Kâle inneke mine-lmunzarîn(e)
Tanrı, şüphe etme ki mühlet verilenlerdensin dedi.
(Cenab-ı Hakk bu isteğini kabul etmiş ve) “Haydi sen kendisine mühlet (ve fırsat) verilenlerdensin” demişti.
Ve Allah “Tamam, sen artık mühlet verilenlerden oldun” diye buyurdu.
Allah:
“Sen mühlet verilenlerdensin" buyurdu.
(Allah): "Haydi, sen kendilerine mühlet verilenlerdensin" dedi.
(Allah:) 'Sen gözlenip-ertelenenlerdensin' dedi.
Allah da: “-Sen mühlet verilenlerdensin”, buyurdu.
Allah: “Şüphesiz sana mühlet verilmiştir” dedi.
Allah, “Haydi, sen mühlet verilenlerdensin” buyurdu.
Tanrı buyurdu ki: «Sen bırakılmışlardansın
(Allah:) “Tamam, sen artık mühlet verilen kimselerden oldun” buyurdu.
14, 15. İblîs: "İnsânların diriltileceği güne kadar bana mühlet vir" didi "Virildi" cevâbını aldı.
Allah; "Sen erteye bırakılanlardansın" dedi.
Allah da, “Sen süre verilenlerdensin” dedi.
Allah, “Haydi, sen mühlet verilenlerdensin” buyurdu.
Allah: Haydi, sen mühlet verilenlerdensin, buyurdu.
(Allah) buyurdu: "Haydi sen süre verilmişlerdensin."
buyurdu ki: hâydi mühlet verilenlerdensin
(Allah,) “Haydi, sen (kıyamet gününe kadar) mühlet verilenlerdensin!” buyurdu.
(Allah) dedi ki: «Sen mühlet verilmişlerdensin».
(Allah): “Sen mühlet verilenlerdensin.” dedi.
(Allah da) buyurdu ki: “(Haydi) doğrusu sen (o vakte kadar) mühlet verilenlerdensin!”
(Allah,) "Şüphesiz sen (insan nesli hayatta olduğu müddetçe) zaten kendisine süre verilenlerden (eceli tehir edilenlerden)sin" buyurdu.*
Allah “Diriliş gününe kadar sana zaman verildi” dedi.
Allah buyurdu: "işte sana önel verildi."
Allah «— Sen mühlet verilenlerdensin» buyurdu.
Allah buyurdu: “Haydi, sen süre verilmişlerdensin!”
(Allah,) “Sen mühlet verilenlerdensin” dedi.
Allah, “Pekâlâ,Mahşer Gününe kadar değil ama, tüm canlıların yok edileceği güne, Kıyâmet Gününe kadar (15. Hicr: 38) sana süre verilmiştir!” dedi.
Allah dileseydi, İblîs’i oracıkta yok edip işini bitirebilirdi. Fakat sonsuz ilim ve hikmeti gereğince, İblîs’e istediği süreyi verdi.
-"Sen, Süre Verilmişler’densin" dedi.
Allah: — Tamam izinlisin.
"Haydi! Sen mühlet verilenlerdensin! Ne yapacaksan yap!" dedik.
(Allah, iblise): “Öyleyse sen (kendisine) süre tanınanlardansın.” buyurdu.¹
[Ve Allah]: “Tamam, sen artık mühlet verilen kimselerden oldun” diye buyurdu.
Allah:– Sen zaten süre verilenlerdensin! Dedi. 38/79- 80
(Allah) "Sen mühlet verilmişlerdensin (eceli tehir edilenlerdensin)" buyurdu.
(Allah) dedi ki: “Sen o güne kadar mühlet verilenlerdensin.”
Allah: "Haydi süre verilenlerdensin." buyurdu. (Görülüyor ki, şeytan Allah’ı ve ahireti biliyor. Tart edilmesine sebep; (haşa) Allah’a akıl verecek kadar kibirli, yani Allah’ın ilim sıfatını inkar ve insanları küçük görecek nitelikte. Efendimiz {s.a.s.}, kibri, ’Hak’kı kabul etmemek ve insanları küçük görmek’ diye tanımlamış ve "Kalbinde hardal tanesi kadar kibir olan, cennete giremez." buyurmuştur. Ayrıca ayetlerin inceliğine dikkat edilirse; şeytan, öldükten sonra dirilmeğe kadar mühlet isteyerek hiç ölmek istemediğini belirtiyor. Mevla’mız "Mühlet verilenlerdensin." buyurarak, bu mühletin ne kadar olduğunu belirtmemiştir. Yanız başka ayette, ’malum vakit’ diye ifade buyurmuştur. Buradan ’diriliş’ değil ’kıyamet saati’ olduğu, müfessirlerce beyan edilmiştir.)
Buyurdu ki: «Sen muhakkak mühlet verilmişlerdensin.»
Allah: “Haydi, sen mühlet verilenlerdensin! ” buyurdu.
(Allah) buyurdu: "Haydi sen süre verilmişlerdensin."
Allâh Te'âlâ da: "Sen o zamâna kadar imhâl idilenlerdensin" buyurdı.
Allah dedi ki “Sen de yaşatılacaklardansın.”[*]
Allah:-Mühlet verilenlerdensin! dedi.
Allah “Sen mühlet verilenlerdensin” buyurdu.
Buyurdu: "Süre verilenlerdensin."
Alloh: “Bo‘ldi, albatta, sen muhlat berilganlardansan”, – dedi.
eyitti ya'nį Tañrı “bayıķ sen mühlet virinilmişlerdensen.”
Eyitdi Tañrı Ta‘ālā sen mühlet virilenlerdensin.
(Allah) buyurdu: “Sən möhlət verilənlərdənsən!”
He said: Lo! thou art of those reprieved.
((Allah)) said: "Be thou among those who have respite."(1000)
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |