18 Nisan 2026 - 29 Şevval 1447 - Cumartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Yûnus Suresi 20. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Veyekûlûne levlâ unzile ‘aleyhi âyetun min rabbih(i)(s) fekul innemâ-lġaybu li(A)llâhi fentazirû innî me’akum mine-lmuntazirîn(e)

Ve derler ki: Ona Rabbinden bir mucize indirilse ya. De ki: Gaip, ancak ve ancak Allah katında, hemen bekleyin siz ve şüphe yok ki ben de sizinle beraber beklemekteyim.

Bir de derler ki: "Rabbinden (Peygamberinin) üzerine (bizi ikna ve mecbur edici) bir ayet (mucize) indirilse ya!.." De ki: "Gayb (görünmeyen gerçekler ve gelecek bilgisi) yalnızca Allah’ındır, siz bekleyedurun; Ben de sizlerle birlikte bekleyenlerdenim."

Şimdi hakkı inkâr edenler: “O'na Rabbinin katından, Kur'ân'dan başka bir mucize indirilseydi ya!” derler. O halde onlara de ki: “İnsanoğlunun görüp algılamayacağı şeylerin bilgisi ancak Allah'a aittir. Öyleyse, bekleyin O'nun iradesi tecelli edinceye kadar; hem, ben de sizinle beraber bekleyeceğim.”

Bir de:
“Muhammed'e Rabbinden maddî bir delil, bir mûcize indirilse, olmaz mı?” derler. Sen de:
“Duyu ve bilgi alanı ötesi, gayb âlemi ile ilgili tasarruflar Allah'a aittir. Siz hakkın bâtıla galebesini bekleyin, ben de sizinle beraber ilâhî iradenin tecellisini bekleyeceğim.” de.

bk. Kur’an-ı Kerim, 6/37; 10/96-97; 15/14-15; 17/59.

"Ona Rabbinden bir mucize indirilse ya!" diyorlar. De ki: "Gayb ancak Allah'ındır. Bekleyin! Ben de sizinle birlikte bekleyenlerdenim."

Bir de derler ki: 'Rabbinden üzerine bir ayet (mucize) indirilse ya!..' De ki: 'Gayb yalnızca Allah'ındır, siz bekleyedurun; ben de sizlerle birlikte bekleyenlerdenim.'

Bir de Müşrikler: “- Peygambere, Rabbi tarafından (Kur'an'dan) başka bir âyet (azab mûcizesi) indirilse ya!” diyorlar. Sen de ki: “-Gayb, ancak Allah'a mahsustur. O halde azabı bekleyin, ben de sizinle beraber bekliyenlerdenim.

“Kendi Rabbi tarafından neden bir mucize ona inmedi?” derler. De ki: “Gayb (âlemi,) Allah’ın elindedir. Bekleyin, ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim.”

“Peygambere Rabbinden bir mûcize indirilmeli değil mi?” diyorlar. De ki: “Gayb ancak Allah'a aittir. Bekleyiniz, ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim.”

Diyorlar ki: «Tanrısından, ona bir belge inseydi?», de ki: «Ancak Allah bilir göze görünmiyeni, siz bekleyin, ben de sizinle beklemekteyim»

Bir de: “Ona Rabbinden bir mucize indirilse ya!” diyorlar. De ki: “İnsan idrakini aşan şeylerin bilgisi ancak Allah’a mahsustur. (Öyleyse Allah’ın iradesi tecelli edinceye kadar) bekleyin, ben de sizinle beraber (başınıza gelecekleri merakla) bekleyeceğim.” 

Bkz. 6/4-10, 37, 8/32, 10/96-97, 15/14-15, 17/59 Ayetin hem mucizeye hem de gaybın bilgisine birlikte yer vermesi, bu iki kavramın ortak bir noktada ... Devamı..

"Eğer yukarıdan bir mu’cize nâzil ola idi inanır idik" diyorlar. Ânlara di ki: "Âlem-i gayb ancak Allâh’a ma’lûmdur. Siz intizâr idiniz ben de sizinle beklerim."

"Rabbinden ona (Muhammed'e) bir mucize indirilse ne olur!" derler. Onlara de ki: "Gaybı bilmek Allah'a mahsustur; bekleyin, doğrusu ben de sizinle birlikte beklemekteyim."*

“Ona (peygambere) Rabbinden bir mucize indirilse ya!” diyorlar. De ki: “Gayb ancak Allah’ındır. Bekleyin, şüphesiz ben de sizinle birlikte bekleyenlerdenim!”

“Ona rabbinden bir işaret gelse ya!” diyorlar. De ki: “Gaybı bilmek Allah’a mahsustur; bekleyiniz, ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim.”

Ona (Muhammed’e) Rabbinden bir mucize indirilse ya! diyorlar. De ki: Gayb ancak Allah’ındır. Bekleyin (bakalım) ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim.

 Kâfirler azap cinsinden bir mucize istemektedirler. Nitekim Enfâl sûresi’nin 32. âyetinde de: «Yâ Allah, eğer bu Kur’an senin katından gelmiş bir hak... Devamı..

"O'na Rabbinden bir mucize indirilmeli değil mi," diyorlar. De ki: "Gizemler ALLAH'ın yanındadır; öyleyse bekleyin, ben de sizinle birlikte beklemekteyim."

"Büyük mucizelerden biri" (74:30-35) olan Kuran'ın matematiksel mucizesinin bilgisayar çağına kadar gizli tutulması Tanrı'nın bir planıdır.

Bir de "Ona Rabbinden daha başka bir âyet indirilse ya!" diyorlar. De ki: "Gaybı bilmek ancak Allah'a mahsustur, bekleyiniz bakalım, ben de sizinle beraber bekleyeceğim şüphesiz."

Bir de «ona rabbından bambaşka bir âyet indirilse ya» diyorlar, sen de de ki: gayıb ancak Allaha mahsus, intızar edin ben de sizinle beraber muntazır olanlardanım

(O müşrikler, resûlümüz için,) “Rabbinden ona (Muhammed’e) bir mu‘cize verilse ya!” derler. (Resûlüm!) Onlara de ki: “Gaybı bilmek Allah’a mahsustur, (istemiş olduğunuz şeyi) bekleyin, doğrusu ben de sizinle birlikte (akıbetinizi) beklemekteyim.”

“Ona Rabb'inden bir ayet¹ indirilmeli değil mi!” diyorlar. De ki: “Gayb yalnızca Allah'a aittir. Artık bekleyin, ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim.”

1- Mucize, kanıt.

(Müşrikler) «Ona (peygambere) Rabbinden (Kur'andan başka) bir (azâb) mu'cize (si) indirilse ya» derler. De ki «Ğayb ancak Allahındır. Bekleyin. Hakıykat, ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim».

Bir de diyorlar ki: “Rabbinden ona bir ayet (:mucize) indirilse ya!” De ki: “Gayb yalnızca Allah’ındır. Bekleyin, ben de sizlerle birlikte bekleyenlerdenim.”

[6/59; 18/26; 27/93; 13/27; 29/50-51]

“Ona, Rabbinden (bizim istediğimiz gibi) bir mu'cize indirilmeli değil miydi?” diyorlar. O hâlde de ki: “Gayb ancak Allah'ındır; (eğer îmân etmezseniz) artık (cezânızı)bekleyin, doğrusu ben de sizinle berâber (azâbınızın nasıl olacağını) bekleyenlerdenim!”

Ve (ey Resulüm!) Onlar (o inkâr edenler): “O’na Rabbinin katından, Kur’an’dan başka bir ayet (işaret, mucize) indirilseydi ya!” derler. O hâlde onlara de ki: Gayb (mucize dâhil, insanoğlunun görüp algılamayacağı şeylerin bilgisi) ancak Allah’a aittir. Öyleyse (Allah’ın iradesi gerçekleşinceye dek) bekleyin, doğrusu ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim. *

(*) …Ayetler (mucizeler) hem Allah’ın varlığını hem de Peygamberin doğru söylediğini gösteren işaret ve delillerdir, ancak mucizeyi yaratan, onu diled... Devamı..

Sonra onlar, “Rabbi tarafından o’na (bizi ikna edebilmesi için) bir mucize indirilmesi gerekmez miydi?” diyorlar. Onlara deki: “Bilinmeyen şeylerin (gaybın) bilgisi yalnızca Allah katındadır. O halde (benden istediğiniz mucizeleri) bekleyin, bende sizinle beraber bekliyorum.”

Derler: "Ona çalabından bir belge gönderilmeliydi." Sen de de ki: "Gerçekten görünmiyeni bilmek Allah’a vergidir. Öyleyse bekleyin. İşte ben de sizinle birlikte bekliyorum."

Müşrikler ona Rabbi tarafından istediğimiz gibi bir mucize indirilmeliydi, derler. Onlara de ki: Gayp [⁶] ancak Allah/a mahsustur. Bekleyiniz [⁷], işte ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim.

[6] Mucizeler gayıptan olmakla Allah'a mahsustur.[7] Bana iman etmezseniz artık izabı bekleyin.

“Ona Rabbinden bir mucize [ayet] indirilseydi ya!” diyorlar. (Ey peygamber!) Sen de onlara de ki: “Algılanamayan [ğayb] ancak Allah’a aittir. O hâlde bekleyiniz! Muhakkak ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim.”

“Neden Rabbinden ona (öncekilerin mucizelerine benzer) bir nişane indirilmiyor?” diyorlar. Onlara de ki: “Gaybı bilmek Allah'a mahsustur; bekleyin, doğrusu ben de sizinle birlikte bekleyenlerdenim.”

Kur’an, açık ve gerçek bir mûcize olarak ortada dururken, yine de kalkmışlar,“Ona Rabb’inden bizim istediğimiz türden bir mûcize indirilmeli değil miydi?” diyorlar. Evrendeki sayısız mûcizeleri görmezlikten gelerek, sırf itiraz edebilmek için bu gibi isteklerde bulunan önyargılı inkârcılara de ki: “Allah böyle bir mûcize gönderir mi göndermez mi, onu bilemem; kendi gücümle size mûcize de gösteremem. Çünkü yaratılmışların bilgi ve idrak sahasının ötesinde bir âlem olan gayb, yalnızca Allah’a aittir ve her şeyi bilen, sadece O’dur. Öyleysebekleyin bakalım, Allah başınıza neler getirecek, ben de sizinle beraber beklemekteyim.

Bir de: -"Ona rabbinden bir âyet (mucize) indirilseydi ya!" diyorlar. De ki:
-"Doğrusu Gayb, Allah’a aittir; artık bekleyin; ben de sizinle birlikte Bekleyenler’denim".

" Allah tarafından Muhammed'e bir mucize indirilmeliydi " diyorlar. De ki: " Gayb, Allah'a özeldir. Bekleyin. Çünkü sizin gibi ben de bekliyorum. "

Diyorlar ki: "Ona Rabbinden bir ayet indirilseydi ya!" De ki: "Gayp ancak Allah’ındır. Bekleyin, ben de sizinle beraber bekliyorum!"

“Ona (Muhammed’e) Rabbinden bir ayet (mucize) indirilse ya!” diyorlar. [*] De ki: “[Gayb] (bilinemeyen her şey) yalnızca Allah’ın kontrolündedir. Bekleyin! Şüphesiz ki ben de sizinle birlikte bekleyenlerdenim.”

İnkarcıların Hz. Peygamber’den istediği sıra dışı şeylerle ilgili benzer mesajlar: En‘âm 6:7-8; Yûnus 10:15-16, 20; Hûd 11:12; Ra‘d 13:7, 27; Hicr 15:... Devamı..

Ve o (zâlimler): “O (Muhammed)’e Rabbinden açık bir mûcize indirilse olmaz mı?”¹ diyorlar. Sen de (onlara): “ğaybı bilmek ancak Allah’a aittir.² Artık siz(e Allah ne yapacak) bekleyin bakalım, ben de sizinle beraber (başınıza gelecekleri) bekleyenlerdenim.” de.

1 Sanki mûcize gelse inanacaklarmış gibi bahane uyduruyorlar.2 Peygamberler kendiliklerinden mûcize getiremezler ve ğaybı bilemezler. Bk. (Hûd: 31)... Devamı..

İMDİ [hakkı inkar edenler]: “Ona niçin Rabbinin katından mucizevî bir alamet indirilmiyor?” deyip duruyorlar. ³⁰ O halde, (onlara) de ki: “İnsanoğlunun görüp algılayamayacağı şeylerin bilgisi ancak Allah’a özgüdür. ³¹ Öyleyse, bekleyin [O’nun iradesi tecelli edinceye kadar:] hem, ben de sizinle bekleyeceğim!”

30 Yani, Muhammed (s)’e, kendisinin gerçekten Allah’ın mesajını taşıyan biri olduğunu kanıtlayacak mucizevî bir burhan (yukarıda 1-2 ve 15-17. ayetler... Devamı..

Onlar, “Sana Rabbinden bir mucize verilmeli değil miydi?” diyorlar. Deki: – Gaybın bilgileri Allah’ındır, siz mucize bekleyedurun biz de sizinle beraber bekleyenlerdeniz. 13/7-27, 17/59, 20/133-134, 29/50-1

BİR de diyorlar ki: “Ona Rabbinden bir ilâhî kudret delîli indirilmeli değil miydi?” Buna karşılık de ki: “Gayba ait hakikatler yalnızca Allah’a ait bir alandır:[¹⁵⁹⁵] şimdi artık bekleyin (akıbetinizi)! İyi bilin ki, ben de sizinle birlikte bekleyeceğim!”[¹⁵⁹⁶]

[1595] Konu “ilâhî kudret delîli” olduğu için, “aşkın hakikat” olarak çevirdiğimiz ğayb bu bağlamda, sadece ilâhî bilgiye değil, aynı zamanda ilâhî ey... Devamı..

(Müşrikler, kendilerine en açık bir dille gerçekleri bildiren Kur'an ayetlerini, Allah'ın birliğine ve O'nun Elçisinin hak peygamber olduğunu gözler önüne seren delilleri görmezlikten gelirler de) "Ona (Muhammed'e) Rabbinden bir mucize indirilse ya ” derler. (Ey Muhammed) Deki: "Gayb ancak Allah'a mahsustur, (istemiş olduğunuz mucize henüz gaybdır, onun olup olmayacağını bilemem, fakat şirk ve küfürde böyle direndiğiniz takdirde üzerinize bir ayet -azap- ineceği muhakkaktır) Öyleyse onu bekleyiniz, şüphe yok ki ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim." (Başlarına bir felaket indirmek suretiyle onları uyarsak da bundan gereken ibreti almazlar)

Ve diyorlar ki: “Rabbinden onun (Resulün) üzerine bir kanıt indirilmeli değil miydi?” De ki: “Gaybı bilen muhakkak ki Allah’tır. Bekleyin bakalım, ben de sizinle beraber kesinlikle bekleyenlerdenim.”

Ve derler ki: «O'na Rabbi tarafından bir mucize indirilmeli değil midir?» De ki: «Gayb ancak Allah içindir. Artık siz bekleyiniz, şüphe yok ki, ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim.»

Bir de kalkmış: “O Peygambere Rabbi tarafından bambaşka bir mûcize indirilse ya! ” diyorlar. Sen de ki: “Gayb âlemi ancak Allah'ındır. Gaybı bilmek O'na mahsustur. O halde bekleyin bakalım, ben de sizinle beraber bekliyorum. [6, 37; 17, 59; 10, 96-97; 15, 14-15]

Ona Rabbinden bir mu'cize indirilmeli değil mi? diyorlar. De ki: "Gayb Allah'ındır (görülmeyeni bilen O'dur). Bekleyin, ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim."

Ve (müşrikler) dirler ki: "Kâşki ona rabbi tarafından (istediğimiz gibi) bir âyet nâzil olsa idi." Di ki: "Gaybı bilmek ancak Allâh Te'âlâ'ya mahsûsdur. Siz bekleyiniz ben de sizinle berâber bekleyenlerdenim." (Siz öyle bir âyetin, ben de size 'azâbın nüzûlünü beklerim).

Diyorlar ki “Ona Rabbinden bir mucize (ayet) indirilse olmaz mı?” De ki “Bütün gizli bilgiler Allah’a aittir. Öyleyse bekleyin; sizinle birlikte ben de bekliyorum.”

-Rabbinden O'na bir mucize indirilseydi ya! derler. De ki:-Gayb Allah'ındır, bekleyiniz ben de sizinle birlikte bekleyenlerdenim.

Bir de “Ona Rabbinden bir âyet indirilse ya” diyorlar. De ki: Gaybı bilmek Allah'a mahsustur; siz bekleyedurun. Ben de sizinle beraber bekliyorum.

Şöyle derler: "Ona Rabbinden bir mucize indirilseydi ya!" De ki: "Gayb, Allah'ın tekelinde. Hadi bekleyin; sizinle birlikte ben de bekleyenlerdenim."

U Muhammadga Robbisi tomonidan biz ishonishimiz uchun biror mo‘jiza tushirilsa edi!” – deydilar. Bas, ularga: “Albatta, g‘‎ayb ishlari Allohga xosdir. Kutib turinglar, men ham sizlar bilan birga kutib turuvchilardanman”, – deb ayting.

daħı eydürler “nişe indürinilmedi anuñ üzere bir nişān çalabı’sından?” pes eyit “bayıķ ġayb Tañrı’nuñdur. pes güyüñ bayıķ ben sizüñ-ile güyicilerdenven.

Daḫı eyitdiler: Niçün inmedi anuñ üstine bir āyet tañrısından? dirler. Eyit: Ġayb Allāhuñdur. Pes ṣaḳlaşuñuz, ben daḫı sizüñle ṣaḳlaşanlardan‐men.

Müşriklər: “Barı, Peyğəmbərə (bizə dediklərinizin doğru olduğunu bilməyimiz üçün) Rəbbi tərəfindən bir mö’cüzə nazil ediləydi!” – deyirlər. Onlara belə cavab ver: “Qeyb (aləmi) ancaq Allaha məxsusdur. Elə isə (Allahın əzabını gözləyin). Doğrusu, mən də sizinlə birlikdə gözləyləyənlərdənəm!”

And they will say: If only a portent were sent down upon him from his Lord! Then say (O Muhammad): The Unseen belongeth to Allah. So wait! Lo, I am waiting with you.

They say: "Why is not a sign sent down to him from his Lord?" Say: "The Unseen is only for Allah (to know), then wait ye: I too will wait with you."(1408)

1408 Their demand for a Sign is disingenuous. All nature and revelation furnishes them with incontestable Signs. What they want is the Book of the Uns... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.