Ve lekadi-ḣternâhum ‘alâ ‘ilmin ‘alâ-l’âlemîn(e)
Ve andolsun ki İsrailoğullarını, bilerek bütün alemlerden üstün olmak üzere seçtik.
Andolsun Biz onları (İsrailoğullarını Tevrat sayesinde), bir ilim üzere (belki de yeni bilimsel keşiflerle) âlemler içinden seçip üstün hale getirmiştik.
Andolsun ki, İsrailoğullarının durumunu bilerek, onları dünya milletlerinin üzerine seçip tercih ettik, onlar o devrin lider toplumu idiler.
Andolsun biz, İsrâiloğulları'na, bilerek, âlemlerin, ilâhî emirlere itaatkâr oldukları çağda ve bölgedeki insanların üstünde bir imtiyaz vermiştik.
Andolsun ki biz onları bir bilgi üzere alemlere üstün kıldık.
Andolsun, biz onları bir ilim üzere alemlere üstün kıldık.
Celâlim hakkı için, biz İsraîloğullarına, bildiğimiz gibi, âlemlerin üstünde hayır vermiştik.
Andolsun! Biz, bir bilgi üzere o İsrailoğullarını insanlardan üstün kıldık.
Andolsun, biz bilerek İsrâiloğulları'nı çağların insanlarına tercih ettik.
Biz bilgi üzerine, âlemlerin üstüne onları seçtik
32,33. Biz ânları dünyânın tekmîl akvâmı meyânında bilerek intihâb iyledik ve mu’cizeler izhâr iyledik ki ânlar içün âşikâr bir delîl idi.
And olsun ki, onların durumunu bilerek dünyaların üzerinde seçkin kıldık.
Andolsun, onları, bir bilgi üzerine (dönemlerinde) âlemlere üstün kıldık.
32-33. Bunları, bilerek (çağdaşları olan) diğer topluluklara göre seçkin kıldık ve onlara, kendileri için apaçık imtihan içeren mûcizeler verdik.
Andolsun biz İsrailoğullarına, bilerek, (kendi zamanlarında) âlemlerin üstünde bir imtiyaz verdik.
Tüm halkın arasından özellikle onları seçtik.
Andolsun ki biz onları bilerek o zamanki alemlere üstün kıldık.
Ve şanım hakkı için: biz onları bir ılim üzere âlemîne karşı ıhtıyar eylemiştik
Kasem olsun ki, biz onları (İsrâiloğullarını) bir ilim üzere, kendi dönemlerindeki milletlere üstün kıldık.
Andolsun ki biz onlara — (hallerini) bilerek — (zamanlarındaki) âlemlerin üstünde bir imtiyaz vermişdik.
Biz onları bir ilim üzere insanlığa seçkin kıldık.
And olsun ki, onları (İsrâiloğullarını kendi asırlarındaki) âlemlerin üzerine (lâyık olduklarını) bilerek seçtik (de onlara üstünlük verdik).
Gerçekten (bizde olan) bir bilgi üzerine, onları, (esaretten kurtardığımız İsrailoğullarını bize itaatkâr ve doğru yolda oldukları dönemde çağdaşları olan) diğer topluluklara göre seçkin kıldık.
Bizde olan bir bilgi üzerine, İsrail oğullarını yeryüzündeki diğer insanlara tercih ettik.
Ant olsun ki Biz İsrailoğullarını bile bile bütün uluslardan üstün kıldık.
* Biz, İsrail oğullarını hallerini bilerek cihana ihtiyar etmiştik.
Şüphesiz biz onları bir ilim üzere âlemlere karşı üstün kıldık.
İsrail Oğulları’nı kurtarmakla kalmadık, bu dâvâyı omuzlayıp insanlığa yol göstermeleri için onları bilerek seçtik ve kendi zamanlarındaki bütün diğer toplumlardan üstün kıldık.
And olsun onları Âlemler’e bilgi üzere (bilerek) seçtik!
Halbuki biz Firavunları, sahip oldukları bilgi gücü sayesinde dünyaya egemen kılmıştık.
İsrailoğullarını özgürlüklerine kavuşturarak ayetlerimizle güçlendirdik! Önlerini açarak âlemler içinde üstün bir yere getirdik!
Yemin olsun ki biz bir bilgiye göre onları (İsrailoğullarını) âlemlere (kendi zamanlarının inkârcılarına) seçkin kılmıştık. [*]
Biz, onları (kendi zamanlarında)¹ bilerek âlemlere üstün kıldık.
ve Biz onları bilerek bütün diğer toplumlardan üstün kıldık, ¹⁵
And olsun ki biz onları ilahi bir bilgiyle/vahiyle diğer milletlerin içerisinden seçmiştik. 7/104...110, 10/88.92, 44/19...33
Doğrusu onları, akıl sır ermez ilâhî bir bilgiye istinaden[⁴⁴⁵¹] çağdaşları olan tüm toplumlar içerisinden böyle seçmiştik;
Ve yine Andolsun ki biz onları, -bir hikmet ile- o zamanki âlemlere (kavimlere) üstün de kıldık.
Ve onları bilerek insanlık âlemi üzerine tercih ettik.
Celâlim hakkı için onları (Benî İsrâil'i) bilerek âlemler üzerine mümtaz kılmıştık.
Mûsâ'ya bağlı olanları da, durumlarını bilerek, o devirdeki bütün insanlara üstün kıldık.
Andolsun biz, onları bir bilgiye göre alemlere üstün kıldık.
Ve onları, istihkâklarını bildiğimiz cihetle zamânlarındaki 'âlemler üzerine mümtâz kıldık.
Aslında onları(Firavun ve halkını), kendilerindeki bir ilimden dolayı herkese tercih de etmiştik.
Onları bir ilim üzerinde toplumlar üzerine seçkin kıldık.
Biz onları bilerek o zamanın milletlerine üstün kıldık.
Yemin olsun, biz onları bir ilim sayesinde âlemlere üstün kılmıştık.
Darhaqiqat, Biz bani Isroil avlodini bilgan holimizda o‘z zamonlaridagi barcha olamlardan tanlab olgan edik.
daħı bayıķ üyürdük anları bilmeg-ile ya'nį Tañrı bildügi-y-ile 'ālemler üzere.
Daḫı biz iḫtiyār itdük Benī İsrā’īl nebīlerini ‘ilmümüz‐ile ‘ālemler üstine.
And olsun ki, Biz onları (İsrail övladını) Özümüz bilə-bilə aləmlərdən (bir hikməti-ilahi ilə zəmanələrindəki bəşər əhlindən) üstün tutduq.
And We chose them, purposely, above (all) creatures.
And We chose them aforetime above the nations, knowingly,(4712)
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |