8 Haziran 2026 - 21 Zi'l-Hicce 1447 - Pazartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Sâd Suresi 19. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Ve-ttayra mahşûra(ten)(s) kullun lehu evvâb(un)

Ve kuşlar da toplanmıştı, hepsi de ona itaat ederdi.

Ve toplanıp gelen kuşları da (zikir yoldaşı yapmıştık). Ki, hepsi onunla (beraber Allah’ı tesbih etmek üzere uyum içinde Hakka) yöneliyor (huzura dalıyor)lardı.

Her taraftan toplanıp gelen kuşları da, O'na boyun eğdirmiştik. Hepsi O'nun nağmesine katılır, beraberce Allah'ı tesbih ederlerdi.

Toplu halde kuşları da onun emrine verdik. Hepsi de Dâvûd'a uyarak zikir ve tesbih ederlerdi.

bk. Kur’an-ı Kerim, 34/10.

Toplanıp gelen kuşları da. Hepsi ona dönerlerdi. [3]

3.Onunla birlikte tesbih ederlerdi.

Ve toplanıp gelen kuşları da. Hepsi onunla (Allah'ı tesbih etmede uyum içinde) yönelip-dönmekte olanlar idi.

Kuşları da toplu olarak onun emrine bağlı kıldık. (Dağlardan ve kuşlardan) her biri onun tesbihi sebebiyle devamlı tesbih ediyordu.

Kuşları da toplu olarak ona musahhar kıldık. Her şey ona dönüp onu dinliyordu.

Kuşları da onun emrine topladık. Hepsi Allah'a yönelmektedirler.

Kuşlar da toplanırlardı, hepsi ona uyardı !

Kuşlar da toplu olarak onunla beraberdi. Bunların hepsi de daima O’na yönelmişlerdi (Allah’ın istediği şekilde görevlerini yapıyorlardı)!

18,19. Akşam sabah ânınla birlikde bizi zikr itmeleri içün dağları ve kuşları teshîr itdik, kuşlar ânın etrâfına toplanıyorlar ve ânınla tesbîh çekiyorlar idi.

18,19. Doğrusu Biz, akşam sabah onunla beraber tesbih eden dağları, kuşları da toplu halde onun buyruğu altına vermiştik. Her biri ona yönelmekteydi.

18,19. Kendisiyle birlikte tesbih etsinler diye biz, dağları ve toplanıp gelen kuşları Dâvûd’un emrine verdik. Onların her biri Allah’a yönelmişlerdi.

18-19. Dağları onun emrine verdik. Sabah akşam yaratıcılarını tesbih ederlerdi. Toplu halde kuşları da (emrine verdik). Hepsi de Allah’a yönelmişlerdi.

18, 19. Doğrusu biz akşam sabah onunla beraber tesbih eden dağları, toplu halde kuşları onun emri altına vermiştik. Hepsi O'na yönelmiştir.  

 İbn Abbas, kuşluk namazının bu âyete göre kılındığını anlatmıştır. Rivayete göre Cenab-ı Hak, Davud (a.s.)’a güzel ve gür bir ses ihsan etmişti. O Ze... Devamı..

Kuşlar da toplanmıştı; hepsi onun buyruğunu izlerdi.

Kuşları da toplu olarak onun emrine vermiştik. Hepsi de ona uyarak zikir ve tesbih ederlerdi.

Kuşları da toplu olarak, hepsi onun için terci' yapar (evvab) idi

Toplu hâlde kuşları da onun emrine vermiştik. Hepsi (zikir ve tesbih için) ona (Dâvûd’a) katılırdı.

Kuşların tamamı toplu halde ona yönelmişlerdi.

(Her yandan ona doğru) toplanıb gelen kuşları da (kendisine râm etdik). (Gerek o dağlardan, gerek bu kuşlardan) herbiri (itaatle ona) dönücü idi.

18-19. Doğrusu biz dağları onun hizmetine sunduk, toplanıp gelen kuşları da… Akşam ve sabah kendisiyle birlikte Allah’ı tesbih ederlerdi. Hepsi O’na dönerdi.

[34/10]

Kuşları da toplanmış olarak (ona itâat ettirdik)! Hepsi onun (zikrine katılmak) için dönüp gelici idiler.(1)

(1)“Mâdem rûy-i zemin (yeryüzü), bir sofra-i Rahmân’dır. İnsanın şerefine kurulmuştur. Öyle ise, o sofradan istifâde eden sâir hayvanât (diğer hayvanl... Devamı..

Ve (kendi yanında beslediği) kuşları da toplu olarak (ona) musahhar kılmıştık (ona kuş mantığını, ses, hareket ve davranışlarından anlam çıkarma bilgisini de öğretmekle onlardan istifade etmeyi öğretmiştik). Hepsi (kendi yanında besleyip, kendine alıştırdığı kuşlar) ona (Davud’a) evvab (onun verdiği komut ve işaretlerine uyuyor) idiler. *

(*) Not: Buradaki ayet, (وَوَرِثَ سُلَيْمَانُ دَاوُودَ وَقَالَ يَا أَيُّهَا النَّاسُ عُلِّمْنَا مَنطِقَ الطَّيْرِ وَأُوتِينَا مِن كُلِّ شَيْءٍ) ‘’ Ve... Devamı..

Ve bir araya toplanmış kuşlar, hepsi de Rablerine isteyerek yönelirlerdi.

Toplanıp gelen kuşlara da onun için boyun eğdirdik. Hepsi de onun yanında toplanırlar, ona uyarlardı.

Kuşları da müsahhar kıldık. Onlar da yanında toplanırlardı, hepsi ona tâbi olurdu [³].

[3] Dağlar, kuşlar onunla beraber tespih ederdi veya tespihte ona tâbi olurdu veya Davut Aleyhisselâm, dağlar, kuşlar hep Allah a muti idiler.

Sürüler hâlindeki kuşlar da.⁷ Hepsi de Allah’a yönelmişti.

7 Canlı ve cansız varlıkların Allah’ı tesbih etmesi ve O’na yönelmesi demek, Allah’ın her cins varlık için koyduğu evrensel yasalara, hepsinin aksatma... Devamı..

Toplanmış kuşları da (Davud'a ram kıldık). Hepsi de (Allah'ı tesbihte) ona (Davud'a) dönüp yönelirlerdi (ona uyarak tesbih ederlerdi).

Ve seher vakitlerinde Allah’ı anarken, Davud’un etrafında öbek öbek toplanan kuşları da, âhenkli cıvıltılarıyla ona eşlik ettirmiştik. Davud ve ona eşlik eden varlıkların hepsi, duâ ve yakarışlarla hep O’na yönelirlerdi.

Kümelenmiş olarak Kuşlar’ı da! Hepsi onun için yönelmişlerdir.

Hatta kuşlar, başına toplanıp onun derdine eşlik ederdi.

Davud’un yaşamına kuşlar da katılırdı. Hepsinin barış, huzur, esenlik içinde yaşamları vardı. Biz böylece Davut’a doğada yarattığımız varlıklarla bütünleşerek yaşamayı öğrettik! O herhangi bir sıkıntısında kendini onların arasında bulur, onlarla birlikte bütün sıkıntılarından arınırdı. Hepsi yasamıza boyun eğerek bir ahenge girmişti. İnsanlar arasındaki yapay sorunlar doğada geride kalırdı. Hepsi Rabbinin huzurunda kendi yasasıyla birlikte bir bütünlük içindeydi. Sen de insanlardan bunaldığında Davut gibi yap! Onu örnek al! İnsanlardan bir müddet uzaklaşarak doğayla kendini bütünleştir! O zaman bütün sorunlardan kurtularak, sakinleşerek, doğal dengeye kavuşarak görevine dönersin!

