Bi-ekvâbin ve ebârîka veke/sin min ma’în(in)
Kaynağından doldurulmuş şaraplarla dolu taslarla ve ibriklerle ve kadehlerle.
(Kendilerine) Kaynağından (doldurulmuş) testiler, ibrikler ve kadehler (uzatılır).
Tertemiz kaynakların şaraplarından doldurulmuş büyük kaplarla, sürahiler ve kadehlerle
Maîn çeşmesinden, meşrubat pınarlarından, ırmaklarından doldurulmuş testiler, ibrikler ve kadehlerle dolaşırlar.
(Şarap) kaynağından doldurulmuş testiler, ibrikler ve kadehlerle.
Kaynağından (doldurulmuş) testiler, ibrikler ve kadehler,
Cennet şarabından dolu sürahiler, ibrikler ve kadehlerle...
Kaynağından doldurulmuş testiler, ibrikler ve kadehleri onlara sunarlar.
17,18,19. Hizmetçileri kadehler, ibrikler ve kaynaktan doldurulmuş bardaklar ile etraflarında devamlı dolaşırlar. Ondan başları ağrımaz ve sarhoş da olmazlar.
17,18. Akan pınarlardan doldurulmuş kâselerle, ibriklerle, bardaklarla, kocalmayan yavrular dolaşırlar yanlarında!
17-18. Sürekli genç kalan hizmetçiler, cennet şarabı doldurulmuş testiler, sürahiler ve kâselerle onların etrafında (hizmet için) dolanırlar.
15,16,17,18. Altun ve kıymetli taşlardan müzeyyen serîrlere ittikâ idecekler ve biri birilerinin karşusında oturacaklar, ve etrâflarında hepsi bir yaşda çocuklar dolaşacaklar ve destiler ibrikler ve kâseler ile saf meşrûbatdan vireceklerdir.
17,18,19,20,21. Ölümsüz gençler yanlarında, baş ağrısı ve dönmesi vermeyen bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kaseler, ibrikler, kadehler; seçecekleri meyveler, arzulayacakları kuş eti ile dolaşırlar.
17,18,19,20,21. Ebediyen genç kalan uşaklar, onların etrafında; içmekle başlarının dönmeyeceği ve sarhoş olmayacakları, cennet pınarından doldurulmuş sürahileri, ibrikleri ve kadehleri, beğendikleri meyveleri ve arzu ettikleri kuş etlerini dolaştırırlar.
17-18. Çevrelerinde kaynaktan doldurulmuş testiler, ibrikler ve kadehlerle sonsuza dek hizmet sunacak gençler dolaşır.
Maîn çeşmesinden doldurulmuş testiler, ibrikler ve kadehlerle.
Kaynaktan doldurulmuş bardaklar, sürahiler ve kadehlerle.
Kaynağından doldurulmuş, testiler, ibrikler ve kadehlerle.
Kübler ve ibrıklerle me'ıynden bir piyâle
17-18. Onların çevrelerinde, ellerinde, cennet pınarlarından doldurulmuş testiler, sürahiler ve kâseler bulunan, ölümsüz, genç hizmetçiler dolaşır.
Kaynağından doldurulmuş testiler, ibrikler ve billur kadehler ile.
«Maîn» (kaynağın) dan (dolu) büyük kablarla, ibriklerle ve kadehlerle.
Kaynağından doldurulmuş testiler, ibrikler ve kadehlerle,
17,18. (Aynı yaşları üzere) ölümsüz kılınmış çocuklar (ve genç hizmetçiler),(1)pınardan (akan Cennet şerbetleriyle doldurulmuş) testiler, ibrikler ve kadehlerle onların (o sâbikunun) etrâfında dolaşır!
Kaynağından (lezzetli içeceklerden) doldurulmuş kâseler, sürahiler ve bardaklarla.
Ellerinde pınarlardan doldurulmuş kâseler, sürahiler ve bardaklar ile dolaşıp dururlar.
Maîn şarabından doldurulmuş testiler, ibrikler, bardaklarla.
17, 18. Etraflarında devamlı taze kalan çocuklar bir kaynaktan akan halis şarapla dolu sürahiler, ibrikler, bardaklar dolaştıracaklar.
Tertemiz bir kaynaktan doldurulmuş testiler, sürahiler ve kâselerle.
Kaynağından (doldurulmuş) testiler, ibrikler ve kadehler.
Ellerinde, cennet pınarlarından doldurulmuş testiler, sürahiler ve kadehlerle.
Kaynaktan doldurulmuş kaplar, sürahiler ve bardaklarla!
Ellerinde öz kaynağından doldurulmuş bardaklar, sürahîler ve kadehler,
Hizmetçilerin ellerinde kaynağından yeni doldurulmuş testiler ve ibriklerle hazır beklerler.
17,18. Çevrelerinde, kaynağından çıkan (suyla dolu) testiler, ibrikler ve kadehler bulunan uzun ömürlü gençler dolaşır.
17,18,19. Onların çevrelerinde ölümsüz genç hizmetçiler¹ (ellerinde) onların başlarını ağrıtmayan, sarhoş etmeyen ve tertemiz içeceklerle dolu sürahiler, ibrikler ve kadehlerle dolaşır.
tertemiz kaynakların suyundan doldurulmuş kâseler, ibrikler ve fincanlarla, ⁶
17-18. Doldurulmuş sürahiler ve kâseler ile ölümsüz gençler onların etrafında pervane olacaklar. 52/24, 76/6...23
tarifsiz güzellikte bir kaynaktan doldurulmuş bir o kadar tarifsiz ibrikler ve kadehlerle sunulan (içecekler);
17,18. Ölümsüz -hiç yaşlanmayan- civanlar, çeşmelerden akan şaraptan doldurulmuş, testiler ibrikler ve kadehlerle çevrelerinde dolanırlar. (Onlara şarap sunarlar)
Kaynağından doldurulmuş kupalar, ibrikler ve kaselerle.
Çeşmelerden akan şuruplar ile (dolu) destiler ile ve ibrikler ile ve bardaklar ile.
17, 18. Etraflarında, cennet şarabından dolu testiler, sürahiler, kadehlerle, ebedîliğe ermiş çocuklar dolaşıp hizmet ederler.
Akıp giden şarap kaynağından doldurulmuş testiler, ibrikler ve kadehlerle.
17,18,19. Dâimâ bir sinnde gençler, hımârı ve serhoşlığı olmayan şarâb ile dolu destiler ve ibriklerle aralarında dolaşırlar.
Kaynağından doldurulmuş testiler, ibrikler ve kadehlerle gelir giderler.
Tertemiz kaynağından doldurulmuş ibrikler, testiler ve fincanlarla...
Pınarlardan doldurulmuş testiler, ibrikler, kadehlerle.
Sürahiler, ibrikler ve öz kaynağından içkilerle doldurulmuş kadehler eşliğinde.
Oqar chashmadan olingan sharobli qadahlar, ko‘zalar va kosalar bilan.
[284b] ķulpsuz bardaķlar-ile daħı ıbrıķlarıla daħı sücilü ķadeḥıla gözlü bıñardan.
şarāb ṭolu barṭaḳlar‐ıla ve ıbrıḳlar‐ıla, daḫı ḳadeḥler ile bıñar ṣularından
(Cənnət bulağından axan) məin (şərab) dolu piyalələr, kuzələr və qədəhlərlə.
With bowls and ewers and a cup from a pure spring
With goblets, (shining) beakers, and cups (filled) out of clear-flowing fountains:
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |