8 Haziran 2026 - 21 Zi'l-Hicce 1447 - Pazartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Tâ-Hâ Suresi 105. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Veyes-elûneke ‘ani-lcibâli fekul yensifuhâ rabbî nesfâ(n)

O gün dağlar ne olur diye soruyorlar sana; de ki: Rabbim onları unufak eder, kuma döndürür de savurur.

Sana (bu sağlam ve sarsılmaz) dağların (kıyametteki durumu) hakkında soruyorlar. De ki: "Benim Rabbim, onları darmadağın edip savuracaktır."

O kıyamet günü, dağların ne olacağını soruyorlar sana. O zaman onlara de ki: “Rabbim onları parça parça edip savuracak.

Sana dağlarla ilgili sualler soruyorlar.
“Rabbim onları temelinden sökerek ufalayıp toz duman halinde savuracak” de.

Sana dağlardan soruyorlar. De ki: "Rabbim onları ufalayıp savuracak,

105.İbnu Münzir`in İbnu Cureyc`den rivayet ettiğine göre Kureyşiler Resulullah (a.s.)`a: "Ey Muhammed! Rabbin kıyamet günü şu dağları ne yapacak?" diy... Devamı..

Sana dağlar hakkında soruyorlar. De ki: 'Benim Rabbim, onları darmadağın edip savuracak'

(Ey Rasûlüm), sana dağların kıyâmetteki halini sorarlar(sa), de ki: “- Rabbim onları ufalayıp savuracak.

Ve sana dağları soracak olurlarsa(*) de ki: “Rabbim onları kökünden kaydırır.

(*) Nesefi.

Sana dağlar hakkında sorarlar. De ki: “Rabbim onları ufalayıp savuracak.”

Dağların halinden sana sorarlar, de ki: «Tanrın onları kökünden savuracak»

(Ey Resul!) Sana dağların durumunu soruyorlar. De ki: “Rabbim onları (kıyamet günü) toz edip savuracak.

Bkz. 18/47, 101/5

Cibâl hakkında sana suâl soracaklar Allâh "Ânları toz gibi dağıtacak" cevâbını vir.

105,106,107,108. Sana dağları sorarlar; de ki: "Rabbim onları ufalayıp savuracak, yerlerini düz, kuru bir toprak haline getirecek; orada ne çukur, ne tümsek göreceksin. O gün, hiçbir tarafa sapmadan bir davetçiye uyarlar. Sesler Rahman'ın heybetinden kısılmıştır; ancak bir fısıltı işitirsin."

(Ey Muhammed!) Sana dağların (kıyamet günündeki) hâlini soruyorlar. De ki: “Rabbim onları toz edip savuracak.”

Sana dağları soruyorlar. De ki: “Rabbim onları un ufak edip savuracak.

(Resûlüm!) Sana dağlar hakkında sorarlar. De ki: Rabbim onları ufalayıp savuracak.

Senden dağları sorarlar. De ki, "Rabbim onları ufalayıp savuracak."

(Ey Muhammed!) Sana dağlar(ın kıyametteki durumunu) sorarlar, de ki: "Rabbim onları ufalayıp savuracak."

Bir de sana dağlardan soruyorlar, binaenaleyh de ki: rabbım onları un ufra edip savuracak da

(Resûlüm!) Sana dağların (kıyametteki durumu) hakkında soruyorlar. De ki: “Rabbim, (kıyamet günü) onları (kudreti ile) ufalayıp (toz edip) savuracaktır.

Sana dağlardan soruyorlar. De ki: “Rabb'im onları ufalayıp savuracak.”

Sana dağları (n kıyamet günündeki haalini) sorarlar. De ki: «Rabbim onları ufalayıb savuracak».

Sana dağlar hakkında soruyorlar. De ki: “Rabbim onları darmadağın edip savuracak,

(Ey Resûlüm!) Sana (kıyâmet gününde) dağlar(ın nasıl olacağın)dan soruyorlar; de ki: “Rabbim (o gün) onları ufalayıp savuracak!”

(Resulüm!) Bir de sana (kıyamet koptuğu zaman) dağların durumunu sorarlar. De ki; (çok şiddetli depremler ve volkanik patlamalarla) Rabbim onları ufalayıp (havada) savurur.*

(*) Kur’an’ın bir bölümü sorulan sorulara ait âyetler barındırır. Kur’an; önemli-önemsiz, ciddi-gayrı ciddi veya alay niyetli bile olsa hiçbir soruyu ... Devamı..

Sana dağlar hakkında soruyorlar. Onlara deki “Rabbim onları kıyamet günü yerle bir edecek.”

Sana dağların ne olacağını sorarlar. Sen de de ki: "Çalabım onları kül gibi savuracaktır,

Kıyamet günü senden dağların ahvalinden sorarlar. Onlara de ki Rabbim onları darmadağın edip savuracak.

(Ey Peygamber!) Sana dağların (kıyamet günü) hâlini soruyorlar. De ki: “Rabbim onları toz edip savurur.”²⁴

24 Krş. Kehf, 18/47

Sana dağlar hakkında soruyorlar. De ki: “Benim Rabbim, onları darmadağın edip savuracak.”

Sana, Kıyâmet Gününde dağların ne olacağını soruyorlar; onlara de ki: “Rabb’im, onları un ufak edip savuracak!”

Sana Dağlar’dan da soruyorlar. De ki:
-"Rabbim onları püskürtecektir".

Resulüm sana dağları soruyorlar. De ki: " Rabb'im onları dipten söküp savuracak.

Onlar yıkılmaz erişilmez gördükleri "Dağlar hakkında ne düşünüyorsun?" diye sorarlar. Onlara de ki: "Rabbim onları paramparça ufalayıp savuracak!"

Sana (Son Saat’te) dağlar(ın durumun)dan soruyorlar. De ki: “Rabbim, onları şiddetli bir şekilde savuracaktır.

(Ey Muhammed!): Sana dağlar(ın kıyametteki durumunu) sorarlarsa, (onlara) derhal: “Rabbim onları darmadağın edip savuracak.” de.¹

1 Kur’an’da Peygamberimize (يَسْأَلُونَكَ) şeklinde sorulan sorudan sonra, “de” şeklinde söylemesi istenilen ifâdelerin buranın dışında başka bir yerd... Devamı..

VE SANA [Kıyamet Günü’nde] dağları[n ne olacağını] soracaklar. O zaman (onlara) de ki: “Rabbim onları toza toprağa çevirip savuracak,

Sana o gün dağların ne olacağını soruyorlar. De ki: -Rabbim onları toz duman edip savuracak. 18/47, 20/105-107, 52/10, 56/4...6, 69/14, 70/9

SANA, (o gün) dağların ne olacağı hakkında sorarlar. Bu takdirde onlara şöyle de: “Rabbim onları un ufak edip tümünü savuracak;

105,106. (Ey Muhammed) Sana dağların kıyamet günündeki halini sorarlar. De ki: "Rabbim onları ufalayıp savuracak da, yerlerini dümdüz bir toprak haline getirecektir!"

Sana dağlardan soruyorlar; de ki: "Rabbim onları (köklerinden söküp) bir savurmayla savuracak."

Ve sana dağlardan sorarlar. Binaenaleyh de ki: «Onları Rabbim darmadağın edip savuracaktır.»

105, 106. Bir de sana o gün, dağların durumunu sorarlar. De ki: “Rabbim onları darmadağın edecek, ufalayıp savuracak, yerlerini dümdüz, boş vaziyette bırakacak. ”

Sana dağlardan soruyorlar. De ki: "Rabbim onları ufalayıp savuracak!

(Yâ Muhammed) Sana dağlardan sorarlar. Di ki: "Rabbim onları yerlerinden koparub parça parça ider."

Sana dağları soruyorlar. De ki “Rabbim onları kül gibi savuracaktır,

Sana dağlardan soruyorlar de ki:-Rabbim onları un ufak edecektir.

Sana dağları soruyorlar. De ki: Rabbim onları ufalayıp savuracak.

Sana dağlardan soruyorlar. De ki: "Rabbim onları un-ufak edecektir."

Ey Muhammad, sizdan tog‘‎larning qiyomatdagi vaziyati haqida so‘‎raydilar. Bas, ularga: “Robbim ularni qum kabi sochib tashlaydi”, – deb ayting.

daħı śorarlar saña ŧaġlardan pes eyit “ķopara anlan çalabum ķoparmaķlıķ.”

Ṣorarlar senden ṭaġlar ḥālini. Eyit: Anları, ṭaġdur Tañrı Ta‘ālā ḳum gibieyler.

(Ya Rəsulum!) Səndən dağlar (qiyamət günü dağların nə cür olacağı) haqqında soruşarlar. De: “Rəbbim onları ovxalayıb havaya sovuracaq;

They will ask thee of the mountains (on that day). Say: My Lord will break them into scattered dust.

They ask thee concerning(2630) the Mountains: say, "My Lord will uproot them and scatter them as dust;(2631)

2630 In the last verse, it was the deceptiveness and relativity of Time that was dealt with. Here we come to the question of space, solidity, bulk. Th... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.