, aksine! Kazandıkları (kötülükler nedeniyle) kalplerinin üzerinde pas tutmuştur.
Hayır, (onlar öyle değil!) Aksine, onların işledikleri günâhlar, kalplerinin üzerine pas¹ bağlamıştır.²
Hayır, onların kalpleri, yaptıkları [kötülükler] ile pas tutmuştur! ⁴
Gerçek şu ki yaptıkları kötülükler kalplerini paslandırmış, vicdanlarını karartmıştır. 2/81, 63/1…4
Ondan daha da beter: yaptıkları kalplerini tümüyle paslandırmıştır.
Hayır (Kur’an, Allah kelâmıdır) işledikleri günahlar kalplerini paslandırıp köreltmiştir. (Bu yüzden gerçeği göremezler)
Hayır… Aksine onların yapıp kazandıkları işler yüzünden kalpleri kararmıştır.
Asla öyle değil. Fakat onların kazanmış oldukları şey, kalpleri üzerini kaplamıştır.
Hayır! Gerçek öyle değil! Onların yapageldikleri kötü işler, gitgide kalplerini paslandırmıştır. (onun için âhireti inkâr ederler. )
Hayır, doğrusu, onların işleyip kazandıkları şeyler, kalblerinin üzerine pas olmuştur.
Didikleri gibi değildir. Belki işledikleri günâhlar onların kalbi üzerine perde çekmişdir.
Hayır hayır… Aslında kazançları, yürekleri üzerinde pas oluşturmuştur.
-Hayır! aksine, kazandıkları onların kalplerini paslandırmıştır.
Hâşâ! Aslında kazandıkları günahlar onların kalplerini paslandırmıştır.(1)
İşin esası o değil! Onların kazanmakta oldukları, kalplerinin üstünde pas oluşturmuştur.
Yo‘q, unday emas! Balki, ularning qilgan kasblari qalblariga mog‘or bo‘lib o‘rnashib qolgan.
degül eyle! belki ġālib oldı göñülleri üzere ol kim oldılar işlerler ya'nį yazuķları.
Bel ki ... yüreklerini ḳazanduḳları [...]
Xeyr (belə deyildir). Əslində onların qəlblərini qazandıqları (günahlar) qaplamışdır.
Nay, but that which they have earned is rust upon their hearts.
By no means! but on their hearts is the stain of the (ill) which they do!(6017)
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |