18 Nisan 2026 - 29 Şevval 1447 - Cumartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Sâffât Suresi 175. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Ve ebsirhum fesevfe yubsirûn(e)

Hele bir bak, bir gözle onları, onlar da sonuçları neymiş, yakında görecekler.

Ve onları seyret ki; (zalimlerin hezimetini ve acı akıbetini, mücahit mü’minlerin ise galibiyet ve hâkimiyetini) yakında göreceklerdir.

Onlara inecek azabı gözetle, onlar da yakında görmediklerini görecekler.

Onların, inkâr edenlerin âkıbetlerinin nasıl olacağına, dünyada uğrayacakları felâketlere iyi bak. Yakında kendileri de görecekler. Akılları başlarına gelecek.

(Başlarına geleceği) gözetle. Nitekim onlar da yakında göreceklerdir.

Ve onları seyret; (azabı) yakında göreceklerdir.

Gözetle onları, yakında (kendilerine ne yapılacağını) görecekler.

Onları gözetle, başlarına neler geleceğini görecekler.

Onların halini gözetle; onlar da gözetleyeceklerdir.

Bakasın ki yakında görecek onlar

Onları gözle! Yakında (başlarına nelerin geleceğini) görecekler.

174,175. Yâ Muhammed! Bir zamân ânlardan uzak dur, bak ne felâketler göreceklerdir.

Onlara inecek azabı gözetle, onlar da göreceklerdir.

Gözetle onları, yakında onlar da görecekler.

Hallerini gör onların; ileride kendileri de görecekler!

Onların halini gör, onlar da görecekler.

Onları seyret; onlar da görecekler.

Onlara (inecek azabı) gözetle .Yakında onlar da göreceklerdir.

Gör onları: yakında görecekler

Onların başına gelecek olanı bekle. Nitekim onlar da (başlarına nelerin geleceğini) yakında göreceklerdir.

Onları gözle! Yakında onlar da görecekler.

Gözetle onları. Kendileri de (başlarına geleceği) yakında göreceklerdir.

Onları gözle, onlar da görecekler.

Ve onları(n başlarına gelecek olanı) gör; nihâyet ileride (onlar da) görecekler!

174 , 175. (Resulüm!) Sen bir süreliğine onlara (azgınlık edip inkârda ısrar edenlere) aldırma. Ve gözetleyiver onları, ileride onlar da (neler olacağını) göreceklerdir!

Onları gözetle. Çünkü onlarda gözetleyecekler.

Onları bekle bak. Onlar da yakında göreceklerdir.

Onların akıbetlerini gör, yakında onlar görürler.

Sen onları gözle, kendileri de yakında görecekler.

Gözetleyiver onları, ilerde göreceklerdir.

Bu arada, onların entrikaları dikkatle izle; zaten onlar,müminlerin üstün geldiğini yakında görecekler.

Gör; artık ilerde göreceklerdir.

174,175. Resulüm! Sen bir süre onlarla ilgilenme. // şimdilik seyret, çünkü yakında görecekler.

Onları gözetle! Yakında görecekler!

Onları gör (gözetle); onlar da ileride görecekler.

Sen onları biraz gözetle. Onlar yakında (başlarına gelecekleri) göreceklerdir.

ve onları[n kim olduklarını] gör; ⁷³ onlar [da] zaman içinde [şimdi görmediklerini] göreceklerdir. ⁷⁴

73 Yani, kendilerini saptıran insanlar olduklarını. Besura fiili (kelime anlamıyla, “gördü” yahut “görür oldu”), burada, “aklen görmek” veya “görüş sa... Devamı..

Bekle gör onların hallerini, onlar da görecekler kendi hallerini. 6/158

ve sen onları(n halini) gör, zamanı gelince onlar da (kendi perişan hallerini) görecekler.

Onları gözetle! (Üzerlerine inecek azabı bekle) Onlar da (o azabı) yakında görecekler.

Ve hamd, alemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. Elbette, yalnızca tashih yapılmış hâli şöyle:

Ve onlara bak! Elbette ki, yakında göreceklerdir.

Onları gözetle! Zaten kendileri de başlarına geleceği yakında göreceklerdir.

Onları gözetle. Yakında (başlarına neler geleceğini) göreceklerdir.

Onlara başlarına gelecek belâ ve mesâ'îbi göster. Onlar yakında bunı göreceklerdir.

Ne yaptıklarını gör; yakında onlar da görürler.

Onları gözle, onlar da gözleyecekler.

Ve onları gözetleyedur. Onlar da yakında görecekler.

Gözün, üstlerinde olsun; yakında görecekler.

Ularni mag‘‎lub bo‘‎lganlarida ko‘‎ring! Bas, yaqinda ular kufrlarining oqibatini ko‘‎radilar.

daħı görgil anları tįz göreler.

Daḫı gör anlara ne olacaḳdur? anlar daḫı görecek‐ lerdür saña olan nuṣreti.

Və (kənardan) onlara bax! Onlar mütləq (küfrlərinin aqibətini) görəcəklər!

And watch, for they will (soon) see.

And watch them (how(4141) they fare), and they soon shall see (how thou farest)!

4141 Watch and wait, for the Right must come to its own.


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.