Toplanıp gelen kuşları da (emrine vermiştik). Hepsi de O’na (Allah’a) çok yönelicilerdi. [*]

Benzer mesaj: Enbiyâ 21:79; Sebe’ 34:10.

18,19. Doğrusu biz dağları ve toplanıp gelen kuşları, akşam ve kuşluk vakti¹ onun ile birlikte (Allah’ı) tesbih etsinler diye o (Dâvût)’a boyun eğdirdik. Hepsi birlikte (Allah’ı) bolca tesbih ederlerdi.

1 İşrak vakti: Güneş doğup doğu ufkunda biraz yükselerek ziyasının tam olarak parlamağa başladığı vakittir. Yani bayram namazlarını kıldığımız vakitti... Devamı..

ve [aynı şekilde] bölük bölük kuşları da: ²¹ bunlar [hep birlikte] O’na, [kendilerini yaratmış olana,] tekrar tekrar yönelirlerdi.

21 Bkz. sure 21, not 73.

Kuşlar da topluca bu tespihe eşlik ederlerdi. Zira hepsi de Allah’a yönelmişlerdi. 16/48, 17/44

katar katar dizilmiş kuşlar da:[⁴⁰⁵⁷] bunların hepsi her daim O’na yönelmişlerdi![⁴⁰⁵⁸]

[4057] Benzer bir ibâre: “kanat çırpan kuş katarı” (24:41). [4058] Krş: 21:79 ve 34:10-11, ilgili notlar.

Kuşları da toplu olarak onun emrine vermiştik, her biri ona yönelirdi. (Onunla beraber tesbih ederlerdi)

Ve uçanlar topluluğu da, hepsi ona yönelirdi.

Kuşları da toplanmış olar'ak (O'na tâbi kıldık). hepsi de O'na rücu ediciler idi.

18, 19. Biz sabah akşam kendisiyle zikir ve ibadet etmeleri için dağları, toplu haldeki kuşları onun hizmetine vermiştik. Her biri onun âhengine katılır, beraber zikrederlerdi. [34, 10]

Toplanıp gelen kuşları da (ona ram etmiştik). Hepsi onun nağmesine katılır (beraber tesbih ederler)di.

Ve kuşları müsahhar iyledik ki cümlesi etrâfında toplanır ve berâber zikr iylerlerdi.

Kuşlar da (hizmetindeydi, onunla[*]) toplu halde ibadet ederlerdi. Hepsi ona pek saygılıydı.

[*] Bkz. Taberi, Tefsir 21/169.

Bütün kuşları da... Hepsi de ona hizmet ediyorlardı.

Kuşları da toplu halde onun emrine vermiştik; hepsi birden ona yönelirdi.

Kuşlar da toplu halde onunla beraberdi. Hepsi, onun tespih nağmelerine katılırdı.

Shuningdek, har tarafdan to‘‎planuvchi qushlarni ham Dovudga bo‘‎ysundirib qo‘‎ydik. Tog‘‎lar va qushlarning barchalari unga itoat qilish uchun qaytuvchidir.

Izoh: Dovud alayhissalom Allohga tasbeh aytganlarida, undan ta’sirlangan qushlar ham chug‘‎urlashib, birga tasbeh aytar ekanlar.

daħı ķuşları ya'nį musaḥḥar eyledük dirilmiş iken. dükeli aña gey dönicidür.

Ḳuşlar daḫı dirilürdi barçası, özi ḫiẕmete dururlardı.

Biz quşları da toplu halda (onun ixtiyarına vermişdik), hamısı ona tərəf yönəlməkdə idi.

And the birds assembled; all were turning unto Him

And the birds gathered (in assemblies): all with him did turn (to Allah).(4169)

4169 Note the mutual echo between this verse and verse 17 above. The Arabic awwab is common to both, and it furnishes the rhyme or rhythm of the great... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.