2 Mayıs 2026 - 14 Zi'l-Ka'de 1447 - Cumartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Zümer Suresi 30. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

İnneke meyyitun ve-innehum meyyitûn(e)

Şüphe yok ki sen de öleceksin ve onlar da ölecekler.

(Ey Nebim!) Gerçek şu ki, elbette Sen de öleceksin, onlar da öleceklerdir.

Ey Muhammed! Muhakkak sen de öleceksin, onlar da ölüp gidecekler,

Sen öleceksin, onlar da ölecek.

Şüphesiz sen de öleceksin, onlar da ölecekler.

Hiç şüphesiz sen de öleceksin, onlar da öleceklerdir.

(Ey Rasûlüm), elbette sen öleceksin ve elbette o kâfirler de ölecekler.

Hiç şüphesiz sen de öleceksin, onlar da ölecekler. (Hiçbiriniz Allah’a ortak değilsiniz.)

Şüphesiz, sen de öleceksin, onlar da ölecekler.

Sen de öleceksin, onlar da ölecekler!

(Ey Muhammed!) Şüphesiz sen ölümü tadacaksın ve şüphesiz onlar da ölüp gidecek.

Kur’an, insanın değişmez hakikati olan ölümü sıkça hatırlatarak onu varoluş bilinciyle yüzleştirir. Söz konusu ayette hem Hz. Muhammed’e hem de bütün ... Devamı..

30,31. Yâ Muhammed! Sen de öleceksin, ânlar da ölecek. Sonra kıyâmet gününde Allâh’ın huzûrunda muhâsame ideceksiniz.

Şüphesiz sen de öleceksin, onlar da ölecekler.

(Ey Muhammed!) Şüphesiz sen öleceksin ve şüphesiz onlar da öleceklerdir.

Elbette sen öleceksin, onlar da ölecek.

Muhakkak sen de öleceksin, onlar da ölecekler.  

 Âyet, kâfirlerin, Resûlullah’ın irtihalini temenni etmeleri ve bunu beklemeleri üzerine nâzil olmuştur.

Sen öleceksin, onlar da ölecekler

Sen elbette öleceksin, onlar da elbette öleceklerdir.

Elbet sen öleceksin ve elbet onlar da ölecekler

30-31. (Habibim! Hakkı söylemen hoşlarına gitmediği için, bir an evvel ölmeni bekleyen o kâfirler bilsinler ki) şüphesiz sen de ölümlüsün, onlar da ölümlüdürler. Sonra şüphesiz sizler, (mü’min-kâfir, mazlum-zâlim, haklı-haksız, hepiniz) hesap günü Rabbinizin (manevi) huzurunda davalaşacak (hesaplaşacak) sınız.

Kuşkusuz sen ölümlüsün, kuşkusuz onlar da ölümlüdürler.

Muhakkak sen de öleceksin (Habîbim), onlar da elbet ölecekler.

Elbette sen de öleceksin onlar da ölecekler.

[21/34-35; 29/57]

(Habîbim, yâ Muhammed!) Şübhesiz sen de ölecek olan bir kimsesin, onlar da ölecek olan kimselerdir!(3)

(3)Bakınız; (sahîfe 73, hâşiye 3)

30 , 31. (Resulüm!) Şüphesiz sen öleceksin, onlar da ölecekler. (Ey insanlar!) Sonra da şüphesiz büyük duruşmanın olacağı kıyamet gününde Rabbinizin huzurunda birbirinizle davalaşacaksınız. *

(*) Özellikle Mekke’nin ileri gelen Arap müşrikleri, daha çok maddî çıkarlarının ve toplumsal mevkilerinin sarsılacağı korkusuyla İslâm’ın iman esasla... Devamı..

Elbette sende öleceksin, onlarda ölecek.

Gerçekten sen de öleceksin, onlar da ölecekler.

Ya Muhammed! Sen de öleceksin, onlar da ölecekler.

Muhakkak ki sen de ölümlüsün, elbette onlar da ölümlüdür.

Şüphesiz sen de öleceksin, onlar da öleceklerdir.

Ey hak yolunun yolcusu! Öyleyse, inkârcıların baskılarına, alay ve işkencelerine aldırmadan Rabb’inin yolunda mücâdeleye devam et! Unutma ki,vakti zamanı gelince sen de öleceksin, onlar da ölecekler.

Sen öleceksin, onlar da öleceklerdir.

Resulüm! Sen de öleceksin onlar da.

Şüphesiz sen öleceksin, onlar da ölecekler.

Şüphesiz ki sen de öleceksin, onlar da ölecekler. [*]

Benzer mesajlar: Âl-i İmrân 3:185; Enbiyâ 21:35; ‘Ankebût 29:57.

(Ey Muhammed!) Muhakkak sen de öleceksin, onlar da ölecekler.

[Ey Muhammed,] şüphesiz sen ölümü tadacaksın ve şüphesiz onlar da ölüp gidecek:

Sen de öleceksin, onlar da ölecekler. 3/185, 21/34-35

Şüphesiz sen de öleceksin, onlar da ölecekler:

(Ey Muhammed, onlar senin ölmeni temenni ederler) Kuşkusuz sen de öleceksin, onlar da ölecekler. (Çünkü bütün mahlûkat ölüme mahkumdur, bâki olan, ancak Allah Teala'dır.)

(Ey Resul) Şüphesiz ki sen de öleceksin, onlar da ölecekler.

Şüphe yok ki sen öleceksin ve muhakkak ki, onlar da öleceklerdir.

30, 31. Hiç şüphe yok ki sen de öleceksin, onlar da ölecekler. Sonra da büyük duruşmanın olacağı kıyamet gününde Rabbinizin huzurunda birbirinizle dâvalaşacaksınız.

Sen de öleceksin, onlar da ölecekler.

Yâ Muhammed! Sen öleceksin onlar da ölecekler.

Sen öleceksin, onlar da ölecekler.

Elbet sen de öleceksin, onlar da ölecekler.

Sen de ölüsün, onlar da ölüdürler.

Hiç kuşkusuz sen de öleceksin, onlar da ölecekler!

Ey Muhammad, albatta, siz ham umringiz tugab o‘‎luvchisiz, ular ham o‘‎luvchidirlar.

bayıķ sen ölürseñ daħı bayıķ anlar ölülerdür.

Yā Muḥammed, sen öleçeksin. Anlar daḫı öleçeklerdür.

(Ya Peyğəmbər!) Şübhəsiz ki, sən də öləcəksən, onlar da öləcəklər!

Lo! thou wilt die, and lo! they will die;

Truly thou wilt die(4289) (one day), and truly they (too) will die (one day).

4289 Even the prophets are not exempt from bodily death, much less the righteous, but they live in their beneficent work and the memories they leave b... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.