Terhekuhâ katera(tun)
Üstlerine bir karalıktır çöker.
Kendilerini bir karartı (kahredici bir karanlık) sarıp-kuşatmıştır.
Onu da bir karanlık kaplayacaktır.
O gün, onların üzerine kara bulutlar çökmüş, yüzleri simsiyah kesilmiştir.
Onları karanlık bürümüştür.
Bir karartı sarıp-kaplamıştır.
Onları karanlık ve karalık kaplayacaktır.
Üstlerine katran bürünmüştür.
Her tarafı kararan yüzler dahi bulunur
Onları karanlık ve karalık kaplayacaktır.
38,39,40,41. O gün handân ve şâdân simâlar görileceği gibi tozlı ve muzlim simâlar da görilevekdir.
40,41. O gün birtakım yüzler de tozlanmış ve onları karanlık bürümüştür.
Onları bir siyahlık bürür.
Kapkara kesilmiştir.
40, 41, 42. Yine o gün birtakım yüzleri de keder bürümüş, hüzünden kapkara kesilmiştir. İşte bunlar kâfirlerdir, günahkârlardır.
Karanlık bürümüştür.
Onları karanlık bürümüş,
Sarar onu bir kara
40-41. O gün nice yüzler de vardır ki, üzerleri tozlanmış ve onları bir karanlık (nursuzluk) bürümüştür.
Onu (da) bir karanlık ve siyahlık kaplayacakdır.
40,41. Yine o gün birtakım yüzler (de) vardır ki, üzerleri tozludur, onları bir karanlık(nursuzluk) kaplar!
Onları (yüzleri toz toprak bürünmüş olanları) bir karanlık bürür.
Sim siyah kesilmiş.
Her yanı kapkara olmuştur.
Karanlıklar bürümüştür onları.
Ve üzerlerine kapkara bir dehşet ve ümitsizlik karanlığı çökmüştür.
Onları bir karalık bürüyor.
40,41. kimi yüzler toprak gibi // solgun ve perişan.
Yüzlerini karanlıklar bürümüştür. Yaptıkları kötülükler yüzlerine yansımıştır. İşledikleri her kötülük yüzlerinde kara bir leke bırakmıştır. Onların yüzleri zifiri karanlıktır.
(Onları âdeta) karanlık kaplamıştır.
40,41,42. Ve o gün, bir kısım yüzler de vardır ki; onlar toz-toprak içerisinde ve kapkara kesilmişlerdir. İşte onlar günâhkâr kâfirlerin ta kendisidir.
her yanı kuşatan bir karanlıkla:
Karardıkça kararacak. 3/106, 10/27, 67/27
karardıkça kararacak…
40,41. O gün yüzler de vardır, toz toprak ile örtülmüştür, (sahibini) zulmet zillet, keder bürümüştür.
Onu sıkıntı sarmıştır.
Onları bir karanlık kaplar.
Üstünü karanlık kaplamıştır.
Onları karanlık bürümüş (öylesine üzgün, öylesine dertli).
Onı zulmet (ye's ve nedâmet) kaplamışdır.
Karalara bulanacaktır.
Karartı bürümüş.
Karanlığa bürünmüştür.
Tozu-toprağı da bir is bürümüştür.
U yuzlarni qarolik qoplagandir.
üzerine aġar anuñ ķaralıķ.
Anı ḳaralıḳ örte.
Onları zülmət (yaxud his) bürüyəcəkdir.
Veiled in darkness,
Blackness will cover them:
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |