18 Nisan 2026 - 29 Şevval 1447 - Cumartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Beled Suresi 2. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Ve ente hillun bihâżâ-lbeled(i)

Ki sen oturmadasın bu şehirde.

Şehirden maksat Mekke'dir.

Ki (ey Resulüm; özellikle) Sen, bu şehirde oturmak meşru ve helâl hakkın iken, (onlar Seni öldürmeyi mübah sayıyorlar.)

Sen orada oturuyorsun veya orada senin için bir an savaş helal kılınacaktır veya av bile avlanmanın yasak olduğu bu Mekke şehrinde inkârcılar senin kanını helal sayıp seni öldürmeye niyet etmişlerdir veya ey peygamber! Sen Mekke'de ne yaparsan sana helaldir.

Senin gibi aslı nesli belli birine, işkencenin helâl sayıldığı, hükümranlığını ilan edeceğin, içinde ölüm cezaları verebileceğin, imtiyazlar tanıyabileceğin, haram irtikâp etmeyeceğin bu beldeye yemin ederim.

Ki sen bu beldede oturmaktasın.

Ki sen, bu şehirde oturmakta iken,

Sen (Ey Rasûlüm), ikamet ederken bu beldede;

Hâlbuki onlar, seni onda öldürmeyi helal sayıyorlar.

1,2,3. Senin yaşamakta olduğun bu beldeye; doğurana ve doğana yemin olsun ki, [759][760]

[759] Beled sûresi hakkında genel bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XXI, 129.[760] Yemin edilen üç varlık hakkında bilgi için bk. Bayraklı, KU... Devamı..

Sen bu kentte hürsün

Sen de serbestçe bu beldede yaşıyorsun.

1,2. Senin gelüb ikāmet itdiğin bu belde (Mekke) nâmına yemîn iderim. (Yâ Muhammed) sen bu beldede mukîmsin.

1,2. Bu şehre (Mekke'ye) yemin ederim; ki sen bu şehirde oturmuşsun.

1,2,3,4. Sen bu beldedeyken bu beldeye (Mekke’ye), babaya ve ondan meydana gelen çocuğa yemin ederim ki, biz insanı bir sıkıntı ve zorluk içinde (olacak ve bunlara göğüs gerecek şekilde) yarattık.

Senin de içinde oturmakta olduğun o kente;

1, 2, 3, 4. Bu beldeye -ki sen bu beldedesin-, babaya ve ondan meydana gelen çocuğa yemin ederim ki biz, insanı (yüzyüze geleceği nice) zorluklar içinde yarattık.

Ki sen bu kentte oturmaktasın.

Ki sen bu beldede oturmaktasın.

Sen hıll iken bu beldede

Sen bu şehirde oturmaktasın.

Senin de içinde yaşadığın beldeye,

Sen bu beldeye halâl iken.

Sen bu beldede oturmaktasın,

Ki sen bu beldede oturmaktasın.

1,2,3. Hayır! (Gerçek, onların sandığı gibi değil.) Senin yaşamakta olduğun bu (şanlı) beldeye (İbrahim Peygamberin başlattığı tevhid mücâdelesinin, son elçiyle yeniden filizlenip yeşerdiği bu bereketli topraklara, halkının huzur ve güven içerisinde yaşadığı bu kutsal ve emin şehre), doğurana ve doğana kasem ederim ki. *

(*) 1. ‘’Lâ uksimu’’ başındaki Lâ harfi üzerinde durulmadığı zaman, bu ifadenin birebir çevirisi “yemin etmem” dir. Burada ise “hayır, yok vs.” gibi o... Devamı..

Senin çok iyi tanıdığın (yaşadığın, yakın olduğun Mekke’ye) bu beldeye.

sen bir gün oraya gireceksin.

Sen bu memlekette mukimsin [²],

[2] Yahut Mekke'de harbetmek sana helâldir veya Mekke'ye gireceksin, Kureyş elinde zebun olacak.

Sen bu şehirde oturmaktasın [hıllun].

Sen bu şehirde sakin iken.

Andolsun, Harem Bölgeye sığınan kâtillere, hırsızlara bile dokunulmazken, senin kanını helâl gören ve müminleri en ağır baskı ve işkencelere maruz bırakan bu şehre!

Sen bu Belde’nin bir yerlisisin!

1,2. Mekke şehrine yemin edip derim ki // " bir gün sen, bu şehre özgürce gireceksin. "

Sen o şehirde yaşamaktasın!

Ki sen bu şehirde oturmaktasın.

1,2. Hayır! (Artık başka söze lüzum yok!) Şu beldeye,¹ şu senin içerisinde oturduğun² beldeye yemin ederim.

1 Beled / belde: Sınırlı, belli ve içinde bulunanların toplanma ve oturmalarıyla etkilenen yere denir. Şehre belde denilmesi de bunun içindir. İmar ed... Devamı..

senin serbestçe yaşadığın bu beldeyi, ¹

1 Lafzen, “sen bu beldede serbestçe otururken”. Klasik müfessirler, beled terimine “şehir” anlamı vermişler ve hâze’l-beled (“bu şehir”) ibaresinin Me... Devamı..

Ki sen de bu beldenin şerefli bir sakinisin. 3/96, 94/1...8

senin her tür saldırıya açık olduğun bu beldeye;[⁵⁷²⁸]

[5728] Veya Ebu Hayyan’ın yukarıdaki tercihinin devamı olarak: “bu belde senin saygınlığını ihlal etti” (el-Bahr). Ya da hıllin “mukim, sakin” mânasın... Devamı..

Sen bu beldede hürsün!

(Kavmini -Rabbinin izniyle- doğru yola davete memursun, onların hak davetini kabul edip etmemesinden sorumlu değilsin. Çünkü biz peygamberlerimizi seç... Devamı..

Ve bu belde sana helal/serbesttir.

Ve sen bu beldede ikamet etmektesin.

Senin bu beldeye girişin hakkı için!

Bu belde Mekke’dir. Hz. İbrâhim (a.s.) buraya gelip hanımı Hacer’i bıraktığında burası dağlık, susuz, bitkisiz bir vadi idi. Kâbe’yi bina ettiğinde çe... Devamı..

Ki sen bu şehire girmekte(burada yaşamakta)sın.

Sana bu beldede her şey helâl kılınmışdır. (Sâirine harâm olan sana helâl kılındığından istediğini yap)

Sen bu şehirde korumasız iken bile.

Sen de bu şehrin insanısın.

1,2. Yemin ederim bu beldeye—ki sen de bu beldenin sakinisin.

Sen bu kente mahremsin/bu kente gireceksin.

Holbuki, siz shu shaharda muqim turgandirsiz.

daħı sen ḥelālsın uşbu şarda.

Daḫı sen lāyıḳsın bu Mekke şehrine.

Sənin yaşadığın (sənə halal olan) şəhərə;

And thou art an indweller of this city

And thou art a freeman(6131) of this City;-

6131 Hillun: an inhabitant, a man with lawful rights, a man freed from such obligations as would attach to a stranger to the city, a freeman in a wide... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.