Vekânû yenhitûne mine-lcibâli buyûten âminîn(e)
Ve evlerini dağlarda oyarlar, emin bir halde yaşarlardı.
(Onlar) Dağlardan güvenli evler yontup (mesken edinmişlerdi ve hiçbir felaket bizi etkilemez zannetmişlerdi).
Ve onlar dağları yontarak, güvenli konutlar yapıyorlardı.
Onlar dağların yamaçlarında keserek, yontarak, kendilerini cezadan kurtaracak emniyetli kaya damlar, evler yapıyorlardı.
Dağlardan güvenli evler yontuyorlardı.
Dağlardan güvenli evler yontuyorlardı.
Dağlarda (kendilerini düşmanlardan, hırsızdan veya Allah'ın azabından kurtaracak) emniyetli zannettikleri evler yontup kuruyorlardı.
Onlar güvenli bir şekilde dağlardan evler yontuyorlardı.
Onlar, dağlardan emniyet içinde kalacakları evler oyarlardı.
Dağları yontarak emniyetli evler yaptılar
(Onlar tehlikelere karşı kendilerini korumak için) dağları oyup güya güvenli köşkler yapıyorlardı.
Dağlarda güyâ emîn meskenler kazıyorlar idi.
Dağlarda, güven içinde olarak evler yontuyorlardı.
Onlar güven içinde dağlardan evler yontuyorlardı.
Onlar, güvende olmak üzere dağları oyarak barınaklar yaparlardı.
Onlar, dağlardan emniyet içinde kalacakları evler oyarlardı.
Onlar, dağlardan emniyetli emniyetli evler yontuyorlardı.
Dağlardan emniyetli emniyetli evler yontuyorlardı
(Onlar,) dağlardan (mesken edinecekleri) güvenli evler yontuyorlardı.
Güya dağlardan güvenli evler yontuyorlardı.
Onlar dağlardan emîn, emîn evler yontub oyarlardı.
Dağlardan güvenli evler oyuyorlardı.
Ve (kendilerini) güven içinde (zanneden) kimseler olarak dağlardan evler yontuyorlardı.
Bir de dağlardan (getirdikleri taşları) yontarak güvenli evler inşa ediyorlardı. *
Dağlardan getirdikleri taşları yontarak güvenli evler inşa ediyorlardı.
Onlar dağları yontup güvenlik evleri yaparlardı.
Onlar emn-ü selâmet içinde dağları oyup evler yaparlardı.
Dağlardan güvenli evler yontuyorlardı.
Sarp kayalıkları oyarak, güya kendilerine güvenli evler yapıyorlardı.
Güvenlikli olarak Dağlar’dan evler yontuyorlardı.
Kayaları oyup güvenli evler yapıyorlardı.
Dağlara güvenli evler yontuyorlardı. Sanıyorlardı ki, dağlara yonttukları evler onları her türlü belalardan koruyacak!
Onlar, dağlardan güven içinde kalacakları evler oyarlardı.
Hesapta onlar, dağları oyarak güvenli evler yapıyorlardı. 89/9
(Güya) onlar dağları oyarak kendilerine güvenli evler inşâ ediyorlardı;
Onlar güven içinde yaşamak için; dağlarda -oyup yontarak- evler yaparlardı.
Ve dağlardan emniyetli evler yontup yapıyorlardı.
Ve onlar emniyet içinde olarak dağlardan evler yontar olmuşlardı.
Dağlarda evler yontarak güven içinde bulunuyorlardı.
Dağlardan güvenli evler yontuyorlardı.
Dağlardan hâneler oyarlar ve emniyet üzere idiler.
Dağları yontar, güven duydukları evler haline getirirlerdi.
Onlar, dağları oyarak güvenli evler yapıyorlardı.
Onlar dağlardan güvenli evler yontarlardı.
Dağlardan güvenli güvenli evler yontuyorlardı.
Ular tog‘lardan mustahkam uylar yo‘nib, bizga hech qanday ofat yetmaydi deb, go‘yo omonlikda edilar.
daħı oldılar yonarla. ŧaġlardan evler iminler iken.
Daḫı anlar ṭaġlardan evler ḳazarlardı özleri imin olup.
Onlar (Allahın əzabından) salamat qurtarmaq üçün dağları yonub (özlərinə) evlər qurudular.
And they used to hew out dwellings from the hills, (wherein they dwelt) secure.
Out of the mountains(2003) did they hew (their) edifices, (feeling themselves) secure.
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |