Yelbesûne min sundusin ve-istebrakin mutekâbilîn(e)
İnce ve kalın ipekliler giyerler, karşıkarşıya otururlar.
Hafif ipekten (iç giysiler) ve ağır işlenmiş atlastan (dış elbiseler) giyinirler, karşılıklı (otururlar).
ince ve kalın ipekten elbiseler giyerler ve karşı karşıya otururlar.
İnce, ipek ve parlak atlas kumaşlardan elbiseler giyerek, karşılıklı otururlar.
İnce ipekten ve parlak atlastan giyerek karşılıklı (otururlar).
Hafif ipekten ve ağır işlenmiş atlastan (elbiseler) giyinirler, karşılıklı (otururlar).
Sündüs ve İstebrak'dan (ibaret işlemeli ve kalın) elbiseler giyerek karşı karşıya gelirler.
İnce ipekten, parlak atlastan elbiseler giyerek karşılıklı otururlar.
İnce ve kalın ipekten elbiseler giyerek karşılıklı otururlar.
Karşılıklı olarak, nice atlastan, yufka ipekliden giysi giyerler
52-53.Bahçelerde ve çeşme başlarında ince ipekten ve parlak atlastan elbiseler giyinerek karşılıklı oturacaklardır.
52,53. Nehirlerle iskâ idilmiş bağçelerde ipekli ve sırmalı elbise ile karşu karşuya oturacaklardır.
İnce ipekten ve parlak atlastan giyinerek karşılıklı otururlar.
İnce ipekten ve parlak atlastan elbiseler giyinerek karşılıklı otururlar.
51-53. Allah’a itaatsizlikten sakınanlar ise güvenli bir yerdedirler; dostlarla karşı karşıya ipekli ve sırmalı elbiseler giymiş olarak cennetlerde ve pınar başlarındadırlar.
51, 52, 53. Müttakîler ise hakikaten güvenilir bir makamdadırlar. Bahçelerde ve pınar başlarındadırlar. İnce ipekten ve parlak atlastan giyerek karşılıklı otururlar.
İpek ve atlastan giysiler içinde karşılıklı otururlar.
Onlar ince ipekten ve parlak atlastan elbiseler giyerek karşılıklı olarak otururlar.
Sündüs ve istebraktan elbiseler giyerek karşı karşıya
İnce ipekten ve parlak atlastan elbiseler giyinerek (cennet tahtları üzerinde) karşılıklı otururlar.
İpekten ve atlastan elbiseler giyerler, karşılıklı otururlar.
İnce, nâzik ve kalın (altın işlemeli) ipeklerden, atlaslardan giyecekler, karşı karşıya (gelerek mahabbet edecekler) dir.
İnce ipekten ve kalın ipekten (elbiseler) giyerek karşılıklı oturanlardır.
52, 53. (O muttaki erkek ve kadınlar) Cennetlerde (bahçelerde) ve pınar (baş)lar(ın)dadırlar. Karşı karşıya oldukları hâlde atlastan, parlak ipekten (libaslar) giyineceklerdir. *
İpekten ve parlak kumaşlardan elbiseler giyerek karşılıklı otururlar.
Onlar ipekli sırmalı kumaşlar giyeceklerdir, karşı karşıya oturacaklardır.
İpek ve atlas giysiler giyerek karşılıklı otururlar.
Hafif ipekten ve ağır işlenmiş atlastan (elbiseler) giyinirler, karşılıklı olarak (otururlar).
İpek ve atlastan giysiler içinde, altın işlemeli koltuklara uzanarak karşılıklı oturacaklar.
Sündüs (ince ipek kumaş) ve istebrak (kalın ipek kumaş) elbiseler giyerler karşı karşıya!
İpekli ve atlas giysiler, karşılıklı keyifler.
İnce ipekten, parlak atlastan elbiseler giyinip karşılıklı otururlar.
Karşılıklı oturarak ince ipek ve parlak atlastan giyinecekler.
İnce ve kalın ipekten işlenmiş, yeşil elbiseler giyerek, karşılıklı otururlar.
İnce atlaslardan ipekli sırmalı kumaşlardan elbiseler giyecek ve karşılıklı oturup sohbet edecekler. 18/30
Tarifsiz güzellikte sonsuz özgürlük libası ve altın sırmalı kaftanlar giyip göz göze bakışacaklar.[⁴⁴⁵⁹]
İnce ipekten ve parlak atlastan giyinip kuşanırlar ve karşılıklı oturup sohbet ederler.
Öyleyse gözetle; elbette onlar da gözetlemektedirler.
Karşı karşıya oldukları halde atlastan, parlak ipekten (libaslar) giyineceklerdir.
51, 52, 53, 54, 55, 56, 57. Müttakiler güvenli bir makamdadırlar: Bahçelerde ve pınar başlarındadırlar. İnce ipekten ve parlak atlastan elbiseler giymiş olarak karşılıklı otururlar. Hem Biz onları güzel gözlü hurilerle evlendiririz. Onlar canlarının çektiği her meyveden rahatlıkla isterler. İlk ölüm dışında artık orada ölüm tatmazlar. Allah kendilerini, tarafından bir lütuf eseri olarak cehennem azabından korur. İşte en büyük mutluluk, en büyük başarı budur!
İnce ipekten ve parlak atlastan giysiler giyerek karşılıklı otururlar.
İpekli ve sırmalı kumaşlardan giyinmiş oldukları halde karşı karşıya otururlar.
İpek sırmalı kumaşlara bürünecek, karşı karşıya oturacaklar.
Halis ipek ve parlak atlastan elbiseler giyerek, karşılıklı otururlar.
İnce ipekten ve parlak atlastan elbiseler giyinir, karşılıklı otururlar.
İnce ipekten, parlak atlastan giymiş olarak, karşılıklı oturmaktadırlar.
Ular bir-birlariga yuzlangan hollarida bo‘lib, qalin va yupqa shoyidan liboslar kiyadilar.
geyürler yufķa barcından daħı ķalıñ barcından ķarşu ķarşu olıcılarken.
Geyerler dürlü ḳumāşlar yaşıl ḥarīrden, daḫı tāze ibrişümden. Biri birineḳarşu otururlar.
Taftadan və atlazdan (nazik və qalın ipdən) libaslar geyib qarşı-qarşıya əyləşəcəklər.
Attired in sin and silk embroidery, facing one another.
Dressed in fine silk(4726) and in rich brocade, they will face each other;(4727)
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |