Ve-in ted’ûhum ilâ-lhudâ lâ yettebi’ûkum(c) sevâun ‘aleykum ede’avtumûhum em entum sâmitûn(e)
Onları doğru yola çağırırsanız size uymazlar. İster çağırın onları, ister susun, sizce ikisi de bir.
(Ne var ki; aklını ve vicdanını kullanmayanları) Onları hidayete (Hakk dine ve doğru istikamete) çağırsanız da (icabet edip) size uymayacaklardır. Onları davet edip (uyarsanız) da, suskun dursanız da size karşı (tutumları) birdir.
Yol göstermeleri için yalvarsanız, size cevap verecek durumda olmayan varlıklara mı? Onlara ister dua edin, ister karşılarında susun, sizin için fark eden birşey olmaz.
Onları doğru yola çağırsanız size uymazlar. Onları çağırsanız da sussanız da sizin için birdir.
Onları hidayete çağırırsanız size uymazlar. Onları çağırırsanız da, suskun durursanız da size karşı (tutumları) birdir.
Eğer o putları (veya müşrikleri) doğru yola çağırırsanız, size uymazlar. İster onları dâvet edin, ister sükût edin birdir.
Eğer onları doğru yola davet etseniz, size uymazlar. Onları çağırsanız da sussanız da onlar için birdir.
O putları doğru yola çağırsanız size uyamazlar. Onları çağırsanız da sussanız da sizin için birdir.
Siz onları, doğru yola çağırmış olsanız da, onlar size uymazlar, çağırsanız da birdir, susarsanız da bir
Onları doğru yola çağırırsanız, size uymazlar. Çağırmanız da susmanız da onlar için birdir (çünkü onlar inanmamaya karar vermişlerdir).
Hak dinine da’vet ider isen seni ta’kîb itmezler ânları da’vet itseniz de sükût itseniz de müsavidir.
Onları doğru yola çağırırsanız, size uymazlar; çağırmanız da, susmanız da onlar için birdir.
Onları doğru yola çağırsanız size uymazlar. Onları çağırsanız da, sussanız da sizin için birdir (sonuç alamazsınız).
Doğru yola ulaşma hususunda onlara yalvarsanız size karşılık vermezler; onlara ha yalvarmışsınız ha susmuşsunuz, sizin için değişen bir şey olmayacaktır.
Onları doğru yola çağırırsanız size uymazlar; onları çağırsanız da, sukût etseniz de sizin için birdir.
Onları doğruya çağırsanız size uymazlar. Onları ha çağırmışsınız, ha sessiz kalmışsınız, sizin için birdir.
Eğer siz onları doğru yola çağırsanız, size uymazlar. Onları ha çağırmışsınız, ha çağırmayıp susmuşsunuz, hiç fark etmez.
ve eğer siz onları doğru yola çağıracak olsanız size uymazlar, ha onları çağırmışsınız yani samıtmişsiniz aleyhinizde müsavi gelir
(Ey müşrikler!) Onları doğru yola davet etseniz (ya da herhangi bir konuda onlardan yardım isteseniz, o ilâh edindiğiniz putlar,) size (asla) icabet etmezler/edemezler. (Zira onlar cansız, aciz varlıklardır. Öyle ki) onları çağırsanız da sussanız da (fark eden bir şey olmaz, davetinize ya da isteklerinize karşılık veremeyecekleri için) sizin için değişen bir şey olmayacaktır.
Onları gerçeği kabul etmeye davet etseniz, size tabi olmazlar. Onları davet etseniz de etmeseniz de size karşı tutumları değişmez.
Eğer bunları (putları) doğru yolu göstermiye çağırırsanız size uymazlar. Onları (müşrikleri) ha da'vet etmişsiniz, ha (etmeyib) susmuşsunuz, size karşı (durumları) birdir.
Eğer onları hidâyete de da'vet etseniz, size tâbi' olmazlar. Siz onları çağırsanız da suskun kimseler olsanız da sizin için birdir.
Ve eğer siz onları (aklını ve vicdanını kullanmayanları) doğru yola çağırsanız (şirkte ısrar ettikleri sürece), size uymazlar. Onları çağırsanız da, suskun dursanız da size karşı (tutumları) birdir.
Eğer onları (ortak koşanları) doğru yola çağırsanız, size kesinlikle tabi olmazlar. İster onları çağırın, isterseniz susun, sizin için durum aynıdır. (onlar size uymazlar)
Onları doğru yola çağıracak olursanız size uymazlar. Onları çağırsanız da, sussanız da size karşı durumları hep birdir.
Eğer müşrikleri doğru yola çağırırsanız onlar size tâbi olmazlar. Onları çağırsanız da, susmuş olsanız da sizin için hep birdir.
Eğer onları size doğru yolu göstermeleri (için) çağırsanız da size uymazlar/karşılık vermezler; çağırmanız da susmanız da onlar için aynıdır.
Eğer onları doğru yola çağırırsanız size uymazlar; onları çağırsanız da karşılarında suskun dursanız da (size icabet etmeyecekleri için sonuçta) sizin için birdir.
Size doğru yolu göstermeleri için onlara yalvarsanız, size cevap bile veremezler; öyle ki, ha onlara duâ etmişsiniz, ha etmemişsiniz, size hiçbir yararları dokunmayacak, sizin için hiçbir şey değişmeyecektir.
Onları Hidayet’e çağırsanız size uymazlar.
Onları çağırdınız mı, yoksa susmakta mısınız; size göre eşit düzeydedir.
Nitekim bu tanrıları size bir iyilik yapmaya davet etseniz bile karşılık veremezler. Yani onlara dua da etseniz, karşılarına geçip sussanız da bir şey fark etmez.
Şayet onları doğru yola çağırırsanız size uymazlar. Onları çağırmanız ya da susmanız sizin için birdir.
Onları doğru yola çağırırsanız size uyamazlar; onları davet etseniz de sussanız da sizin için birdir. [*]
Hatta siz, onları hak yola çağırsanız, size uyamazlar bile. Onları çağırsanız da çağırmasanız da hiç fark etmez.
Yol göstermeleri için yakarsanız size cevap verecek durumda olmayan ¹⁵⁸ varlıklara mı? Onlara ister yakarın, ister karşılarında susun, sizin için fark eden bir şey olmaz.
Onları doğru yola çağırsanız da size uymazlar. Onlara yalvarsanız da sessiz kalsanız da sizin için bir şey değişmez. 35/13- 14, 46/4- 5- 6
Ve eğer yol göstersinler diye yakarsanız, size cevap bile veremezler. Onlara ister yalvarın ister susun; size karşı konumlarında hiçbir şey değişmez.
Eğer siz o putları doğru yola çağırsanız size tabi olmazlar, (davetinize uyarak arkanıza düşmezler, dualarınıza da cevap vermezler) Ha dua etmişsiniz, ha susmuşsunuz eşittir, (çünkü)
Eğer onları (şirk koştuklarını) doğru yola çağırırsanız, size tâbi olmazlar (olamazlar). Onları çağırsanız da sussanız da sizin için aynıdır.
Ve eğer onları doğru yola davet etseniz size tâbi olmazlar. Siz onları davet etseniz de veya sükut eder olsanız da, sizin üzerinize müsavîdir.
191, 192, 193. O'na hiç bir şey yaratmaya güç yetiremeyen, zaten kendileri de yaratılıp duran mahlûkları mı eş ortak sayıyorlar? Halbuki o şerikler, kendilerini putlaştıranların imdadına yetişemezler. Hatta onlar kendi nefislerine bile yardım sağlayamazlar. Şayet siz onları doğru yola çağıracak olursanız size uymazlar. O müşrikleri siz ha hakka çağır mışsınız, ha susmuşsunuz, size karşı onların durumu aynıdır. [22, 73-74; 37, 95; 37, 93; 21, 58]
Onları doğru yola çağırsanız size uymazlar. Ha onları çağırmışsınız, ha susmuşsunuz, sizin için birdir.
Ey Mü'minler! Müşrikleri hidâyete da'vet itseniz size tâbi' olmazlar, onları da'vet itmeniz ve sükût iylemeniz sizin içün müsâvîdir.
Onları doğru yola çağırsanız size uymazlar. Çağırsanız da sessiz kalsanız da sizin için birdir.
Onları doğru yola çağırsanız, size uymazlar. Onları çağırsanız da sussanız da sizin için birdir.
Siz onları doğru yola çağıracak olsanız, size uymazlar. Onlara seslenseniz de birdir, sussanız da.
Onları, iyiye ve güzele çağırsanız sizi izlemezler. Ha onlara dua etmişsiniz ha sus-pus oturmuşsunuz; sizin için aynıdır.
Axir u but-sanamlarni hidoyatga chaqirsangiz, sizlarga ergashmaydilar-ku! Ularga chorlasangiz ham, jim tursangiz ham sizlarga baribir, chunki ular jonsizdirlar.
daħı eger oķıyasız anları ŧoġru yol uymayalar size. berābardur size oķıduñuz-ise anları [88a] yā siz diñsüzler-iseñüz.
Daḫı eger ḳıġırsañ anları doġru yola, uymazlar saña. Berāberdür size anlarıdīne da‘vet eylemek yā siz epsem olmaḳ.
Siz onları (müşrikləri və ya bütləri) doğru yola də’vət etsəniz, sizə tabe olmazlar. İstər onları də’vət edin, istər susun – birdir (onlar üçün heç bir əhəmiyyəti yoxdur).
And if ye call them to the Guidance, they follow you not. Whether ye call them or are silent is all one to them.
If ye call them to guidance, they will not obey: For you it is the same whether ye call them or ye hold your peace!(1166)
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |