Mennâ’in lilḣayri mu’tedin eśîm(in)
Hayrı tamamıyla meneden haddini aşmış suçluya.
Hayrı engellemeyi sürdüren saldırgan ve olabildiğince günahkâr (kişilere de iltifat etme).
hayıra engel olan saldırgan günahkarlara,
Hayra, hayırlı işlere, Kur'ân öğrenimine, öğretimine, Kur'ân hükümlerine, Kur'ân ilkeleriyle yaşamaya, müslümanlara, İslâmî faaliyetlere engel olanlara, saldırganlara, bilerek günah işlemekte ısrar edenlere, zarar verenlere boyun eğme.
İyiliği engelleyen, saldırgan, çok günahkar,
Hayrı engelleyip sürdüren, saldırgan, olabildiğince günahkar,
Hayırdan alıkoyanı, aşırı zalimi, çok günahkârı;
İyiliğe engel olur, haddi aşar, günahkârdır.
İyiliğe mani olana, saldırgana, günahkâra da uyma!
Söz getirip götürene, hayra engel olana, saldırgana, günaha dadanana
Hayrı engelleyenlere, saldırganlara (hak hukuk tanımayanlara), olabildiğince günah işleyenlere,
11,12,13. Ânlar aslı nâ-ma’lûm furûmâye âdemdirler, hayrı men’ iderler, hadden ziyâde günâh işlerler, mücrimdirler.
10,11,12,13,14. Diliyle iğneleyen, kovuculuk eden, iyiliği daima önleyen, aşırı giden, suç işleyen, çok yemin eden alçak zorbaya, bütün bunlar dışında bir de soysuzlukla damgalanmış kimseye, mal ve oğulları vardır diye aldırış etmeyesin.
10,11,12,13,14. Yemin edip duran, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan söz taşıyan, iyiliği hep engelleyen, saldırgan, günaha dadanmış, kaba saba; bütün bunların ötesinde bir de soysuz olan kimseye mal ve oğulları vardır diye, sakın boyun eğme.
10-14. Olur olmaz yemin eden, aşağılık, daima kusur arayıp iğneleyen, durmadan laf götürüp getiren, iyiliği hep engelleyen, saldırgan, günahkâr, huysuz ve kaba, üstelik karakteri bozuk kimselere, serveti ve çocukları var diye sakın boyun eğme.
10, 11, 12, 13, 14. (Resûlüm!) Alabildiğine yemin eden, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan lâf götürüp getiren, iyiliği hep engelleyen, mütecâviz, günaha dadanmış, kaba ve haşin, bütün bunlardan sonra bir de soysuzlukla damgalanmış kimselerden hiçbirine, mal ve oğulları vardır diye, sakın boyun eğme.
İyiliğe ve yardıma engel olan, saldırgan, günahkar.
Hayra engel olan, saldırgan, günahkâr,
Hayır engeli, mütecâviz vebâl yüklü
Hayra engel olur, hak hukuk tanımayarak insanlara zulmeder.
Sürekli iyi şeyleri engelleyip haddi aşan günahkârlara,
10,11,12,13. (Doğruya da, eğriye de) alabildiğine yemîn eden, izzet-i nefsi bulunmayan, (ötekini berikini) dâima ayıblayan, (gammazlıkla) lâf getirib götürmiye koşan, (insanları) hayırdan durmayıb men'eyleyen aşırı zaalim, çok günahkâr, kaba, haşin, bütün bunlardan başka da kulağı kesik (damgalı soysuz) olan her kişiyi tanıma (onlara boyun eğme)!
Hayrı engelleyen, haddi aşan günahkâra,
10,11,12,13,14. (Habîbim, yâ Muhammed!) Çok yemîn eden, aşağılık (kıymetli bir görüşe sâhib olmayan), dâimâ ayıplayan (insanların arkasından dudak büken), hep koğuculuk peşinde gezen, her zaman hayra mâni' olan, haddi aşan (hakkı çiğneyen), alabildiğine günahkâr, zorba; bun(lar)dan sonra (bir de) soysuzlukla damgalanmış kimselerden hiçbirine, mal ve oğullar sâhibi oldu diye itâat etme!
İyiliğe engel olana, saldırgana (insan haklarına tecavüz edene), günaha gömülmüş olana,
İyilik yapmaya engel olana, pervasızca günah işleyenlere.
iyilik etmekten geri durur, taşkınlık eder, çok günah işler,
Hayra/iyiliğe hep engel olan, saldırgan ve günahkâr olana,
Hayrı engelleyene, saldırgana, olabildiğince günahkâra.
Her türlü iyiliğe engel olan o saldırgan günahkârlara!
Hayr’ı engelleyen saldırgan günahkâr’a!
İyiliğe düşman, suç delisine,
İnsanların yapacakları hayırlara ve iyiliklere engel olurlar. Çıkarları için etrafa saldırırlar. Günahkârlıkta sınır tanımazlar.
10,11,12,13. Sürekli (yalan yere) yemin edip duranlara, aşağılıklara, (herkesi) kötüleyenlere, söz götürüp getirenlere, iyiliğe engel olanlara, saldırganlara, günaha gömülenlere, kaba olanlara, ardından da kötülükle damgalı olanlara itaat etme! [*]
10,11,12,13. (Ey Muhammed!) Şu boş yere yemin eden, aşağılık, (herkesi) kötüleyip duran, boşboğazlık yapan, iyilik düşmanı, saldırgan, günâhkâr, saygısız, sonra bir de soysuzların¹ hiçbirine itaat etme. ²
[yahut] iyiliğe mani olana, [yahut] günahkar zorbaya,
İyiliğe engel olan, hak hukuk tanımayan, işi gücü günah işlemek olan zorbaya. 9/75-76, 36/47
İyiliğe ölümüne engel olan günaha gömülmüş zorbaya (da)!
Hayırlı işlere engel olan, haddini aşan, günaha dadanan.
hayra engel olan, günaha dalan,
Hayırdan men'e çalışıp durana, haddi tecavüz edene, çok günahkâr olana.
10, 11, 12, 13, 14, 15, 16. Sakın uyma: Servet ve hanedan sahibi diye, o bol bol yemin eden, değersiz adama! O gammaz, söz gezdiren, hayrın önünü kesene, o saldırgana, günaha dadanmışa! Şerefsiz, kaba, hem de soysuz olana! Kendisine âyetlerimiz okunduğunda “Bu eski insanların masalları! ” diyene, yakında onun burnunu dağlayıp damga basarız. [74, 11-26; 6, 25; 8, 31; 46, 17]
Hayra engel olan, saldırgan, günahkar,
Hayrı men' iyleyenlere, haddini aşanlara, günâhkârlara
iyiliği engelleyen, saldırgan, günaha düşkün,
İyiliği engelleyene, günaha düşkün olana...
Hayra engel olana, haddini aşana, çok günahkâr olana,
Hayrı engelleyen, sınır tanımaz-saldırgan, günaha batmış,
Yaxshilikni man qiluvchi ziqna, tajovuzkor, gunohkorga ham.
10-14. daħı boyun virme her and içiciye çoķ ħor olmışdur ādem ardınca yavuz söyleyici yüri-y-ici ķov-ıla yıġıcı ħayrı ḥaddan geçici çoķ yazuķlu iri aśarmaz şundan śoñra ḥaramza eger oldur-ise mal issi daħı oġlanlar issi.
ḫayr ḳaytarıcıya uyma, yamanlıġı çoḳ ẓālime uyma,
Xeyrə mane olana, (zülm etməkdə) həddi aşana, günaha batana;
Hinderer of the good, transgressor, malefactor
(Habitually) hindering (all) good, transgressing beyond bounds, deep in sin,
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |