Ve hamelnâhu ‘alâ żâti elvâhin ve dusur(in)
Ve onu, tahtalardan yapılmış ve mıhlarla kenetlenmiş bir gemide taşıdık.
Ve onu (Hz. Nuh’u ve etbaını) da tahtalar ve çiviler(le ustalıkla ve çok sağlam yapılmış bir gemi) üzerinde (kabaran sularda) taşıdık.
Ama kulumuz Nuh'u da kalaslardan yapılmış, çivilerle birbirine çakılmış gemi üzerinde taşıdık.
Onu (Nuh'u) da, (tahta) levhalardan ve çivilerden yapılmış olan (gemi)de taşıdık.
Ve onu da tahtalar ve çiviler(le inşa edilmiş gemi) üzerinde taşıdık;
Biz, Nûh'u (ve onunla iman edenleri), levhalardan yapılmış ve perçinleşmiş gemiye yükledik;
Nûh'u da, tahtadan yapılmış, çivilerle çakılmış gemiye bindirdik.
Tahtadan yapılmış, çiviler çakılmış bir gemiye bindirdik
Biz onu (ve ona inananları), levhaları birbirine perçinlenmiş (bir gemi) üzerinde taşıdık.
Nûh’ı tahta ve çivilerden yapılmış bir gemiye irkâb iyledik.
13,14. Onu, tahtadan yapılmış, mıhla çakılmış bir gemiye bindirdik; inkar edilmiş olan Nuh'a mükafat olarak verdiğimiz gemi nezaretimiz altında yüzüyordu.
Biz Nûh’u çivilerle perçinli levhalardan oluşan gemiye bindirdik.
Onu tahtalar ve mıhlarla yapılmış gemide taşıdık.
Nuh'u da tahtalardan yapılmış, çivilerle çakılmış gemiye bindirdik.
Onu ağaç lifleri ile (bağlanmış) kütükler üzerinde taşıdık.
Nuh'u da tahtalardan yapılmış, çivilerle (çakılmış gemi) üzerinde taşıdık.
Onu ise taşıdık elvahlı ve kenetli bir hamule üzerinde ki akar
Biz onu (Nûh’u ve ona inananları), (tahta) levhalardan ve çivilerle perçinlenmiş olanın (sağlam, bir geminin) üzerinde taşıdık.
Onu ağaç lifi ile birbirine bağlanmış tahtalar üzerinde taşıdık.
Onu (Nuuhu) levhalar ve mıhlarla yapılmış (gemiy) e yükledik,
Biz onu çivilerle perçinli levhalardan oluşan (bir gemide) taşıdık;
Ve onu (Nûh'u) tahtalı ve çivili olan (gemi) üzerinde taşıdık.
Ve onu levhalar (tahtalar) ve çiviler (ile perçinlenip inşa edilmiş gemi) üzerinde taşıdık.*
Çivilerle tutturulmuş tahta kalaslardan yapılmış gemiyle Nuh’u taşıdık.
Nuh’u, tahtaları biribirine mıhlanmış bir gemiye bindirdik.
Nuh/u tahtadan yapılmış, mıh çakılmış gemiye yüklettik.
Ve onu da tahtalar ve çiviler (ile inşa edilmiş gemi) üzerinde taşıdık.
Nûh’a gelince, onu ve ona iman edenleri, tahtalar ve çivilerdenyapılmış bir gemi üzerinde taşıdık.
Onu, çivilenmiş levhalar / tahtalar üzerine yükledik.
Nûh'u çivili ahşap gemiye aldık.
Nuh’u çivilerle perçinlerle birbirine tutuşturulmuş tahtalar üzerinde taşıdık!
Onu (Nuh’u) levhalar ve çivilerle (çakılmış gemide) taşımıştık.
13,14. Ve Biz, kendisine nankörlük edilen Nûh’u, (tahta) levhalar ve çivilerle yapılmış ve gözetimimiz altında yol alan bir gemi¹ üzerinde taşıdık;
ama o’nu [sadece] tahtalar ve çivilerden yapılmış o [gemi] ile taşıdık,
Biz Nuh’u birbirine kenetli tahta levhalardan yapılmış gemiye bindirdik. 10/71...73
Ama onu (malzemesi) ahşap ve çiviler olan bir (gemi ile) taşıdık:[⁴⁸¹⁴]
Nuh'u (ve iman edenleri) ise tahtalardan yapılmış, çivilerle çakılmış bir gemiye bindirdik.
Onu çivilerle kenetlenmiş (tahta) levhalar (gemi) üzerinde taşıdık.
Ve O'nu ( Nûh'u) levhaları ve kenetleri bulunan şey üzerine yükledik.
Biz Nuh'u, levha halindeki tahtalar ve çivilerle yapılmış gemiye bindirdik. [7, 64] {KM, Tekvin 6, 14}
Nuh'u da tahtalar ve çiviler(le yapılmış gemi) üzerinde taşıdık.
Onı tahtalardan birbirine çivilenerek yapılan gemiye bindirdik.
Nuh’u, levhaları birbirine perçinlenmiş bir gemiye bindirmiştik.
Onu gözümüzün önünde akıp giden tahta ve mıhtan yapılmış (gemi) de taşıdık.
Onu tahtadan yapılmış, çivilerle tutturulmuş gemiye bindirdik.
Ve taşıdık onu levhalar ve çivilerden oluşturulan şey üstünde.
Nuhni esa taxtalar va mixlar bilan yasalgan kemada ko‘tardik.
daħı bindürdük anı taħtalular üzere daħı mıħlular.
Daḫı götürdük anı taḫtalar ve mismārlar işi gemi üstine.
Biz Nuhu (ona iman gətirənlərlə birlikdə) taxtadan düzəlmiş və mismarlanmış gəmiyə mindirdik.
And We carried him upon a thing of planks and nails,
But We bore him on an (Ark) made of broad planks and caulked(5138) with palm- fibre:
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |