2 Mayıs 2026 - 14 Zi'l-Ka'de 1447 - Cumartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Tevbe Suresi 12. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Ve-in nekeśû eymânehum min ba’di ‘ahdihim veta’anû fî dînikum fekâtilû e-immete-lkufri(ﻻ) innehum lâ eymâne lehum le’allehum yentehûn(e)

Ahitlerinden sonra gene yeminlerini bozarlar ve dininizi kınarlarsa kafirliğe baş olanlarla savaşın, şüphe yok ki yeminini tutmayan kişilerdir onlar, belki bu suretle yaptıklarından vazgeçerler.

Eğer antlaşmalarından sonra (tekrar) yeminlerinden dönerler ve dininize dil uzatırlarsa, küfrün önderleriyle çarpışıp savaşın. (Kâfir ve zalim odakların beyin takımını hedef alın.) Çünkü onların yeminleri(ne sadakatleri) yoktur. (Bu ciddi ve cesaretli tavrınız nedeniyle) Olur ki vazgeçip cayacaklardır.

Eğer düşmanlarınız bir antlaşma yaptıktan sonra, yeminlerini bozar da, dininizi karalamaya kalkarlarsa, o zaman Allah'tan gelen gerçekleri örtbas etmekle liderlik ve öncülük yapan bu kimseleri öldürün, onların yeminlerine itibar etmeyin. Çünkü onların yemin diye birşeyleri yoktur. Onlara karşı savaşırsanız umulur ki, küfür ve azgınlıklarından vazgeçerler.

Eğer verdikleri taahhütlerinden, antlaşmalarından sonra, sözlerine, yeminlerine sahip çıkmazlarsa, dininize, şeriatınıza, medeniyetinize dil uzatırlarsa, doğacak sıkıntıları ve savaşı göze alarak küfrün liderlerini hemen öldürün. Çünkü onlar için yeminin önemi yoktur. Öldürülme korkusu onların, küfürden ve müslümanlarla savaşmaktan vazgeçmelerine sebep olabilir.

Antlaşma yapmalarından sonra yeminlerinden dönerler ve dininize dil uzatırlarsa küfrün önderleriyle savaşın. Çünkü onlar açısından yeminlerin bir geçerliliği yoktur. Olur ki vazgeçerler.

Ve eğer antlaşmalardan sonra, yine yeminlerini bozarlarsa ve dininize hınç besleyip-saldırırlarsa, bu durumda küfrün önderleriyle çarpışın. Çünkü onlar, yeminleri olmayan kimselerdir; belki cayarlar.

Eğer sözleşmelerinden sonra yeminlerini bozar ve dininize taarruza kalkarlarsa, küfür öncülerini hemen öldürün. Çünkü onların yemînleri yoktur, olur ki vazgeçerler.

Eğer antlaşmadan sonra yeminlerini bozarlarsa ve dininize sataşırlarsa, işte o zaman küfrün önderlerini öldürün. –Çünkü onların yeminleri geçerli olamaz.- (Onları öldürün,) belki bu yaptıklarına son verirler.

Antlaşmalarından sonra yeminlerini bozar ve dininize saldırırlarsa, küfrün önderlerine karşı savaşınız! Çünkü onların yeminleri yoktur. Böyle yaparsanız umulur ki yaptıklarına son verirler.

Ahit yaptıktan sonra, antlarını bozarak, dininizi yererlerse, kâfirlerin önderlerin öldürün, onlarla ant olamaz, ola ki çekineler

Ve eğer antlaşmalardan sonra, yine yeminlerini bozarlarsa ve dininize saldırırlarsa, bu durumda küfrün önderleriyle savaşın. Çünkü onlar, yeminlerine riayet etmeyen kimselerdir. O zaman belki (azgınlıklarından) vaz geçerler. 

Bkz. 2/190, 9/29

Eğer mu’âhede ’akd itdikden sonra yemînlerini nakz iderler ve sizin dîninize ta’n iderler ise fenâlıklarına hitâm virmeleri içün reislerini katl idiniz zîrâ ânlar içün ’ahde vefâ yokdur.

Eğer andlaşmalarından sonra, yeminlerini bozarlar, dininize dil uzatırlarsa, inkarda önde gidenlerle savaşın, çünkü onların yeminleri sayılmaz, belki vazgeçerler.

Eğer antlaşmalarından sonra yeminlerini bozup dininize dil uzatırlarsa, küfrün elebaşlarıyla savaşın. Çünkü onlar yeminlerine riayet etmeyen kimselerdir. Umulur ki, vazgeçerler.

Şayet antlaşma yaptıktan sonra yeminlerini bozarlar ve dininizi karalamaya kalkışırlarsa, siz de küfrün elebaşılarıyla vuruşun; çünkü onların yeminleri yok sayılır. (Böyle yaparsanız) belki vazgeçerler.

Eğer antlaşmalarından sonra yeminlerini bozarlar, ve dininize saldırırlarsa, küfrün önderlerine karşı savaşın. Çünkü onlar yeminleri olmayan adamlardır. (Onlara karşı savaşırsanız) umulur ki küfre son verirler.

Anlaşma yaptıktan sonra andlarını bozar ve dininize saldırırlarsa, o inkarcılığın önderleriyle savaşın; çünkü onların andı artık geçersizdir. Belki vazgeçerler.

Eğer verdikleri sözden sonra yeminlerini bozar ve dininize dil uzatırlarsa, o küfür öncülerini hemen öldürün. Çünkü onların yeminleri yoktur. Ola ki, vazgeçerler.

Ve eğer verdikleri ahidden sonra yeminlerini bozar ve dininize taarruza kalkarlarsa o küfr öncüllerini hemen öldürün, çünkü onların yeminleri yoktur, ola ki vaz geçerler

Eğer antlaşmalarından sonra yeminlerini bozup dininize dil uzatırlarsa, (kâfirleri size karşı kışkırtıp harekete geçiren) inkârcıların elebaşlarıyla savaşın (ve onları öldürün) ki onlar (ın yandaşları küfür ve azgınlıklarından) vazgeçsinler. Çünkü onlar yeminlerine riâyet etmeyen kimselerdir.

Eğer onlar, antlaşmalarından sonra yeminlerini bozup dininize dil uzatırlarsa¹, küfrün öncüleri ile savaşın. Çünkü onların yeminleri yok hükmündedir. Umulur ki yaptıklarından vazgeçerler.

1- Düşmanlığa devam edip, verdikleri söze ihanet ederlerse.

Eğer ahidlerinden sonra yine andlarını bozarlar ve dîninize saldırırlarsa küfrün önderlerini hemen öldürün. Çünkü onlar (hakıykatda) andları olmayan adamlardır. (Bu suretle) umabilirsiniz ki (onlara tâbi olanlar) vaz geçerler.

Antlaşmalardan sonra yine sözleşmelerini bozarlar ve dininize dil uzatırlarsa bu durumda küfrün imamlarıyla (:önderleriyle) savaşın. Çünkü onların sözleşmeleri yok hükmündedir. Olur ki (bu tutumlarına) son verirler.

[17/71; 25/74; 28/41; 8/56, 57]

Eğer verdikleri sözden sonra yeminlerini bozarlar ve dîninize dil uzatırlarsa, artık küfrün o önderlerini öldürün! Çünki onlar yeminleri(ne bağlılıkları) olmayanlardır; tâ ki(diğerleri o hâllerinden) vazgeçsinler.

Ve eğer antlaşmalarından sonra yeminlerini (ahitlerini) bozarlar ve din (hususunda) size saldırırlarsa, bu durumda (inkârcıları size saldırtmaya çalışan) küfrün önderleriyle savaşın (inkârcı ve zalim odakların beyin takımını hedef alın). Şüphesiz onların yeminleri (söz, sebat ve ahitleri yoktur); tâ ki (o hâllerinden) vazgeçsinler.

Sizinle yaptıkları antlaşmalara uyacaklarına dair yeminlerini bozarlar da, dininizi karalarlarsa, onların yeminleri düşmüştür (geçersizdir). Sizde, bu şekilde davranan inkârcı topluluklarla savaşın ki, belki yaptıklarından vazgeçerler.

Eğer sözleştikten sonra yine de antlarını bozacak, dininize dil uzatacak olurlarsa, artık siz de bu tanımazların elebaşılarıyla vuruşun. Gerçi onların antları olmaz, ancak bu işe son versinler diye.

Eğer ahitlerinden sonra andlarını bozarlar da dininizi dürtüşlerlerse [²] küfrün ele başılarıyle öldüresiye vuruşun. Çünkü onların and ve ahitleri yoktur. Böylece küfürden vaz geçmiş olabilir.

[2] Yani ahkâm-ı İslâmî ta'yip ederlerse.

Eğer onlar antlaşmadan sonra yeminlerini bozarlarsa ve dininize dil uzatırlarsa [ta’anû] o küfür önderleriyle savaşınız. Çünkü onların yeminleri sayılmaz/yok hükmündedir. Belki (bu davranışlarına) son verirler.

Eğer antlaşmalarından sonra, yeminlerini bozarlar ve dininize dil uzatırlarsa, küfrün önderleriyle çarpışın; çünkü onlar için yemin yoktur. Umulur ki (böylece) vazgeçerler.

