Vemâ efâa(A)llâhu ‘alâ rasûlihi minhum femâ evceftum ‘aleyhi min ḣaylin velâ rikâbin velâkinna(A)llâhe yusellitu rusulehu ‘alâ men yeşâ(u)(c) va(A)llâhu ‘alâ kulli şey-in kadîr(un)
Ve Allah'ın, onların mallarından, Peygamberine verdiği şeyler için siz, gerçekten de ne deve sürdünüz, ne at oynattınız ve fakat Allah, peygamberlerini, dilediği kimselerin üstüne atıp üstün eder ve Allah'ın, her şeye gücü yeter.
Allah’ın onlardan (Yahudi Nadiroğulları’ndan) alıp Elçisine verdikleri “FEY’e” (savaşsız kazanılan ganimet, servet ve devlete) gelince; ki buna karşı (bu zaferi kazanma kastıyla) siz at ve deve koşturmamış (silah ve savaş araçları kuşanmamış ve kullanmamış)tınız. Ancak Allah, elçilerini (zulüm ve kötülük ehlinden) dilediklerinin üstüne musallat (edip muzaffer) kılmaktadır. Çünkü Allah her şeye gücü yetendir.
Allah'ın onlardan alıp, peygamberine devrettiği ganimetlere gelince, siz onu elde etmek için ne at, ne de deve koşturmadınız. Ama Allah, peygamberlerini dilediği kimseler üzerine gönderir ve onlara üstün getirir. Allah herşeyi yapmaya güç yetirendir.
Allah'ın, zahmet çektirmeden onlardan alıp peygamberinin tasarrufuna verdiği ganimetler için, siz at ve deve koşturup yorulmuş değilsiniz. Fakat Allah rasullerini, görevlilerini sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak iradesinin tecellisine tabi kimseler üzerinde, savaşmadan da hakimiyet kurdurur. Allah'ın gücü kudreti her şeye yeter.
Allah'ın, onlardan Peygamber'ine verdiği ganimet(e gelince); [3] siz onlar için ne at koşturdunuz ne de deve. Ancak Allah elçilerini dilediklerinin üzerine musallat eder. Allah her şeye güç yetirendir.
Onlardan Allah'ın elçisine verdiği 'fey'e' gelince, ki siz buna karşı (bunu elde etmek için) ne at ne deve sürdünüz. Ancak Allah, elçilerini dilediklerinin üstüne musallat kılar. Allah her şeye güç yetirendir.
Allah'ın, onların (Nadir Oğullarının) mallarından Peygamberine verdiği ganimete gelince: Siz ona ne at koşturdunuz, ne deve... Fakat Allah peygamberlerini, dilediği kimselere musallat eder. Allah her şeye kâdirdir.
Allah’ın onlardan elçisine ganimet olarak bıraktırdığı mallar ise; siz onun üzerine ne at ne de deve sürmediniz. Fakat Allah, peygamberlerini istediğinin üzerine musallat eder. Şüphesiz Allah, her şeye gücü yetendir.
Allah'ın onların mallarından Peygamberine verdiği ganimetlere gelince; siz bu malları elde etmek için ne at koşturdunuz, ne de deve. Fakat Allah peygamberlerini dilediği kimselere galip kılar. Allah'ın gücü her şeye yeter.[622]
Onların mallarından, Allahın peygambere verdiğine gelince, bu iş için sizler ne bir at sürdünüz, ne de bir binilen deve; dilediği kimseye Allah peygamberlerini sataştırmıştır, her şeye yetişir Allahın gücü
(Nadiroğullarının) mallarından savaşılmaksızın resulüne kolayca kazandırdığı ganimetler için siz, at ya da deve koşturmuş değilsiniz. Fakat Allah, Resullerini (Hakka karşı direnen azgın ve isyankâr toplumlardan) dilediği kimselerin üzerine salıp onlara üstün kılar. Çünkü Allah’ın her şeye hakkıyla gücü yeter.
Allâh’ın rasûlüne ihsân iylediği ganâimi ne develeriniz ile, ne atlarınız ile istihsâl iylediniz. Ancak Allâh rasûlünü kimin üzerine ister ise teslît ider, Allâh her şeye kâdirdir.
Ey inananlar! Onların mallarından, Allah'ın Peygamberine verdiği şeyler için siz ne at ve ne de deve sürdünüz; fakat Allah peygamberlerine, dilediği kimselere karşı üstünlük verir. Allah herşeye Kadir'dir.
Onların mallarından Allah’ın, savaşılmaksızın peygamberine kazandırdığı mallar için siz, at ya da deve koşturmuş değilsiniz. Fakat Allah, peygamberlerini, dilediği kimselerin üzerine salıp onlara üstün kılar. Allah’ın her şeye hakkıyla gücü yeter.[533]
Allah’ın onlardan alıp resulüne fey‘ olarak verdikleri için siz at veya deve koşturmuş değilsiniz. Ama Allah elçilerini dilediği kimselere üstün kılar. Allah her şeye kadirdir.
Allah'ın, onlardan (mallarından) Peygamberine verdiği ganimetler için siz at ve deve koşturmuş değilsiniz. Fakat Allah, peygamberlerini dilediği kimselere karşı üstün kılar. Allah her şeye kadirdir.
ALLAH'ın onlardan alıp elçisine verdikleri için, siz at ve deve sürmediniz (savaşmadınız); ama ALLAH elçisini dilediğinin üstüne gönderir. ALLAH her şeye kadirdir.
Allah'ın, onlardan peygamberine verdiği ganimetlere gelince siz onun üzerine ne at, ne de deve sürmediniz. Fakat Allah peygamberini, dilediği kimselerin üzerine salar. Allah her şeye kadirdir.
Allahın Resulüne onlardan tahvil buyurduğu fey'e gelince siz ona ne at debrettiniz ne rikâb velâkin Allah Resullerini dilediği kimselere musallat kılar ve Allah her şey'e kadirdir
Allah’ın, onların (Benî Nadîr yahûdîlerinin) mallarından peygamberine verdiği ganimete gelince... Siz bu malları elde etmek için ne at koşturdunuz ne de deve. Fakat Allah peygamberlerini dilediği kimselere galip kılar. Allah her şeye kâdirdir.
Allahın onlar (ın malların) dan peygamberine verdiği «feyi» (e gelince:) Siz bunun üzerine ne ata, ne deveye binib koşmadınız. Fakat Allah peygamberlerini dileyeceği kimselere musallat eder. Allah her şey'e hakkıyle kaadirdir.
Allah’ın onların mallarından Resulüne (ganimet olarak) verdiklerine gelince, (siz bunu elde etmek için) ne at ne deve koşturdunuz. Fakat Allah, resullerini dilediği kimselere karşı üstünlük ve güçle gönderir. Çünkü Allah her şeye güç yetirendir.
Allah'ın, onlar(ın malların)dan Resûlüne verdiği ganîmete gelince, (siz) onun üzerine ne at sürdünüz, ne de deve! (Onu kolayca elde ettiniz!) Fakat Allah, peygamberlerini dilediği kimselere musallat eder. Çünki Allah, herşeye hakkıyla gücü yetendir.
Oysa onların (o sizinle anlaşma yaptıkları hâlde sözleşmelerini bozup müşriklerle birlikte size saldıranların) mallarından, Allah’ın elçisine (musâlaha yoluyla) geri çevirdiği şeyler (fey) için siz ne at ve ne de deve sürdünüz (onlarla çarpışmaya girmediniz); fakat Allah elçilerini, dilediği (saldırgan, hain, zalim ve suçlu) kimselere karşı üstün kılar. Ve Allah, her şeye güç yetirendir. *
Onlardan Allah’ın elçisine verdiği savaş ganimetleri için, siz ne atlar üzerinde koşturdunuz, nede hayvanlar üzerinde uzun yol kat ettiniz. Ancak, Allah elçisini dilediği kimseler üzerine musallat eder. Allah her şeyi bir plan üzere yapandır.
Allah’ın tanımazların bıraktığı mallardan elçisine verdiklerine gelince, bunları ele geçirmek için ata, deveye binip onların üzerlerine yürüyenler sizler değilsiniz. Ancak, Allah elçilerini dilediği kimseler üzerine saldırtır. Allahın gücü her işe yeticidir.
Allah/ın, onların emvalinden peygamberine verdiği malları ele geçirmek için, siz üzerlerine at ve deve ile yürümediniz [¹]. Fakat Allah peygamberlerini dilediği kimselerin üzerlerine musallat ve galip kılar. Allah her şeye hakkıyle kaadirdir.
(Ey inananlar!) Onların mallarından Allah’ın, savaşmaksızın elçisine kazandırdığı mallar/ganimetler [efâ’e]⁴ için, siz at veya deve koşturmuş değilsiniz. Fakat Allah, elçilerini dilediği kimseler üzerine musallat edip üstün kılar. Zira Allah, her şeye kâdirdir.
