Veutbi’û fî hâżihi la’neten veyevme-lkiyâme(ti)(c) bi/se-rrifdu-lmerfûd(u)
Burada da lanete uğradılar, kıyamet gününde de. Şu bağışlanan bağış, ne de kötü bağıştır.
Onlar burada (dünyada) da, kıyamet gününde de lanete tâbi tutuluverdiler. (Onlara) Verilen (geçici) imkân ve bağış (küfür ve zulüm fırsatı), ne kötü bir bağış ve destektir. (Keşke düşünüp bilselerdi.)
Öyle ya, bu dünyada Allah'ın laneti kovaladı durdu onları, kıyamet gününde de aynen öyle olacak. Onlara verilen bu bahşiş ve yardım ne kötüdür.
Onlar burada da, kıyamet gününde de lanete uğratıldılar. (Onlara) verilen bu bağış ne kötü bir bağıştır!
Onlar, burda da, kıyamet gününde de lanete tabi tutuldular. (Bu) Verilen bağış, ne kötü bir bağıştır.
Hem burada (dünyada), hem de kıyamet gününde bir lânete uğratıldılar. Onlara verilen bu bahşiş ne kötü bir bahşiştir!...
Peşlerinde, bu dünyada da lanet yağdı, kıyamet günü de. Verilmiş en kötü armağan işte o lanettir!
Hem burada hem kıyamet gününde peşlerine lanet takılmıştır. Ne kötü destektir o arkalarına takılmış olan!
Hem bu dünyada, hem de kıyamet günü, lanet bırakmaz onları; onlara verilen ne kötü bir veriştir
Dünyâda ve âhiretde la’nete dûçâr olan bu kavim içün kıyâmet güni ânlara ne fenâ hediye vardır.
Hem burada ve hem kıyamet gününde lanete uğratılırlar. Bu ne kötü bir bağıştır!
Onlar, hem bu dünyada, hem de kıyamet gününde lânete uğratıldılar. Ne kötü destektir onlara verilen destek!
Onların burada da kıyamet gününde de lânet peşlerini bırakmadı; verilen “ödül” ne kötü!
Onlar burada da, kıyamet gününde de lânete uğratıldılar. (Onlara) verilen bu armağan ne kötü armağandır!
Burada da, ahirette de peşlerine lanet takılmıştır. Aldıkları armağan ne kötü armağandır!
Hem burada, hem de kıyamet gününde lanetle izlendiler. Onlara verilen bu karşı destek ne fena bir destektir!
Hem burada arkalarından bir lâ'netle ta'kıb edildiler hem Kıyamet günü, bu vurulan destek ne fena destektir
Onlar burada da hesap gününde de lânete uğratıldılar. (Onlara) yapılan yardım ne de kötü bir yardımdır!” (Müstahak oldukları üzere lânet üstüne lânete uğradılar!)
Bu dünyada da Kıyamet Günü'nde de lanete uğratıldılar. Paylarına düşen ne kötü bir paydır.
Burada da, kıyaamet gününde de lâ'nete tâbi tutuldular onlar. (Kendilerine) verilen bu vergi ne kötü vergidir!
(Onlar) hem burada (dünyada), hem de kıyâmet gününde lâ'nete tâbi' tutuldular.(Onlara) yapılan bu ikram, ne kötü ikramdır!
Ve onlar (Firavun ve ona uyanlar) burada (bu dünyada) dışlanmaya tabi tutuldular, Kıyamet gününde de (onunla tepelenecekler). Ne kötü bir bağıştır (onlara) verilen bu bağış!
Onlar kendilerini bu lanet yere sürükleyecek şeylere uydular ve kıyamet gününde de paylarına düşen ne kadar kötüdür.
Onlar bu dünyada da, kıyamet gününde de lanete uğradılar. Onlara verilen de ne kötü bir verintidir.
Onlar hem bu dünyada hem de kıyamet günü lanete tabi tutulurlar. Ne kötü bir armağandır o verilen armağan!
Onlar, burada da kıyamet gününde de lanetle izlendiler. Pek de kötü bir bağıştır, bu verilen bağış!
Böylece, hem bu dünyada, hem de Mahşer Gününde, asla yakalarını bırakmayacak bir lânet takıldı peşlerine! Bakın ve ibret alın; ne kötü bir armağandır, onlara verilen bu armağan!
Bunda da lanetlenerek takip edildiler, Kıyâmet günü’nde de! Merfûd / Verilen Destek, ne kötü Destek’tir (Rifd’dir)!
Hem bu dünyada hem öbüründe laneti hakettiler. Eyvaah! hak edene bak, hakedilene bak...
Onlar kıyamet günü cezaya uğratıldılar. Onların ödülü ne kötü bir ödüldür.
Onlar, bu (dünyada) da, kıyamet gününde de lânete tabi tutulurlar. (Bunlara) bahşiş (olarak verilen lânet) ne kötü bir bahşiştir.¹
Burada lanete uğradılar kıyamet günü de uğrayacaklar. Ne berbat bir paydır paylarına düşen. 40/46
Sonuçta peşlerine burada da bir lânet takıldı, Kıyamet Günü’nde de... Yardım da, yardım edilen de ne berbattır![¹⁸⁰⁰]
Onlar dünyada da, ahirette de lanete uğradılar! Bu (katmerli lanete uğrama) ne kadar kötü bir sonuçtur,
Burada (dünyada) ve dirilme gününde de lanete tâbi olundular. (Firavun’dan gelen) bu bağış (lanete uğratılma) ne kötü bir bağıştır!
Burada da bir lânete tâbi tutuldular, Kıyamet gününde de. Ne kötü bir yardımdır bu yapılmış olan yardım.
Bu dünyada da, kıyamet gününde de lânetle kovalandılar. Peşlerindeki destek, ne kötü bir destek! [28, 42; 40, 46]
Bu dünyada da (onların) ardına la'net takılmıştır, kıyamet gününde de (burada da la'netle anılacaklardır, ahirette de)! Bu vergi, ne kötü bir vergidir!
Bu dünyâda ve yevm-i kıyâmetde dûçâr-ı la'net olurlar. Bu, onlara ne çirkin bir bahşişdir.
Onlar bu dünyada da (mezardan) kalkış gününde de dışlanmışlardır (lanetlenmişlerdir). Ne kötü ikramdır o ikram!
Hem burada da kıyamet gününde de lanete uğrarlar. Bu ne kötü bir bağıştır.
Bu dünyada da onlar lânete uğradılar, kıyamet gününde de. Ne kötü bir ikramdır onlara sunulan!
Peşlerine lanet takılmıştır: Hem burada hem kıyamet gününde ne kötü destektir o arkalarına takılmış olan!
Ular bunda ham, qiyomat kunida ham la’natga duchor qilindilar. Berilgan yordam qanday ham yomon yordam bo‘ldi!
daħı uydurınıldılar işbunda la'net ya'nį ġarķ olmaķ daħı ķıyamet güni. ne yavuzdur arķa yā 'ata virmek arķa virinilmiş yā 'ata virinilmiş.
Bu dünyāda la‘net oldı anlara, āḫiretde daḫı mel‘ūnlardur. Ne yaman ‘aṭāoldı anlara ol la‘net.
Onlar burada (dünyada) da, qiyamətdə (axirətdə) də lə’nətə düçar olmuşlar. Onların qisməti necə də pisdir!
A. curse is made to follow them in the world and on the Day of Resurrection. Hapless is the gift (that will be) given (them).
And they are followed by a curse in this (life) and on the Day of Judgment: and woeful is the gift which shall be given (unto them)!
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |