18 Nisan 2026 - 29 Şevval 1447 - Cumartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Fussilet Suresi 54. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Elâ innehum fî miryetin min likâ-i rabbihim(k) elâ innehu bikulli şey-in muhît(un)

İyice bil ki onlar, şüphe yok, Rablerine kavuşacaklarından şüphe etmedeler; iyice bil ki şüphe yok, o, her şeyi kuşatmış, kavramıştır.

Dikkatli olun; gerçekten onlar (kâfirler ve münafıklar), Rablerine kavuşma (hesaba çağrılma ve Allah’ın huzuruna çıkarılma) konusunda şüphe içindedirler. (Kesin ve yakin bir iman sahibi değildirler. Yaptıkları yanlarına kâr kalacak zannederler.) Ama mutlaka bilesiniz ki, O (Allah) her şeyi kuşatmış vaziyettedir.

Gözünü aç ve iyi bil muhakkak ki bunca delillerden sonra hâlâ akıllanıp, İslâm'a gelmiyorlarsa, Rablerine kavuşup, hesap görüleceğinden şüphe etmektedirler. Şüphesiz ki O Allah, herşeyi gücü ve bilgisiyle kuşatandır.

Dikkat edin, onlar, diriltilerek, Rablerinin huzurunda hesaba çekilerek, mükâfatlandırılma ve cezalandırılma konusunda şüphe içindeler. Bilesiniz ki, O her şeyi ilmiyle, kudretiyle abluka altına almıştır.

İyi bil ki onlar, Rabblerine kavuşmaktan şüphe içindedirler. İyi bil ki O her şeyi kuşatmıştır.

Dikkatli olun; gerçekten onlar, Rablerine kavuşmaktan yana derin bir kuşku içindedirler. Dikkatli olun; gerçekten O, her şeyi sarıp-kuşatandır.

Dikkat et! O kâfirler, Rablerine kavuşmaktan bir şübhe içindedirler. Dikkat et, Allah her şeyi (ilmi ve kudreti ile) kuşatandır.

İyi bilin ki onlar, Rableri ile buluşmaktan şüphe içindedirler… İyi bilin ki O, her şeyi kuşatmıştır. [Onlar ahirete inanmak istemedikleri için, Allah’ı inkâr ediyorlar. Yoksa O’nun varlığının delillerini bilmiyor değiller.]

Dikkat ediniz, onlar Rabblerine kavuşacakları konusunda şüphe içerisindedirler. İyi biliniz ki, Allah, her şeyi çepeçevre kuşatmıştır.[515]

[515] Fussılet sûresinden çıkarılacak genel ilkeler için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XVII, 167-169.

Bilesin ki, onlar Tanrılarına kavuşmaktan şüphelidirler, bilesin ki O her şeyi kaplamıştır

Şunu bilin ki; gerçekten onlar, Rablerine kavuşmaktan yana derin bir kuşku içindedirler. Ama yine iyi bilin ki (onların kavuşmaktan kaçıp durdukları Rableri) olan Allah, her şeyi (ilim ve kudretiyle) çepeçevre kuşatmıştır.

Allâh’ın huzûrına çıkacaklarından şübhe idiyorlar. Halbuki Allâh her şeyi ihâta ider.

Dikkat edin; onlar Rablerine kavuşmaktan şüphededirler; dikkat edin; Allah şüphesiz her şeyi bilgisiyle kuşatandır.*

İyi bilin ki, onlar Rablerine kavuşma konusunda şüphe içindedirler. İyi bilin ki, O, her şeyi kuşatandır.

Bilesin ki onlar rablerinin huzuruna çıkacakları konusunda kuşku içindedirler. Kesinlikle unutulmamalı ki Allah her şeyi kuşatmıştır.

Dikkat edin; onlar, Rablerine kavuşma konusunda şüphe içindedirler. Bilesiniz ki O, her şeyi (ilmiyle) kuşatmıştır.

Aslında onlar Rab'lerinden bir kuşku içindedirler. O, her şeyi (bilgi ve yönetimiyle) kuşatmıştır.

İyi bilin ki onlar Rablerine kavuşmaktan bir şüphe içindedirler, yine iyi bilin ki, Allah her şeyi ilmiyle kuşatmıştır.

Uyan! onlar rablarının likasından işkil içindeler, uyan ki o her şey'i muhît

İyi bilin ki, onlar (hesap vermek üzere) Rablerine (O’nun manevi huzuruna) kavuşma hususunda şüphe içindedirler. İyi bilin ki, şüphesiz O (Allah) her şeyi (ilmi ve kudreti ile) kuşatandır.

İyi bilin ki onlar, Rabb'lerine kavuşacaklarından kuşku duyuyorlar. İyi bilin ki O, Her Şeyi Kuşatan'dır.

Gözünü aç, muhakkak onlar Rablerine kavuşmakdan bir şübhe içindedirler. Gözünü aç, O, hakıykaten herşey'i çepçevre kuşatandır.

İyi bilin ki onlar, Rablerine kavuşmaktan yana tereddüt içindedirler. İyi bilin ki O, her şeyi kuşatandır.

[45/32]

Dikkat edin! Muhakkak ki onlar, Rablerine kavuşmaktan şübhe içindedirler. Dikkat edin! Doğrusu O, herşeyi (ilim ve kudretiyle) hakkıyla kuşatıcıdır.

(Ey insanlar!) İyi bilin ki gerçekten onlar (Kur’an’ı inkâr edenler), Rablerine kavuşmaktan yana derin bir kuşku içindedirler. İyi bilin ki gerçekten O, (ilmiyle onların gizli niyetleri dâhil) her şeyi sarıp kuşatandır.

Onlar Rablerine kavuşacaklarına dair, şüphe içerisinde olmadılar mı? Gerçekten O Allah, her şeyi kuşatıcı değil midir?

İyi bilin ki işte onlar çalaplarına kavuşacaklarından işkillidirler. İyi bilin ki Allah her nesneyi kuşatıcıdır.

Haberiniz olsun ki onlar Rablerine kavuşmak hususunda şüpheye tutulmuşlardır. Yine haberiniz olsun ki Allah her şeyi ilmiyle kuşatmıştır [⁶].

[6] Artık gam çekme, onlara ceza verecektir.

Dikkat ediniz! Muhakkak ki onlar, Rablerine kavuşma konusunda bir kuşku/tereddüt [mirye] içindedirler. İyi biliniz ki, O, her şeyi kuşatmıştır.

İyi bilin ki gerçekten onlar, rablerine kavuşmaktan yana derin bir kuşku içindedirler. İyi bilin ki gerçekten O, her şeyi sarıp kuşatandır.

İyi bilin ki, onlar Hesap Günü Rablerine kavuşup yargılanacakları konusunda, kendilerini rahatsız eden ciddî bir şüphe içindedirler! Ve şunu da bilin ki; gerçekten Allah, sonsuz ilim ve kudretiyle her şeyi çepeçevre kuşatmıştır!

Dikkat edin! Onlar, rabb’leriyle karşılaşmaktan şüphe içindedir. Dikkat edin! O, her şeyi çepeçevre kuşatandır.

Ne yazık ki onlar, Rableriyle birebir yüzleşme konusunda hâlâ şüphe içindedirler. Aklınızı başınıza toplayın! her şey, Allah'ın bilgi kapsamındadır.

İyi bilin ki İnkâr edenler Allah hakkında, öldükten sonra hesaba çekilecekleri konusunda şüphe içindedirler. Onlar istedikleri gibi inansınlar. Sadece kendi aleyhlerine inanmış olurlar. Onlar ne yaparsa yapsın! Rabbin her şeyi kuşatandır. Günü gelince yaptıklarının hesabını ister.

Dikkat edin! Onlar, Rableriyle karşılaşma konusunda şüphe içindedir. Dikkat edin! Şüphesiz ki O her şeyi kuşatıcıdır.

Dikkatli olun! Gerçekten onlar, Rableri ile karşılaşacaklarından tam emin değiller. Şunu da iyi bilin ki gerçekten O (Allah) her şeyi (ilmiyle) kuşatandır.

Gerçek şu ki onlar, [Hesap Günü] Rableri ile karşılaşıp karşılaşmayacaklarından tam emin değiller! Şüphesiz O, her şeyi kuşatır!

Dikkat edin onlar, Rabbleriyle karşılaşacakları konusunda derin şüphe içindedirler! Unutmayın ki Allah sınırsız ilmiyle her şeyi kuşatmıştır. 7/51, 45/34-35

Bakın, belli ki onlar Rablerinin huzuruna çıkacaklarına ilişkin tereddüt içindeler![⁴²⁹⁷] Bakın, şüphe yok ki O her şeyi çepeçevre kuşatandır![⁴²⁹⁸]

[4297] Tüm çevirimiz boyunca miryeyi “tereddüt”, şekki “şüphe”, raybi “kuşku” ile karşıladık (Gerekçeleri için bkz: 9:10; 11:17; 34:50, ilgili notlar)... Devamı..

Bilin ki onlar (o kâfirler) Rablerine kavuşmaktan (tekrar diriltilmekten, cezaya uğramaktan) kuşku içindedirler, yine bilin ki Allah, her şeyi ilmiyle kuşatandır! (Onlar O'nun cezasından asla kurtulamazlar)

İyi bilin ki onlar, Rableriyle buluşmaktan yana bir kuşku içindedirler. Kesinlikle O (Allah), her şeyi kuşatmıştır.

İyi bil ki, şüphe yok onlar Rablerine kavuşmaktan dolayı bir şekk içindedirler. İyi bil ki, muhakkak O, her şeyi ilmen ihata edendir.

Ama dikkat edin ki onlar Rab'lerine kavuşma hususunda şüphe içindedirler. İyi bilin ki O, her şeyi ilmi ve kudreti ile kuşatmıştır.

İyi bil ki onlar, Rablerine kavuşmaktan kuşku içindedirler. İyi bil ki O, her şeyi kuşatmıştır (her şey Allah'ın bilgisi içindedir).

Âgâh olun ki kâfirler, haşr ve ba's ile rablerine mülâki olacaklarından şek ve şübhededirler. Ve âgâh olun ki Cenâb-ı Hak, her şeyi 'ilmi ve kudreti ile muhîtdir.

İyi bilin ki onların, Rableriyle (Sahipleriyle) yüzleşme konusunda şüpheleri vardır. İyi bilin ki O, her şeyi kuşatma altında tutar.

Onlar, Rab'lerine kavuşmaktan şüphe içindedirler! Bilin ki o, her şeyi kuşatmıştır.

Heyhat, onlar Rablerine kavuşmaktan kuşku içindedirler. Ama şunu da iyi bilin ki, O herşeyi her haliyle kuşatmıştır.

Dikkat edin, onlar Rablerine kavuşma konusunda bir şüphe içindedirler. Gözünüzü açın! Allah Muhît'tir, her şeyi çepeçevre kuşatmıştır.

Ogoh bo‘‎linglar, albatta, ular qiyomatda Robbilariga ro‘‎baro‘‎ bo‘‎lishdan shubhadalar. Ogoh bo‘‎linglarki, albatta, U barcha narsani qamrab oluvchidir.

iy bayıķ anlar şek içindedür çalabı’ların görmekden! iy bayıķ ol her neseneyi ķaplayıcıdur! ya'nį 'ilmi-y-ile ķudreti-y-ile.

Bilmiş ol ki anlar gümān içindedürler Tañrı Ta‘ālā liḳāsından. Daḫı ol hernesneyi ḳaplamışdur ‘ilmi bile.

(Ya Peyğəmbər!) Bil ki, onlar öz Rəbbi ilə qarşılaşacaqları (qiyamət günü dirilib haqq-hesab üçün Allahın hüzurunda duracaqları) barədə şəkk-şübhə içindədirlər. Və yenə bil ki, O (Öz elmi və qüdrəti ilə) hər şeyi ehtiva edəndir!

How! Are they still in doubt about the meeting with their Lord? Lo! Is not He surrounding all things?

Ah indeed! Are they in doubt concerning the Meeting with their Lord?(4525) Ah indeed! It is He that doth encompass all things!

4525 Short-sighted people may like to think that there may be no Judgement But Judgement is inevitable and cannot be escaped, for Allah "doth encompas... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.