فَاسْتَجَبْنَا لَهُۘ وَوَهَبْنَا لَهُ يَحْيٰى وَاَصْلَحْنَا لَهُ زَوْجَهُۜ اِنَّهُمْ كَانُوا يُسَارِعُونَ فِي الْخَيْرَاتِ وَيَدْعُونَنَا رَغَباً وَرَهَباًۜ وَكَانُوا لَنَا خَاشِع۪ينَ
Türkçe Transcript
Festecebnâ lehu vevehebnâ lehu yahyâ veaslahnâ lehu zevceh(u)(c) innehum kânû yusâri’ûne fî-lḣayrâti veyed’ûnenâ raġaben verahebâ(en)(s) vekânû lenâ ḣâşi’în(e)
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Derken duasını kabul etmiştik onun ve ona Yahya'yı vermiştik ve karısının kısırlığını gidermiştik, doğurmaya kabiliyet vermiştik. Onlar, hayırlı işlerde koşuşurlar, yarışırlar ve umarak, korkarak bize dua ederlerdi ve onlar, bize karşı gönül alçaklığı gösterirlerdi.
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Onun da duasına cevap verdik, kendisine Yahya’yı armağan ettik, eşini de (doğurmaya) elverişli hale getirdik. Gerçekten onlar (bütün peygamberler) hayırlarda yarışırlardı, (rahmetimizi) umarak ve (azabımızdan) korkarak Bize dua ederlerdi. Bize derin ve gönülden saygı gösterirlerdi.
Abdullah Parlıyan Meali
O'nun duasını da kabul ettik ve O'na Yahya'yı armağan ettik, eşini de kendisi için çocuk doğurmaya elverişli bir hale getirdik. Gerçekten bütün bu anlatılan şahıslar, hayır işlerinde koşuşup yarışırlar. Umarak, korkarak bize yalvarır ve derin saygı gösterirlerdi.
Ahmet Tekin Meali
Onun da duasını kabul ettik. Ona Yahyâ'yı ihsan ettik. Eşini de, kendisi için çocuk doğurmaya elverişli hale getirdik. Bütün peygamberler, dünya ve âhiret için en hayırlı işlerde, Allah'ın emirlerini yerine getirmede koşuşuyorlardı. Umarak ve korkarak bize yalvarıyorlardı. Onlar tam bir samimiyetle, kulluk ve itaat şuuruna ererek hakkaniyete riayet duygularının gereği saygı ile bize bağlı idiler.
Ahmet Varol Meali
Biz de onun duasını kabul ettik, ona Yahya'yı bahşettik ve hanımını (doğum yapmaya) elverişli kıldık. Gerçekten onlar hayırlarda yarışır, umarak ve korkarak bize dua ederlerdi. Bize gönülden saygı duyarlardı.
Ali Bulaç Meali
Onun duasına icabet ettik, kendisine Yahya'yı armağan ettik, eşini de doğurmaya elverişli kıldık. Gerçekten onlar hayırlarda yarışırlardı, umarak ve korkarak bize dua ederlerdi. Bize derin saygı gösterirlerdi.
Ali Fikri Yavuz Meali
Bunun üzerine biz de duasını kabul edip kendisine (evlâd olarak) Yahyâ'yı verdik; ve zevcesini çocuk doğurur hale getirdik. Bütün bu peygamberler, hayırlara (ibadetlere) koşarlar, (rahmetimizi) umarak ve (azabımızdan) korkarak bize dua ederlerdi. Onlar bize karşı çok itaatkârdılar.
Bahaeddin Sağlam Meali
Biz de duasını kabul ettik. Ona Yahya’yı bağışladık. Hanımını onun için iyileştirdik. Gerçekten onlar, hayırlı işlere koşarlardı. Hayırlar umarak, kötülüklerden sakınarak, Bize dua (ve istiğfar) ederlerdi. Bizim için büyük bir saygı duyuyorlardı.
Bayraktar Bayraklı Meali
Biz de duasını kabul ettik ve ona Yahyâ'yı bahşettik. Eşini de kendisi için elverişli hale getirdik. Gerçekten bütün peygamberler hayır işlerinde koşuşurlar, umarak ve korkarak bize yalvarırlardı. Onlar bize gönülden saygı duyuyorlardı.
Besim Atalay Meali (1965)
Hemen onu cevapladık, Yahya'yı da, ona bağışladık biz, karısını onat kıldık, hayırlı işlere koşuyorlardı, özenerek, çekinerek bizi çağırırlardı, bize karşı gönülleri alçaktı
Cemal Külünkoğlu Meali
Biz de onun duasını kabul etmiş, eşini de kendisi için, (doğurmaya) elverişli hale getirerek ona Yahya’yı bağışlamıştık. Gerçekten onlar, hayır işlerinde koşuşurlar, (rahmetimizi) umarak ve (azabımızdan) korkarak bize dua ederlerdi. Onlar bize derin saygı duyan kimselerdi.
Cemil Said (1924)
Du’âsını kabûl ve âna Yahya’yı ihsân iyledik ve karısını tevlîd idecek hâle getürdik, hayrât yapmakda biri birileriyle rekâbete kalkışdılar, bizi muhabbetle ve havf ile yâd idiyorlardı bize karşu gâyet mütevâzı’ idiler.
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Biz de ona icabet ederek, Yahya'yı bahşetmiş, eşini de doğum yapacak hale getirmiştik. Doğrusu onlar iyi işlerde yarışıyorlar, korkarak ve umarak Bize yalvarıyorlardı. Bize karşı gönülden saygı duyuyorlardı.
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Biz de onun duasını kabul ettik ve kendisine Yahya’yı bağışladık. Eşini de kendisi için, (doğurmaya) elverişli kıldık. Onlar gerçekten hayır işlerinde yarışırlar, (rahmetimizi) umarak ve (azabımızdan) korkarak bize dua ederlerdi. Onlar bize derin saygı duyan kimselerdi.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Biz onun da duasını kabul ettik ve ona Yahyâ’yı verdik; eşini de bunun için elverişli kıldık. Onlar, hayır işlerinde koşuşurlar, umarak ve korkarak bize yalvarırlardı; onlar, bize karşı derin saygı içindeydiler.
Diyanet Vakfı Meali
Biz onun da duasını kabul ettik ve ona Yahya'yı verdik; eşini de kendisi için (çocuk doğurmaya) elverişli kıldık. Onlar (bütün bu peygamberler), hayır işlerinde koşuşurlar, umarak ve korkarak bize yalvarırlardı; onlar, bize karşı derin saygı içindeydiler.
Edip Yüksel Meali
Duasını kabul ettik ve ona Yahya'yı verdik. Kendisi için karısının durumunu düzelttik. Çünkü onlar iyi işlerde yarışıyorlar ve bize hem umutluyken ve hem de korku içindeyken yalvarıyorlardı. Onlar bize saygı duyanlardı.
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Biz de duasını kabul ile icabet ettik de kendisine Yahya'yı ihsan ettik. Ve eşini (doğum yapmaya) elverişli hale getirdik. Doğrusu onlar iyiliklerde yarışıyorlar, umarak ve korkarak bize yalvarıyorlardı. Bize karşı derin saygı duyuyorlardı.
Elmalılı Meali (Orijinal)
Biz de duâsını kabul ile icabet ettik de kendisine Yahyâyı verdik ve onun zevcesini ıslâh eyledik, hakıkat bunlar hayrâtta müsaraat ve bize rağbet ve rehbetle duâ ederlerdi ve bizim için haşı'lerdi
Emrah Demiryent Meali
Biz, onun da duasına icabet ettik ve ona Yahyâ’yı ihsan ettik, zevcesini de, kendisi için (çocuk doğurmaya) elverişli hâle getirdik. Gerçekten onlar hayırlarda yarışırlar, (rahmetimizi) umarak ve (azabımızdan) korkarak bize dua ederlerdi. Onlar bize derin saygı duyan kimselerdi.
Erhan Aktaş Meali
Bunun üzerine çağrısına karşılık verdik. Ve kendisine Yahyâ'yı armağan ettik. Ve onun için eşini ıslah¹ ettik. Onlar hayırlarda yarışıyor, umarak ve endişe ederek Bize yalvarıyorlardı. Ve Bize karşı içtenlikle saygı duyuyorlardı.
Hasan Basri Çantay Meali
Biz onu (n) da (bu duasını) kabul ve kendisine Yahyâyi ihsan etdik. Eşini (doğurmıya) saalih kıldık. Hakıykat (bütün) bunlar (bu peygamberler) hayır işlerinde yarışırlar, umarak ve korkarak bize düâ ederlerdi. Onlar bizim için derin saygı gösterenlerdi.
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Onun (yakarışına) karşılık verdik. Kendisine Yahya’yı bahşettik, eşini de doğurmaya elverişli kıldık. Onlar hayırlarda yarışırlardı. İsteyerek ve çekinerek bize dua ederlerdi. Bize karşı huşu içindeydiler.
Hayrat Neşriyat Meali
Bu yüzden (biz de) onun duâsını kabûl ettik ve ona Yahyâ'yı ihsân ettik; (yaşıgeçmiş) hanımını da kendisi için (çocuk sâhibi olmaya) elverişli bir hâle getirdik. Gerçekten onlar (bütün bu peygamberler) hayırlı işlerde koşuşurlar, ümîd ederek ve korkarak bize duâ ederlerdi. Ve bize gönülden bağlı kimselerdi.
İhsan Aktaş Meali
O’nun da duasını kabul buyurup kendisine Yahya’yı armağan ettik ve hanımını O’nun için (çocuk doğurmaya) elverişli hale getirdik. Gerçekten onlar (Zekeriya, hanımı ve Yahya), hayırlı işlere koşarlardı. Ve doğrusu, bize bollukta da darlıkta da yalvarıp yakarırlardı: Ve onlar Bize karşı derin bir saygı duyarlardı.
İlyas Yorulmaz Meali
Çağrısına cevap verip, eşini sağlıklı (doğurgan) hale getirerek, o’na Yahya’yı bağışladık. Onlar hayırlı işlerde hep önlerde oldular. Gönülden ve korkarak bize dua ederlerdi. Aynı zamanda bize saygı ile boyun eğenlerdendiler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Biz onun da yakarısını onadık. Ona Yahya’yı bağışladık. Onun için eşini de doğurabilecek duruma getirdik. Çünkü onlar iyilik için seğirtirler, umutla, korku ile Bize yakarırlardı. Onlar ne olursa olsun Bizden ürken kimselerdi.
İsmail Hakkı İzmirli
Biz de onun duasını kabul ettik, ona Yahya/yı bağışladık, zevcesini de düzelttik [⁷]. Çünkü onlar hayır işlere müsaraat ederlerdi: Ümitle, korkuyla bize dua ederler, bize karşı huşû ve tevazu içinde bulunurlardı.
İsmail Yakıt
Biz de onun duasını kabul ettik ve kendisine Yahya’yı bağışladık.³¹ Eşini de onun için iyileştirdik/doğuma elverişli biri [aslahnâ] kıldık. Muhakkak ki onlar hayırlı işlerde yarışırlardı. Biz’e korku ve umutla yakarırlardı. Onlar Biz’e karşı derin saygı duyan kimselerdi.
Kadri Çelik Meali
Onun duasına icabet ettik, kendisine Yahya'yı armağan ettik, eşini (doğum yapmaya) elverişli hale getirdik. Gerçekten onlar hayırlarda yarışırlar, rağbet ve korku içinde yakarırlar ve bize karşı huşu içinde olurlardı.
Mahmut Kısa Meali
Bunun üzerine, onun duâsını kabul ettik; çocuk doğuramayacak durumdaki hanımını iyileştirdik ve ona hayırlı bir evlat olarak Yahya’yı armağan ettik. Gerçekten de onlar, iyilik yapmakta birbirleriyle yarışan, rahmetimizi umarak, azâbımızdan korkarak Bize yalvarıp yakaran ve emirlerimize saygıyla boyun eğen kimselerdi.
Mahmut Özdemir Meali
Ona (icabet edip) karşılık verdik. Eşini de (doğurmaya) uygun hale getirdik. Ona Yahya’yı da hibe ettik. Onlar, Hayırlar’da yarışıyorlardı. Korkup çekinerek (umut ve korku arası) ve çok isteyerek bize dua ediyorlardı. Bize içten saygı ile boyun eğmekteydiler.
Mehmet Çakır Meali
Ona da cevap verdik, yaşlı eşinin genlerini tamir edip kendisine Yahya'yı bağışladık. Adı geçen bu elçilerin hepsi de, iyilik peşinde koşan sevdalılar idi. Hepsi bize içtenlikle ve yürekten yalvardılar. Hepsi de bize gönülden bağlıydılar...
Mehmet Çoban Meali
Biz de onun duasını kabul ettik! Kendisine Yahya’yı bağışladık! Eşini çocuk doğurmaya elverişli kıldık! Onlar hayır işlerinde yarışırlar. Rahmetimizi umarak, azabımızdan korkarak bize dua ederlerdi. Onlar Rabbine saygı duyan kimselerdi.
Mehmet Okuyan Meali
Biz onun da duasına cevap vermiş ve ona Yahya’yı bağışlamıştık; eşini de kendisi için (çocuk doğurmaya) elverişli kılmıştık. Onlar hayır işlerinde koşuşur, (merhametimizi) umarak ve (azabımızdan) korkarak [*] bize yalvarırlardı. Onlar, bize saygı içindeydiler. [*]
Mehmet Türk Meali
Biz, onun duâsını da kabul ettik. Kendisine Yahya’yı armağan ettik ve eşini de doğurmaya elverişli kıldık. Gerçekten onlar, (Allah’ın emrettiği) iyi işlerde yarışırlardı, umarak ve korkarak Bize duâ ederlerdi ve Bize gönülden saygı gösterirlerdi.
Muhammed Esed Meali
Ve bunun üzerine o(nun bu yakarışı)na da karşılık verdik ve karısını o’nun için çocuk doğurabilecek hale getirerek ⁸⁶ o’na Yahyâ’yı armağan ettik; doğrusu bu üç kişi iyi ve yararlı işlerde birbiriyle yarışır ve Bize korku ve umutla yakarırlar; Bize karşı her zaman saygı ve duyarlık gösterirlerdi.
Mustafa Çavdar Meali
Onun da duasını kabul etmiş ve ona Yahya’yı bağışlamış, eşini de çocuk doğurmaya elverişli hale getirmiştik. Çünkü bunlar, güzel işler yapmakta birbirleriyle yarışıyorlar, korku ve ümit ile bize dua ediyorlardı ve onlar bize karşı son derece saygılı idiler. 3/35...41, 19/2...15, 21/89
Mustafa İslamoğlu Meali
Ve Biz onun yakarışını da kabul ettik ve onun eşini kendisi için çocuk doğurmaya elverişli hale getirerek ona Yahyâ’yı armağan ettik. İşte bunların (üçü) de birbirleriyle hayırlarda yarışan kimselerdi; Bize bollukta da darlıkta da yalvarıp yakarırlardı: zira onlar Bize karşı derin bir saygı duyarlardı.[²⁷⁶³]
Orhan Kuntman Meali
Biz de onun dua ve niyazını kabul etmiş (eşini doğum yapabilecek bir hale getirmiş ve) ona Yahya'yı ihsan etmiştik.. Bütün bu peygamberler, hayırlı işlerde koşuşurlar, hem korku, hem de umud ile bize yalvarırlardı. Onlar bize karşı derin saygı duyarlardı.
Osman Fırat Meali
Ona cevap verdik ve ona Yahya’yı hibe ettik ve onun eşini de ıslah ettik. Gerçekten onlar hayır için koşuyorlardı ve bize bir rağbetle ve korku ile yalvarıyorlardı ve bizden çok çekinerek sakınırlardı.
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Biz de O'na icabet ettik ve O'na Yahya'yı ihsan eyledik ve O'nun için refikasını ıslah kıldık. Muhakkak ki, onlar hayırlı işlere koşarlardı. Ve Bize rağbetle ve haşyetle dua ederlerdi ve Bizim için mütevazi zâtlar olmuşlardı.
Suat Yıldırım Meali
Onun da duasını kabul buyurduk. Ona Yahya'yı armağan ettik. Bunun için de eşini çocuk doğurmaya elverişli hale getirdik. Doğrusu onlar hayırlı işlere koşuşur, iyilikte yarışır, hem ümit, hem endişe içinde Bize yakarırlardı. Gerçekten Bize derin bir saygı gösterirlerdi.
