Men kâne yurîdu śevâbe-ddunyâ fe’inda(A)llâhi śevâbu-ddunyâ vel-âḣira(ti)(c) vekâna(A)llâhu semî’an basîrâ(n)
Dünya mükafatını dileyen bilsin ki dünya mükafatı da Allah'ın yanındadır, ahiret mükafatı da ve Allah her şeyi duyar, görür.
(Her) Kim dünya sevabını (yararını) isterse, dünyanın da, ahiretin de sevabı (mükâfatı) Allah’ın indinde ve elindedir. Allah İşitendir, Görendir.
Kim bu dünyanın nimetlerini isterse ona hatırlat ki, hem bu dünyanın, hem de ahiretin nimetleri Allah katındadır ve Allah gerçekten herşeyi duyan ve herşeyi görendir.
Kim dünya mükafatını istiyorsa (bilsin ki) dünya mükafatı da ahiret mükafatı da Allah katındadır. [24] Allah duyandır, görendir.
Kim dünya sevab (yarar)ını isterse, dünyanın da, ahiretin de sevabı Allah katındadır. Allah işitendir, görendir.
Kim dünya mükâfatını isterse, bilsin ki, dünyanın da, âhiretin de bütün mükâfatı Allah'ın katındadır. Allah söylenenleri işitici ve yapılanları görücüdür.
Kim dünya mükâfatını istiyorsa, bilsin ki dünya ve ahiretin mükâfatı, Allah katındadır. (Ebediyetle mümkündür.) Ve şüphesiz Allah çok iyi işiten ve çok iyi görendir.
Kim dünyanın sevabını isterse, bilsin ki dünyanın da âhiretin de sevabı Allah katındadır. Allah her şeyi işiten ve her şeyi görendir.
Kim isterse ödülünü dünyanın ödülleri dünya ile ahretin Allahın katındadır, Allah işitici, Allah görücü
Kim (yalnız) dünya nimetini isterse, (bilsin ki) dünya ve âhiret nimeti Allah’ın elindedir (Allah onu istediğine istediği şekilde verir). Allah (her şeyi) hakkıyla işiten, (her şeyi) hakkıyla görendir.
Dünyâ sevâbı istiyen mi var? Dünyânın ve âhiretin sevâbı Allâh’ın ’indindedir. Allâh her şeyi işidir, her şeyi görir.
Dünya nimetini kim isterse, bilsin ki, dünyanın ve ahiretin nimeti Allah'ın katındadır. Allah işitir ve görür.*
Kim dünya sevabı (nimeti) istiyorsa (bilsin ki), dünya sevabı da, ahiret sevabı da Allah katındadır. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.
Dünya mükâfatını isteyenler bilsinler ki Allah nezdinde hem dünya hem âhiret mükâfatı vardır. Allah her şeyi işitmekte, her şeyi görmektedir.
Kim dünya mükâfatını isterse (bilsin ki) dünyanın da ahiretin de mükâfatı Allah katındadır. Allah her şeyi işiten ve her şeyi görendir.
Her kim dünya nimetini isterse, bilsin ki hem dünya hem ahiret nimeti ALLAH'ın yanındadır. ALLAH İşitendir, Görendir.
Kim dünya nimetini isterse, bilsin ki dünya ve ahiret nimeti Allah katındadır. Allah her şeyi çok iyi işiten ve çok iyi görendir.
Kim Dünya sevabı isteyorsa bilsin ki Dünya sevabı da Ahıret sevabı da Allahın yanındadır, ve Allah bir semî' basîr bulunuyor
Her kim (yaptığı cihat ile sadece) dünya mükâfatını (ganimeti) isterse, (bilsin ki o büyük bir yanlıştadır). (Oysa) Allah nezdinde hem dünya hem de âhiret mükâfatı vardır. Allah her şeyi hakkıyla işitendir, her şeyi hakkıyla görendir.
Kim dünyâ mükâfatını isterse (bilsin ki) dünyânın, da, âhiretin de mükâfatı Allahın nezdindedir. Allah hakkıyle işidici, kemâliyle görücüdür.
Kim dünya mükâfâtını isterse, artık (bilsin ki) dünyanın da âhiretin de mükâfâtı Allah katındadır.(3) Allah ise, Semî' (hakkıyla işiten)dir, Basîr (hakkıyla gören)dir.
Kim (yalnız) dünya nimetini (mal, mülk ve servetini) istiyor (onun için çabalıyor) ise, (bilsin ki) hem dünya hem de ahiret sevabı (mükâfat ve nimeti) Allah katındadır (onun elindedir). Allah ise (her şeyi hakkıyla) işiten, (her şeyi hakkıyla) görendir.*
Kim yaptıklarının karşılığını dünyada isterse, şunu bilsin ki, dünya ve ahiretteki karşılıklar tamamıyla Allah’ın elindedir. Allah her şeyi işiten ve görendir.
Her kim dünya karşılığını isteyecek olursa, bilsin ki dünyanın da, öbür dünyanın da karşılığı Allah’ın katındadır. Allah işitici, görücü olandır.
Kim dünya nimetini [sevâb] isterse, bilsin ki, dünyanın da ahiretin de nimeti Allah katındadır. Allah Semi’ ve Basîr olandır.
