Vece’alnâ lekum fîhâ me’âyişe vemen lestum lehu birâzikîn(e)
Orada sizin için de, sizin rızıklandırmadığınız mahlukat için de geçim sebepleri halkettik.
Ve orada (dünyada) sizler için ve kendisine rızık vericiler olmadığınız (beslemekle başa çıkamayacağınız) kimseler (bütün varlıklar ve canlılar) için geçimlikler kıldık.
Ve yine orada, hem sizin için, hem de rızkı size bağlı olmayan öteki bütün canlılar için, geçim vasıtaları sağladık.
Orada hem sizin için, hem de, rızıkları size ait olmayanlar için geçim kaynaklarını, geçim vasıtalarını planlı olarak hazırladık.
Orada sizin için ve sizin kendilerine rızık veremeyeceğiniz kimseler için geçimlikler meydana getirdik.
Ve orada sizler için ve kendisine rızık vericiler olmadığınız kimseler (varlıklar ve canlılar) için geçimlikler kıldık.
O arzda hem sizin için, hem de sizin rızık vericisi olmadığınız (hayvanat ve köleleriniz gibi) kimseler için geçimlikler (ekinler ve yemişler) yarattık.
Onda, hem size, hem rızkı size ait olmayan şeylere geçim meydanları kıldık.
Orada hem sizin için hem de sizin rızık veremeyeceğiniz varlıklar için geçimlikler var ettik.
Hem sizlere, hem de sizin azığını vermediğiniz kimseye orda geçimler verdik
Ve yine orada hem sizin için hem de rızkı size bağlı olmayan öteki bütün canlılar için geçim imkânları yarattık.
Sizin içün ve sizin beslemediğiniz mahlûkât içün rızık virdik.
Orada sizin ve rızık veremeyeceğiniz kimseler için geçimlikler meydana getirdik.
Orada hem sizin için, hem de sizin rızık vermediğiniz kimseler için geçimlikler meydana getirdik.
Yine orada hem sizin için hem de rızkı size borç olmayanlar için uygun geçim şartları yarattık.
Orada hem sizin için hem de rızıkları size ait olmayanlar için (gerekli) geçim vasıtaları yarattık.
Orada hem sizin için ve hem sizin beslemediğiniz yaratıklar için yaşanacak bir ortam oluşturduk.
Orada hem sizin için, hem de sizin rızıklarını veremediğiniz kimseler için geçim yollarını yarattık.
hem sizin razikı olmadığınız kimseler için onda geçimlikler husule getirdik
Orada hem sizin için hem de rızıkları size ait olmayanlar için (gerekli) geçim vasıtaları yarattık.
Sizin için de geçimlerini sizin sağlamadıklarınız için de orada, geçim kaynakları meydana getirdik.
Orada hem sizin için, hem rızıklarını te'mîn edemeyeceğiniz kimseler için bir çok geçim (sebeb) ler (i) yaratdık.
Orada hem sizin için hem de rızıklandırıcısı olmadığınız varlıklar için geçimlikler meydana getirdik.
Hem orada, gerek sizin için, gerekse rızık vericileri olmadığınız (etrâfınızdaki)kimse(ler) için geçim vâsıtaları kıldık.
Ve yine orada (yerkürede), hem sizin için hem de rızkı size bağlı olmayan öteki bütün canlılar için geçim vasıtaları sağladık. *
Yeryüzünde yaşamanızı sağlayan geçimlikleri biz var ettik ve siz O’na (Rabbinize) rızık verici değilsiniz.
Yeryüzünde sizin için, bir de azıkları boynunuza borç olmayanlar (kimseler) için dirlikler var ettik.
Orada hem sizin için hem de rızkı size ait olmayanlar için geçimlikler var ettik.
Ve orda sizler için ve kendisine rızık vericiler olmadığınız canlılar için geçimlikler kıldık.
Orada hem sizin, hem de rızkını sizin vermenize imkân olmayan sayısız bitki ve hayvan türleri içinhayâtî öneme sahip nice besin kaynakları yarattık.
Sizin için ve rızık verenleri olmadığınız kimseler için orada geçimlikler belirledik.
Yeryüzünü sizin ve bakamayacağınız tüm varlıklar için bir geçim alanı yaptık.
Yeryüzünde hem sizin için hem başka yaşayan canlılar için geçimlikler yarattık!
Orada hem sizin için hem de kendi(leri)ni sizin rızıklandırmadığınız kişiler için geçim kaynakları yarattık.
Ve orada sizlere de sizin doyurmak zorunda olmadığınız kimselere de rızıklar yarattık.
Ve yine orada hem sizin için, hem de rızkı size bağlı olmayan ¹⁸ öteki bütün canlılar için geçim vasıtaları sağladık.
Yine orada, hem sizin hem de rızıkları size ait olmayan canlıların geçim kaynaklarını var ettik. 11/6, 29/60, 80/17...32
Yine orada hem sizin için, hem de rızık vericisi siz olmadığınız bütün (diğer) varlıklar için geçinme imkânları bahşettik.
Orada hem sizin, hem de -rızkını sizin elde edemeyeceğiniz canlılar için- geçimlikler (bağlar, tarlalar ve otlaklar) sağladık.
Orayı hem size hem de sizin rızıklandırmadığınız kimseler için yaşam yeri kıldık.
Ve sizin için ve rızıklarını verir olmadığınız kimseler için orada yaşama sebeplerini vücuda getirdik.
Orada hem siz insanlar için, hem rızkını sizin vermediğiniz daha nice yaratıklar için geçimlikler meydana getirdik.
Orada sizin için ve (beslediğinizi sandığınız, fakat aslında) sizin beslemediğiniz kimseler için geçimlikler var ettik.
Yeryüzünde sizin içün esbâb-ı ma'îşeti hâzır kıldık ve rızıklarını sizin virmediğiniz şeyleri de yaratdık.
Yeryüzünde sizin için de rızkı size ait olmayan kimseler (akıllı varlıklar) için de yaşam alanları oluşturduk.
Orada sizin için ve sizin beslemediğiniz kimseler için geçimlikler belirledik.
Ve hem sizin için, hem de rızkını sizin vermediğiniz canlılar için geçim vasıtaları yarattık.
Orada sizin için ve rızıklandırıcısı siz olmadığınız kimse için geçimlikler yarattık.
daħı ķılduķ sizüñ içün anda dirlikler daħı anuñ-içün kim olmazduñuz aña rūzį viriciler.
Daḫı ḳılduḳ sizüñ içün anda dürlü ni‘metler dirlig‐içün. Daḫı yaratduḳ olnesneleri ki siz anlara rızḳ virmezsiz.
Sizdən və sizin ruzi vermədiklərinizdən (qul, kəniz, ev heyvanları və sairədən) ötrü yaşayış üçün lazım olan hər şey yaratdıq. (Ruzini siz yox, Biz veririk. Onun, sadəcə olaraq ixtiyarı sizdədir).
And We have given unto you livelihoods therein, and unto those for whom ye provide not.
And We have provided therein means of subsistence,- for you and for those for whose sustenance ye are not responsible.(1957)
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |