Vemâ lenâ ellâ netevekkele ‘ala(A)llâhi vekad hedânâ subulenâ(c) velenasbiranne ‘alâ mâ âżeytumûnâ(c) ve’ala(A)llâhi felyetevekkeli-lmutevekkilûn(e)
Ve ne diye Allah'a dayanmayalım ki gerçekten de o sevketmiştir bizi doğru yola ve elbette bize ettiğiniz eziyetlere katlanacağız ve dayananlar, artık ancak Allah'a dayanmalı.
“(Hem) Bize ne oluyor ki, Allah’a tevekkül etmeyelim (ve teslimiyet göstermeyelim)!? Bize (hidayet rehberi ile) doğru olan yolları O göstermiştir. Ve elbette bize yaptığınız eziyet ve işkencelere karşı sabredeceğiz. Tevekkül edenler sadece Allah’ı vekil edinip (O’na güvenmelidirler).”
Ve ne diye Allah'a güvenip dayanmayalım, gerçekten bize yollarımızı göstermiştir. Elbette bize ettiğiniz eziyetlere katlanacağız ve dayanıp güvenenler ancak Allah'a dayanıp güvenmeli.”
“Bizim, Allah'a dayanıp güvenmememiz, işlerimizi O'na havale etmememiz için bir sebep yok. Bize gideceğimiz yolları, yaşayacağımız hayat tarzlarını da göstermiştir. Sizin bize yaptığınız eziyete karşı elbette sabrederek mücadeleye devam edeceğiz. Tevekkül sahipleri, işlerini Allah'a havale edenler, Allah'a, yalnız Allah'a dayanıp güvensinler.” dediler.
Biz niçin Allah'a güvenmeyelim ki bizi (doğru olan) yollarımıza O iletti. Elbette bize yaptığınız eziyete katlanacağız. Güvenenler yalnızca Allah'a güvensinler."
'Bize ne oluyor ki, Allah'a tevekkül etmeyelim? Bize doğru yolları O göstermiştir. Ve elbette bize verdiğiniz eziyetelere sabredeceğiz. Tevekkül edenler Allah'a tevekkül etmelidirler.'
Hem, bizim, Allah'a tevekkül etmememiz için, hangi özür olabilir ki, O bize yollarımızı dosdoğru göstermiş, hidayet vermiştir. Elbette bize yaptığınız eziyetlere sabredeceğiz. O halde tevekkül edenler, yalnız Allah'a tevekkül etmekte sebat etsinler”
“Allah bize yollarımızı doğruca göstermişken neden O’na tevekkül etmeyelim. (İşte biz doğru yolda olduğumuz için) sizin bize verdiğiniz eziyete karşı sabredeceğiz. Ve tevekkül edenler yalnızca Allah’a tevekkül etmelidirler.” dediler.
“Hem, bize yollarımızı göstermiş olduğu halde ne diye biz, Allah'a dayanıp güvenmeyelim? Sizin bize verdiğiniz eziyete elbette katlanacağız. Allah'a güvenip dayananlar bunda süreklilik göstersinler!”
Bize ne oldu ki, Allaha dayanmayalım? O bizim yolumuzu doğrulttu, bizi üzmenize karşı da, biz herhalde katlanırız, dayananlar, Allaha dayanalar»
“(Allah,) yollarımızı bize dosdoğru göstermişken, biz ne diye O’na güvenmeyelim? Sizin bize verdiğiniz eziyete elbette katlanacağız. Allah’a güven bağlamış olanlar sonuna kadar yalnız O’na güvenmeye devam etmelidirler.”
"Niçün Allâh’a tevekkül itmeyeceksiniz? Hidâyete sevk iden odur. Sizin tahkîrâtınıza sabır ve tahammül idiyoruz. Mütevekkil olanlar ancak Allâh’a i’timâd iylerler."
"Bize yollarımızı gösteren Allah'a niçin güvenmeyelim? Bize ettiğiniz eziyete elbette katlanacağız. Güvenenler ancak Allah'a güvensinler."*
“Allah, bize yollarımızı dosdoğru göstermişken, biz ne diye O’na tevekkül etmeyelim? Bize yaptığınız eziyete elbette katlanacağız. Tevekkül edenler, yalnız Allah’a tevekkül etsinler.”
Üstelik bize yollarımızı göstermiş olduğu halde ne diye biz Allah’a dayanıp güvenmeyelim? Sizin bize verdiğiniz eziyete elbette göğüs gereceğiz.” Tevekkül edenler yalnız Allah’a dayanıp güvensinler.
«Hem, bize yollarımızı göstermiş olduğu halde ne diye biz, Allah'a dayanıp güvenmeyelim? Sizin bize verdiğiniz eziyete elbette katlanacağız. Tevekkül edenler yalnız Allah'a tevekkülde sebat etsinler.»
"Bize yollarımızı göstermişken neden ALLAH'a güvenmiyelim? Sizin bize yaptığınız eziyete karşı sabırla direneceğiz. Güvenenler ALLAH'a güvenmeli."
Bize yollarımızı göstermişken neden biz Allah'a dayanıp güvenmeyelim? Elbette bize yaptığınız eziyetlere katlanacağız. Tevekkül edenler yalnız Allah'a tevekkül etsinler."
Ve biz, neyimize Allaha mütevekkil olmıyalım ki, o, bizlere yollarımızı dos doğru gösterdi, ve elbette bize yaptığınız ezalara karşı sabredeceğiz, ve hep Allaha tevekkül etmelidir onun için mütevekkiller
Allah bize, (hayatımızın her döneminde) dosdoğru yolunu göstermişken, neden O’na güvenip de tevekkül etmeyelim. (Hakkı tebliğ etmemiz sebebi ile) sizin bize yapmış olduğunuz eziyetlere sabredeceğiz. (Ve aynı zamanda, insanları hakka davet ederek, tebliğ vazifemize devam edeceğiz.) Tevekkül edenler yalnız Allah’a tevekkül etsinler.”
Bize ne oluyor ki Allah'a tevekkül etmeyelim? Üstelik bize yollarımızı göstermişken. Elbette biz, bize yaşattığınız sıkıntılara sabredeceğiz. Tevekkül edenler de yalnızca Allah'a tevekkül etsinler.
«Hem biz ne diye Allaha güvenib dayanmayalım ki bize dosdoğru yolları O göstermişdir. Bize yapdığınız eziyyetlere elbette katlanacağız. Tevekkül edenler dahi yalınız Allaha güvenib dayanmakda sebat etmelidir».
“Hem bize yollarımızı dosdoğru göstermişken, neden Allah'a tevekkül etmeyelim? Bize yaptığınız eziyetlere de mutlaka sabredeceğiz. Tevekkül edenler ise, artık ancak Allah'a tevekkül etsin.”
Hem biz ne diye Allah’a güvenip dayanmayalım ki, O bize hidayet (doğruya iletici) yollarımızı göstermiştir! Elbette, bize yaptığınız eziyetlere de sabredeceğiz (katlanacağız). Güvenenler (güvenmek isteyenler) ise, yalnız Allah’a güvensinler.”
“Biz, ancak bizi en doğru yollarımıza ileten Allah’a güveniriz. Bize yaptığınız bunca baskı ve eziyet karşısında asla bu inançlarımızdan vazgeçmeyeceğiz (sabredeceğiz). Güvence ve dayanak arayanlar yalnızca Allah’a güvenip dayansınlar” dediler.
Hem biz ne diye, Allah’a dayanmıyalım ki gerçekten doğru yolları bize O gösterdi. Biz sizin bize verdiğiniz sıkıntılara ne de olsa katlanacağız. Dayananlar da yalnız Allah’a dayanmalıdırlar.»
«— Biz neye Allah/a mütevekkil olmayalım? Halbuki O, bize yolumuzu göstermiştir. Bize ettiğiniz eza ve cefalara herhalde katlanacağız. Mütevekkiller tevekkülde sebat etsinler».
“O bize doğru yolları göstermişken [hedânâ subulenâ] biz neden Allah’a güvenip dayanmayalım? Sizin bize yaptığınız eziyetlere biz elbette göğüs gereriz/sabrederiz. Güvenip dayananlar ancak Allah’a güvenip dayansınlar!” dediler.
“Bizi (doğru olan) yollarımıza hidayet etmişken, bize ne oluyor da Allah'a tevekkül etmeyelim? Elbette bize yapmakta olduğunuz eziyetlere karşı sabredeceğiz. Tevekkül edenler Allah'a tevekkül etmelidirler.”
“Öyle ya, Allah bize izlememiz gereken yollarımızı göstermişken, ne diye O’na güvenmeyelim ki?İşte bunun için, ey zâlimler, bize çektirdiğiniz eziyetlere sonuna kadar göğüs gereceğiz. Madem ki her şeyin sahibi Allah’tır, o hâldesağlam bir güce dayanıp huzur ve emniyete kavuşmak isteyenler, yalnızca Allah’a güvensinler!”
-"Bizim neyimize ki, bize yollarımızı açıkca gösterdiği halde Allah’a tevekkül etmeyelim?
Bize eziyet ettiğiniz şeylere karşı elbette sabredeceğiz.
Tevekkül Edenler sadece Allah’a tevekkül etsin!". ***
Bizim ufkumuzu açmış iken neden Allah'a güvenmeyelim ki! Sizin eziyetlerinize katlanmak zorundayız. Güvence isteyen herkes, mutlaka Allah'a güvenmek zorundadır. "
"Rabbimiz bize gerçekleri gösterip, iyiyi doğruyu ve güzel şeyleri öğrettiği halde niçin ona güvenmeyelim? Şahidiz ki Allah’ın size öğrettiği şeylerde bir yamukluk, bir yalan, bir çelişki, bir kötülük görmedik! Eğer siz inkârınızdan dolayı bize karşı çıkar, bize eziyet etmeye kalkarsanız; biz de gereken mücadeleyi yapar, sizin yapacaklarınıza katlanırız. Siz inkâr ediyorsunuz diye biz Allah’ın bize öğrettiği gerçeklerden vazgeçecek değiliz. Biliriz ki, Allah’a inanıp güvenenler, inançlarında azimli, kararlı ve sebatkârdırlar. Kuru gürültüye pabuç bırakacak değillerdir."
Hem bize yollarımızı göstermiş olduğu hâlde ne diye biz Allah’a güvenmeyelim! Sizin bize verdiğiniz eziyete elbette direneceğiz. Güvenenler yalnızca Allah’a güvensinler!”
“...Bizi yollarımızı doğrultan Allah’a tevekkül etmekten kimse engelleyemez ve biz, kesinlikle yaptığınız işkencelere karşı direneceğiz.¹ Öyleyse tevekkül edenler sa-dece Allah’a tevekkül etsinler.”² dediler.
Hem, izlediğimiz yolu bize gösteren ¹⁵ Allah olduğuna göre, artık nasıl güvenmeyebiliriz ki O’na? “Bunun içindir ki, bize çektirdiklerinize mutlaka göğüs gereceğiz; çünkü bir kere Allah’a güven bağlamış olanlar sonuna kadar O’na güvenmekte devam edeceklerdir!”
“Hem O, bize yollarımızı bulmada rehberlik etmişken, neden Allah’a güvenip dayanmayalım ki? Bize ettiğiniz eziyete ve sıkıntılara kesinlikle katlanıp sabredeceğiz. Öyleyse güvenip dayanmak isteyen herkes sadece Allah’a güvenip bağlansın. 25/58, 39/38, 64/13
Hem bize yollarımızı bulmada rehberlik ettiği hâlde, Allah’a neden güvenip dayanmayalım ki? Ve elbette sizin bize çektirdiğiniz eza ve cefaya rağmen direneceğiz: sağlam bir dayanak arayan herkes de sadece Allah’a güvenip dayansın!”
Nasıl olur da bize yollarımızı (hidayete erip sonsuz mutluluğa kavuşma yollarını) göstermiş iken Allah'a tevekkül etmeyiz. (Er geç O'nun yardımı sayesinde size galebe edeceğiz, o zamana kadar da) Bize yaptığınız eziyetlere elbette katlanacağız. Tevekkül eden müminler sadece Allah'a güvenip dayanmalıdırlar" diyerek kavimlerini uyarmaya devam ettiler.
Bizim için dayanılacak olan yalnızca Allah’tır; gideceğimiz yollarımıza ilettik ve sizin bize yaptığınız eziyetlere sabredeceğiz. Güvenip dayananlar Allah’a güvenip dayansın."
«Ve biz ne için Allah Teâlâ'ya tevekkül etmeyelim ki, bize yollarımızı muhakkak O dosdoğru göstermiştir ve elbette bize yaptığınız eziyetlere sabrederiz. Ve mütevekkil olanlar da artık Allah'a tevekkülde bulunsunlar.»
“Biz neden Allah'a tevekkül etmeyelim ki gireceğimiz yolları bize O gösterdi. Bize verdiğiniz her türlü eza ve sıkıntıya sabredeceğiz. Tevekkül edenler yalnız Allah'a dayanıp güvenmelidirler. ”
Bize yollarımızı göstermişken neden biz Allah'a dayanmayalım? Sizin bize yaptığınız eziyetlere katlanacağız. Tevekkül edenler, Allah'a dayansınlar.
"Bize ne oldu ki o Allâh'a tevekkül itmeyelim? O bizi bu yola hidâyet buyurdı. Sizin bize olan ezâ ve cefânıza sabrı emr itdi. Tevekkül idenler Allâh Te'âlâ'ya tevekkül itsünler" didiler.
Bize yollarımızı o gösterdiği halde ne diye Allah’a güvenip dayanmayalım. Çektirdiğiniz eziyete de katlanırız. Dayanak arayanlar yalnız Allah’a güvenip dayansınlar.”
-Bize yollarımızı gösteren Allah'a niçin bağlanmayalım? Bize ettiğiniz eziyete elbette katlanacağız. Bağlananlar ancak Allah'a bağlansın.
“O bize yollarımızı göstermişken Biz niçin Ona tevekkül etmeyelim ki? Sizin bize vereceğiniz eziyete biz sabredeceğiz. Tevekkül edecek olanlar da ancak Allah'a tevekkül etsinler.”
"O, bize yollarımızı göstermişken neden Allah'a tevekkül etmeyecekmişiz? Bize yaptığınız eziyetlere elbette sabredeceğiz. Tevekkül edenler yalnız Allah'a tevekkül etsinler."
Nima uchun bizlarni to‘g‘ri yo‘limizga hidoyat qilgan Allohga tavakkul qilmas ekanmiz?! Albatta, biz yetkazgan aziyatlaringizga sabr qilamiz. Tavakkul qiluvchilar, faqat Allohga suyansinlar.
[131a] “daħı olmadı bizüm kim tevekkül eylemeyeyüz Tañrı’ya daħı bayıķ ŧoġru yol gösterdi bize yollarumuzı. daħı ķatlañavuz anuñ üzere kim incittüñüz bizi. daħı Tañrı’ya tevekkül eylesün tevekkül eyleyiciler.”
Daḫı degülüz biz kim tevekkül eyleyevüz Tañrıya. Daḫı bayıḳ doġruyol gösterür bize yollarumuzı. Daḫı ḳatlanavuz anuñ üzere kim inciddü‐nüz bizi. Daḫı Tañrıya tevekkül eylesün tevekkül eyleyiciler.
Allah bizə yollarımızı (iman, nicat, səadət yollarını) göstərdiyi halda, biz nə üçün Ona təvəkkül etməməliyik? (Sizi Allahın haqq yoluna də’vət etdiyimizə görə) bizə verdiyiniz bütün əziyyətlərə, əlbəttə, dözəcəyik. Təvəkkül edənlər də yalnız Allaha təvəkkül etsinlər!
How should we not put our trust in Allah when He hath shown us our ways? We surely will endure that hurt ye do us. In Allah let the trusting put their trust!
"No reason have we why we should not put our trust on Allah. Indeed He Has guided us to the Ways we (follow). We shall certainly bear with patience all the hurt you may cause us. For those who put their trust should put their trust on Allah."
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |