Feemmâ-lleżîne âmenû ve’amilû-ssâlihâti fehum fî ravdatin yuhberûn(e)
Böylece iman edip salih amellerde bulunanlar; artık onlar ’bir cennet bahçesinde’ ’sevinç içinde ağırlanıp (sonsuz mutluluğa kavuşacaklardır.)’
İman edip, doğru dürüst işler yapanlar, cennet bahçelerinde nimetlerden yararlanır ve sevinirler.
İman ederek, hâlis niyet ve amaçlarla, İslâm esaslarını, İslâmî düzeni hayata geçirenler, iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalışarak nimetin-ürünün bollaşmasını sağlayanlar, yerinde haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olanlar, cârî-kalıcı hayırlar-sâlih ameller işleyenler, işte onlar Cennet bahçelerinde nimetlere ve sevince mazhar olacaklar, güzel sadâlar, nağmelerle zevke dalacaklar.
İman edip salih ameller işleyenler; işte onlar bir bahçede sevinç içinde ağırlanırlar.
Böylece iman edip salih amellerde bulunanlar; artık onlar 'bir cennet bahçesinde' 'sevinç içinde ağırlanırlar'.
İman edib salih ameller işliyenlere gelince, işte onlar bir bahçede (cennetde) nimetlenir ve neşelenirler.
İman edip yararlı işler yapanlar ise, bağ ve bostan(lar) içinde sevindirilirler..
İman edip iyi ameller işleyenlere gelince, onlar cennette bol nimet ve sevince kavuşacaklardır.
İnanarak, yararlı iş görenler, çimenlikte sevinirler
İnandıktan sonra sâlih amel işleyenler cennet bahçelerinde, sevinç ve neşe içinde keyif süreceklerdir.
Fakat îmân idenler ve a’mâl-i sâlihada bulunanlar çiçek bağçesinde mesrûr olacaklardır.
Ama inanıp yararlı iş işleyenler, ağırlanacakları bir cennette bulunurlar.
İman edip salih ameller işleyenlere gelince, işte onlar cennet bahçelerinde sevindirilirler.
İman edip dünya ve âhirete yararlı işler yapanlar güzel bir bahçede (cennette) ağırlanırlar.
İman edip iyi işler yapanlara gelince, onlar, cennette nimetlere ve sevince mazhar olacaklardır.
İnanıp erdemli davrananlar ise bir bahçe içinde neşelendirilirler.
Şimdi iman edip salih ameller yapmış olanlara gelince, onlar bir bahçe içinde neşelenirler.
İmdi iyman edib salih ameller yapmış olanlar, o vakıt onlar bir ravzada neş'elenirler
Îmân edip sâlih ameller işleyenlere gelince, işte onlar (cennet) bahçeler (in) de neşelenirler.
Fakat inananlar ve salihatı yapanlar, onlar güzel bir bahçede mutluluk içinde yaşayacaklardır.
Artık îman edib de güzel güzel amel (ve hareket) lerde bulunanlar (a gelince:) Onlar bir bağçede (yaşayıb) mesrur olurlar.
Fakat îmân edip sâlih ameller işleyenlere gelince; artık onlar, bir bahçede (Cennette)sevindirilirler.
Fakat (dünyadayken) iman edip (aynı zamanda bu imanın gereği olarak insanlara ve çevreye de güven verip), salih (güzel, iyi ve yararlı) işler yapmış olanlar (erdemli kimseler) cennet bahçelerinde ağırlanarak neşelenirler.*
İman edip salih amel işleyenlere gelince, (Allah’ın hükmünü) bekledikleri yerlerde kendileri ile ilgili verilen hükmün haberleri onlara bildirilir.
İnanıp da iyilik edenlere gelince, onlar da bir çiçek bahçesinde, sevinç içnde olacaklardır.
İman edip iyi iş işleyenler ise bahçelerde (Cennet/de) sevinç içinde bulunacaklar.
Ama inanıp iyi ve yararlı işler [sâlihât] yapanlar da cennet bahçesinde [ravdatun] neşe ve sevince gark olurlar.
İman edip salih amellerde bulunanlara gelince, artık onlar bir bahçe içinde neşelenirler.
Allah’a ve âhiret gününe yürekten inanan ve bu imana yaraşır güzel ve yararlı davranışlar ortaya koyan kimseler, sonsuz nîmetlerle donatılmış cennet bahçelerinde, sevinç ve neşe içinde keyif sürecekler.
Her neyse iman etmiş ve Salih Ameller’i işlemiş (İyi İşler’i yapmış) olanlar, artık onlar bir bahçede neşelenirler.
İnanıp yararlı faaliyetlerde bulunanlar, nezih ortamlarda ağırlanacaklar.
İman edip Allah’ın yasalarına uyanlara, iyi ve güzel işler yapanlara gelince; onlar cennet bahçelerinde sevinçle dolaşırlar.
İman edip iyi işler yapanlara gelince, onlar cennette (nimetlerle) neşelendirileceklerdir.
(Allah’ın istediği gibi) îman edip, (inandığı) iyi işleri yaşayanlara gelince onlar (cennet) bahçesinde (sevindirilirlerek) ağırlanırlar.
iman edip doğru ve yararlı işler yapanlar bir mutluluk-esenlik bahçesinde ağırlanacaklardır;
İman edip imanına yaraşır güzellikte işler yapanlar, cennet bahçelerinde mutlu ve neşe içinde olacaklar. 2/82, 46/13-14
Artık, iman eden ve imana uygun iyi işler işleyen kimseler tarifsiz bir mutluluk bahçesinde, ruha safa veren bir mûsikî ile mest olacaklar;[³⁵⁷²]
İman edip sâlih ameller işleyenler, (o gün) bir bahçede (cennette) sevinç içindedirler.
O hâlde, akşama girdiğinizde ve sabaha erdiğinizde Allah’ı tesbih edin.
İmdi o kimseler ki, imân etmişler ve sâlih sâlih amellerde bulunmuşlardır. Artık onlar bir bahçede sevinç içinde kalırlar.
İman edip güzel ve makbul işler yapanlar cennet bahçelerinde ağırlanarak neşelenirler.
İnanıp iyi işler yapanlar, onlar (çiçekli, ırmaklı) bir bahçe içinde neş'elendirilirler.
Îmân idüb 'amel-i sâlih işleyenler çiçekler ve nehirler ile müzeyyen bağçelerde sürûr ve hubûrda olurlar.
İnanan ve iyi işler yapanlar, has bahçede, sevinç içinde olacaklardır.
Eğer, iman etmiş, doğruları yapmış kimseler iseler, bir cennet bahçesinde neşelenirler.
İman edip güzel işler yapanlar, birer Cennet bahçesinde safâ sürmektedirler.
İman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanlara gelince, onlar bir bahçe içinde mutlu kılınırlar.
Bas, ammo iymon keltirgan va solih amallarni qilgan zotlar jannat bog‘larida shodlanadilar.
ammā anlar kim įmān getürdiler. daħı işlediler eyü işler anlar çayır çemen içinde şād olınalar.
Ammā ol kişiler ki īmān getürdiler ve ‘amel‐i ṣāliḥ işlediler. Anlar cennetiçinde ḫoş geçüreler.
İman gətirib yaxşı işlər görənlər cənnət bağçalarının birində sevinc içində qalacaqlar.
As for those who believed and did good works, they will be made happy in a Garden.
Then those who have believed and worked righteous deeds, shall be made happy in a Mead of Delight.
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |