18 Nisan 2026 - 29 Şevval 1447 - Cumartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Şu’arâ Suresi 32. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Feelkâ ‘asâhu fe-iżâ hiye śu’bânun mubîn(un)

Musa, sopasını attı, sopa hemen apaçık görünen koca bir ejderha oldu.

Bunun üzerine (Musa) asasını bırakıverdi, bir de (ne görsünler) o, açıkça bir ejderha oluvermişti.

Bunun üzerine Musa, asâsını yere bıraktı, bir de ne görsünler, her haliyle koskoca bir ejderha.

Mûsâ asâsını attı. Bir de ne görsünler, asâ, aşikâre bir ejderha oluverdi.

bk. Kur’ân-ı Kerim, 27/12; 28/32.

Bunun üzerine (Musa) asasını attı ve bir anda apaçık bir yılan oluverdi.

Bunun üzerine asasını bırakıverdi, bir de (ne görsünler) o, açıkça bir ejderha oluverdi.

Bunun üzerine Mûsa asâsını bırakıverdi; apaçık bir ejderha oluverdi.

Musa, asasını attı. Birden büyük bir ejderha oluverdi.

Bunun üzerine Mûsâ, asasını yere attı. Bir de ne görsünler, asa apaçık koca bir yılan oluverdi.

Musa değneği atınca, hemen değnek koskoca bir yılan oldu

Bunun üzerine (Musa) asasını bırakıverdi, bir de (ne görsünler) o, açıkça kocaman bir yılan/ejderha oluverdi.

Mûsâ ’asâsını atdı, ’asâ hakîki bir ejderhâ oldı.

Bunun üzerine Musa değneğini attı, besbelli bir yılan oluverdi.

Bunun üzerine Mûsâ, asasını attı, bir de ne görsünler, asa açıkça kocaman bir yılan olmuş.

Bunun üzerine Mûsâ asâsını atıverdi; bir de ne görsünler, asâ düpedüz bir yılan oluvermiş!

Bunun üzerine Musa asâsını atıverdi; bir de ne görsünler, asâ apaçık koca bir yılan (oluvermiş)!

Değneğini atınca apaçık bir yılan oluverdi.

Bunun üzerine Musa asâsını bırakıverdi; apaçık bir ejderha oluverdi.

Bunun üzerine Asasını bırakıverdi, ap açık bir ejderha kesiliverdi

(Bunun üzerine Mûsâ, elinde bulunan) asasını (yere) attı da o, bir anda, (herkesin gözleri önünde) apaçık büyük bir yılan oldu.

Bunun üzerine Mûsâ, asasını bırakıverdi; bir de ne görsünler, apaçık büyük bir yılan.¹

1- Ejderha.

Bunun üzerine (Muusâ) asaasını bırakıverdi. Birde (ne görsünler) o, apaçık bir ejderha!

Bunun üzerine asasını attı. Bir de (baktılar ki) o açıkça bir yılan…

[7/107; 27/10]

Bunun üzerine (Mûsâ) asâsını (yere) bıraktı; bir de baktılar ki o, apaçık bir ejderhâdır!

Bunun üzerine (Musa) asasını (yere) bıraktı, bir de ne görsünler, (her haliyle) düpedüz bir yılan!

Sonra Musa değneğini yere attı, değnek birden bire açıkça bir yılan oldu.

Bunun üzerine Musa değneğini yere attı. Derken değnek göz göre göre koskoca bir yılan oldu.

Bunun üzerine Musa asasını bıraktı. Asa hemen apaşikâr büyük bir yılan oldu.

Bunun üzerine (Musa) asasını/sopasını attı. Bir de ne görsünler o aşikâr bir ejderha [su’bân] olmuş.

Bunun üzerine asasını bırakıverdi, (bir de ne görsün) o, açıkça bir ejderha oluverdi.

Bunun üzerine Mûsâ, asâsını yere attı; o da ne, az önce Mûsâ’nın elinde duran cansız değnek, açıkça görülen, büyük bir yılana dönüşmüş!

Derken asâsını attı. Hemen o açıkça bir yılan!

Musa deyneğini yere attı. Aaa! Sahiden bir yılan!

Musa sözlerinin dayandığı esasları (asasını) ortaya koydu: "Ey Firavun! Sen ve kavmin Rabbim tarafından yaratıldınız. Ülken Rabbimin yarattığı yeryüzünün bir parçasıdır. Sen kendini yaratmadın! Ülkeni sen yaratmadın! Ülkenin zenginlikleri sana ait değil! Şu görüp görmediğin her şey Rabbime aittir. Rabbim onları elinden alsa hiçbir şey yapamazsın! Atalarının uydurdukları bir yalanla insanlar üzerine hâkimiyet kurmuşsun! Yalan üzerine ilahlık taslıyorsun! İlahlar ölür mü? İşte atalarının mezarları, hepsi ölüp gittiler. Sen de öleceksin! Haksızlık yaparak insanları köleleştirmeyi bırak! Değilse Rabbim seni ateşe atar. Yönettiğin insanlardan senin hiçbir farkın yok! Sen de diğer insanlar gibi yersin, içersin, hastalanırsın! Dünyada ömrün kadar yaşar ölürsün! Ölmeden önce Rabbinin yoluna gir ki, kurtulanlardan ol!" Musa’nın bu sözleri, Firavun ve etrafındakiler üzerinde büyük bir etkisi şok yarattı. Firavunluğun, Firavun düzeninin yalanları yüzlerine çarpılmıştı. Musa’nın ortaya koyduğu gerçekler sanki bir ejderha gibi yalanlarını yutuverdi. Firavun ve yanındakilerin içine korku girdi. İnsanları zehirleyen yalanların yok edilmesiyle şaşkınlık içindeydiler. Ne yapacaklarını bilmiyorlardı.

(Musa) asasını atmıştı. Bir de ne görsünler, o (asa) apaçık bir yılan (olmuş)! [*]

Benzer mesajlar: A’râf 7:107-108; Neml 27:10-12, Tâhâ 20:22; Kasas 28:31.

(Bunun üzerine Mûsa) âsâsını bıraktı. Bir de baktılar ki; âsâ gerçek bir yılan (oluvermiş.)¹

1 Aynı âyet için Bk. (A’raf: 107)

Bunun üzerine [Musa] asâsını yere bıraktı -bir de ne görsünler, (her haliyle) düpedüz bir yılan!

Bunun üzerine Musa asasını yere bıraktı, bir de ne görsünler! O, gerçekten bir yılan oluvermiş. 20/13...70

Bunun üzerine âsâsını bıraktı;[³¹⁹³] fakat o da ne, bu besbelli ki kocaman bir yılan![³¹⁹⁴]

[3193] Elkâ fiili “kaldırıp atmak” değil “almak için atmak”tır (Bkz: 20:87, not 69). Asâ bir çoban değneğidir ve Hz. Musa onu çobanlığı sırasında kull... Devamı..

Bunun üzerine Musa asasını attı; Bir de ne görsün!.. O asa, canlı bir ejderha olmamış mı?

Hemen asasını bıraktı ve apaçık bir yılan olduğu zaman,

Bunun üzerine asasını bırakıverdi, o hemen bir apaçık ejderha kesildi.

Bunun üzerine Mûsa asâsını yere attı. Bir de ne görsünler: Değnek her haliyle tam bir ejderha oluvermiş! [27, 12; 28, 32]

(Musa), asasını attı, bir de (baktılar ki) o apaçık bir ejderha!

Mûsâ 'asâsını yere bırakdı, derhâl âşikâr ve büyük bir yılan oldı.

Hemen değneğini attı, o da her şeyiyle koskoca bir yılan oldu.

Bunun üzerine Musa asasını atmış ve o da hemen apaçık bir yılan oluvermişti.

Musa asâsını yere bıraktığında o koca bir yılan kesiliverdi.

O da asasını attı. Bir de ne görsünler, asa korkunç bir ejderha oluvermiş.

Shunda Muso qo‘‎lidagi asosini yerga tashlagan edi, birdan u haqiqiy ajdarhoga aylandi.

pes bıraķdı 'aśāsını pes ol vaķt ol ejdeḥādur bellü.

Pes bıraḳdı ‘aṣāsını, pes ol vaḳtda ‘aṣā ulu yılan oldı.

(Musa) əsasını (yerə) atan kimi, o dərhal açıq-aşkar bir əjdaha oldu.

Then he Sung down his staff and it became a serpent manifest,

So (Moses) threw his rod, and behold, it was a serpent, plain (for all to see)!


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.