15 Haziran 2026 -
28 Zi'l-Hicce 1447 - Pazartesi
ANA SAYFA
|
SURELER
|
AYET KARŞILAŞTIRMA
|
KUR'AN'DA ARA!
|
FİHRİST
|
DOWNLOAD
|
MOBİL
Kullanıcı :
Şifre :
Şifremi Unuttum
KAYDOL
Sure Seçiniz
Abese(80/42)
Âdiyât(100/11)
Ahkâf(46/35)
Ahzâb(33/73)
Âl-i İmrân(3/200)
Alak(96/19)
Ankebût(29/69)
Asr(103/3)
A’lâ(87/19)
A’râf(7/206)
Bakara(2/286)
Beled(90/20)
Beyyine(98/8)
Bürûc(85/22)
Câsiye(45/37)
Cin(72/28)
Cum’a(62/11)
Duhâ(93/11)
Duhân(44/59)
Enbiyâ(21/112)
Enfâl(8/75)
En’âm(6/165)
Fâtiha(1/7)
Fâtır(35/45)
Fecr(89/30)
Felâk(113/5)
Fetih(48/29)
Fil(105/5)
Furkân(25/77)
Fussilet(41/54)
Gâşiye(88/26)
Hac(22/78)
Hadîd(57/29)
Hâkka(69/52)
Haşr(59/24)
Hicr(15/99)
Hucurât(49/18)
Hûd(11/123)
Hümeze(104/9)
İbrahim(14/52)
İhlâs(112/4)
İnfitâr(82/19)
İnsan(76/31)
İnşikâk(84/25)
İnşirâh(94/8)
İsrâ(17/111)
Kadr(97/5)
Kâf(50/45)
Kâfirûn(109/6)
Kalem(68/52)
Kamer(54/55)
Kâri’a(101/11)
Kasas(28/88)
Kehf(18/110)
Kevser(108/3)
Kıyâme(75/40)
Kureyş(106/4)
Leyl(92/21)
Lokman(31/34)
Mâide(5/120)
Mâ’ûn(107/7)
Meryem(19/98)
Me’âric(70/44)
Mücâdele(58/22)
Müddessir(74/56)
Muhammed(47/38)
Mülk(67/30)
Mümtehine(60/13)
Münâfikûn(63/11)
Mürselât(77/50)
Mutaffifîn(83/36)
Müzzemmil(73/20)
Mü’min(40/85)
Mü’minûn(23/118)
Nahl(16/128)
Nâs(114/6)
Nasr(110/3)
Nâzi’ât(79/46)
Nebe’(78/40)
Necm(53/62)
Neml(27/93)
Nisâ(4/176)
Nûh(71/28)
Nûr(24/64)
Rahmân(55/78)
Ra’d(13/43)
Rûm(30/60)
Sâd(38/88)
Saff(61/14)
Sâffât(37/182)
Sebe’(34/54)
Secde(32/30)
Şems(91/15)
Şûrâ(42/53)
Şu’arâ(26/227)
Tâ-Hâ(20/135)
Tahrîm(66/12)
Talâk(65/12)
Târık(86/17)
Tebbet(111/5)
Teğâbun(64/18)
Tekâsür(102/8)
Tekvîr(81/29)
Tevbe(9/129)
Tîn(95/8)
Tûr(52/49)
Vâkı’a(56/96)
Yâsîn(36/83)
Yûnus(10/109)
Yûsuf(12/111)
Zâriyât(51/60)
Zilzâl(99/8)
Zuhruf(43/89)
Zümer(39/75)
Cüz Seçiniz
1. Cüz
2. Cüz
3. Cüz
4. Cüz
5. Cüz
6. Cüz
7. Cüz
8. Cüz
9. Cüz
10. Cüz
11. Cüz
12. Cüz
13. Cüz
14. Cüz
15. Cüz
16. Cüz
17. Cüz
18. Cüz
19. Cüz
20. Cüz
21. Cüz
22. Cüz
23. Cüz
24. Cüz
25. Cüz
26. Cüz
27. Cüz
28. Cüz
29. Cüz
30. Cüz
Sayfa Düzeni
سُورَةُ الرّعد
/ Ra’d Suresi
◄
٢٥١
- 251
►
13. Cüz /
الجزء ١٣
اَفَمَنْ
olur mu?
يَعْلَمُ
bilen
اَنَّـمَٓا اُنْزِلَ
indirilenin
اِلَيْكَ
sana
مِنْ رَبِّكَ
Rabbinden
الْحَقُّ
hak olduğunu
كَمَنْ
kimse gibi
هُوَ اَعْمٰىۜ
kör
اِنَّمَا
ancak
يَتَذَكَّرُ
öğüt alır
اُو۬لُوا
sahipleri
الْاَلْبَابِۙ
sağduyu
﴿١٩﴾
الَّذ۪ينَ يُوفُونَ
yerine getirirler
بِعَهْدِ
ahdini
اللّٰهِ
Allah'ın
وَلَا يَنْقُضُونَ
ve bozmazlar
الْم۪يثَاقَۙ
andlaşmayı
﴿٢٠﴾
وَالَّذ۪ينَ يَصِلُونَ
ve onlar bitiştirirler
مَٓا اَمَرَ
istediği şeyi
اللّٰهُ
Allah'ın
بِه۪ٓ
kendisiyle
اَنْ يُوصَلَ
bitiştirilmesini
وَيَخْشَوْنَ
saygılı olur
رَبَّهُمْ
Rablerine karşı
وَيَخَافُونَ
ve korkarlar
سُٓوءَ
en kötü
الْحِسَابِۜ
hesaptan
﴿٢١﴾
وَالَّذ۪ينَ
ve onlar
صَبَرُوا
sabrederler
ابْتِغَٓاءَ
arzu ederek
وَجْهِ
yüzünü (rızasını)
رَبِّهِمْ
Rablerinin
وَاَقَامُوا
ve kılarlar
الصَّلٰوةَ
namazı
وَاَنْفَقُوا
harcarlar
مِمَّا رَزَقْنَاهُمْ
kendilerine verdiğimiz rızıktan
سِراًّ
gizli
وَعَلَانِيَةً
ve açık olarak
وَيَدْرَؤُ۫نَ
ve savarlar
بِالْحَسَنَةِ
iyilikle
السَّيِّئَةَ
kötülüğü
اُو۬لٰٓئِكَ
işte
لَهُمْ
onlarındır
عُقْبَى
sonu
الدَّارِۙ
şu yurdun
﴿٢٢﴾
جَنَّاتُ
cennetlerine
عَدْنٍ
Adn
يَدْخُلُونَهَا
girerler
وَمَنْ صَلَحَ
ve iyi olanlar
مِنْ اٰبَٓائِهِمْ
babalarından
وَاَزْوَاجِهِمْ
eşlerinden
وَذُرِّيَّاتِهِمْ
ve çocuklarından
وَالْمَلٰٓئِكَةُ
ve melekler de
يَدْخُلُونَ
girerler
عَلَيْهِمْ
yanlarına
مِنْ كُلِّ بَابٍۚ
her kapıdan
﴿٢٣﴾
سَلَامٌ
selam
عَلَيْكُمْ
size
بِمَا صَبَرْتُمْ
sabretmenize karşılık
فَنِعْمَ
ne güzel
عُقْبَى
sonu
الدَّارِۜ
yurdun
﴿٢٤﴾
وَالَّذ۪ينَ يَنْقُضُونَ
bozanlar
عَهْدَ
verdikleri sözü
اللّٰهِ
Allah'a
مِنْ بَعْدِ
sonra
م۪يثَاقِه۪
iyice pekiştirdikten
وَيَقْطَعُونَ
ve kesenler
مَٓا
şeyi
اَمَرَ
istediği
اللّٰهُ
Allah'ın
بِه۪ٓ
onunla
اَنْ يُوصَلَ
bitiştirilmesini
وَيُفْسِدُونَ
ve bozgunculuk yapanlar
فِي الْاَرْضِۙ
yeryüzünde
اُو۬لٰٓئِكَ
işte
لَهُمُ
onlaradır
اللَّعْنَةُ
la'net
وَلَهُمْ
onlaradır
سُٓوءُ
kötü sonucu da
الدَّارِ
yurdun
﴿٢٥﴾
اَللّٰهُ
Allah
يَبْسُطُ
bollaştırır
الرِّزْقَ
rızkı
لِمَنْ يَشَٓاءُ
dilediğine
وَيَقْدِرُۜ
ve kısar
وَفَرِحُوا
sevindiler
بِالْحَيٰوةِ
hayatıyle
الدُّنْيَاۜ
dünya
وَمَا
oysa
الْحَيٰوةُ
hayatı
الدُّنْيَا
dünya
فِي الْاٰخِرَةِ
ahiretin yanında
اِلَّا
ancak
مَتَاعٌ۟
bir geçimden ibarettir
﴿٢٦﴾
وَيَقُولُ
diyorlar
الَّذ۪ينَ كَفَرُوا
inkar edenler
لَوْلَٓا اُنْزِلَ
indirilmeli değil miydi?
عَلَيْهِ
ona
اٰيَةٌ
bir ayet
مِنْ رَبِّه۪ۜ
Rabbinden
قُلْ
de ki
اِنَّ
şüphesiz
اللّٰهَ
Allah
يُضِلُّ
saptırır
مَنْ يَشَٓاءُ
dilediğini
وَيَهْد۪ٓي
iletir
اِلَيْهِ
kendisine
مَنْ اَنَابَۚ
yöneleni de
﴿٢٧﴾
الَّذ۪ينَ
onlar
اٰمَنُوا
inananlardır
وَتَطْمَئِنُّ
ve tatmin olanlardır
قُلُوبُهُمْ
gönülleri
بِذِكْرِ
anmakla
اللّٰهِۜ
Allah'ı
اَلَا
iyi bilin ki ancak
بِذِكْرِ
anmakla
اللّٰهِ
Allah'ı
تَطْمَئِنُّ
huzur bulur
الْقُلُوبُۜ
gönüller
﴿٢٨﴾
◄
٢٥١
- 251
►
Designed by
ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.