18 Nisan 2026 - 29 Şevval 1447 - Cumartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Enbiyâ Suresi 17. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Lev eradnâ en netteḣiże lehven letteḣażnâhu min ledunnâ in kunnâ fâ’ilîn(e)

Eğlence için bir kadın edinmek isteseydik kendi katımızdakilerden edinirdik, fakat biz, böyle bir şey yapmayız.

Eğer Biz eğlence edinmek isteseydik, Kendi katımızdan edinirdik. Eğer (eğlence istemiş) olsaydık böyle yapardık (ama Biz, boş ve nahoş şeylerle uğraşmayız.)

Çünkü bir oyun ve eğlence edinmek isteseydik, onu kendi katımızda, şanımıza uygun bir anlamda edinirdik. Ama biz böyle gereksiz şeyleri yapan olmadık.

Eğer biz bir zevk, bir eğlence ile, bir eş, bir çocukla ilgilenmek isteseydik, bunu kendi nezdimizdekilerden seçer, ilgilenirdik. Biz böyle yapanlardan değiliz.

Biz eğer bir eğlence edinmek isteseydik elbette onu kendi katımızdan edinirdik. Eğer yapacak olsaydık!

Eğer bir 'oyun ve oyalanma' edinmek isteseydik, bunu, kendi katımızdan edinirdik. Yapacak olsaydık, böyle yapardık.

Eğer bir eğlence edinmek isteseydik, elbette onu katımızdan edinirdik. Yapacak olsaydık öyle yapardık.

Eğer bir eğlence edinmek isteseydik, kendimizden edinirdik. Fakat Biz, böyle bir şey yapan değiliz.

Eğer bir eğlence edinmek isteseydik, herhalde bunu kendi tarafımızdan edinirdik. Biz, bunu yapanlardan değiliz.

Oyuncak isteseydik, kendimizden yaratırdık, böyle bir şey yapmadık

Eğer bir eğlence edinmek isteseydik, onu kendi katımızda edinirdik. Ne var ki biz bunu yapmadık. 

Bkz. 30/8, 38/27, 44/39

Eğer eğlenmek istese idik nezdimizde eğlence bulur idik. Fakat böyle yapmıyoruz.

Eğlenme dileseydik, bunu yapacak olsaydık, şanımıza uygun şekilde yapardık; ama yapmayız.

Eğer bir eğlence edinmek isteseydik, onu kendi katımızdan edinirdik. Yapacak olsaydık böyle yapardık.

Eğer bir eğlence edinmek isteseydik, onu kendi katımızdan edinirdik, bunu asla yapmayız.

Eğer bir eğlence edinmek isteseydik, onu kendi tarafımızdan edinirdik. (Bu irademizin eseri olurdu. Ama) biz (bunu) yapanlardan değiliz.

Bir eğlence edinmek dileseydik, onu kendi katımızdan edinirdik. Evet, böyle bir işi dileseydik!

Eğer bir eğlence edinmek isteseydik, elbette onu katımızdan edinirdik. Yapacak olsaydık öyle yapardık.

Eğer bir eğlence ittihaz etmiş olsa idik onu kendi ledünnümüzden ittihaz ederdik, yapacak olsa idik öyle yapardık

(*Farz-ı muhâl) eğer bir eğlence edinmek dileseydik, onu elbette (şanımıza layık bir şekilde) kendi tarafımızdan edinirdik. Yapacak olsaydık böyle yapardık. (Fakat biz böyle bir şey yapmayız.)

* “Farz-ı muhâl”; Gerçekleşmesi asla mümkün olmayan bir konu hakkındaki varsayım, “kesinlikle olamaz ve olmayacak fakat sayalım ki oldu” manasında.... Devamı..

Eğer eğlence edinmek isteseydik, elbette onu kendi şanımıza uygun yapardık. Eğer yapacak olsak böyle yapardık.

Eğer biz bir eğlence edinmek isteseydik onu kendi canibimizden edinirdik elbet. Biz (böyle) yapanlar da değiliz.

Eğer bir eğlence edinmek isteseydik onu kendi katımızdan edinirdik. Yapacak olsaydık böyle yapardık.

[38/27]

Eğer bir eğlence edinmek isteseydik, onu kendi katımızdan edinirdik; (ama onu gerçekten) yapacak kimseler olsaydık!

Eğer bir eğlence edinmek isteseydik, (sizi de kâinatı da yaratmadan) onu (şanımıza uygun bir anlamda) Kendi katımızda edinirdik. Şayet yapacak olsaydık, böyle yapardık.*

(*) Nitekim dünya hayatından başkasını düşünmeyen inkârcılar, bütün dünyayı kendilerine oyuncak etmek istemişler ve hatta bu duygu ile felsefe yapacağ... Devamı..

Eğer biz kendimize oyun ve eğlence isteseydik, bunu kendi katımızda edinirdik. Ve bunu yapmaya da gücümüz yeter.

Eğer Biz kendimize bir eğlence arasaydık besbelli ki onu kendi kendimize edinirdik, gerçekten bunu yapmak isteseydik.

Eğer biz eğlence edinmek isteseydik onu kendimizden edinirdik. Hûri ve melekler edinirdik fakat yapmadık.

Eğer Biz bir eğlence edinmek isteseydik, onu kendi katımızdan [ledunnâ] edinirdik. Yapacak olsak (böyle) yapardık.

Eğer biz bir oyun ve eğlence edinmek isteseydik, yapmak istediğimiz takdirde bunu kendi katımızdan edinirdik.

Şâyet bir eğlence edinmek isteseydik, bunu herhâlde kendi katımızdan edinirdik fakat böyle bir şey yapmayız!

Bir eğlence edinmek isteseydik, onu kendi ledünnümüzden / tarafımızdan edinirdik.
Yapacak olsaydık, öyle yapardık.

Eğer oyalanmak isteseydik, yapabilirdik. Çünkü bu güç sadece bizdedir.

Eğer bir eğlence edinmek isteseydik; onu kendi katımızdan edinirdik! İnsanları ve dünyayı yaratmaya gerek kalmazdı.

Bir eğlence edinmek isteseydik, onu kendi tarafımızdan edinirdik. (Ama) biz (bunu) yapanlar değiliz. [*]

Bu ayet şöyle de tercüme edilebilir: “Bir eğlence edinmek isteseydik, onu kendi katımızdan edinirdik. Yapacak olsaydık (öyle değil, böyle yapardık).”... Devamı..

Eğer Biz, eğlence edinmek isteseydik, bunu elbette (başkasına ihtiyaç duymadan) kendi kendimize yapardık. (Ama) Biz böyle yapanlardan değiliz.¹

1 Nitekim dünya hayatından başkasını düşünmeyen kâfirler, bütün dünyayı kendilerine oyuncak etmek istemişler ve hatta bu duygu ile felsefe yapacağız d... Devamı..

[çünkü,] eğer bir oyun, bir eğlence edinmek dileseydik, bunu herhalde kendi katımızdan edinirdik; ama hiç böyle bir şeyi diler miyiz! ¹⁹

19 Lafzen, “eğer böyle yapmayı irade etseydik”: yani, Allah “bir eğlence arayacak olsaydı” (ki, mutlak manada kendine yeterli ve sınırsız kudret sahib... Devamı..

Eğer bir oyun ve eğlence edinmek isteseydik, onu şanımıza uygun olarak elbette edinirdik, evet yapsaydık böyle yapardık ama yapmadık. 21/16

Eğer Biz bir eğlence edinmek isteseydik, onu kendi katımızdan edinirdik;[²⁶⁸⁹] ne ki bunu asla yapacak değiliz.[²⁶⁹⁰]

[2689] Bu ibâre iki şekilde de anlaşılabilir: 1) Bu görünen âlemi değil, sizin algınızın ötesinde bir âlem yaratarak onu eğlence edinirdik” 2) “Sizin ... Devamı..

Şayet biz bir eğlence edinmek isteseydik, elbette onu katımızdan (meleklerden) edinirdik, biz elbette böyle yapanlardan değiliz.

Eğer bir eğlence edinmek isteseydik, elbette onu kendi katımızdan edinirdik — eğer yapacak olsaydık.

Eğer Biz bir eğlence edinmek istese idik elbette onu kendi tarafımızdan edinirdik, eğer yapacak olsa idik.

Eğlenmek isteseydik nezdimizde eğlenecek çok şey bulurduk! Faraza yapacak olsak, öyle yapardık!

Bu âyetten maksat, Allah’a eş, evlat, kız, oğul, nesil isnad eden şirk inançlarını, açıkça reddetmektir. Zira yüce âlemde melâike, hûriler gibi mahlûk... Devamı..

Eğer bir eğlence edinmek isteseydik, kendi katımızdan edinirdik. Yapacak olsaydık, böyle yapardık.

Başka bir tefsîre göre: "Ama biz böyle yapanlar olmadık" .

Eğer bir lehv ve eğlence ittihâz itmek murâd itse idik onı tarafımızda onlardan ittihâz iderdik.

Kendimize eğlence arasaydık onu kendi katımızda oluştururduk. Yapsak böyle yapardık.

Eğer bir eğlence edinmek isteseydik, onu kendi katımızdan edinirdik. Ama bunu yapmadık.

Eğer bir oyun edinmek isteseydik, kendi katımızdan edinirdik—tabii, eğer böyle bir şey yapacak olsaydık!(2)

(2) İki katlı bir imkânsızlığı zikretmek suretiyle Allah’ın yüceliği vurgulanıyor: Bir defa, Allah hiçbir şekilde yarattıklarına muhtaç değildir; O eğ... Devamı..

Eğer bir eğlence edinmek isteseydik onu kendi katımızdan edinirdik. Ama böyle yapanlar değildik/yapsaydık öyle yapardık.

Iymonu, ko‘‎ngilxushlik qilishni xohlaganimizda edi, Biz uni O‘‎z tomonimizdan qilgan bo‘‎lar edik.

eger dilese-dük kim dutavuz 'avrat yā oġul ķız duta-y-ıduķ anı ķatumuzdan eger olsavuz eyleyiciler.

Eger biz dilese‐y‐dük oyun idinmegi, bizüm ḳatumuzdan idinür‐dük. Eger işlemek istese‐y‐dük işlerdük.

Əgər Biz (Özümüzə) əyləncə etmək (arvad-uşaq düzəltmək) istəsəydik, onu mütləq Öz dərgahımızdan (mələklərdən, hurilərdən) edərdik. Lakin Biz (bunu) etmədik. (Çünki Allaha, insanlardan fərqli olaraq, əylənmək, Özünə övlad götürmək, yaxud kimisə Özünə yoldaş etmək yaraşmaz).

If We had wished to find a pastime, We could have found it in Our presence if We ever did.

If it had been Our wish to take (just) a pastime, We should surely have taken it from the things nearest to Us, if We would do (such a thing)!(2677)

2677 If such an idea as that of play or pastime had been possible with regard to Allah, and if He had wished really to indulge in pastime, He would ha... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.