فَاِنْ اٰمَنُوا بِمِثْلِ مَٓا اٰمَنْتُمْ بِه۪ فَقَدِ اهْتَدَوْاۚ وَاِنْ تَوَلَّوْا فَاِنَّمَا هُمْ ف۪ي شِقَاقٍۚ فَسَيَكْف۪يكَهُمُ اللّٰهُۚ وَهُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُۜ
Türkçe Transcript
Fe-in âmenû bimiśli mâ âmentum bihi fekadi-htedev(s) ve-in tevellev fe-innemâ hum fî şikâk(in)(s) feseyekfîkehumu(A)llâh(u)(c) vehuve-ssemî’u-l’alîm(u)
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse mutlaka doğru yolu buldular demektir. Fakat yüz çevirdiler mi onlar, ancak ayrılık, aykırılık içindedir. Onlara karşı koymak için sana, Allah yeter ve o, her şeyi duyandır, bilendir.
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Şayet onlar (Yahudi ve Hristiyanlar) da, sizin inandığınız gibi inanırlarsa, (ancak o durumda) kuşkusuz doğru yolu bulmuş olurlar; yok eğer (Hakk’tan ve Kur’an’dan) yüz çevirirlerse, onlar elbette bir (çelişki ve) aykırılık içindedirler. Onlara karşı Sana Allah yeterlidir. O, İşitendir, Bilendir.
Abdullah Parlıyan Meali
Eğer o Hıristiyan ve Yahudiler de, sizin inandığınız gibi inanırlarsa şüphesiz doğru yolu bulmuş olurlar; yüz çevirirlerse de derin bir çıkmaza saplanmış olurlar. Bu takdirde de Allah onlara karşı, sana yeter. Zira yalnız O'dur herşeyi işiten ve herşeyi bilen.
Ahmet Tekin Meali
Eğer ehl-i kitap ve diğerleri de, sizin iman ettiğiniz esasların tamamına hakkıyla iman ederlerse, hak yola girmiş, doğru yolu bulmuş olurlar. Eğer imandan yüz çevirirler, güç ve iktidarlarını kullanarak halkı yönlendirirlerse onlar gerçekten hakka muhalefet ve düşmanlık içindedirler. Onların şerrine karşı Allah sana yeter. O her şeyi işitir, her şeyi bilir.
Ahmet Varol Meali
Onlar da sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse doğru yolu bulmuş olurlar. Eğer yüz çevirirlerse de, öyle anlaşmazlık içinde kalırlar. Onlara karşı Allah sana yetecektir. O duyandır, bilendir.
Ali Bulaç Meali
Şayet onlar da, sizin inandığınız gibi inanırlarsa, kuşkusuz doğru yolu bulmuş olurlar; yok eğer yüz çevirirlerse, onlar elbette bir (çelişki ve) aykırılık içindedirler. Sana onlara karşı Allah yeter. O, işitendir, bilendir.
Ali Fikri Yavuz Meali
Artık Yahûdi ve Hristiyanlar, sizin bu imanınız gibi iman ederlerse, muhakkak hidayet bulmuşlardır. Eğer yüz çevirirlerse, size karşı ayrılık ve düşmanlık üzeredirler. Ey Habibim, sen onların düşmanlığından endişe etme, Allah sana kâfidir (Yakında onların şerrini senden def edecektir). Allah hakkıyle işiten ve bilendir.
Bahaeddin Sağlam Meali
Eğer sizin inandığınız gibi inanırlarsa, doğru yolu bulmuş olurlar. Eğer sırt çevirirlerse, onlar bölücülük ve düşmanlık içindedirler. Allah seni onlardan koruyacaktır. O çok iyi işiten ve çok iyi bilendir.
Bayraktar Bayraklı Meali
Eğer onlar da sizin inandığınız gibi inanırlarsa, doğru yolu bulmuş olurlar; dönerlerse mutlaka ayrılık içine düşmüş olurlar. Onlara karşı Allah sana yeter. O işitendir; bilendir.
