18 Nisan 2026 - 29 Şevval 1447 - Cumartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Teğâbun Suresi 10. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Velleżîne keferû ve keżżebû bi-âyâtinâ ulâ-ike ashâbu-nnâri ḣâlidîne fîhâ(s) vebi/se-lmasîr(u)

Ve kafir olan ve delillerimizi yalanlayanlarsa cehennemliklerdir, ebedi kalırlar orada ve orası, dönüp varılacak ne kötü yerdir.

İnkâr edip ayetlerimizi yalanlayanlara gelince; onlar da içinde sürekli kalıcılar olmak üzere, (cehennemde) ateşin halkıdırlar. Orası ne kötü bir varış durağıdır (ne zahmetli ve zelil edici korkunç bir hapishanedir).

Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edip ayetlerimizi yalan sayanlara gelince, onlar da ebedi kalacakları cehennemdedirler. Ne kötü gidilecek yerdir orası.

Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, küfre saplananlar, âyetlerimizi, Kur'ân'ımızı, ilkelerimizi yalanlayanlar, işte onlar Cehennem ehlidirler. Orası ne kötü bir cezalandırma ve nihaî dönüş yeridir.

Ama inkâr edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlar, işte onlar ateş halkıdır. Onlar orada sonsuza kadar kalacaklardır. Orası ne kötü bir varış yeridir.

İnkâr edip ayetlerimizi yalanlayanlara gelince; onlar içinde sürekli kalıcılar olmak üzere, ateşin halkıdırlar. Ne kötü bir dönüş yeridir O.

(Allah'ın vahdaniyyetini) inkâr edenler, bir de ayetlerimizi (Peygamberi ve Kur'an'ı) yalanlıyanlar ise, cehennemliktirler; orada devamlı kalacaklardır. O, ne fena varılacak yerdir!...

İnkâr edip de ayetlerimizi yalanlayanlar ise; işte onlar ateş ehlidirler, içinde ebedî olarak kalacaklardır. En kötü dönüş yeri orasıdır.

İnkâr edip, âyetlerimizi yalanlayanlara gelince; onlar cehennemliklerdir. Süreli orada kalacaklardır. Orası ne kötü bir sondur!

Küfrederek bizim âyetlerimizi yalanlayanlar, işte bunlar cehennemlik, orda sonsuz kalırlar, ne kötü bir döneydir!

İnkâr edenlere ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince; işte onlar, içinde kalacakları ateşin yoldaşlarıdırlar. Ve orası, gidilecek ne kötü bir yerdir!

Kur’an perspektifinde ceza, ontolojik bir yok ediş ya da insanı varoluş sahnesinden tamamen silme eylemi değildir. Aksine ceza, ahlaki bir yeniden inş... Devamı..

Küfür idüb de bizim âyâtımızı tekzîb idenler ateşe dâhil olacaklar ve ilelebed orada kalacaklardır. Ne fenâ bir mahal!

İnkar edip, ayetlerimizi yalanlayanlar, işte onlar da ateşliklerdir, orada temellidirler. Ne kötü bir dönüştür!*

İnkâr eden ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar, içinde ebedî kalmak üzere cehennemliklerdir. Ne kötü varılacak yerdir orası!

İnkâr edip âyetlerimizi yalan sayanlara gelince, onlar cehennemliktir ve orada ebedî olarak kalacaklardır. Ne kötü son!

İnkâr eden ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar cehennem ehlidirler. Orada ebedî kalacaklardır. Ne kötü gidilecek yerdir orası!

İnkar edenler, ayetlerimizi ve mucizelerimizi yalanlayanlar ateşin halkıdır; orada ebedi kalıcıdırlar. Ne kötü bir varış noktasıdır!

İnkâr eden ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar cehennem ehlidirler. Orada ebedi kalacaklardır. Ne kötü gidilecek yerdir orası!

Küfredip âyetlerimizi tekzib eyliyenler ise, onlar eshabı nardırlar, orada muhalled kalacaklardır, o ise ne fena varılacak yerdir

(Hakkı) inkâr eden ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince... Onlar cehennem ehlidirler ve orada ebedî olarak kalacaklardır. Orası gidilecek ne kötü bir yerdir!

Nankörlük eden ve ayetlerimizi yalanlayanlar; işte onlar, ateş halkıdırlar ve orada sürekli kalacak olanlardır. O, ne kötü bir varış yeridir.

O küfredenler (e), âyetlerimizi yalan sayanlar (a gelince:) Onlar da ateşin — içinde ebedî kalıcı olarak — yaranıdırlar. O ne kötü gidiş yeridir!..

İnkâr edip ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar cehennemliklerdir. Orada sürekli kalacaklardır. Ne kötü bir varış yeridir!

[5/10,86; 98/6]

İnkâr edip âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar Cehennem ehlidirler; orada ebedî olarak kalıcıdırlar. O ise, ne kötü varılacak yerdir!

İnkâr etmiş olup ayetlerimizi yalanlamış olanlara gelince onlar da ateş halkıdır. Orada (dilediğimiz vakte kadar) kalacaklardır. Orası gidilecek ne kötü yerdir.

Ayetlerimizi inkâr edip yalanlayanlar, İşte onlar içinde sürekli kalacakları ateşin ashabı olacaklar. Orası ne kadar kötü bir dönüş yeri.

O kimseler ki tanımadılar, belgelerimizi yalan saydılar, işte bunlar cehennemlik kimselerdir. Onlar hep orada kalacaklardır. Onların dönecekleri yer ne kötüdür!

Onlar ki kâfir olup âyetlerimizi yalan sayarlar, işte onlar ateşliklerdir. Orada devamlı kalacaklardır. Orası ne kötü uğraktır!

İnkâr edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar ateş ehlidirler ve orada sürekli kalırlar. Orası ne kötü varılacak yerdir!

Küfredip ayetlerimizi yalan sayanlar (var ya), onlar da içinde sürekli kalıcılar olarak, ateşin yarenleridir. Pek de kötü bir dönüş yeridir o.

Öte yandan, hakîkati inkâr edip ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, onlar da cehennem halkıdır ve sonsuza dek orada kalacaklardır. Ne kötü bir son!
Ey müminler!

İnkâr etmiş ve bizim âyetlerimizi yalanlamış olanlar, işte onlar Ateş arkadaşlarıdır, içinde sürekli kalacaklardır.
Ne kötü Gidip Varılacak Yer! ***

İnkar edip sözlerimize yalan diyenler ise, sonsuza kadar cehennemde kalacaklar. Aman ne berbat bir son.

İnkâr ederek ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, onlar içinde ebedi kalacakları cehennemliklerdir. Cehennem ne kötü varılacak yerdir.

İnkâr edip ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar ateş halkıdır. Orada [ebedî] kalacaklardır. Ne kötü varış yeridir (orası)!

İnkâr ederek âyetlerimizi yalanlayanlar ise, içerisinde sürekli kalıcılar olmak üzere, ateş halkının ta kendisidirler. Ve orası, ne kötü bir dönüş yeridir!

Hakikati inkara ve mesajlarımızı yalanlamaya şartlanmış olanlara gelince, işte onlar ateşi hak edenlerdir, orada kalıp dururlar: ne kötü bir son!

Gerçekleri örtbas eden kâfirler ve bizim ayetlerimize karşı yalana sarılanlar ise, işte onlar da ateş ehlidir ve onlar orada kalıcıdırlar. Ne kötü bir son duraktır cehennem! 39/71. 67/6...12

Hakikati inkâr eden ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince: işte onlar içerisinde kalıcı oldukları ateşin yoldaşıdırlar: ve bu, ne berbat bir son duraktır.

Hakk’ı inkâr edip de ayetlerimizi yalan sayanlara gelince, işte onlardır cehennemlik olanlar. Sonsuza dek orada kalacaklardır, orası ne kadar kötü bir son duraktır.

O inkar edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlar, işte onlar ateş halkıdırlar, orada devamlıdırlar. Ne kötü varış yeridir.

Ve o kimseler ki, kâfir oldular ve Bizim âyetlerimizi tekzîp ettiler. İşte onlar, içinde ebedîyyen kalıcılar olmak üzere ateş yârânıdırlar ve ne fena bir gidiş yeri.

Dini inkâr edip âyetlerimizi yalan sayanlar ise, onlar da, devamlı olmak üzere cehennemliktirler. Gidilecek ne fena yerdir orası!

Nankörlük eden ve ayetlerimizi yalanlayanlar ise ateş halkıdır. Orada sürekli kalacaklardır. Ne kötü gidilecek yerdir orası!

Küfür idüb âyetlerimizi tekzîb idenler ehl-i cehennemdirler. Orada muhalled kalırlar. Cehennem ne fenâ gidilecek yerdir.

Ayetleri görmezlikten gelen ve ayetlerimiz karşısında yalan yanlış şeylere sarılanlar cehennem ahalisidir. Onlar oraya, ölmemek üzere gireceklerdir. Ne kötü hale gelmektir o!

İnkar edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlar, işte onlar ateş ehlidir. Orada ebedidirler. Ne kötü bir dönüş.

İnkâr eden ve âyetlerimizi yalanlayanlar ise ateş ehlidirler ve orada sürekli kalacaklardır. Varılacak ne kötü bir yerdir orası!

Küfre sapıp ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte bunlar, içinde uzun süre kalacakları ateşin dostlarıdır. Ne kötü dönüş yeridir orası!

Kufr keltirgan va oyatlarimizni inkor qilgan kimsalarana o‘‎shalar do‘‎zax ahli bo‘‎lib, u yerda mangu qoluvchidirlar. U qanday ham yomon borar joydir.

daħı anlar kim kāfir oldılar daħı yalan duttılar āyetlerümüzi şunlar od işleridür [296a] ebed ķalıcılarken anuñ içinde. daħı yavuz oldı dönecek yir!

Ol kişiler ki kāfir oldılar ve yalanlar bizüm āyetlerümüzi, anlardur cehen‐nem ehli. Ebedī ḳalurlar anda. Ne yaman varacaḳ yirdür ol.

Kafir olub ayələrimizi yalan sayanlara gəldikdə isə, onlar cəhənnəmlikdirlər. Onlar orada həmişəlik qalacaqlar. Ora necə də pis məskəndir!

But those who disbelieve and deny Our revelations, such are owners of the Fire; they will abide therein a hapless journey's end!

But those who reject Faith and treat Our Signs as falsehoods, they will be Companions of the Fire, to dwell therein for aye: and evil is that Goal.


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.