Süleyman Ateş Meali
Onun du'asını da kabul buyurduk ve ona Yahya'yı armağan ettik. Eşini de kendisi için ıslah ettik (çocuk doğurmağa elverişli bir hale getirdik). Gerçekten onlar hayır işlere koşarlar, umarak ve korkarak bize du'a ederlerdi ve bize derin saygı gösterirlerdi.
Süleyman Tevfik (1927)
Du'âsını kabûl ile ona Yahya'yı ihsân itdik. Ve zevcesini ıslâh iyledik. Cümlesi hayra müsâra'ât ider, bize isteyerek ve korkarak du'â iyler hâşi'lerden idiler. [¹]
Süleymaniye Vakfı Meali
Ona da olumlu karşılık verdik de eşini doğum yapabilecek hale getirerek Yahya’yı bağışladık. Onlar hayırlarda yarışır ve korku içinde umutla bize yakarırlardı. Onlar bize karşı saygılı kimselerdi.
Şaban Piriş Meali
Onun duasını kabul etmiş ve ona Yahya'yı bağışlamış, eşini de doğum yapabilecek bir hale getirmiştik. Onlar, hayırlarda yarışıyorlar, korku ve ümit ile bize dua ediyorlardı. Bize karşı son derece saygılı idiler.
Ümit Şimşek Meali
Biz de onun duasını kabul ettik. Ona Yahya'yı verdik ve eşini de iyileştirdik. Onların hepsi de hayırda yarışırlar ve hem ümit ederek, hem de korkarak Bize dua ederlerdi. Onlar Bize karşı saygılı ve edepli kimselerdi.
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Kendisine hemen cevap vermiş. Yahya'yı ona hediye etmiş, karısını kendisi için doğurmaya elverişli hale getirmiştik. Onlar, hayırlarda yarışırlar, umarak ve korkarak bize yalvarırlardı. Onlar, bize ürpererek saygı gösterirlerdi.
Sardorxon Jahongir
Bas, uning duosini ham mustajob qildik va unga Yahyoni hadya qildik. Hamda juftini tug‘adigan qilib o‘nglab qo‘ydik. Darhaqiqat, bu payg‘ambarlar yaxshi ishlarni qilishda shoshilar, umid va qo‘rquv bilan Bizga duo qilar va Bizga itoat qiluvchi zotlar edi.
Eski Anadolu Türkçesi
pes icābet itdük anı daħı baġışladuķ aña yāhyā'yı. daħı yarar eyledük anuñ- içün [174a] 'avratını. bayıķ anlar oldılar iverler-idi ħayırlarda daħı oķırlardı bizi raġbet eyleyü uçmaġa daħı ķorķa ŧamudan daħı oldılar bize aşaķlıķ eyleyiciler.
Satıraltı Meal (1534)
Pes du‘āsın ḳabūl itdük ve özine Yaḥyā[yı] baġışladuḳ ve ‘avratını özi‐çünıṣlāḥ eyledük. Taḥḳīḳ anlar dürişürlerdi ḫayr işlerde. Daḫı bize du‘ā iderlerdi raġbet idüp ve ḳorḳup. Daḫı anlar dāyim bizden ḳorḳarlardı.
Bunyadov-Memmedeliyev
Biz (Zəkəriyyanın) duasını qəbul buyurduq, ona Yəhyanı bəxş etdik və zövcəsini (doğmağa) qabil bir hala gətirdik. Onlar xeyirli işlər görməyə tələsər (yaxşı əməllər etməkdə bir-birini ötməyə çalışar), ümid və qorxu ilə (rəhmətimizə ümid bəsləyib əzabımızdan qorxaraq) Bizə ibadət edirdilər. Onlar Bizə müt’i idilər.
M. Pickthall (English)
Then We heard his prayer, and bestowed upon him John, and adjusted his wife (to bear a child) for him. Lo! they used to vie one with the other in good deeds, and they cried unto Us in longing and in fear, and were submissive unto Us.
Yusuf Ali (English)
So We listened to him: and We granted him Yahya: We cured his wife´s(2747) (Barrenness) for him. These (three) were ever quick in emulation in good works; they used to call on Us with love and reverence, and humble themselves before Us.
Designed by ÖFK