اِلَّا الْمُسْتَضْعَف۪ينَ مِنَ الرِّجَالِ وَالنِّسَٓاءِ وَالْوِلْدَانِ لَا يَسْتَط۪يعُونَ ح۪يلَةً وَلَا يَهْتَدُونَ سَب۪يلاً
Türkçe Transcript
İllâ-lmustad’afîne mine-rricâli ve-nnisâ-i velvildâni lâ yestatî’ûne hîleten velâ yehtedûne sebîlâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Ancak yurtlarından göçmek için bir düzen, bir yol bulamayan gerçekten de aciz erkeklerle kadınlar ve çocuklar bu hükümden dışarı.
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Ancak erkeklerden, kadınlardan ve çocuklardan (oluşan ve) gerçekten müstaz’aflar (aciz ve zaif durumda kalanlar) olup, hiçbir çareye gücü yeterli olmayanlar ve bir çıkış yolu da bulamayanlar başkadır. (Bunlar sorumlu tutulmayacaklardır.)
Abdullah Parlıyan Meali
Ama hiçbir gücü olmayan ve kendileri göç için yol bulamayan, gerçekten zayıf erkekler, kadınlar ve çocuklar hariç.
Ahmet Tekin Meali
Ancak gerçekten çaresiz kalan, çare icat edecek gücü olmayan, bir çıkış yolu bulamayan erkekler, kadınlar ve çocuklar bu ihtarlara muhatap değildir.
Ahmet Varol Meali
Ancak erkek, kadın ve çocuklardan çaresiz kalan ve bir yol bulamayan zavallılar (mustaz'aflar, ezilenler) müstesnadırlar.
Ali Bulaç Meali
Ancak erkeklerden, kadınlardan ve çocuklardan müstaz'aflar olup hiç bir çareye güç yetiremeyenler ve bir yol (çıkış) bulamayanlar başka.
Ali Fikri Yavuz Meali
Erkek, kadın ve çocuklardan gücü yetmiyen biçarelerle hicret için yol bulamıyanlar müstesna (onlar cehennemlik değillerdir.)
Bahaeddin Sağlam Meali
Güç yetiremeyen, yol bulamayan çocuk, kadın ve zayıf erkekler müstesna… (Onlar hicret etmeye mecbur değiller.)
Bayraktar Bayraklı Meali
Erkekler, kadınlar ve çocuklardan, âciz olup hiçbir çareye gücü yetmeyenler, hiçbir yol bulamayanlar müstesnadır.
Besim Atalay Meali (1965)
98,99. Meğer ki göçmek için bir çare, bir yol bulamıyan erkeklerden, kadınlardan, çocuklardan, birtakım zayıf kimseler ola, işte bunları Allah bağışlar, Allah suçtan vazgeçici, Allah bağışlayıcı
Cemal Külünkoğlu Meali
Ancak, hicret için bir yol bulamayan güçsüz ve çaresiz erkekler, kadınlar ve çocuklar bu hükmün dışındadırlar.
Cemil Said (1924)
98, 99. Erkek, kadınlardan hakîkaten za’if olanlar ve bir hîle düşünmekden tarîk-i hidâyeti bulmakdan ’âciz olan çocuklar Allâh’ın mağfiretine mazhar olurlar çünki Allâh ’afv ider. Gafûrdur.
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Çaresiz kalan, yol bulamayan zavallı erkek, kadın ve çocuklar müstesnadırlar.
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Ancak gerçekten zayıf ve güçsüz olan[128], çaresiz kalan ve hicret etmeye yol bulamayan erkekler, kadınlar ve çocuklar başkadır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Erkekler, kadınlar ve çocuklar içinden zayıf sayılanlar (yani) çaresiz kalanlar ve hiçbir kurtuluş yolu bulamayanlar müstesnadır.
Diyanet Vakfı Meali
Erkekler, kadınlar ve çocuklardan (gerçekten) âciz olup hiçbir çareye gücü yetmeyenler, hiçbir yol bulamayanlar müstesnadır.
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Ancak gerçekten aciz ve zayıf olan, çaresiz kalan ve hicret etmeye yol bulamayan erkekler, kadınlar ve çocuklar hariç...
Elmalılı Meali (Orijinal)
Ancak hakikaten zebun olanlar: Hiç bir çareye gücü yetmiyen ve hicret için yol bulamıyan erkekler, kadın, çocuklar müstesna
Emrah Demiryent Meali
98-99. Ancak gerçekten âciz ve zayıf olan, çaresiz kalan ve (hicret etmeye) yol bulamayan (mü’min) erkekler, kadınlar ve çocuklar hariç. (Onlar bu hükmün dışındadır.) İşte (bu hususta, ancak) bunlar, Allah’ın (kendilerini bağışlayıp) affetmesini ümit edebilirler. Allah çok affedendir, çok bağışlayandır.
Erhan Aktaş Meali
Ancak, çaresiz kalan, gücü yetmeyen, bir çıkış yolu bulamayan mustaz'af¹ erkek, kadın ve çocuklar hariç.
Hasan Basri Çantay Meali
Erkeklerden, kadınlardan, çocuklardan za'f ve acz içinde bırakılıb da hiç bir çâreye gücü yetmeyen ve (hicrete) bir yol bulamayanlar müstesna.
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Ancak erkeklerden, kadınlardan ve çocuklardan zayıf bırakılmış olup, çaresiz kalanlar ve bir yol bulamayanlar hariç.
Hayrat Neşriyat Meali
Ancak erkekler, kadınlar ve çocuklardan (hicret etmek için) hiçbir çâreye gücü yetmeyen ve hiçbir yol bulamayan âciz bırakılmış kimseler müstesnâ.
İhsan Aktaş Meali
Ancak (inançlarını korumakla birlikte) her türlü imkândan mahrum olup hicrete imkânı olmayan, (bir de kendilerine tebliğ gitmediğinden iman nedir, islam nedir bilme ve inanma imkânı olmayan) güçsüz, çaresiz erkekler, kadınlar ve (bütün) çocuklar bundan müstesnadır.*
İlyas Yorulmaz Meali
Ancak, erkeklerden, kadınlardan ve çocuklardan savaşmaya gücü yetmeyenlerin ve (savaş için) kendilerine yol gösterilmeyenlerin (savaşacak malzemeleri olmayanların) sorumlulukları yoktur.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Meğer ki bunlar erkek, kadın, çocuk, düşkünler, göçmiye gücü yetmiyenler, yolunu bulamıyanlar olsunlar.
İsmail Hakkı İzmirli
Meğer ki hicret için hiçbir çareye gücü yetmeyen, bir yol bulamayan, erkeklerden, kadınlardan, çocuklardan birtakım aceze olalar.
İsmail Yakıt
Ancak, ezilmiş/âciz erkek, kadın ve çocuklardan hicret etmeye imkân/fırsat ve bir yol gösterici bulamamış olanlar bunun dışındadır.
Kadri Çelik Meali
Ancak erkeklerden, kadınlardan ve çocuklardan zayıf bırakılıp da hiçbir çareye güçleri yetmeyenler ve (hicret için) bir yol bulamayanlar müstesnadır.
Mahmut Kısa Meali
Ama hiçbir çıkış yolu bulamayan ve gerçekten de güçsüz ve çaresiz bırakılmış zavallı erkek, kadın ve çocuklara gelince;
Mahmut Özdemir Meali
Ancak, Genç Çocuklar’dan, Kadınlar’dan ve Adamlar’dan bir çareye gücü yetmeyen, bir çıkış yolu bulamayan Ezilmişler başka!
Mehmet Çakır Meali
Bunlar arasından sadece zayıf erkekler, kadınlar ve çocuklar, çaresiz sayılabilirler ve kendi başlarına yola çıkamayabilirlerdi.
Mehmet Çoban Meali
Ancak gerçekten zayıf, güçsüz olan, çaresiz kalan, hicret etmeye yol bulamayan erkekler kadınlar ve çocuklar başkadır.
Mehmet Okuyan Meali
Hiçbir çareye gücü yetmeyen, (hicret için) hiçbir yol bulamayan zayıf düşürülmüş erkekler, kadınlar ve çocuklar hariç.
Mehmet Türk Meali
Ancak gerçekten zavallı olan erkekler, kadınlar ve çocuklardan, çaresiz kalan ve hicret etmeye yol bulamayanlar bunun dışındadır.
Muhammed Esed Meali
Ama -erkek olsun, kadın olsun, çocuk olsun- hiçbir gücü olmayan ve kendilerine doğru yol gösterilmeyen ¹²⁵ çaresiz kimseler bunun dışındadır:
Mustafa Çavdar Meali
Yalnız, ezilen ve güçsüz olduğu için hicret etmeye imkân bulamayan erkekler, kadınlar ve çocuklar bu hükmün dışındadır. 4/75, 48/17
Mustafa İslamoğlu Meali
Ne ki ezilen kesimlere mensup erkek, kadın ve çocuklardan hiçbir gücü olmayan ve hicret için yola çıkamayanlar da bundan müstesnadır.
Orhan Kuntman Meali
Ancak, erkek, kadın ve çocuklardan (gerçekten) aciz olanlar ve (hicret etmek için hiçbir çareye) bir yol bulamayanlar bunların dışındadır.
Osman Fırat Meali
Ancak güçsüz erkek, kadın ve çocuklardan dolayı bir değişiklik yapamayanlar müstesnadır.
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Ancak erkeklerden ve kadınlardan ve çocuklardan zayıf sayılıp da hiçbir çareye güçleri yetmeyenler ve hiçbir doğru yol bulamayanlar müstesna.
Suat Yıldırım Meali
98, 99. Ancak, her türlü imkândan mahrum ve hicret için yol bulamayan erkekler, kadınlar ve çocuklar bu hükmün dışındadırlar. Çünkü bunları Allah'ın affedeceği umulur. Allah gerçekten afüv ve gafurdur (affı ve mağfireti boldur).
Süleyman Ateş Meali
Yalnız hiçbir çareye gücü yetmeyen ve göç için yol bulamayan, gerçekten zayıf erkekler, kadınlar ve çocuklar hariç.
Süleyman Tevfik (1927)
Ancak erkek, kadın ve çocuklardan hakîkat halde za'îf ve 'âciz olub bir kolayını bulmağa kâdir olmayanların ve yol bulamayanların yerleri cehennem değildir.
Süleymaniye Vakfı Meali
Güçsüz hale getirilmiş, çaresiz kalmış ve bir çıkış yolu bulamamış erkekler, kadınlar ve çocuklar bu hükmün dışındadır.
Şaban Piriş Meali
Yalnızca, erkek kadın ve çocuklardan hicret için yol bulamayan güçsüz bırakılanlar müstesnadır.
Ümit Şimşek Meali
Ancak, erkek olsun, kadın olsun, çocuk olsun, bir çare veya hicret için bir imkân bulamayan güçsüz kimseler müstesnadır.
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Kadınlardan, erkeklerden, yavrulardan hiçbiri beceri gösteremeyen, hiçbir yol bulamayanların durumu farklıdır.
Sardorxon Jahongir
Lekin chindan ham hech narsaga kuchi yetmagan va Makkadan Madinaga ko‘chib o‘tish uchun yo‘l topolmagan chorasiz erkaklar, ayollar va bolalar bundan mustasnodir.
Eski Anadolu Türkçesi
illā ža'įf sayılmışlar erenlerden, daħı 'avratlardan, daħı oġlanlardan; güci yitmezler ḥįle eylemege; daħı ŧoġru yol dutmazlar yol.
Satıraltı Meal (1534)
Līkin ża‘īf olanlar, er kişilerden, ‘avratlardan, oġlanlardan anlar ki güçleriyitişmez, ḳuvvetleri daḫı yoḳdur, yol daḫı bilmezler gitmege.
Bunyadov-Memmedeliyev
Yalnız hicrət etməyə yol və çarə tapmağa qadir olmayan aciz kişi, qadın və uşaqlar müstəsnadır.
M. Pickthall (English)
Except the feeble among men, and the women, and the children, who are unable to devise a plan and are not shown a way.
Yusuf Ali (English)
Except those who are (really) weak and oppressed - men, women, and children - who have no means in their power, nor (a guide-post)(616) to their way.
Designed by ÖFK