2 Mayıs 2026 -
14 Zi'l-Ka'de 1447 - Cumartesi
ANA SAYFA
|
SURELER
|
AYET KARŞILAŞTIRMA
|
KUR'AN'DA ARA!
|
FİHRİST
|
DOWNLOAD
|
MOBİL
Kullanıcı :
Şifre :
Şifremi Unuttum
KAYDOL
Sure Seçiniz
Abese(80/42)
Âdiyât(100/11)
Ahkâf(46/35)
Ahzâb(33/73)
Âl-i İmrân(3/200)
Alak(96/19)
Ankebût(29/69)
Asr(103/3)
A’lâ(87/19)
A’râf(7/206)
Bakara(2/286)
Beled(90/20)
Beyyine(98/8)
Bürûc(85/22)
Câsiye(45/37)
Cin(72/28)
Cum’a(62/11)
Duhâ(93/11)
Duhân(44/59)
Enbiyâ(21/112)
Enfâl(8/75)
En’âm(6/165)
Fâtiha(1/7)
Fâtır(35/45)
Fecr(89/30)
Felâk(113/5)
Fetih(48/29)
Fil(105/5)
Furkân(25/77)
Fussilet(41/54)
Gâşiye(88/26)
Hac(22/78)
Hadîd(57/29)
Hâkka(69/52)
Haşr(59/24)
Hicr(15/99)
Hucurât(49/18)
Hûd(11/123)
Hümeze(104/9)
İbrahim(14/52)
İhlâs(112/4)
İnfitâr(82/19)
İnsan(76/31)
İnşikâk(84/25)
İnşirâh(94/8)
İsrâ(17/111)
Kadr(97/5)
Kâf(50/45)
Kâfirûn(109/6)
Kalem(68/52)
Kamer(54/55)
Kâri’a(101/11)
Kasas(28/88)
Kehf(18/110)
Kevser(108/3)
Kıyâme(75/40)
Kureyş(106/4)
Leyl(92/21)
Lokman(31/34)
Mâide(5/120)
Mâ’ûn(107/7)
Meryem(19/98)
Me’âric(70/44)
Mücâdele(58/22)
Müddessir(74/56)
Muhammed(47/38)
Mülk(67/30)
Mümtehine(60/13)
Münâfikûn(63/11)
Mürselât(77/50)
Mutaffifîn(83/36)
Müzzemmil(73/20)
Mü’min(40/85)
Mü’minûn(23/118)
Nahl(16/128)
Nâs(114/6)
Nasr(110/3)
Nâzi’ât(79/46)
Nebe’(78/40)
Necm(53/62)
Neml(27/93)
Nisâ(4/176)
Nûh(71/28)
Nûr(24/64)
Rahmân(55/78)
Ra’d(13/43)
Rûm(30/60)
Sâd(38/88)
Saff(61/14)
Sâffât(37/182)
Sebe’(34/54)
Secde(32/30)
Şems(91/15)
Şûrâ(42/53)
Şu’arâ(26/227)
Tâ-Hâ(20/135)
Tahrîm(66/12)
Talâk(65/12)
Târık(86/17)
Tebbet(111/5)
Teğâbun(64/18)
Tekâsür(102/8)
Tekvîr(81/29)
Tevbe(9/129)
Tîn(95/8)
Tûr(52/49)
Vâkı’a(56/96)
Yâsîn(36/83)
Yûnus(10/109)
Yûsuf(12/111)
Zâriyât(51/60)
Zilzâl(99/8)
Zuhruf(43/89)
Zümer(39/75)
Cüz Seçiniz
1. Cüz
2. Cüz
3. Cüz
4. Cüz
5. Cüz
6. Cüz
7. Cüz
8. Cüz
9. Cüz
10. Cüz
11. Cüz
12. Cüz
13. Cüz
14. Cüz
15. Cüz
16. Cüz
17. Cüz
18. Cüz
19. Cüz
20. Cüz
21. Cüz
22. Cüz
23. Cüz
24. Cüz
25. Cüz
26. Cüz
27. Cüz
28. Cüz
29. Cüz
30. Cüz
Sayfa Düzeni
سُورَةُ النَّمل
/ Neml Suresi
◄
٣٨٠
- 380
►
19. Cüz /
الجزء ١٩
وَلَقَدْ
andolsun
اَرْسَلْـنَٓا
biz gönderdik
اِلٰى ثَمُودَ
Semud(kavmin)e
اَخَـاهُمْ
kardeşleri
صَـالِحاً
Salih'i
اَنِ اعْبُـدُوا
kulluk edin (demesi) için
اللّٰهَ
Allah'a
فَاِذَا هُمْ
onlar olmuşlar
فَر۪يقَانِ
iki bölük
يَخْتَصِمُونَ
birbiriyle çekişen
﴿٤٥﴾
قَالَ
dedi ki
يَا قَوْمِ
ey kavmim
لِمَ
neden
تَسْتَعْجِلُونَ
koşuyorsunuz
بِالسَّيِّئَةِ
kötülüğe
قَبْلَ
önce
الْحَسَنَةِۚ
iyilikten
لَوْلَا
gerekmez mi?
تَسْتَغْفِرُونَ
mağfiret dilemeniz
اللّٰهَ
Allah'tan
لَعَلَّكُمْ
belki
تُرْحَمُونَ
esirgenirsiniz
﴿٤٦﴾
قَالُوا
dediler
اطَّيَّرْنَا
uğursuzluğa uğradık
بِكَ
senin yüzünden
وَبِمَنْ
ve bulunanların yüzünden
مَعَكَۜ
seninle beraber
قَالَ
dedi
طَٓائِرُكُمْ
uğursuzluğunuz
عِنْدَ
katındadır
اللّٰهِ
Allah
بَلْ
doğrusu
اَنْتُمْ
siz
قَوْمٌ
bir toplumsunuz
تُفْتَنُونَ
sınanan
﴿٤٧﴾
وَكَانَ
vardı
فِي الْمَد۪ينَةِ
şehirde
تِسْعَةُ
dokuz
رَهْطٍ
kişi
يُفْسِدُونَ
bozgunculuk yaparlar
فِي الْاَرْضِ
yeryüzünde
وَلَا يُصْلِحُونَ
düzeltmezlerdi
﴿٤٨﴾
قَالُوا
dediler
تَقَاسَمُوا
and içerek
بِاللّٰهِ
Allah'a
لَنُبَيِّتَنَّهُ
biz gece ona baskın yapalım
وَاَهْلَهُ
ve ailesine
ثُمَّ
sonra
لَنَقُولَنَّ
diyelim
لِوَلِيِّه۪
velisine
مَا شَهِدْنَا
şahit olmadık
مَهْلِكَ
helakine
اَهْلِه۪
ailesinin
وَاِنَّا
ve biz
لَصَادِقُونَ
gerçekten doğrulardanız
﴿٤٩﴾
وَمَكَرُوا
tuzak kurdular
مَكْراً
tuzak
وَمَكَرْنَا
biz de tuzak kurduk
مَكْراً
tuzak
وَهُمْ
onlar
لَا يَشْعُرُونَ
hiç farkında olmadan
﴿٥٠﴾
فَانْظُرْ
bak
كَيْفَ
nasıl
كَانَ
oldu
عَاقِبَةُ
sonucu
مَكْرِهِمْۙ
tuzaklarının
اَنَّا
biz
دَمَّرْنَاهُمْ
onları yıktık yok ettik
وَقَوْمَهُمْ
ve kavimlerini
اَجْمَع۪ينَ
hepsini
﴿٥١﴾
فَتِلْكَ
işte şunlar
بُيُوتُهُمْ
evleridir
خَاوِيَةً
çökmüş ıssız kalmış
بِمَا ظَلَمُواۜ
zulümleri yüzünden
اِنَّ
şüphesiz
ف۪ي ذٰلِكَ
bunda vardır
لَاٰيَةً
ibret
لِقَوْمٍ
bir kavim için
يَعْلَمُونَ
bilen
﴿٥٢﴾
وَاَنْجَيْنَا
ve kurtardık
الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا
inananları
وَكَانُوا يَتَّقُونَ
ve korunanları
﴿٥٣﴾
وَلُوطاً
ve Lut
اِذْ
hani
قَالَ
demişti ki
لِقَوْمِه۪ٓ
kavmine
اَتَأْتُونَ
yapıyorsunuz ha?
الْفَاحِشَةَ
o aşırı kötülüğü
وَاَنْتُمْ
siz
تُبْصِرُونَ
göre göre
﴿٥٤﴾
اَئِنَّكُمْ لَتَأْتُونَ
-mi yaklaşıyorsunuz?
الرِّجَالَ
erkeklere
شَهْوَةً
şehvetle
مِنْ دُونِ
bırakıp
النِّسَٓاءِۜ
kadınları
بَلْ
gerçekten
اَنْتُمْ
siz
قَوْمٌ
bir toplumsunuz
تَجْهَلُونَ
cahil
﴿٥٥﴾
◄
٣٨٠
- 380
►
Designed by
ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.