Elleżî lehu mulku-ssemâvâti vel-ard(i)(c) va(A)llâhu ‘alâ kulli şey-in şehîd(un)
O mabut ki onundur saltanatı ve tedbiri göklerin ve yeryüzünün ve Allah her şeye tanıktır.
O (Allah) ki; göklerin ve yerin mülkü ve hükümranlığı O’nundur. Allah, her şeyin üzerinde (sürekli) şahit (bulunmaktadır ve hesabını soracaktır).
O Allah ki, göklerin ve yerin hakimiyeti, saltanat ve idaresi O'nundur ve O Allah herşeye şahittir.
O, göklerin ve yerin mülkü, hükümranlığı kendisine ait olan Allah'tır. Allah açık-gizli onların yaptıkları her şeye şâhittir, onları cezalandıracaktır.
O (Allah) ki, göklerin ve yerin mülkü O'nundur. Allah her şeye şahittir.
Ki O (Allah), göklerin ve yerin mülkü O'nundur. Allah, her şeyin üzerinde şahid olandır.
O Allah ki, göklerin ve yerin mülkü O'nundur; ve Allah her şeye şahiddir.
O Allah ki göklerin ve yerin idare ve mülkiyeti O’na hastır. Ve her şeyi gören, muhafaza eden (sahip çıkan,) ancak O Allah’tır.
8,9. Müminlerden, sadece, göklerin ve yerin mülkü/iktidarı kendisine ait olan, ‘sonsuz kudret sahibi ve övgüye layık olan Allah'a iman ettiklerinden dolayı intikam aldılar/alıyorlar. Oysaki Allah her şeyi görür.
Göklerin, yerin mülkü kendisinin olan Allah tanık her şeye
Ol Allâh ki semâvât ve arzın sâhibi ve tekmîl ’amellerinin şâhididir.
8,9. Bu inkarcıların, inananlara kızmaları; onların sadece, göklerin ve yerin hükümranlığı kendisinin bulunan ve övülmeğe layık ve güçlü olan Allah'a inanmış olmalarındandı. Allah her şeye şahiddir.
8,9. Onlar mü’minlere ancak; göklerin ve yerin hükümranlığı kendisine ait olan mutlak güç sahibi ve övülmeye lâyık Allah’a iman ettikleri için kızıyorlardı. Allah, her şeye şahittir.
8-9. Aziz, övgüye lâyık, göklerin ve yerin mâliki olan Allah’a inandıkları için, sırf bu sebeple onlara ağır işkence uyguladılar. Ama Allah her şeye şahittir.
8, 9. Onlardan, sırf, göklerin ve yerin mülkü kendisine ait olan, azîz ve hamîd olan Allah'a iman ettikleri için intikam aldılar. Oysa ki Allah her şeyi görür.
Göklerin ve yerin yönetimi O'na aittir. Ve ALLAH herşeye Tanıktır.
O Allah ki, göklerin ve yerin hükümranlığı O'nundur ve Allah her şeye şahittir.
Ki bütün Semavât ve Arz mülkü onundur ve Allah, her şey'e şâhiddir
O Allah ki, göklerin ve yerin mülkü O’na aittir. Allah her şeye şahittir.
(O Allah ki) göklerin ve yerin mülk (-ü tasarruf) u Onundur. Allah herşey'e hakkıyle şâhiddir.
O (Allah) ki, göklerin ve yerin mülkü O'nundur. Ve Allah, herşeye hakkıyla şâhiddir.
8, 9. Onların mü’minlere bu işkenceyi yapmalarının tek sebebi, mü’minlerin göklerin ve yerkürenin (evrenin) tek hâkimi, aziz ve hamîd (mutlak galip ve bütün övgülere lâyık) olan Allah’a iman etmeleri idi. Oysa Allah her şeye şahittir (her şeyi gören ve bilendir).
Göklerin ve yeryüzünün mülkü kendisine ait olan Allah, (mü’minlere yaptıkları) her şeye şahit idi.
O Allah ki yerlerin, göklerin eğeliği Kendinindir. Çünkü Allah her nesneye iyice tanıktır.
Göklerin ve yerin hükümranlığı [mulk] yalnız Allah’a aittir. Allah her şeye hakkıyla şahittir.
Göklerin ve yerin mülkünün kendisine ait olduğu (Allah'a inanmalarıydı) ve Allah her şey üzerine şahittir.
Göklerin ve yerin hükümranlığı elinde olan bir Allah’a. Oysa Allah, her şeyi görüp gözetmektedir. Dolayısıyla, hiçbir zulüm cezasız kalmayacaktır:
Yer’in ve Gökler’in mülkü (yönetimi) kendisinin olan (Allah)’a! Allah her şeye şahid’dir.
Yerin ve göklerin sahibi olan Allah ise, her şeyi görüp izliyordu...
Hâlbuki onları seyreden yıldızlar, burçlar, yeryüzü, gökyüzü, kazdıkları hendekler, tutuşturdukları ateş yaptıklarına şahitti. Rabbin onların yaptıklarına şahitti.
O ki göklerin ve yerin otoritesi kendisine aittir. Allah her şeye şahittir.
8,9. O (kâfirler) onlardan sadece yüceliğinin sonu olmayan, her türlü övgüye layık olan, göklerin ve yerin hâkimiyeti kendisine ait olan Allah’a îman ettikleri için, intikam alıyorlardı. Ve (şunu iyi bilin ki) Allah, (yaptığınız) her şeyi görüp durmaktadır.
O Allah ki göklerin ve yerin hükümranlığına sahiptir. O Allah ki her şeye tanıktır!
O Allah ki göklerin ve yerin hükümranlığı O’na aittir. Üstelik O, her şeye şahittir. 14/2, 57/14
O Allah ki, göklerin ve yerin hâkimiyeti sadece O’na aittir; üstelik Allah her şeye şahittir.
8,9. (O kâfirlerin) Müminlerden (böyle) intikam almaya kalkışmalarının sebebi ise ancak, iman edenlerin, göklerin ve yerin mülk ve hükümranlığına sahip olan ve her şeye gücü yeten, Hamd'e layık olan Allah'a iman etmeleri ve (onların zorlamalarına rağmen) bundan vaz geçmemeleri idi, Kuşkusuz Allah her şeye şahittir.
O (Allah) göklerin ve yerin mülkü kendisinin olan ve her şeye şahit olandır.
O (Allah'a) ki, göklerin ve yerin mülkü O'na aittir ve Allah her şey üzerine şahittir.
8, 9. Onların müminlere bu işkenceyi yapmalarının tek sebebi, müminlerin göklerin ve yerin tek hâkimi, azîz ve hamîd (mutlak galip ve bütün övgülere lâyık) olan Allah'a iman etmeleri idi. Allah her şeye şahittir.
O (Allah) ki göklerin ve yerin hükümranlığı O'nundur. Allah, her şeye tanıktır.
8,9. O hendek sâhibleri, hükmünde gâlib ve bizâtihî müstehak-ı hamd olan ve göklerin ve yerin mülkine mutasarrıf bulunan Allâh Te'âlâ'ya îmân itdiklerinden dolayı onları böyle dûçâr-ı cezâ iylediler. Allâh Te'âlâ her şeye hâzır ve nâzırdır.
Göklerin ve yerin tek hâkimi olan Allah’a inanıp güvenmeleri… Üstelik Allah, her şeye şahittir.
Göklerin ve yerin hakimiyeti kendisinin olan... Her şeye şahid olan Allah'a..
O Allah ki, göklerin ve yerin egemenliği Onundur. Ve Allah herşeye şahittir.
O Allah ki, göklerin ve yerin mülkü kendisinindir. Allah her şeye tanıktır.
Osmonlar va Yerning hukmronligi Unikidir va Alloh barcha narsaga guvohdir.
ol kim anuñdur gökler pādişāhlıġı daħı yirüñ. daħı Tañrı her nesene üzere ḥāżırdur.
Ol Tañrı ki anuñdur pādişāhlıġı göklerüñ ve yirlerüñ. Tañrı Ta‘ālā barçanesneye ṭanuḳdur.
O Allah ki, göylərin və yerin istiyarı Onun əlindədir. Allah hər şeyə şahiddir!
Him unto Whom belongeth the Sovereignty off the heavens and the earth; and Allah is of all things the Witness.
Him to Whom belongs the dominion of the heavens and the earth! And Allah is Witness to all things.(6057)
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |