11 Nisan 2026 -
22 Şevval 1447 - Cumartesi
ANA SAYFA
|
SURELER
|
AYET KARŞILAŞTIRMA
|
KUR'AN'DA ARA!
|
FİHRİST
|
DOWNLOAD
|
MOBİL
Kullanıcı :
Şifre :
Şifremi Unuttum
KAYDOL
Sure Seçiniz
Abese(80/42)
Âdiyât(100/11)
Ahkâf(46/35)
Ahzâb(33/73)
Âl-i İmrân(3/200)
Alak(96/19)
Ankebût(29/69)
Asr(103/3)
A’lâ(87/19)
A’râf(7/206)
Bakara(2/286)
Beled(90/20)
Beyyine(98/8)
Bürûc(85/22)
Câsiye(45/37)
Cin(72/28)
Cum’a(62/11)
Duhâ(93/11)
Duhân(44/59)
Enbiyâ(21/112)
Enfâl(8/75)
En’âm(6/165)
Fâtiha(1/7)
Fâtır(35/45)
Fecr(89/30)
Felâk(113/5)
Fetih(48/29)
Fil(105/5)
Furkân(25/77)
Fussilet(41/54)
Gâşiye(88/26)
Hac(22/78)
Hadîd(57/29)
Hâkka(69/52)
Haşr(59/24)
Hicr(15/99)
Hucurât(49/18)
Hûd(11/123)
Hümeze(104/9)
İbrahim(14/52)
İhlâs(112/4)
İnfitâr(82/19)
İnsan(76/31)
İnşikâk(84/25)
İnşirâh(94/8)
İsrâ(17/111)
Kadr(97/5)
Kâf(50/45)
Kâfirûn(109/6)
Kalem(68/52)
Kamer(54/55)
Kâri’a(101/11)
Kasas(28/88)
Kehf(18/110)
Kevser(108/3)
Kıyâme(75/40)
Kureyş(106/4)
Leyl(92/21)
Lokman(31/34)
Mâide(5/120)
Mâ’ûn(107/7)
Meryem(19/98)
Me’âric(70/44)
Mücâdele(58/22)
Müddessir(74/56)
Muhammed(47/38)
Mülk(67/30)
Mümtehine(60/13)
Münâfikûn(63/11)
Mürselât(77/50)
Mutaffifîn(83/36)
Müzzemmil(73/20)
Mü’min(40/85)
Mü’minûn(23/118)
Nahl(16/128)
Nâs(114/6)
Nasr(110/3)
Nâzi’ât(79/46)
Nebe’(78/40)
Necm(53/62)
Neml(27/93)
Nisâ(4/176)
Nûh(71/28)
Nûr(24/64)
Rahmân(55/78)
Ra’d(13/43)
Rûm(30/60)
Sâd(38/88)
Saff(61/14)
Sâffât(37/182)
Sebe’(34/54)
Secde(32/30)
Şems(91/15)
Şûrâ(42/53)
Şu’arâ(26/227)
Tâ-Hâ(20/135)
Tahrîm(66/12)
Talâk(65/12)
Târık(86/17)
Tebbet(111/5)
Teğâbun(64/18)
Tekâsür(102/8)
Tekvîr(81/29)
Tevbe(9/129)
Tîn(95/8)
Tûr(52/49)
Vâkı’a(56/96)
Yâsîn(36/83)
Yûnus(10/109)
Yûsuf(12/111)
Zâriyât(51/60)
Zilzâl(99/8)
Zuhruf(43/89)
Zümer(39/75)
Cüz Seçiniz
1. Cüz
2. Cüz
3. Cüz
4. Cüz
5. Cüz
6. Cüz
7. Cüz
8. Cüz
9. Cüz
10. Cüz
11. Cüz
12. Cüz
13. Cüz
14. Cüz
15. Cüz
16. Cüz
17. Cüz
18. Cüz
19. Cüz
20. Cüz
21. Cüz
22. Cüz
23. Cüz
24. Cüz
25. Cüz
26. Cüz
27. Cüz
28. Cüz
29. Cüz
30. Cüz
Sayfa Düzeni
سُورَةُ هُودٍ
/ Hûd Suresi
◄
٢٢٣
- 223
►
12. Cüz /
الجزء ١٢
اُو۬لٰٓئِكَ
onlar
لَمْ يَكُونُوا
değillerdir
مُعْجِز۪ينَ
aciz bırakacak
فِي الْاَرْضِ
yeryüzünde
وَمَا كَانَ
yoktur
لَهُمْ
onların
مِنْ دُونِ
başka
اللّٰهِ
Allah'tan
مِنْ اَوْلِيَٓاءَۢ
dostları da
يُضَاعَفُ
kat kat artırılır
لَهُمُ
onlar için