Besim Atalay Meali (1965)
Sizin gibi onlar da inansalardı, herhalde doğru yolu bulmuş olacaklardı; yüz dönerlerse ayrılığa düşerler, Allah yeter sana onlara karşı, o işitir, o bilir
Cemal Külünkoğlu Meali
Eğer onlar (Yahudiler ve Hıristiyanlar) sizin iman ettiğiniz gibi (Allah’ın kitapları ve elçileri arasında hiçbir fark gözetmeden ilahi mesajın tümüne) iman ederlerse işte o zaman doğru yolu bulmuş olurlar. Yok, eğer yüz çevirirlerse mutlaka onlar (bir çelişki ve) ayrılık içindedirler. (Ama sen üzülme!) Onlara karşı Allah sana yeter. O, (her şeyi) hakkıyla işiten, (her şeyi) hakkıyla bilendir.
Cemil Said (1924)
Eğer sizin dîninizi kabûl iderler ise tarîk-i hidâyetdedirler, eğer inhirâf iderler ise beyninizde nifâk hâsıl olur, lâkin Allâh sizinledir, o her şeyi işidir ve bilür.
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Sizin inandığınız gibi inanmış olsalar, doğru yolu bulmuş olurlar. Yüz çevirirlerse, şüphesiz onlar çıkmazdadırlar. Onlara karşı sana Allah yetecektir. O, işitir ve bilir.
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Eğer onlar böyle sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse, gerçekten doğru yolu bulmuş olurlar; yüz çevirirlerse onlar elbette derin bir ayrılığa düşmüş olurlar. Allah, onlara karşı seni koruyacaktır. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Eğer onlar da sizin inandığınız gibi inanırlarsa kesinlikle doğru yolu bulmuş olurlar; fakat eğer yüz çevirirlerse bilesin ki bir ayrılıkçılığın içindedirler. O takdirde artık onlara karşı Allah sana yeter; O, işitendir, bilendir.
Diyanet Vakfı Meali
Eğer onlar da sizin inandığınız gibi inanırlarsa doğru yolu bulmuş olurlar; dönerlerse mutlaka anlaşmazlık içine düşmüş olurlar. Onlara karşı Allah sana yeter. O işitendir, bilendir.
Edip Yüksel Meali
Sizin inandığınız gibi inansalar doğru yolu bulmuş olurlar. Yüz çevirirlerse, karşıt olmuş olurlar. Onlara karşı ALLAH sana yeter. O İşitendir, Bilendir.
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Eğer onlar da sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse doğru yola girmiş, hidayeti bulmuş olurlar. Yok eğer yüz çevirirlerse onlar sadece ve sadece didişmenin içindedirler. Allah onlara karşı sana yeter. Ve O, işitendir, bilendir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
eğer böyle sizin iyman ettiğiniz gibi iyman ederlerse muhakkak doğru yolu buldular, yok yüz çevirirlerse onlar sırf bir şikak içindedirler, Allah da sana onların haklarından geliverecektir, ve o, o işiden, o bilendir
Emrah Demiryent Meali
Eğer onlar (yahûdî ve hıristiyanlar) sizin îmân ettiğiniz gibi (İslâm dinine) îmân ederlerse gerçekten doğru yolu bulmuş olurlar. Şâyet (İslâm dinine îmân etmekten) yüz çevirirlerse, onlar (size karşı) elbette ayrılık (düşmanlık) içindedirler. Onlara karşı Allah sana yeter. O, her şeyi hakkıyla işitendir, her şeyi hakkıyla bilendir.
Erhan Aktaş Meali
Eğer onlar da sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse, kuşkusuz doğru yolu bulmuş olurlar. Eğer yüz çevirirlerse, derin bir ayrılık ve çıkmaza düşmüş olurlar. Onlara karşı Allah sana yeter. O, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.
Hasan Basri Çantay Meali
Artık, eğer onlar da sizin bu îman etdiğiniz gibi îman ederlerse muhakkak doğru yolu bulmuşlardır. Şâyed yüz çevirirlerse onlar (size karşı) ancak muhaalefetdedirler. (Habîbim) o suretde onlara karşı Allah (sana) yeter (Allah seni sıyânet edecekdir). O, hakkıyle işiden hakkıyla bilendir.
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Şayet onlar da sizin inandığınız gibi inanırlarsa hidayete ulaşırlar, yok eğer yüz çevirirlerse derin bir ayrılık içindedirler. Onlara karşı Allah sana yeter. O Semî’dir, Alîm’dir.
Hayrat Neşriyat Meali
İşte (onlar da) böyle sizin kendisine îmân ettiğiniz gibi îmân ederlerse, o takdirde gerçekten hidâyete ermiş olurlar.(2) Eğer yüz çevirirlerse, o takdirde onlar, sırf (size karşı bir düşmanlık ve) bir muhâlefet içindedirler. Artık onlara karşı Allah sana yeter! Çünki O, Semî'(herşeyi hakkıyla işiten)dir, Alîm (herşeyi hakkıyla bilen)dir.
İhsan Aktaş Meali
(Ey mü’minler!) Eğer onlar (Yahudi ve Hıristiyanlar) da sizin inandığınız gibi inanırlarsa şüphesiz (onlar da sizin gibi) doğru yolu bulmuş olurlar. Eğer yüz çevirirlerse de derin bir çıkmaza (ayrılığa) saplanmış olurlar. (Resulüm!) Bu takdirde de (zatım olan) Allah onlara karşı, sana yeter. Zira yalnız O’ dur her şeyi (hakkıyla) işiten ve her şeyi (hakkıyla) bilen.
İlyas Yorulmaz Meali
Eğer onlar, sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse, doğru yola girmiş olurlar. Eğer yüz çevirirlerse, o zaman onlar ayrılık içerisindedirler. Onlara karşı Allah sana yeter. Allah her şeyi işiten ve en iyi bilendir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Eğer onlar sizin inandığınıza inanırlarsa gerçekten doğru yolu tutmuş olurlar. Yok eğer ondan yüz çevirecek olurlarsa işte artık sizden ayrılmış olurlar. Onun için Allah size yeter. İşitici, bilici olan Odur.
İsmail Hakkı İzmirli
Artık onlar sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse mutlak hidayeti bulurlar. Eğer yüz çevirirlerse ancak onlar ayrı düşmüş olurlar [⁴]. Allah sana elverecektir [⁵]. O semi/dir, hakkiyle âlimdir.
İsmail Yakıt
Eğer onlar da sizin inandığınız gibi inanırlarsa, doğru yolu bulmuş olurlar. Şayet yüz çevirirlerse, onlar ancak meşakkat/ayrılık [şikâk] içinde kalırlar. Onlara karşı Allah sana yeter. Çünkü O, Semî’dir, Alîm’dir.
Kadri Çelik Meali
Sizin iman ettiğiniz gibi iman etmiş olsalar, şüphesiz hidayeti bulmuş olurlar. Yüz çevirirlerse, şüphesiz bir ayrılığa (düşmanlığa) düşmüş olurlar. Bu durumda onlara karşı sana Allah yeter. O, işitendir, iyi bilendir.
Mahmut Kısa Meali
Ey müminler! Eğer Yahudiler, Hıristiyanlar ve diğerleri bu çağrıya olumlu cevap verir ve sizin inandığınız gibi Allah’ın kitapları ve elçileri arasında hiçbir ayrım gözetmeden, ilâhî mesaja tümüyle inanırlarsa, işte o zaman doğru yolu bulmuş olurlar. Fakat yüz çevirirlerse, derin bir çıkmaza saplanmışlar ve sırf kıskançlık ve inatçılıkları yüzünden size karşı koyuyorlar demektir.
Ama sen üzülme; onlara karşı Allah sana yeter! Unutma ki O, her şeyi işitendir, bilendir.
Ey müminler! Âdem Peygamberin işlediği günah yüzünden, onun soyundan gelen tüm insanların günahkâr doğduğunu iddia eden, bu yüzden çocuklarını “kutsanmış” suya batırıp vaftiz ederek onları “temizlediklerini” öne süren Hıristiyanlar başta olmak üzere, “fıtrat dini”ni değiştirip yozlaştıran tüm insanlara seslenerek deyin ki:
Mahmut Özdemir Meali
Eğer O’na inandığınız gibi inandılarsa, kesinlikle doğru yola ermişlerdir. Yok, yüz çevirdilerse, artık onlar şikâk (bölünme / ayrılık) içindedirler. Onlara karşı sana Allah yetecektir. O Bilen İşiten’dir.
Mehmet Çakır Meali
Şayet onlar da, sizin gibi yürekten inanırlarsa doğru yaparlar. Ama burun kıvırırlarsa, işte o zaman sıkıntıya düşerler. Bu durumda her şeyi duyup bilen Allah, onlara karşı senden yana olacaktır...
Mehmet Çoban Meali
Eğer onlar da sizin inandığınız gibi inanırlarsa doğru yolu bulmuşlardır. Dönerlerse mutlaka anlaşmazlık içine düşmüş olurlar. Onlara karşı Allah sana yeter. O işitendir, bilendir.
Mehmet Okuyan Meali
Onlar da sizin inandığınız gibi inanırlarsa doğru yolu bulmuş olurlar. [*] Dönerlerse, yalnızca anlaşmazlık içine düşmüş olurlar. Onlara karşı Allah sana yeter. [*] O, duyandır, bilendir.
Mehmet Türk Meali
(Ey îman edenler!) Eğer onlar, sizin inandığınız gibi inanırlarsa (ancak o zaman) doğru yolu bulmuş olurlar.¹ Yok, eğer onlar, (bundan) yüz çevirirlerse, (o zaman haktan) çok uzak bir ayrılık içerisine düşerler. Onlara karşı sana sadece Allah yeter. Çünkü O, en iyi işiten ve eksiksiz bilendir.
Muhammed Esed Meali
Eğer [ötekiler de] sizin inandığınız gibi inanırlarsa şüphesiz doğru yolu bulmuş olurlar; yüz çevirirlerse de derin bir çıkmaza saplanmış olurlar, ama Allah seni bundan korumaktadır. Zira yalnız O’dur her şeyi işiten, her şeyi bilen.
Mustafa Çavdar Meali
Eğer Yahudi ve Hıristiyanlar da sizin iman ettiğiniz gibi iman etselerdi doğru yolu bulmuş olurlardı; yok eğer yüz çevirirlerse onlar ancak ayrılık içindedirler. Zira Allah onlara karşı sana yeter. Zira O, her şeyi hakkıyla işiten ve her şeyi bilendir. 2/213, 42/13
Mustafa İslamoğlu Meali
Eğer onlar sizin inandığınız gibi[²⁶⁹] inanırlarsa, işte asıl o zaman doğru yola girmiş olurlar. Yok eğer bundan kaçınırlarsa, o zaman ayrımcılık çıkarıp sapan onlar olmuş olur.[²⁷⁰] Onlara karşı, (tam zamanında) Allah sana yetecektir: zira O’dur (içinizden geçen dilekleri) işiten, (niyetlerinizi) ayrıntısıyla bilen.
Orhan Kuntman Meali
Eğer onlar da sizin inandığınız gibi inanırlarsa, doğru yolu bulmuş olurlar, (hak davetten) Yüz çevirdikleri takdirde ise; (Hak dine karşı) muhalefet edip dururlar. (Ey Muhammed) Onlara (onların şerlerine) karşı Allah sana yeter. (Allah seni koruyacaktır) Her şeyi hakkıyle işiten ve hakkıyle bilendir O!
Osman Fırat Meali
Eğer onlar da sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse, şüphesiz hidayete ererler; eğer yüz çevirirlerse, o takdirde onlar ayrılığa düşenlerdir. Allah sana yeter; O işitendir, bilendir.
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
İmdi onlar sizin imân ettiğiniz gibi imân ederlerse muhakkak hidâyete ermiş olurlar. Ve eğer iraz ederlerse şüphe yok ki onlar şikak (münazaa ve mücadele) içinde kalmış olurlar. O halde Cenâb-ı Hak onlara karşı, sana kifâyet edecektir ve O semîdir, alîmdir.
Suat Yıldırım Meali
Eğer onlar da sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse, doğru yolu bulmuş olurlar. Yok yüz çevirirlerse, mutlaka size karşı bir ayrılık ve düşmanlık içindedirler. Bu takdirde ise onların hakkından gelmek için Allah sana yeter. O hakkıyla işitir ve bilir.
Süleyman Ateş Meali
Eğer onlar da sizin inandığınız gibi inanırlarsa doğru yolu bulmuş olurlar; ama dönerlerse mutlaka anlaşmazlık içine düşerler. Onlara karşı Allah sana yeter. O, işitendir, bilendir.
Süleyman Tevfik (1927)
Eğer onlar (Yehûd ve Nasârâ) sizin îmân itdiğiniz gibi îmân itseler muhakkak hidâyete irerler. Eğer böyle îmândan i'râz ider ve yüz çevirirler ise bil ki onlar şekâvetdedirler. Ey mü'minler Allâh onların şerrini sizden def' idecekdir. Cenâb-ı Hak işidici ve bilicidir.
Süleymaniye Vakfı Meali
Onlar da sizin inandığınız gibi inansalar, yola gelmiş olurlar. Yüz çevirirlerse, tam bir parçalanma içine girerler. Onlara karşı Allah sana yetecektir. Dinleyen ve bilen O’dur.
Şaban Piriş Meali
-Eğer Yahudi ve Hıristiyanlar da sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse şüphesiz hidayete ererler; yok Eğer yüz çevirirlerse onlar ancak ayrılık içindedirler. Allah Onlara karşı sana yeter. O hakkıyla işiten ve bilendir.
Ümit Şimşek Meali
Buna onlar da sizin inandığınız gibi inanırlarsa doğru yolu bulmuş olurlar. Yüz çevirirlerse, ayrılığa düşmüşlerdir. Onlara karşı sana Allah yeter. Çünkü O herşeyi işitir, herşeyi bilir.
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eğer onlar da sizin inandığınız gibi inanırlarsa, hiç kuşkusuz, iyiyi ve güzeli bulmuş olurlar; eğer sırt dönerlerse artık onlar parçalanmış olurlar. Onlara karşı sana Allah yeter. En iyi işiten, en güzel bilendir O.
Sardorxon Jahongir
Agar ular ham sizlar iymon keltirgandek iymon keltirsalar, unda chindan ham hidoyat yo‘lini topibdilar. Bordi-yu undan yuz o‘girsalar, u holda, shubhasiz, sizlarga nisbatan qarshilik va adovat ichidadirlar. Ey Rasulim, bas, sizni ulardan himoya qilishga Allohning o‘zi kifoya qiladi. Albatta, U hamma narsani eshituvchi – Sami’ va har bir narsani biluvchi – A’lim Zotdir.
Eski Anadolu Türkçesi
pes eger įmān getürürler-ise, ancılayın kim įmān getürdüñüz aña; bayıķ ŧoġru yol duttılar. daħı eger yüz döndürürler-ise, degül anlar illā düşmānlıķ içinde. ŧap ola saña anlaruñ içün Tañrı daħı ol işidicidür, bilicidür.
Satıraltı Meal (1534)
Pes anlar eger īmān getürse siz īmān getürdü[gü]ñüz gibi, pes hidāyetbulalar. Daḫı eger yüz dönderseler, pes anlar degüldür illā azġunluḳ için‐de. Pes def‘ eyler senden anlaruñ şerrini Tañrı Ta‘ālā. Daḫı ol Tañrı işidicidür,bilicidür.
Bunyadov-Memmedeliyev
(Ey mö’minlər!) Əgər onlar da siz inandığınız kimi (Allaha) inanırlarsa, şübhəsiz ki, doğru yolu taparlar. Yox, əgər (imandan) üz döndərərlərsə, (sizə qarşı) ədavət bəsləmiş olarlar. (Ya Rəsulum! Belə olduqda sən onların düşmənçiliyindən qorxma!) Allah sənə (tezliklə sənin intiqamını) onlardan (almağa) kifayət edər. O, (hər şeyi) eşidəndir, biləndir.
M. Pickthall (English)
And if they believe in the like of that which ye believe, then are they rightly guided. But if they turn away, then are they in schism, and Allah will suffice thee (for defence) against them. He is the Hearer, the Knower.
Yusuf Ali (English)
So if they believe as ye believe, they are indeed on the right path; but if they turn back, it is they who are in schism; but Allah will suffice thee as against them(136), and He is the All-Hearing, the All- Knowing.
Designed by ÖFK