Ve lekad teraknâhâ âyeten fehel min muddekir(in)
Ve andolsun ki bir delil olarak bıraktık onu, fakat bir ibret alan mı var?
Andolsun, Biz bunu (Nuh tufanını) bir ayet ve ibret olarak bıraktık. Fakat öğüt alıp-düşünen var mı?
Andolsun o geminin yapılışını veya tufan hadisesini veya geminin kalıntılarını açık bir belge, tarihi bir ibret ve ayet olarak bıraktık. Öyleyse yok mudur ondan ders almak isteyen?
Andolsun ki, bunu bir ibret olarak bıraktık. Fakat öğüt alan var mı?
Andolsun, Biz bunu bir ayet olarak bıraktık. Fakat öğüt alıp-düşünen var mı?
Celâlim hakkı için, biz bu vak'ayı (veya gemiyi), bir alâmet (ve ibret dersi) olarak bıraktık; fakat düşünen mi var?
Andolsun! Biz, o gemiyi bir belge olarak bıraktık. Artık ibret alan yok mudur?
Andolsun ki, gemiyi bir ibret olarak bıraktık, ibret alan yok mudur?
Bir belge olarak bıraktık onu, öğütlenen var mıdır?
(Nihayet sular çekilince gemi dağa oturdu ve böylece) o (Tufan olayı)nı, bir ibret belgesi olarak bıraktık. Böyle iken, ibret alacak yok mudur?
Ândan sonra o sefîneyi bir ders-i ’ibret olmak üzere terk iyledik. Kim idrâk itdi?
And olsun ki Biz, o gemiyi bir ibret olarak bıraktık; öğüt alan yok mudur?
Andolsun, biz onu (tufan olayını) bir ibret olarak bıraktık. Var mı düşünüp öğüt alan?
Andolsun, bunu bir ibret levhası olarak bıraktık; ibret alacak yok mu?
Andolsun ki onu bir ibret olarak bıraktık, ibret alan yok mudur?
Bunu bir ders olarak bıraktık. Öğüt alan yok mudur?
Bunu bir ibret olarak bıraktık, ibret alan yok mudur?
Celâlim hakkı için bıraktık ta onu bir âyet olarak, fakat düşünen mi var?
Kasem olsun ki, biz onu (tufan olayının kalıntılarını) bir ibret olarak bıraktık. (O hâlde, bu kıssadaki tufanın kalıntılarını gören ya da bu âyetleri okuyanlar/dinleyenler arasında) ibret alan yok mudur?
Andolsun ki biz bunu bir âyet olarak bırakmışızdır. O halde bir düşünüb ibret alan var mı?
Muhakkak ki biz bunu bir ayet olarak bıraktık. Fakat düşünen var mı?
Celâlim hakkı için, bunu (bu gemiyi ve tûfan alâmetlerini) bir ibret olarak bıraktık; o hâlde bir ibret alan var mı?
Muhakkak ki biz onu (tufan olayını) bir ibret olarak bıraktık. O hâlde öğüt alıp düşünen var mı? *
Yalanlayan Nuh toplumunu da, gelecek kuşaklara ibret olarak geride bıraktık. Düşünen yok mudur?
Ant olsun ki Biz bu olyı bir belge olarak bırakmışızdır. Öğütlenenler nerede?
Şüphesiz biz bunu bir ayet olarak bıraktık. Fakat hatırlayıp kendine gelen var mı?
İşte, bu gemiye binen müminlerin kurtuluşunu ve kâfirlerin helâk edilişini, kıyâmete kadar gelecek bütün insanlar için ibret verici bir işâret kıldık. Öyleyse, yok mu bundan öğüt almak isteyen?
And olsun onu (Gemi’yi) bir âyet olarak bıraktık! Var mı hiç düşünüp öğüt alan?
Biz bu tufan olayını dillere destan ettik. Acaba var mı ders alan?
Nuh kavminin başına gelenleri ibret olarak bıraktık! Düşünüp öğüt alan yok mu?
Yemin olsun ki onu (gemiyi) bir ibret olarak bırakmıştık; hani gerçeği hatırlayan var mı?
Yemin olsun Biz bunu,¹ bir ibret olarak bıraktık. Fakat düşünen mi var? ²
Ve böyle [yüzen gemi]leri [insana rahmetimizin] ebedî bir işareti kıldık: ⁸ öyleyse, yok mudur ondan ders almak isteyen? ⁹
Andolsun ki biz o gemiyi tufanın bir nişanesi olarak bıraktık. Hani var mı düşünüp ibret alan? 11/120, 12/111
Doğrusu Biz, bu (kıssayı) bir (ibret) delili olarak bıraktık:[⁴⁸¹⁵] öyleyse yok mudur ders alan?
Andolsun ki biz onu (o gemiyi bir dağın tepesine) bir ibret olarak bıraktık. (Bu kıssadan) İbret alan yok mudur?
Elbette ondan (gemiden) bir ayet (kanıt) bıraktık, ancak öğüt alıp düşünen var mı?
Ve şanım hakkı için onu (o gemiyi) bir ibret olmak üzere bıraktık, fakat hani yâd edip ibret alan?
Biz bir ibret olsun diye, o gemiyi geriye bıraktık. Haydi, var mı ibret alan? [36, 41-42]
Bunu bir ibret olarak bıraktık, ibret alan yok mudur?
Biz o sefîneyi âyet ve 'ibret olarak (Cudi dağında) uzun zamân terk itdik. (Bunları görerek) 'ibret alan var mıdır?
Gemiyi, bir belge olarak bıraktık. Hiç öğüt alan var mı?
Onu bir ayet (işaret) olarak bırakmıştık. İbret alan var mı?
Yemin olsun ki, biz onu bir ibret ve işaret olarak arkaya bıraktık. Yok mu araştırıp öğüt alacak?
Biz to‘fon asoratini bir belgi qilib qoldirdik. Bas, bulardan eslatma oluvchi bormi?!
daħı bayıķ ķoduķ anı gemiyi yā ol işi nişān. pes var ma ögütlenici?
Daḫı anı bir āyet eyledük, hīç naṣīḥat ḳabūl idici var mıdur?
And olsun ki, Biz onu (tufan hadisəsini, yaxud Nuh qövmünün başına gələnləri sonrakı nəsillərə) ibrət üçün saxladıq. Amma heç bir ibrət alan (öyüd-nəsihət qəbul edən) varmı?!
And verily We left it as a token; but is there any that remembereth?
And We have left this as a Sign(5140) (for all time): then is there any that will receive admonition?(5141)
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |