فَاَمَّا الْيَت۪يمَ فَلَا تَقْهَرْۜ
Türkçe Transcript
Fe-emmâ-lyetîme felâ tekhar
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Artık sen de yetimi horlama.
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Öyle ise (eline imkân ve iktidar geçince) sakın yetim ve öksüz (çocukları, dul ve kimsesiz zavallıları hor ve hakir görüp) kahretmeye (kalkışmayasın!)
Abdullah Parlıyan Meali
O halde yetime haksızlık yapma veya yetime yüzünü ekşitme.
Ahmet Tekin Meali
Öyleyse sakın yetimlere, dullara eziklik içinde bir hayat yaşatma.
Ahmet Varol Meali
Öyleyse sakın yetimi ezme.
Ali Bulaç Meali
Öyleyse, sakın yetimi üzüp-kahretme.
Ali Fikri Yavuz Meali
Öyle ise, yetime gelince; zulüm etme.
Bahaeddin Sağlam Meali
Artık sen sakın yetimi ezme!
Bayraktar Bayraklı Meali
Öyleyse sakın yetimi ezme!
Besim Atalay Meali (1965)
Öksüze kıymayasın
Cemal Külünkoğlu Meali
Öyleyse sen de yetimi güçsüz, kimsesiz görüp, ona kötü davranma!
Cemil Said (1924)
Yetîme bed mu’âmele itme,
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Öyleyse sakın öksüze kötü muamele etme;
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Öyleyse sakın yetimi ezme!
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
O halde sakın yetimi ezme!
Diyanet Vakfı Meali
Öyleyse yetimi sakın ezme.
Edip Yüksel Meali
Öyleyse, öksüzü yüzüstü bırakma.
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Öyleyse sakın yetimi ezme.
Elmalılı Meali (Orijinal)
Öyle ise amma yetîme kahretme
Emrah Demiryent Meali
O hâlde yetime güzel davran.
Hasan Basri Çantay Meali
O halde, yetime gelince: (Ona sakın) kahretme.
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Öyleyse yetimi hor görme,
Hayrat Neşriyat Meali
O hâlde yetîme gelince, sakın (onu) ezme!
İhsan Aktaş Meali
O hâlde yetime (kimsesize) gelince, sakın (onu) ezip kahretme (onu himaye edip koru ve bütün maddi ve manevi ihtiyaçlarını karşıla!)
İlyas Yorulmaz Meali
Yetime gelince, sakın onu ezmeye kalkma.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Öyleyse sakın öksüzü ayak altına alma.
İsmail Hakkı İzmirli
Sakın yetime zulüm ve kötü muamelede bulunma,
İsmail Yakıt
Öyleyse yetime gelince, ona kötü davranma/surat asma!⁵
Kadri Çelik Meali
Ama yetime gelince, sakın (yetimi) ezme.
Mahmut Kısa Meali
Öyleyse, ey yetim Peygamber; sakın incitme yetimi!
Mahmut Özdemir Meali
Artık ne olursa olsun, Yetim’i hor görüp ezme!
Mehmet Çakır Meali
Bundan böyle yetimi horlama!
Mehmet Çoban Meali
Rabbinin seni bulup koruduğu, doğru yolu sana gösterdiği gibi, sen de yetimleri kolla gözetle! Yolda kalmışlara yardım et! Yolunu şaşırmışlara yol göster! Sakın yetimleri ezme! Onları horlama! Onları geri çevirme! Onların haklarını yeme! Onlara daima sahip çık!
Mehmet Okuyan Meali
Yetimi sakın ezme!
Mehmet Türk Meali
9,10,11. Öyleyse sakın yetimi hor görme, isteyeni de azarlama.¹ Ve Rabbinin nîmetini (minnet ve şükranla) anlat da anlat. ²
Muhammed Esed Meali
Öyleyse yetime haksızlık yapma,
Mustafa Çavdar Meali
O halde sen de yetime kötü davranma! 76/6...24
Mustafa İslamoğlu Meali
Dolayısıyla, asla yetimi ezme![⁵⁷⁸²]
Orhan Kuntman Meali
9,10. O halde sakın yetimi azarlama (ona iyi davran) senden bir şey (bilgi) isteyeni boş çevirme. (İhtiyacını gider, ona nasihatte bulun, doğru yolu göster)
Osman Fırat Meali
Öyle ise yetime kahır edip ezme.
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Artık yetime sakın kötü bir muamelede bulunma.
Suat Yıldırım Meali
Öyle ise, sakın yetimi güçsüz bulup hakkını yeme, sakın onu küçümseyip üzme!
Süleyman Ateş Meali
Öyleyse sakın öksüzü ezme,
Süleyman Tevfik (1927)
Yetîmi kahr itme
Süleymaniye Vakfı Meali
Öyleyse sakın yetimi ezme.
Şaban Piriş Meali
Şimdi yetimi hor görme.
Ümit Şimşek Meali
Öyleyse yetime sakın kötü davranma.
Yaşar Nuri Öztürk Meali
O halde, yetimi örseleme!
Sardorxon Jahongir
Bas, endi siz ham yetimga qahr qilmang!
Eski Anadolu Türkçesi
pes ammā ögsüze cevr eyleme ya'nį malın alma.
Satıraltı Meal (1534)
Pes yetimlere ḳahr eyleme.
Bunyadov-Memmedeliyev
Elə isə yetimə zülm etmə!
M. Pickthall (English)
Therefore the orphan oppress not,
Yusuf Ali (English)
Therefore, treat not(6185) the orphan with harshness,
Designed by ÖFK