18 Nisan 2026 - 29 Şevval 1447 - Cumartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Hûd Suresi 99. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Veutbi’û fî hâżihi la’neten veyevme-lkiyâme(ti)(c) bi/se-rrifdu-lmerfûd(u)

Burada da lanete uğradılar, kıyamet gününde de. Şu bağışlanan bağış, ne de kötü bağıştır.

Onlar burada (dünyada) da, kıyamet gününde de lanete tâbi tutuluverdiler. (Onlara) Verilen (geçici) imkân ve bağış (küfür ve zulüm fırsatı), ne kötü bir bağış ve destektir. (Keşke düşünüp bilselerdi.)

Öyle ya, bu dünyada Allah'ın laneti kovaladı durdu onları, kıyamet gününde de aynen öyle olacak. Onlara verilen bu bahşiş ve yardım ne kötüdür.

Onlar bu dünyada da, Kıyamet gününde de lânete uğratıldılar. Onlara verilen armağan ne kötü bir armağandır.

bk. Kur’an-ı Kerim, 28/42;40/46.

Onlar burada da, kıyamet gününde de lanete uğratıldılar. (Onlara) verilen bu bağış ne kötü bir bağıştır!

Onlar, burda da, kıyamet gününde de lanete tabi tutuldular. (Bu) Verilen bağış, ne kötü bir bağıştır.

Hem burada (dünyada), hem de kıyamet gününde bir lânete uğratıldılar. Onlara verilen bu bahşiş ne kötü bir bahşiştir!...

Peşlerinde, bu dünyada da lanet yağdı, kıyamet günü de. Verilmiş en kötü armağan işte o lanettir!

Hem burada hem kıyamet gününde peşlerine lanet takılmıştır. Ne kötü destektir o arkalarına takılmış olan!

Hem bu dünyada, hem de kıyamet günü, lanet bırakmaz onları; onlara verilen ne kötü bir veriştir

Çarpıldıkları azaba ilave olarak hem dünyada hem de ahirette lânete uğramışlardır. Ne kötü bir ikramdır onlara verilen bu ikram.

Bkz. 28/42, 40/46

Dünyâda ve âhiretde la’nete dûçâr olan bu kavim içün kıyâmet güni ânlara ne fenâ hediye vardır.

Hem burada ve hem kıyamet gününde lanete uğratılırlar. Bu ne kötü bir bağıştır!

Onlar, hem bu dünyada, hem de kıyamet gününde lânete uğratıldılar. Ne kötü destektir onlara verilen destek!

Onların burada da kıyamet gününde de lânet peşlerini bırakmadı; verilen “ödül” ne kötü!

Onlar burada da, kıyamet gününde de lânete uğratıldılar. (Onlara)  verilen bu armağan ne kötü armağandır!

Burada da, ahirette de peşlerine lanet takılmıştır. Aldıkları armağan ne kötü armağandır!

Hem burada, hem de kıyamet gününde lanetle izlendiler. Onlara verilen bu karşı destek ne fena bir destektir!

Hem burada arkalarından bir lâ'netle ta'kıb edildiler hem Kıyamet günü, bu vurulan destek ne fena destektir

Onlar burada da hesap gününde de lânete uğratıldılar. (Onlara) yapılan yardım ne de kötü bir yardımdır!” (Müstahak oldukları üzere lânet üstüne lânete uğradılar!)

Bu dünyada da Kıyamet Günü'nde de lanete uğratıldılar. Paylarına düşen ne kötü bir paydır.

Burada da, kıyaamet gününde de lâ'nete tâbi tutuldular onlar. (Kendilerine) verilen bu vergi ne kötü vergidir!

Onlar hem dünyada hem de kıyamet gününde lanete uğradılar. Paylarına düşen ne kötüdür!

[28/42; 39/26]

(Onlar) hem burada (dünyada), hem de kıyâmet gününde lâ'nete tâbi' tutuldular.(Onlara) yapılan bu ikram, ne kötü ikramdır!

Ve onlar (Firavun ve ona uyanlar) burada (bu dünyada) dışlanmaya tabi tutuldular, Kıyamet gününde de (onunla tepelenecekler). Ne kötü bir bağıştır (onlara) verilen bu bağış!

Onlar kendilerini bu lanet yere sürükleyecek şeylere uydular ve kıyamet gününde de paylarına düşen ne kadar kötüdür.

Onlar bu dünyada da, kıyamet gününde de lanete uğradılar. Onlara verilen de ne kötü bir verintidir.

Burada da, kıyamet gününde de lânet arkalarından gitmiştir. Onlara verilen vergi ne kötü bir vergidir l.

[1] Lanetten sonra lânet, dünyada ve âhirette lânet.

Onlar hem bu dünyada hem de kıyamet günü lanete tabi tutulurlar. Ne kötü bir armağandır o verilen armağan!

Onlar, burada da kıyamet gününde de lanetle izlendiler. Pek de kötü bir bağıştır, bu verilen bağış!

Böylece, hem bu dünyada, hem de Mahşer Gününde, asla yakalarını bırakmayacak bir lânet takıldı peşlerine! Bakın ve ibret alın; ne kötü bir armağandır, onlara verilen bu armağan!

Bunda da lanetlenerek takip edildiler, Kıyâmet günü’nde de! Merfûd / Verilen Destek, ne kötü Destek’tir (Rifd’dir)!

Hem bu dünyada hem öbüründe laneti hakettiler. Eyvaah! hak edene bak, hakedilene bak...

Onlar kıyamet günü cezaya uğratıldılar. Onların ödülü ne kötü bir ödüldür.

Onlar burada (dünyada) da kıyamet gününde de lanete uğratıldılar. [*] (Onlara) verilen bu armağan ne kötü armağandır! [*]

Benzer bir kullanım için bkz. Hûd 11:60 Benzer mesaj: Kasas 28:42.

Onlar, bu (dünyada) da, kıyamet gününde de lânete tabi tutulurlar. (Bunlara) bahşiş (olarak verilen lânet) ne kötü bir bahşiştir.¹

1 Rifd: Bağışta bulunmak, eğerin altına keçe koymak, yardım etmek demektir. Burada, rifd kelimesinin lânet anlamında kullanılması da ciddi görünür gib... Devamı..

Öyle ya; burada [bu dünyada, Allah’ın] lâneti kovaladı durdu onları, Kıyamet Günü’nde de [onunla tepelenecekler:] ¹³⁰ ne kötü bir pay, bu paylarına düşen!

130 Bkz. bu surenin 18. ayetinin son cümlesine dair 37. not; ayrıca ‘Âd kavminin akibetine benzer terimlerle işaret eden 60. ayet.

Burada lanete uğradılar kıyamet günü de uğrayacaklar. Ne berbat bir paydır paylarına düşen. 40/46

Sonuçta peşlerine burada da bir lânet takıldı, Kıyamet Günü’nde de... Yardım da, yardım edilen de ne berbattır![¹⁸⁰⁰]

[1800] Son cümleyi krş: Âd kavminin helâkini anlatan pasajın son âyeti olan 60. âyet. Bu ve bir önceki âyetin sonlarında yer alan kınama cümleleri, as... Devamı..

Onlar dünyada da, ahirette de lanete uğradılar! Bu (katmerli lanete uğrama) ne kadar kötü bir sonuçtur,

(Fakat onlar bu cezayı hak ettiler, çünkü önderleri "Ben sizin en yüce Rabbinizim" (Naziat/26 - dediği halde, onlar dünya menfaati için o zalime tabi ... Devamı..

Burada (dünyada) ve dirilme gününde de lanete tâbi olundular. (Firavun’dan gelen) bu bağış (lanete uğratılma) ne kötü bir bağıştır!

Burada da bir lânete tâbi tutuldular, Kıyamet gününde de. Ne kötü bir yardımdır bu yapılmış olan yardım.

Bu dünyada da, kıyamet gününde de lânetle kovalandılar. Peşlerindeki destek, ne kötü bir destek! [28, 42; 40, 46]

Bu dünyada da (onların) ardına la'net takılmıştır, kıyamet gününde de (burada da la'netle anılacaklardır, ahirette de)! Bu vergi, ne kötü bir vergidir!

Bu dünyâda ve yevm-i kıyâmetde dûçâr-ı la'net olurlar. Bu, onlara ne çirkin bir bahşişdir.

Onlar bu dünyada da (mezardan) kalkış gününde de dışlanmışlardır (lanetlenmişlerdir). Ne kötü ikramdır o ikram!

Hem burada da kıyamet gününde de lanete uğrarlar. Bu ne kötü bir bağıştır.

Bu dünyada da onlar lânete uğradılar, kıyamet gününde de. Ne kötü bir ikramdır onlara sunulan!

Peşlerine lanet takılmıştır: Hem burada hem kıyamet gününde ne kötü destektir o arkalarına takılmış olan!

Ular bunda ham, qiyomat kunida ham la’natga duchor qilindilar. Berilgan yordam qanday ham yomon yordam bo‘‎ldi!

daħı uydurınıldılar işbunda la'net ya'nį ġarķ olmaķ daħı ķıyamet güni. ne yavuzdur arķa yā 'ata virmek arķa virinilmiş yā 'ata virinilmiş.

Bu dünyāda la‘net oldı anlara, āḫiretde daḫı mel‘ūnlardur. Ne yaman ‘aṭāoldı anlara ol la‘net.

Onlar burada (dünyada) da, qiyamətdə (axirətdə) də lə’nətə düçar olmuşlar. Onların qisməti necə də pisdir!

A. curse is made to follow them in the world and on the Day of Resurrection. Hapless is the gift (that will be) given (them).

And they are followed by a curse in this (life) and on the Day of Judgment: and woeful is the gift which shall be given (unto them)!


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.