Dünya sevabını kim isterse, (bilsin ki), işte dünya ve ahiretin sevabı Allah'ın katındadır. Allah işitendir, görendir.
O hâlde, kim bu dünyanın nîmetlerini istiyorsa, Allah’a yönelsin ve çağrısına kulak versin, çünkü hem bu dünyanın, hem de âhiretin nîmetleri Allah’ın katındadır. Unutmayın, Allah, her şeyiişitendir, her şeyi görendir.
İşte, bu nîmetleri elde etmenin yolu:
Kim Dünya’nın sevâbını (yatırımını) istiyorduysa, Âhiret’in ve Dünya’nın sevâbı Allah katındadır.
Allah çok iyi gören işitendir. ***
lâkin dünya getirisi isteyen şunu bilsin ki, her iki âlemin tüm girdileri Allah'ın elindedir. Allah her şeyin gözü ve kulağıdır.
Kim dünya sevabı istiyorsa; bilsin ki, dünya sevabı da ahiret sevabı da Allah katındadır. Allah hakkıyla işiten, hakkıyla görendir.
Kim dünya sevabını (ödülünü) isterse (bilsin ki) dünyanın da ahiretin de sevabı (ödülü) yalnızca Allah katındadır. Allah duyandır, görendir.
Kim, bu dünyanın nîmetlerini isterse, bilsin ki dünyanın da âhiretin de nîmetleri Allah’ın katındadır. Allah her şeyi çok iyi işiten ve çok iyi görendir.
Kim bu dünyanın nimetlerini isterse, [ona hatırlat ki] hem bu dünyanın hem de ahiretin nimetleri Allah katındadır ve Allah gerçekten her şeyi duyan, her şeyi görendir.
Kim dünyanın nimet ve ödülünü isterse, bilsin ki dünyanın da ahiretin de mükâfatı Allah katındadır. Allah, her şeyi işiten ve görendir. 11/15, 17/18-19, 42/20
Kim (sadece) dünya mükafatını isterse (bilsin ki) dünyanın da, ahiretin de sevabı Allah katındadır. Allah her şeyi hakkıyle işitendir, herşeyi hakkıyle bilendir.
Kim dünyalık istiyorsa bilsin ki dünyalık da ahiretlik de Allah’ın yanındadır. Allah işiten ve görendir.
Her kim dünya sevabını isterse muhakkak dünyanın da ahiretin de sevabı Allah Teâlâ'nın indindedir. Ve Allah Teâlâ bihakkın işitici ve görücüdür.
Kim dünya mutluluğunu isterse bilsin ki dünya mutluluğu da, âhiret saadeti de Allah'ın yanındadır. Allah hakkıyle işitir ve görür. [2, 200-202; 42, 20; 17, 18-21]
Kim dünya sevabını isterse (bilsin ki) dünya ve ahiret sevabı Allah katındadır. Allah işitendir, görendir.
(Âhirete lâyık bir iş görüb onunla mal ve ganîmet gibi) dünyâ sevâbını isteyen kimse (şâyân-ı hayretdir) halbuki dünyâ ve âhiret sevâbı Allâh Te'âlâ'nın 'indindedir. (İsteyene birini virdiği gibi diğerini virmeğe de kâdirdir) Allâh işidici ve göricidir. (Her şeyi bilir ve görir.)
Kim dünyalık isterse bilsin ki dünyalık da ahiret kazancı da Allah katındadır. Allah, dinler ve görür.
Kim dünya mükafatını isterse bilsin ki dünyanın da, ahiretin de mükafatı Allah katındadır. Allah, işiten ve görendir.
Kim dünya mükâfatını isterse, Allah katında hem dünyanın, hem de âhiretin mükâfatı vardır. Ve Allah herşeyi işitir, herşeyi görür.
Dünya nimeti ve bereketini isteyen bilsin ki, dünya nimeti de âhiret mutluluğu da Allah katındadır. Allah, çok iyi işitir, çok iyi görür.
Kimki bu dunyo mukofotini istasa, bilib qo‘ysinki, Allohning huzurida bu dunyoning ham, oxiratning ham mukofoti bordir. Alloh hamma narsani eshitib turuvchi – Sami’ va bo‘layotgan ishlarni ko‘rib turuvchi – Basir Zotdir.
her kim oldı diler dünye yanudın ya'nį dünye davaruñ Tañrı kāŧındandur dünye yanudı daħı āħiretün. daħı oldı. Tañrı isidici görici.
Kim ister‐ise dünyā ẟevābını pes vardur Tañrı Ta‘ālā ḳatında dünyā ẟevābı,āḫiret ẟevābı daḫı. Daḫı Tañrı Ta‘ālā işidicidür, göricidür.
Hər kəs dünya savabını (mükafatını) istərsə, (bilməlidir ki) dünyanın da, axirətin də mükafatları Allahın yanındadır. Allah eşidəndir, görəndir!
Whoso desireth the reward of the world, (let him know that) with Allah is the reward of the world and the Hereafter. Allah is ever Hearer, Seer.
If any one desires a reward in this life, in Allah.s (gift) is the reward (both) of this life and of the Hereafter;(643) for Allah is He that heareth and seeth (all things).
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |