Velcibâle ersâhâ
Ve dağlarını oturttu.
(Dünya’nın üzerine) Dağlarını dikip-oturtarak (dönerken sizi sarsmamak için harika tedbirler almıştır).
Dağlarını dikip sağlam şekilde yerleştirmiştir.
Dağları, yerlerine sağlam baskılı, oturaklı, derin temele dayalı bir şekilde yerleştirdi.
Dağları da sağlam bir şekilde yerleştirdi.
Dağlarını dikip-oturttu;
Dağları yerleştirdi,
Dağları da demirlenmiş gemiler gibi içine yerleştirmiştir.
30,31,32,33. Ardından yerküreyi döşedi. Sizin ve hayvanlarınızın geçimi için yerden suyunu ve bitkilerini çıkardı. Dağları yerleştirdi.
Dağları da durdurdu
Dağları da sağlam bir şekilde olması gereken yerlere yerleştirdi.
Dağları tahkîm iyledi.
Dağları yerleştirmiştir.
Dağları sağlam bir şekilde yerleştirdi.
Dağları sağlam bir şekilde yerleştirdi.
30, 31, 32, 33. Ondan sonra da yerküreyi döşedi. Kendiniz ve hayvanlarınız için bir faydalanma olmak üzere, yerden suyunu ve otlağını çıkardı ve dağları sağlam bir şekilde yerleştirdi.
Dağları da çaktı.
Dağlarını oturttu.
Ve dağlarını oturttu
31-32-33. Size ve hayvanlarınıza bir fayda olmak üzere, ondan (yerden) suyunu ve bitki örtüsünü çıkardı, (arzın sarsılmasını engellemek üzere) dağları (kazık gibi) sağlam bir şekilde yerleştirdi.
Ona dağlar yerleştirdi.
Dağları (nı sapasağlam) dikdi.
Dağları da yerleştirdi;
31,32,33. Size ve hayvanlarınıza bir fayda olmak üzere, ondan (yeryüzünün) suyunu ve otlağını çıkardı ve dağlar ki onları yerleştirdi!(1)
Ve (kökleri yerin derinliklerine kadar inen) dağları da sapasağlam yerleştirmiştir.
Dağları dikmiştir.
Dağları yerleştirdi.
Dağları sabit yaptı.
Dağları sağlamca yerleştirdi.
Dağlarını dikip perçinledi.
Bir de, sizi sarsmaması için yeryüzüne sapasağlam dağları yerleştirdi.
Oraya Dağlar’ı yerleştirip oturttu.
32,33. yeri, dağlarla sağlamlaştırmış, // sizin ve hayvanlarınızın istifadesine sunmuştur...
Dağları sağlam bir şekilde yerleştirdi.
Dağları (yere) O çakmıştır.
31,32,33. (Daha sonra) sizin ve hayvanlarınızın yaşaması için, ondan suyunu ve bitki örtüsünü çıkarttı ve dağlarını yerleştirdi.¹
ve dağları sağlam şekilde yerleştirmiştir:
Dağları da bir perçin gibi yeryüzüne yerleştirdi. 31/10, 78/7
Ve dağlarını yerleştirdi.
Dağları da tesbit etti.
Dağlarını oturttu.
Dağları oturttu,
31,32,33. Sizin kendinize ve hayvânlarınıza menfa'at ve rızık olmak üzere ondan suyunı ve mer'asını çıkardı ve dağları kurdı.
Dağlarını zaten sabitlemişti[*].
Dağları da yerleştirdi.
Dağları yerlerine dikti.
Dağları, demir atmış gibi oturttu;
Tog‘larni esa mustahkam o‘rnashtirdi.
daħı ŧaġlar ŧururdı anları.
Daḫı ṭaġları ẟābit eyledi.
(Orada) dağları yerləşdirdi.
And He made fast the hills,
And the mountains hath He firmly fixed;-(5939)
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |