8 Haziran 2026 - 21 Zi'l-Hicce 1447 - Pazartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Tâ-Hâ Suresi 106. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Feyeżeruhâ kâ’an safsafâ(n)

Yeryüzünü dümdüz bir hale getirir.

"Böylece yerlerini bomboş, (dümdüz ve) çırılçıplak bırakacaktır."

Yeryüzünü dümdüz bir hale getirecek.

“Yerlerini dümdüz, bomboş bırakacak.”

Yerlerini dümdüz, çırılçıplak halde [6] bırakacaktır."

6.Üzerinde hiçbir bitki bulanmayan toprak halinde.

'Yerlerini bomboş, çırçıplak bırakacaktır.'

Böylece yerlerini dümdüz boş bir halde bırakacak.

Onların yerlerini dümdüz, kaygan bırakacaktır.

“Böylece yerini dümdüz, bomboş bırakacaktır.”

«Düpdüz, bomboş bir toprak bırakacaktır!

Yerlerini dümdüz ve çırılçıplak bir alana dönüştürecek.

Dağları düz ova yapacak.

105,106,107,108. Sana dağları sorarlar; de ki: "Rabbim onları ufalayıp savuracak, yerlerini düz, kuru bir toprak haline getirecek; orada ne çukur, ne tümsek göreceksin. O gün, hiçbir tarafa sapmadan bir davetçiye uyarlar. Sesler Rahman'ın heybetinden kısılmıştır; ancak bir fısıltı işitirsin."

“Onların yerlerini dümdüz, boş bir alan hâlinde bırakacaktır.”

Yerlerini dümdüz, bomboş bırakacak.

Böylece yerlerini dümdüz, bomboş bırakacaktır.

"Yerlerini dümdüz, bomboş bırakacaktır."

"Böylece yerlerini dümdüz boş bir halde bırakacak."

Yerlerini düpedüz bomboş bırakacak

(Ve sanki daha önce orada hiç dağ bulunmamış gibi) yerlerini boş, dümdüz bırakacaktır.”

Onları dümdüz araziye çevirecektir.

«(Savuracak) da yerlerini dümdüz bir toprak haalinde bırakacak».

Yerlerini dümdüz bir alan olarak bırakacaktır.

“Onları(n yerlerini) dümdüz, bomboş bir hâlde bırakacak!”

Böylece yerlerini (mahşer için) boş bir düzlük olarak bırakacaktır.

Yeryüzünü kuru ve çıplak bıraktığında,

yerleri dümdüz edecek, çırılçıplak bırakacaktır.

Onların yerlerini bomboş, dümdüz bırakacak,

“Onların yerlerini dümdüz, boş/çıplak bir hâle getirir.”

“Yerlerini bomboş, çırçıplak bırakacaktır.”

“Ve bu evreni yok edip yerine bambaşka bir evren yarattıktan sonra, (14. İbrahim: 48) mahşer meydanını dümdüz ve çıplak bir alana dönüştürecek.”

Yerlerini dümdüz boş bırakacaktır.

Yerlerini dümdüz edip bırakacak.

"Yerlerini boş dümdüz bırakacaktır."

Orayı (yerlerini) dümdüz, bomboş bırakacaktır.

(Ve devamla): “Yerlerini bomboş, dümdüz bir halde bırakacak,”

yeri dümdüz ve çıplak bir hale getirecek, ⁸⁹

89 Lafzen, “onu düz ve çıplak/kuru bırakacak” -cümledeki “onu” zamiri, dolaylı olarak, yere yani, arza ilişkindir (Zemahşerî ve Râzî).... Devamı..

Yerlerini de dümdüz, edip kuru bir toprak haline getirecektir. 18/47, 20/106-107, 52/10, 56/4...6, 69/14, 70/9

ve arzı çırılçıplak, kupkuru bir düzlük olarak bırakacak;

105,106. (Ey Muhammed) Sana dağların kıyamet günündeki halini sorarlar. De ki: "Rabbim onları ufalayıp savuracak da, yerlerini dümdüz bir toprak haline getirecektir!"

Çukurlarını doldurup dümdüz halde bırakacak.

«Artık onları dümdüz, bomboş bir halde bırakacaktır.»

105, 106. Bir de sana o gün, dağların durumunu sorarlar. De ki: “Rabbim onları darmadağın edecek, ufalayıp savuracak, yerlerini dümdüz, boş vaziyette bırakacak. ”

Yerlerini boş, dümdüz bırakacaktır.

"Ve yerlerini dümdüz kılar"

Yerlerini de aynı seviyede dümdüz bırakacaktır.

Yerlerini de dümdüz, kuru bir toprak haline getirecektir.

Yerlerini dümdüz, bomboş bırakacak.

"Yerlerini bomboş, dümdüz bırakacaktır."

Keyin ularni tep-tekis yer qilib qo‘‎yadi.

pes ķoya anları düz yir otsuz düz yir.”

Ḳoyar anı dümdüz yir eyler.

Dümdüz (hamar) bir yer edəcək (heç bir şey bitməyən qupquru torpaq halına salacaq);

And leave it as an empty plain,

"He will leave them as plains smooth and level;


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.