Eğer onlar, İslâm’ı kabul ettiklerini söyledikten ve sizinle kardeşçe yaşayacaklarına dairsöz verdikten sonra tekrar yeminlerini bozup hakaret ve iftiralarla inancınıza dil uzatmaya kalkışırlarsa, o zaman, kâfirleri size karşı kışkırtıp harekete geçiren öncü kadroyla, yani küfrün önderleriyle sonuna kadar savaşın! Çünkü onların yaptıkları antlaşmaların ve ettikleri yeminlerin artık hiçbir inandırıcılığı, hiçbir değeri kalmamıştır. Onlarla savaşın ki, yeryüzünü kana bulayan o zalimler, zulüm ve haksızlıktan vazgeçsinler.

Eğer ahidlerinden sonra yeminlerini bozdularsa ve dininize dil uzattılarsa, Küfr’ün önderleri ile savaşın!
Gerçekten onlar için yeminlerin önemi yoktur. Umulur ki vazgeçerler.

Sevgili resulüm! Eğer sözleşme yaptığınız müşrikler yeminlerini bozarlarsa, dininize dil uzatırlarsa, o zaman siz de inkarcı başlarıyla savaşın. Çünkü inkarcıların yeminine güven olmaz. İnşallah bu güvensizliğe bir son verirler

Eğer yaptıkları sözleşmelerden sonra yeminlerini bozup dininize dil uzatırlarsa küfrün elebaşlarıyla savaşın! Çünkü onlar yeminlerine riayet etmeyen kimselerdir. Umulur ki vazgeçerler.

Antlaşmalarından sonra yeminlerini bozar ve dininize dil uzatırlarsa, yeminleri olmayan (yeminlere sadakat göstermeyen) küfrün önderlerine karşı savaşın! Umulur ki küfre son verirler. [*]

Bu ayet Bakara 2:190-193, 256, Nisâ 4:89-91, Enfâl 8:39-40, Tevbe 9:2-4, 36, 123; Hacc 22:39, Mümtehine 60:8-9. ayetlerle birlikte okunmalıdır.

Eğer verdikleri sözden sonra yeminlerini bozar ve dininize tekrar dil uzatmaya kalkarlarsa o küfür öncüleriyle, derhal savaşın. Artık (küfürlerinden) vazgeçinceye kadar onların yeminlerinin de bir anlamı yoktur.¹

1 Bu âyet; Ebû Süfyân, Hars b. Hişam, Süheyl b. Amr ve İkrime b. Ebû Cehil hakkında nâzil olmuştur. (Esbab-ı Nüzul-Vâhidî)

Fakat eğer bir andlaşma yaptıktan sonra andlarını bozar ¹⁸ da dininizi karalamaya kalkarlarsa, o zaman, [kendi] andlarına saygısı olmayan bu sadakatsizlik timsali ¹⁹ kimselerle savaşın, ki (o zaman) belki [azgınlıklarından] vazgeçerler.

18 Lafzen, “eğer andlaşmalarından sonra yeminlerini bozarlarsa”. Bu ifade, açıktır ki, kendi inançlarından dönmeksizin Müslümanlarla dostluk andlaşmal... Devamı..

Eğer antlaşma yaptıktan sonra yeminlerini bozar ve dininize dil uzatırlarsa, o zaman kâfirlerin elebaşları ile savaşın. Çünkü onların yeminleri yok hükmündedir. Bu davranışlarına belki son verirler. 2/100, 3/118- 119, 5/59, 8/56- 57, 9/8- 50, 48/25, 3/77, 68/10

Fakat, anlaşma yaptıktan sonra sözlerini bozar ve inanç sisteminize hakarete yeltenirlerse, işte o zaman küfrün öncülerine karşı savaş açın;[¹⁴¹⁴] çünkü sözü-sebatı olmayan bu tipler, hainliklerine belki (bu sayede) bir son verirler.

[1414] Zımnen: Anlaşmaya ve Allah’a ihanet hâlinde küfrün önderlerine savaş açmak şart olur.

(Ey iman edenler, andlaşma yaptığınız herhangi bir müşrik kabile) Eğer verdikleri söze rağmen yeminlerini bozar da, dininize dil uzatırsa; (Rablerinin ayetlerini açıkça inkar edip, mukaddesatınızı küçük düşürmeye ve sövmeye kalkışırsa) o küfür önderlerini hemen tutup katledin! Çünkü (onların indinde) yeminin değeri yoktur. (Yemine inanmadıkları için, yeminlerini bozmakta hiç sakınca görmezler. O küfür önderlerini katledin.) Umulur ki (diğerleri ibret alıp, öyle haddi aşmaya, artık) bir son verirler.

Antlaşmalarından sonra onlar yeminlerini bozarlar ve dininize dil uzatırlarsa, o küfrün önderleriyle savaşın; kesinlikle onlar için yemin yoktur; belki onlar böylece (yaptıklarına) son verirler.

Ve eğer ahdlerinden sonra yeminlerini bozacak olurlarsa ve dininiz hakkında da dil uzatırlarsa artık o küfür önderlerini öldürünüz. Şüphe yok ki, onların antları yoktur. Umulur ki, (küfürlerine) nihâyet verirler.

Eğer anlaşmadan sonra yeminlerini bozarlar, bir de dininize hücum ederlerse, artık kâfir güruhunun o öncüleri ile savaşın. Çünkü onların gerçekte artık yeminleri ve ahitleri kalmamıştır. Umulur ki, hiç değilse bu durumda, inkâr ve tecavüzlerinden vazgeçerler.

Onların yeminleri yoktur, zira onlar yeminlerine riayet etmezler, aykırı davranmakta mahzur görmezler. Demek ki savaşta hedefiniz, işkence ve eziyet e... Devamı..

Eğer andlaşma yaptıktan sonra andlarını bozarlar ve dininize dil uzatırlarsa, o küfür önderleriyle savaşın. Çünkü onların andları yoktur; belki (böylece küfürden) vazgeçerler.

Eğer 'ahidlerinden döner ve dîninize ta'n iderlerse 'ahidlerine vefâları ve yemînlerine sadâkâtleri olmayan ruesâ-yı küffârı katl idiniz. Belki (müşrikler) bu hallerine nihâyet virirler.

Eğer anlaştıktan sonra antlarını bozarlar ve dininize saldırırlarsa küfrün elebaşılarıyla o zaman savaşın. Çünkü verdikleri antlar artık bitmiş olur. Böyle yapın ki belki vazgeçerler.

Eğer antlaşmalarından sonra yeminlerini bozar ve dininize dil uzatırlarsa, o zaman küfrün elebaşları ile savaşın. Çünkü onların yeminleri boştur. Belki vazgeçerler.

Eğer antlaşma yaptıktan sonra yeminlerini bozar ve dininize dil uzatırlarsa, o zaman inkârın elebaşlarını öldürün. Çünkü onlar için yeminin bir değeri yoktur. Onlar ancak böylece tecavüzden vazgeçerler.

Eğer verdikleri ahitten sonra yeminlerini bozar, dininize saldırırlarsa, o zaman küfrün elebaşlarını öldürün. Çünkü onların yeminleri yoktur. Böyle yaparsanız hal ve gidişlerine son verebilirler.

Agar ahdlashganlaridan keyin ham qasamlarini buzsalar va sizlarning diningizga ta’na toshini otsalar, u holda bu qilmishlaridan voz kechishlari uchun kufr yetakchilariga qarshi jang qilinglar. Zero, ular uchun qasamlarda vafo yo‘‎qdir. Shoyad, shundan ibrat olib yomonliklardan tiyilsalar.

daħı eger siyālar [94b]andlarını ķavullarından śoñra daħı 'ayıblayalar dinüñüzi. çalışuñ kāfirlik serverleri-y-ile. bayıķ anlar andları yoķdur anlaruñ anuñ-içün kim yıġlınalar.

Daḫı eger bozsalar andlarını ‘ahd eyledükden, daḫı ṭa‘n eyleseler dīnüñüz‐de, pes ṣavaş eyleñüz uluları‐la küfr ehlinüñ. Taḥḳīḳ anlaruñ ‘ahdleriyoḳdur, ola kim anlar ḳaytalar.

Əgər əhd bağladıqdan sonra andlarını pozsalar və dininizi yamanlayıb təhqir etsələr, (sözlərinin üstündə durmayan) küfr başçıları ilə vuruşun. Onların həqiqətdə andları (əhdləri) yoxdur (onlar üçün heç bir andın, əhdin əhəmiyyəti yoxdur). Bəlkə, (bu yaramaz işlərdən) əl çəkələr!

And if they break their pledges after their treaty (hath been made with you) and assail your religion, then fight the heads of disbelief Lo! they have no binding oaths in order that they may desist.

But if they violate their oaths after their covenant, and taunt you for your Faith,-(1260) fight ye the chiefs of Unfaith: for their oaths are nothing to them: that thus they may be restrained.

1260 Not only did the enemies break their oaths shamelessly, but they even taunted the Muslims on their Faith and the "simple-minded" way in which the... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.