Onların mallarından, Allah'ın peygamberine geri çevirdiği şeyler (fey) için siz ne at ve ne de deve sürdünüz; ancak Allah, kendi elçilerini dilediklerinin üstüne egemen kılar. Allah, her şeye güç yetirendir.
Allah’ın, ciddî bir çarpışmanın yaşanmadığı bu kuşatma sonucunda onlardan alıp Elçisine verdiği mal, mülk, silah, arazi, bahçe ve benzeri fey’lere gelince; onlar, ganîmetler gibi askerler arasında paylaşılmayacak, aşağıdaki ayette belirtilen gruplar arasında dağıtılacaktır. Çünkü siz ey mücahitler, bunları ele geçirmek için ne at, ne de deve sürüp düşmanla çarpışmaya girmediniz fakat Allah, İslâm nizamının temsilcisi olan Peygamberini kâfirlere gâlip kılarak, İslâm toplumunun güçlenmesinde kullanması için bu nîmetleri onun tasarrufuna devretti. Çünkü Allah, elçilerini dilediğinin üzerine gönderir de, zâlimlerin kalplerine korku salarak onları yenilgiye uğratır. İşte bu kuşatma da aynen böyle olmuştur. Unutmayın ki, Allah’ın her şeye gücü yeter.
Ganîmet; savaş yoluyla düşman ordusundan ele geçirilen silah, teçhizat, hayvan, altın ve benzeri menkul mallardır. Bunun hükmü 8-Enfal:1 ve 41’de açıklanmıştı. Bir ülke savaşılarak fethedilmiş bile olsa, o ülkenin toprağı, evleri, menkul ve gayrimenkul malları ganîmet değil, fey’dir. Aynı şekilde, savaşılmadan ele geçirilen “ganîmetler” de fey’dir ve şu şekilde paylaştırılmalıdır:
Allah’ın kendi rasûlüne onlardan fey’ olarak verdiği şeylere gelince; üzerine ne at, ne deve koşturdunuz; ama Allah, rasûllerini dileyeceği kimselere müsallat eder / sültan yapar / gönderir. Allah her şeye güç yetirendir.
Allah'ın, sürgüncülerden resulüne ayırdığı ganimete göz dikmeyin, Çünkü siz, onu hak etmek için ne at bindiniz ne de deve. Allah, elçilerini istediğine egemen kılabilir. Çünkü Allah, her şeye kadirdir.
Rabbiniz sözleşmelerine ihanet ettikleri için onlarla savaş yapmadan mallarına, atlarına, develerine sahip oldunuz. Bu size Rabbinizin bir lütfudur. Keşke sözleşmelerine uysalardı. Allah dilediği kimselerin üzerine Resulünü salıp galip getirir. Allah’ın gücü her şeye yeter.
Allah’ın, onlardan (mallardan sorumluluğunu Elçisine) verdiği şeyler için siz at ve deve koşturmamıştınız. Fakat Allah elçilerini dilediği kişilere üstün kılar. Allah her şeye gücü yetendir.
Allah’ın onların mallarından Peygamberine verdiği “fey’e”¹ gelince; siz onu elde etmek için at da sürmediniz, deve de. Ama Allah, Peygamberlerini dilediği kimselere karşı (böyle) üstün kılar. Çünkü Allah’ın gücü, her şeye yeter.
Yine [hatırlayın:] düşmandan ⁶ [ganimet olarak] ne alındıysa Allah hepsini Elçisi’ne devretti, onu (elde etmek) için at veya deve sevk etmek zorunda kalmadınız: ⁷ ama Allah elçilerini kimi dilediyse onlara üstün kılar; Allah dilediğini yapmaya kâdirdir.
Allah’ın onların mallarından elçisine verdiği savaşsız ganimet mallarını elde etmek için siz ne at ne de deve koşturdunuz. Fakat Allah, elçilerini hak edenin üzerine salar. Zira Allah her şeye gücü yetendir.
Yine Allah’ın, o kimselerden alıp Elçisi’nin tasarrufuna verdiği kansız ve zahmetsiz savaş gelirleri;[⁵⁰⁰⁹] üstelik (onu ele geçirmek için) ne atlı ne de develi[⁵⁰¹⁰] akınlar düzenlemiş de değildiniz;[⁵⁰¹¹] ama Allah, elçilerini hak edenin/istediğinin başına sarar: ve Allah’ın gücü her şeye güç yeter.
Allah'ın peygamberine verdiği ganimetlere gelince, siz onun üzerine ne at ne de, deve koşturmuş değilsiniz. (Savaşmanıza gerek kalmadı, onlar savaş ganimeti değildir) Fakat Allah peygamberlerini dilediği kimselere karşı üstün kılar! (da düşmana korku vererek, kalelerini savaşmadan teslim alır) Allah her şeye kâdirdir.
Allah’ın onlardan Resulüne verdiği mal için, onların üzerine ne binitler sürdünüz ne de binme araçları kullandınız. Ancak Allah, Resulünü dilediği kimseler üzerine salar. Ve Allah her şeye kadirdir.
Ve Allah'ın Peygamberine onlardan bilâharp bir ganîmet malı olarak ne verdiğine gelince, siz onun üzerine ne attan ve ne de deveden bir şey koşturmadınız. Fakat Allah, Peygamberlerini dilediği kimselere musallat kılar ve Allah her şey üzerine bihakkın kâdirdir.
Allah'ın, daha önce onlara ait olup Peygamberine ganimet olarak nasib ettiği mallara gelince, siz onun için ne at, ne de deve koşturmadınız. Fakat Allah, resullerini dilediği kimselere, savaş külfeti ve zahmeti olmaksızın galip getirir. Allah her şeye kadirdir.
Allah'ın, onlardan Elçisine verdiği ganimetlere gelince, siz (onu elde etmek için) onun üzerine ne at ne de deve sürdünüz. Fakat Allah, elçilerini, dilediği kimselerin üzerine salar (onlara üstün getirir). Allah her şeyi yapabilir.
Onlardan Allâh Te'âlâ'nın Rasûlüne virdiği ganîmetin tahsîlinde siz atlar ve develerle gidüb meşâkkat çekmediniz ve lâkin Allâh rasûllerine dilediği kimseler üzerine galebe ihsân ider. Allâh her şeye kâdirdir. [²]
Ey inanıp güvenenler! Allah'ın elçisine fey[*] olarak verdiği şeyler için siz, ne at ne de deve koşturdunuz . Ama Allah, elçilerini, tercih ettiği kimselere üstün kılar. Allah, her şeye ölçü koyar.
Allah'ın onların mallarından peygambere verdiği şeyler için siz ne at ne de deve koşturdunuz. Fakat Allah, Peygamberine dilediğine karşı üstünlük verir. Allah'ın her şeye gücü yeter.
Onlardan Allah'ın Peygamberine verdiği mallara gelince, siz bunları elde etmek için at veya deve koşturmadınız. Fakat Allah peygamberlerini dilediği kimselerin üzerine gönderir. Çünkü Allah herşeye hakkıyla kadirdir.
Allah'ın onlardan resulüne aktardığı ganimetlere gelince, siz onun için ne at bindiniz ne deve sürdünüz; ama Allah, resullerini dilediği kimselerin üzerine salar. Allah her şeyi yapmakta sonsuz kudret sahibidir.
Alloh O‘z Payg‘ambariga ulardan o‘lja qilib bergan narsalar ustiga sizlar qiynalib ot va tuyalarni choptirib borganingiz yo‘q. Lekin Alloh O‘z payg‘ambarlarini O‘zi xohlagan kimsalar ustidan hukmron qilib qo‘ydi. Alloh har narsaga qodir Zotdir.
daħı ol kim döndürdi Tañrı ya'nį bulın eyleyü virdi yalavacına anlardan ya'nį kāfirlerden yügürdürmedüñüz anuñ üzere atlar ne daħı develer velįkin Tañrı musallaŧ eyler yalavaçlarını anuñ üzere kim diler. daħı Tañrı her nesene üzere güci yiter.
Daḫı ol ġanīmetler ki virdi Tañrı Ta‘ālā resūline anlardan, sür‘at‐ile var‐maduñuz anlara atlar‐ıla, ne daḫı develer‐ile. Lākin Tañrı Ta‘ālā musallaṭider resūllerini kime dilese. Daḫı Tañrı Ta‘ālā her nesneye ḳādirdür.
(Ey mö’minlər!) Allahın onların (Bəni Nəzər qəbiləsinin) mallarından Öz Peyğəmbərinə verdiyi qənimət üçün siz onların üstünə nə at, nə də dəvə sürdünüz. Lakin Allah Öz peyğəmbərini istədiyi kimsələr üzərində hakim edər. Allah hər şeyə qadirdir!
And that which Allah gave as spoil unto His messenger from them, ye urged not any horse or riding camel for the sake thereof, but Allah giveth His messenger lordship over whom He will. Allah is Able to do all things.
What Allah has bestowed on His Messenger (and taken away) from them - for this ye made no expedition with either cavalry or camelry:(5377) but Allah gives power to His messengers over any He pleases: and Allah(5378) has power over all things.
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |