18 Nisan 2026 - 29 Şevval 1447 - Cumartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Şu’arâ Suresi 198. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Velev nezzelnâhu ‘alâ ba’di-l-a’cemîn(e)

Kur'an'ı Arap olmayanlardan, Arapça bilmeyenlerden birisine indirseydik de.

Biz bu (Kur’an’ı Arapçadan başka dil konuşan) yabancı birine indirseydik;

Kur'ân'ı Arap olmayanlardan birisine indirseydik de,

Biz Kur'ân'ı, Arapça bilmeyenlerden birine bölüm bölüm indirsek Kur'ân'a iman etmezlerdi.

Eğer onu Arapça bilmeyenlerden birine indirseydik de,

Onu Arapça bilmeyen birine indirmiş olsaydık.

Eğer onu Arabca bilmiyenlerden birine indirseydik de,

198, 199. Eğer Biz, bu Kur’anı yabancı birisine indirmiş olsaydık, O Kur’anı onlara okusaydı, ona yine de inanacak değillerdi. [Böyle edebî, harika bir kitabın acemi birisinden çıkamayacağını, bunun ancak Allah’ın indirmesi olacağını idrak edemeyeceklerdi.]

198,199. Biz, Kur'ân'ı Arapça bilmeyenlerden birine indirseydik de bunu onlara o okusaydı, yine ona iman etmezlerdi.

Onu, başka bir dille indirmiş bulunup da

198-199.Eğer biz Kur’an’ı yabancı (ana dili Arapça olmayan) birisine indirseydik de bunu onlara o okusaydı, yine ona iman etmezlerdi.

198, 199. Bunı bir ecnebî lisânıyla inzâl ide idik ve ânlara okuya idi, anlamadık diyu îmân itmezlerdi.

198,199. Biz Kuran'ı Arapça bilmeyen kimselerden birine indirseydik de o bunları okusaydı yine de ona inanmazlardı.

198,199. Biz onu Arapça bilmeyenlerden birine indirseydik ve o da bunu kendilerine okusaydı, yine buna inanmazlardı.

198-199. Kur’an’ı Arap olmayanlardan birine indirseydik de onu onlara okusaydı, yine iman etmezlerdi.

198, 199. Biz onu Arapça bilmeyenlerden birine indirseydik de, bunu onlara o okusaydı, yine ona iman etmezlerdi.

Onu bir takım yabancılara indirseydik,

198,199. Biz onu Arapça bilmeyenlerden birine indirseydik de, bunu o okusaydı, yine de ona iman etmezlerdi.

Eğer onu Arabca bilmiyenlerin birine indirseydik de

198-199. Eğer Biz, onu (Arapça bilmeyen) yabancı birisine vahyetmiş olsaydık, (o kimse, kendi lisanı ile) onu (Kur’ân’ı), onlara (Mekkeli müşriklere) okusaydı, (bu sefer de, “Biz bunu anlamıyoruz” diyerek) ona îmân etmezlerdi.

Eğer onu yabancılardan¹ birisine indirseydik;

1- Arapça bilmeyen birisine.

Biz onu Arabca bilmeyenlerden birine indirseydik de,

Eğer onu Arapça konuşmayan birine indirmiş olsaydık;

198,199. Eğer onu Arabca bilmeyen kimselerden birine indirseydik de, (o kimse) onu onlara (Mekkeli müşriklere) okusaydı, (yine de) ona îmân eden kimseler olmazlardı!

198 - 199. Ve eğer biz onu (o Kur’an’ı) yabancı (ana dili Arapça olmayan) birisine indirseydik de bunu onlara o okusaydı, yine (kibir ve inatlarından dolayı) ona inanacak değillerdi.

Biz o arapça indirdiğimiz kitabı, yabancıların bazısına indirmiş olsaydık,

Eğer Biz Kur’an’ı bir yabancıya bildirseydik de

Biz, onu yabancılardan birine indirseydik

Eğer Biz onu yabancılardan/Arapça bilmeyenlerden [a’cemîn] birine indirseydik.

Onu Arapça bilmeyen birine de indirmiş olsaydık.

Eğer bu Kur’an’ı, Arap olmayan ve bir tek kelime Arapça bilmeyen birine indirseydik de,

Şayet onu Yabancılar’ın birisine indirseydik,

198,199. Kuran’ı bir yabancıya indirsek de, // o yabancı bunu Mekkelilere okusaydı o zaman yine de inanmazlardı.

Şayet biz kitabı halkının bilmediği yabancı birine indirseydik!

198,199. Biz Kur’an’ı, Arap olmayanlardan birine indirseydik de onu kendilerine (farklı bir dilde) okusaydık [*] yine de ona inanmazlardı. [*]

Bu ayet Fussilet 41:44. ayetle birlikte okunmalıdır.,Benzer mesajlar: En‘âm 6:25, 109, 111; A‘râf 7:146; Yûnus 10:33, 96; Hicr 15:13-15; İsrâ 17:93; S... Devamı..

Eğer Biz onu Arap olmayan birisine indirseydik de,

Onu Arap olmayan birine indirseydik,

Eğer biz onu arap olmayan birine indirmiş olsaydık. 41/44

Ve eğer Biz onu yabancı birine[³²⁶⁵] indirseydik;

[3265] Bu “Arap olmayan birine” anlamına gelebileceği gibi “Mekkeli olmayan birine” anlamına da alınabilir. Krş: “Bu ilâhî mesaj, şu iki şehrin en büy... Devamı..

198,199. Şayet Biz onu, hiç Arapça bilmeyen bir kimseye indirmiş olsaydık; (bir mucize olarak o kimse kendilerine Kureyş lehçesi ile de okumuş olsaydı - işlerine gelmediği için-) yine de, iman edenlerden olmazlardı.

Şayet biz onu (Kur’an’ı) bazı yabancılara (Arap olmayan kimselere) indirmiş olsaydık,

Eğer onu Arapça bilmeyenlerin bazısı üzerine indirmiş olsa idik.

198, 199. Eğer Biz Kur'ân'ı arap olmayanlardan birine indirseydik de onu kendilerine okusaydı, yine de ona iman etmezlerdi. [15, 14-15; 10, 96-97]

Hz. Peygamberin karşılaştığı inatçı inkârın bir şekli de şu idi: “O’nun getirdiği mesaj Arapçadır. Kendisi de Arap olduğu için bunu kendisinin hazırla... Devamı..

Biz onu yabancılardan birine indirseydik de,

Eğer Kur'ân'ı 'arabın gayrına inzâl itmiş olsa idik

Onu Arap olmayan birine indirseydik

Eğer onu bir yabancıya indirseydik,

Eğer Biz onu yabancı birisine indirseydik,

Biz onu Arapça konuşmayanlardan birine indirseydik de,

Agar bu Qur’onni arab bo‘‎lmagan ba’zi ajamiylardan biriga nozil qilganimizda-chi?

198-199. daħı eger indürmişmissedük anı bir nice 'arab degüller üzere pes oķımışmıssa anı anlaruñ üzere olmayalardı aña inanıcılar.

Daḫı biz indürse‐y‐dük Ḳur’ānı ba‘żı ‘Acemler üstine,

Əgər onu ərəb olmayanlardan (ərəbcə bilməyənlərdən) birinə (bə’zisinə) nazil etsəydik;

And if We had revealed it unto one of any other nation than the Arabs,

Had We revealed it to any of the non-Arabs,


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.