17 Eylül 2026 - 3 Rebiü'l-Ahir 1448 - Perşembe

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Necm Suresi 30. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Żâlike meblaġuhum mine-l’ilm(i)(c) inne rabbeke huve a’lemu bimen dalle ‘an sebîlihi ve huve a’lemu bimeni-htedâ

İşte bilgide ulaşabildikleri şey bu; şüphe yok ki Rabbin, kendi yolundan çıkıp sapanı daha iyi bilir ve odur doğru yola gireni daha iyi bilen.

İşte onların ilimden yana ulaşabildikleri (son sınır) bu (safsatalar ve kuruntulardır). Şüphesiz, Senin Rabbin; Kendi yolundan sapanı en iyi bilen O’dur ve hidayet bulanı da en iyi bilen O’dur. (Bundan dolayı Allah’ı aldatmak ve atlatmak imkânsızdır.)

İşte bilgide ulaşabildikleri tek şey, bu dünya hayatının görüntüleridir. Şüphe yok ki Rabbin, yolundan sapanı çok iyi bilir, doğru yolda yürüyeni de çok iyi bilir.

Bu tür kimselerin ilimleri ancak kendilerini dünya zevkleri ile ilgilendirecek seviyededir. Rabbin, işte O, yolundan İslam'dan uzaklaşanları, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercih ederek başlarına buyruk yaşayanları iyi bilir. Hidayet rehberiyle gösterilen, öğretilen hak yolu, İslâm'a girmeyi hür iradeleriyle tercih edenleri, İslâm'da sebat edenleri de iyi bilir.

İşte onların ilimden erişebilecekleri budur. Şüphesiz Rabbin, yolundan sapanı da doğru yola gireni de daha iyi bilir.

İşte onların ilimden yana ulaşabildikleri (son sınır) budur. Şüphesiz, senin Rabbin; kendi yolundan sapanı en iyi bilen O'dur ve hidayet bulanı da en iyi bilen O'dur.

İşte onların ilimden erebildikleri gaye, bu dünya işidir. Şüphesiz ki, O Rabbin, yolundan sapan kimseleri çok iyi bilendir. Hidayete erenleri de O, en iyi bilendir.

Onların nihai bilgileri, dünya hayatıdır. Hiç şüphesiz Rabbin olan Allah, kimin O’nun yolundan saptığını çok iyi bildiği gibi, kimin doğru yolda olduğunu da çok iyi bilir.

Onların ilimde aldıkları mesafe bu kadardır. Şüphesiz Rabbin yoldan çıkanı da doğru yola geleni de hakkıyla bilmektedir.

Bu gibilerin, işte bilgileri bu kadar erer, yoldan sapıtanı, doğru yola gideni Allah çok iyi bilir

Onların bilgilerinin erişebileceği sınır budur (sadece dünyalıkları kazanma bilgisidir). Hiç kuşkusuz Rabbin, yolundan sapan kimseleri de çok iyi bilendir, doğru yolda olan kimseleri de çok iyi bilendir.

İşte ânların ’ilmi oraya kadar gider (dünyâ hayâtından ’ibâretdir) Senin rabbin râh-ı müstakîmden inhirâf idenler kimdir? tarîk-i hidâyetde bulunanlar kimdir? herkesden iyi bilür.

Bu onların ulaştıkları bilginin seviyesini gösterir. Doğrusu Rabbin yolundan sapmış olanı pek iyi bilir, doğru yolda olanı da çok iyi bilir.

İşte onların ilimden ulaşabildikleri nokta! Şüphesiz senin Rabbin, yolundan sapanı daha iyi bilir. O, hidayete ereni de daha iyi bilir.

İşte bildikleri bu kadar. Şüphesiz kendi yolundan sapanı en iyi bilen rabbindir, doğru yolu bulanı da en iyi bilen O’dur.

İşte onların erişebilecekleri bilgi budur. Şüphesiz ki senin Rabbin, evet O, yolundan sapanı daha iyi bilir; O, hidayette olanı da çok iyi bilir.

İşte onların ilimden erişebilecekleri (son sınır) budur. Şüphesiz, Rabbin, yolundan sapanı da iyi bilir; O, hidayette olanı da iyi bilir.

İşte odur onların ılimden irebildikleri gaye, şübhesiz ki rabbın, odur en bilen yolundan sapanı, hem de odur en bilen hidayeti tutanı

İşte onların ilimden yana ulaşabildikleri (son sınır) budur. (Sadece geçici dünya hayatıdır.) Şüphesiz Rabbin, (hak) yoldan sapan kimseleri de çok iyi bilendir, hak yolda olan kimseleri de çok iyi bilendir.

Onların bilgi düzeyi bu kadardır. Rabb’in, kimin kendi yolundan sapmış olduğunu en iyi bilendir ve O, iletildiği doğru yolda olanı da en iyi bilendir.

Onların ilimden erebildikleri (son had) işte budur. Şübhesiz ki Rabbin, yolundan sapan kimseleri çok iyi bilenin ta kendisidir. O, hidâyet bulan kimseleri de pek iyi bilendir.

Onların ilimden ulaştıkları seviye işte budur. Rabbin, yolundan sapanı en iyi bilendir. Hidayete ulaşanı da en iyi bilen O’dur.

İşte onların ilimden erişebilecekleri (son noktaları) budur! Ve şübhe yok ki, yolundan sapanları en iyi bilen ancak Rabbindir, hidâyete erenleri de en iyi bilen O'dur.

Onların bilgilerinin erişebileceği sınır budur (sadece dünyalıkları kazanma bilgisidir). Hiç kuşkusuz Rabbin, yolundan sapan kimseleri de çok iyi bilendir, doğru yolda olan kimseleri de çok iyi bilendir. *

(*) İşte onların tüm bildikleri bu kadardır. Onlar için bütün ilimlerinin nihaî gayesi dünya hayatı ve dünya zevkleridir. Onların çıkarı için ilim, bi... Devamı..

(Zikrimizden yüz çevirenlerin) İlimden (zan ile) elde ettikleri sonuç bu. Elbetteki senin Rabbin, yolundan sapanları en iyi bilen olduğu gibi, doğru yolda olanları da en iyi bilen O dur.

Onların bilimden payları işte bu kadardır. Çünkü senin çalabın, kim kendi yolundan çıkmıştır, kim doğru yolu tutmuştur, çok iyi bilir.

Onların bilgileri işte o kadardır. Çünkü Rabbin kendi yolundan sapanı herkesten iyi bildiği gibi doğru yolu bulanları da herkesten iyi bilir.

İşte onların erişebilecekleri bilginin seviyesi budur. Muhakkak ki Rabbin yolundan sapanı daha iyi bilir. Zira O, kimin doğru yol üzerinde olduğunu daha iyi bilmektedir.

İşte onların ilimden yana ulaşabildikleri (son sınır) budur. Hiç şüphesiz senin Rabbin; kendi yolundan sapanı en iyi bilen O'dur ve hidayet bulanı da en iyi bilen O'dur.

İşte, onların ulaşabildikleri bilgi düzeyi ancak bu kadardır: Ama sen üzülme, elbette Rabb’in, kimlerin Kendi yolundan saptığını ve kimlerin doğru yolu izlediğini çok iyi bilmektedir.Dolayısıyla, herkese hak ettiği karşılığı mutlaka verecektir.

Bu, onların Bilgi’den eriştikleri noktadır.
Senin rabbin, O’nun yolundan sapmış kimseleri gerçekten çok iyi bilir. O, hidayete ermiş kimseleri de çok iyi bilir.

Onların ilimde aldıkları mesafe bu kadardır. Artık kim yoldan çıkmış, kim yola gelmiş en iyi senin Rabb'in bilir.

Onların ulaşabilecekleri bilgi bu kadardır. Dünya hayatında onlara verdiğimiz akıl, muhakeme, irade, güç, görme, duyma sınırlarını aşamazlar. Eksik yarım bilgileriyle kendilerine yollar uydururlar. İyi bil ki Rabbin yolundan sapanı ve yoluna geleni iyi bilir.

İşte onların bilgisi bundan ibarettir. Şüphesiz ki Rabbin -evet yalnızca O- kendi yolundan kimin saptığını çok iyi bilendir ve O kimin doğru yola ulaştığını da çok iyi bilendir. [*]

Benzer mesajlar: En‘âm 6:117; Nahl 16:125; Kasas 28:56, 85; Kalem 68:7.

Zâten onların, ilimden yana varabildikleri bilgi (sınırı) budur. Şüphesiz Rabbin, yolundan sapanı çok iyi bildiği gibi hak yola geleni de çok iyi bilir. ¹

1 Yani tüm bildikleri bu kadardır. Bütün ilimlerinin nihaî gayesi Dünya hayatı ve dünya zevkleridir. Onlar için ilim, bir puttur. Ama kendilerinin tap... Devamı..

ki bu onlar için bilinmeye değer tek şeydir. ²² Şüphe yok ki Rabbin, kimin O’nun yolundan saptığını ve kimin O’nun rehberliğine uyduğunu hakkıyla bilir.

22 Lafzen, “onların bilgisinin hepsi [yahut “hedefi”] budur”.

Onların bilgisi ve ufku işte bu geçici dünya ile sınırlıdır. Hiç şüphen olmasın ki senin Rabbin kendi yolundan kimin saptığını ve kimin de doğru yolda olduğunu en iyi bilendir. 10/61

Onların bilgi ufku da işte bu (dünya ile) sınırlıdır.[⁴⁷⁹²] Elbet senin Rabbin kendi yolundan kimin saptığını en iyi bilendir, kimin doğru yola yöneldiğini de en iyi bilendir.

[4792] Yani dünya hayatının/aşağı hayatın, bilgi hiyerarşisinde en altta yer alan bilgisi kadar.

İşte onların ilimde erişebilecekleri sınır buraya kadardır. (*) Şüphe yok ki Rabbin yolundan sapan kimdir, çok iyi bilir, ve O, hidayete erenin kim olduğunu da gayet iyi bilir.

(*) Onlar ancak dünya hayatına ait konularda bilgi sahibi olurlar ve dünya hayatında zevk ve sefa sürmekten başka bir şey düşünmezler; Nitekim, Rum su... Devamı..

Onların bilgiden yana ulaşabildikleri işte budur. Şüphesiz ki senin Rabbin, onun yolundan sapanı en iyi bilen ve yolunda olanı da en iyi bilendir.

İşte onların ilimden erebildikleri budur. Şüphe yok ki Rabbin, o yolundan sapıtan kimseyi en ziyâde bilendir ve O, hidayete eren kimseyi de en ziyâde bilendir.

Onların bilgi seviyesi ancak bu kadardır; bildikleri bilecekleri budur. Senin Rabbin, kimin Allah'ın yolundan saptığını, kimin doğru yolda yürüdüğünü pek iyi bilir.

İşte onların erişebilecekleri bilgi (sınırı) budur. (Bundan ötesine akılları ermez). Şüphesiz Rabbin, yolundan sapanı da iyi bilir ve O, yola geleni de iyi bilir.

Onların bildikleri şey ancak hayât-ı dünyâdır. Allâh Te'âlâ, yolundan şaşan ile hidâyet bulanı daha iyi bilir.

Onların ilimden payları işte bu kadar. Senin Sahibin, yolundan sapanları iyi bilir, doğru yolda olanları da iyi bilir.

İşte onların bilgi seviyeleri budur. Şüphesiz Rabbin, kimin yolundan saptığını en iyi bilen O'dur. Kimin doğru yolda olduğunu da en iyi bilen O'dur.

Onların bilgileri işte buraya kadardır.(8) Rabbin, yolundan sapanı çok iyi bilir; doğru yolda olanı en iyi bilen de Odur.

(8) Bilgileri dünya hayatından öteye geçemez. Veya bildikleri zandan ibarettir. Veya, dünya hayatını âhirete tercih etmek, bilgilerinin varacağı en so... Devamı..

Onların, ilimden ulaşacakları şey işte budur. Kuşkusuz, yolundan sapmış olanı Rabbin çok iyi bilir. Hidayet üzere yürüyeni de en iyi O bilir.

Ularning ilmdan yetgan joylari mana shu dunyo manfaatini istashdir. Albatta, Robbingizning O‘‎zi yo‘‎lidan ozgan kimsalarni yaxshi biluvchidir va U hidoyat topganni ham yaxshi biluvchidir.

şol irmekleri yiridür bilmekden. bayıķ çalabuñ ol bilürirekdür anı kim azdı yolından daħı ol bilürirekdür anı kim ŧoġru yol duttı.

Ol anlaruñ ‘ilmi yitişdügi nesnedür. Senüñ Tañrıñ bilicidür yolından azanı.Daḫı bilicidür anı kim hidāyet üstinedür.

Onların bildiyi elə bu qədərdir. Şübhəsiz ki, sənin Rəbbin haqq yoldan azanı da, doğru yolda olanı da ən gözəl tanıyandır!

Such is their sum of knowledge. Lo! thy Lord is best aware of him who strayeth, and He is best aware of him who goeth right.

That is as far as(5104) knowledge will reach them. Verily thy Lord knoweth best those who stray from His Path, and He knoweth best those who receive guidance.

5104 Men with a materialist turn of mind, whose desires are bounded by sex and material things, will not go beyond those things. Their knowledge will ... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.