الْعَذَابُۜ
azab
مَا كَانُوا يَسْتَط۪يعُونَ
onlar güç yetiremezlerdi
السَّمْعَ
işitmeye
وَمَا كَانُوا يُبْصِرُونَ
ve göremezlerdi de
﴿٢٠﴾
اُو۬لٰٓئِكَ
işte onlar
الَّذ۪ينَ خَسِرُٓوا
zarara sokanlardır
اَنْفُسَهُمْ
kendilerini
وَضَلَّ
ve kaybolmuştur
عَنْهُمْ
yanlarından
مَا كَانُوا يَفْتَرُونَ
uydurdukları
﴿٢١﴾
لَا جَرَمَ
şüphe yok ki
اَنَّهُمْ
onlar
فِي الْاٰخِرَةِ
ahirette
هُمُ الْاَخْسَرُونَ
en fazla zararlı çıkanlardır
﴿٢٢﴾
اِنَّ الَّذ۪ينَ
şüphesiz ki
اٰمَنُوا
iman edip
وَعَمِلُوا
işleyen
الصَّالِحَاتِ
iyi işler
وَاَخْبَتُٓوا
ve gönülden boyun eğenler
اِلٰى رَبِّهِمْۙ
Rabblerine
اُو۬لٰٓئِكَ
işte onlar
اَصْحَابُ
ehlidirler
الْجَنَّةِۚ
cennet
هُمْ
onlar
ف۪يهَا
orada
خَالِدُونَ
kalıcıdırlar
﴿٢٣﴾
مَثَلُ
durumu
الْفَر۪يقَيْنِ
iki topluluğun
كَالْاَعْمٰى
körün durumu gibidir
وَالْاَصَمِّ
ve sağırın
وَالْبَص۪يرِ
ve görenin
وَالسَّم۪يعِۜ
ve işitenin
هَلْ يَسْتَوِيَانِ
bir olur mu hiç?
مَثَلاًۜ
durumları
اَفَلَا تَذَكَّرُونَ۟
İbret almıyor musunuz?
﴿٢٤﴾
وَلَقَدْ
andolsun
اَرْسَلْنَا
göndermiştik
نُوحاً
Nuh'u
اِلٰى قَوْمِه۪ۘ
kendi kavmine
اِنّ۪ي
şüphesiz ben
لَكُمْ
sizin için
نَذ۪يرٌ
bir uyarıcıyım
مُب۪ينٌۙ
apaçık
﴿٢٥﴾
اَنْ لَا تَعْبُدُٓوا
kulluk etmeyin
اِلَّا
başkasına
اللّٰهَۜ
Allah'tan
اِنّ۪ٓي
ben
اَخَافُ
korkuyorum
عَلَيْكُمْ
sizin hakkınızda
عَذَابَ
azabından
يَوْمٍ
bir günün
اَل۪يمٍ
acıklı
﴿٢٦﴾
فَقَالَ
dediler ki
الْمَلَأُ
ileri gelenleri
الَّذ۪ينَ كَفَرُوا
inkar eden
مِنْ قَوْمِه۪
kavminin
مَا نَرٰيكَ
biz seni görmüyoruz
اِلَّا
başka
بَشَراً
bir insandan
مِثْلَنَا
bizim gibi
وَمَا نَرٰيكَ
ve görmüyoruz
اتَّبَعَكَ
sana uyduğunu
اِلَّا
başkasının
الَّذ۪ينَ
alandan
هُمْ اَرَاذِلُنَا
en aşağılıklarımız
بَادِيَ الرَّأْيِۚ
sığ görüşlü
وَمَا نَرٰى
ve görmüyoruz
لَكُمْ
sizin
عَلَيْنَا
bize karşı
مِنْ فَضْلٍ
bir üstünlüğünüzü de
بَلْ
aksine
نَظُنُّكُمْ
sizin olduğunuzu sanıyoruz
كَاذِب۪ينَ
yalancı
﴿٢٧﴾
قَالَ
dedi ki
يَا قَوْمِ
Ey kavmim!
اَرَاَيْتُمْ
Ne dersiniz?
اِنْ
eğer
كُنْتُ
ben isem
عَلٰى
üzere
بَيِّنَةٍ
bir delil
مِنْ رَبّ۪ي
Rabbimden
وَاٰتٰين۪ي
ve bana vermiş de
رَحْمَةً
bir rahmet
مِنْ عِنْدِه۪
katından
فَعُمِّيَتْ
bu gizli bırakılmış ise
عَلَيْكُمْۜ
size
اَنُلْزِمُكُمُوهَا
biz sizi zorlayacak mıyız?
وَاَنْتُمْ
siz
لَهَا
onu
كَارِهُونَ
istemediğiniz halde
﴿٢٨﴾
◄
٢٢٣
- 223
►
Designed by
ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.