×

Hoşgeldiniz.

Kullanıcı

Şifre




Şifremi UnuttumKAYDOL
Ayarlar

 

Cin / 8

وَاَنَّا لَمَسْنَا السَّمَٓاءَ فَوَجَدْنَاهَا مُلِئَتْ حَرَساً شَد۪يداً وَشُهُباًۙ

Türkçe Transcript

Ve ennâ lemesnâ-ssemâe fevecednâhâ muli-et harasen şedîden ve şuhubâ(n)

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Ve gerçekten de biz, göğü yokladık da orasını, kuvvetli bekçilerle ve şihaplarla dolu bulduk.

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

(Kader programının günlük görev taksimatı sırasında bilgi hırsızlığı yapmak ve gelip insanları azdırmak için) Doğrusu biz (cinnler, Hz. Muhammed geldikten sonra yine) göğü (dokunup) yokladık; fakat onu güçlü koruyucular ve şihablarla (ateş alevleri olan kovalayıcı toplarla) kaplı (doldurulmuş) bulduk.”

Abdullah Parlıyan Meali

Cinler devamla: “Gerçekten biz gök yüzünü yokladık ama onu güçlü muhafızlar ve alevlerle dolu bulduk.

Ahmet Tekin Meali

“- Doğrusu biz göğü yokladık. Fakat onu güçlü koruyucular ve kor halinde akan alev yalımlarıyla dolu gördük.”

Ahmet Varol Meali

Doğrusu biz göğü yokladık da onu güçlü bekçiler ve parlak ateşlerle doldurulmuş bulduk.

Ali Bulaç Meali

'Doğrusu biz göğü yokladık; fakat onu güçlü koruyucular ve şihablarla kaplı (doldurulmuş) bulduk.'

Ali Fikri Yavuz Meali

Doğrusu biz (cinler topluluğu, meleklerin sözünü dinlemek için) semayı yokladık da, onu (meleklerden ibaret) çok kuvvetli bekçiler ve şihaplarla (akan yakıcı yıldızlarla) doldurulmuş bulduk.

Bahaeddin Sağlam Meali

Ve (bana bildirildi ki: Onlar şöyle demişler.) “Gerçekten biz göğü yokladık, baktık, şiddetli nöbetçilerle ve ışık saçan yıldızlarla (ateş mermileri ile) doldurulmuştur.”

Bayraktar Bayraklı Meali

“Doğrusu biz cinler, göğü yokladık, fakat onu sert bekçilerle, alev hüzmeleri ile doldurulmuş bulduk.”

Besim Atalay Meali (1965)

«Biz göğe dokunmuştuk, onu sert bekçilerle, akan yıldızlarla dopdolu bulduk!

Cemal Külünkoğlu Meali

“Doğrusu biz (cinler topluluğu, meleklerin sözünü dinlemek için) semayı yokladık. Fakat onu güçlü/çetin bekçilerle ve yakıcı ışınlarla dolu bulduk.” 

Bkz. 37/7-10

Cemil Said (1924)

"Göğe temâs itmek istediğimiz vakit orasını kuvvetli muhâfızlar ve âteşden şihâblar ile dolmuş bulduk. "

Diyanet İşleri Meali (Eski)

"Doğrusu biz göğü yokladık; onu sert bekçiler ve kayan ateşlerle (ışınlarla) doldurulmuş bulduk."

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

“Kuşkusuz biz göğe ulaşmak istedik, fakat onu çetin bekçilerle ve yakıcı ışıklarla dolu bulduk.”

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Hakikaten biz (cinler) göğü yokladık, onu güçlü muhafızlar ve alev toplarıyla doldurulmuş bulduk.

Diyanet Vakfı Meali

Doğrusu biz (cinler), göğü yokladık, fakat onu sert bekçilerle, alev huzmeleriyle doldurulmuş bulduk.

Edip Yüksel Meali

"Biz göğe dokunduk ve onu güçlü bekçilerle ve ateş toplarıyla korunmuş bulduk."

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

(Cinler, dediler ki): "Biz göğe dokunduk, onu kuvvetli bekçiler ve alevlerle dolu bulduk."

Elmalılı Meali (Orijinal)

Ve doğrusu biz o Semayı yokladık da onu öyle bulduk ki şiddetli muhafızlar ve şihablarla doldurulmuş

Emrah Demiryent Meali

(Cinler dediler ki:) “Doğrusu biz (cinler topluluğu, meleklerin sözünü dinlemek için) semâyı yokladık da onu (meleklerden ibaret) çok kuvvetli bekçiler ve şihâblarla (yıldızlardan kopan alev toplarıyla) doldurulmuş bulduk.

Erhan Aktaş Meali

“Gerçekten de biz göğe erişmek istedik, fakat onun zorlu bekçiler ve ışınlarla doldurulmuş olduğunu gördük.”

Hasan Basri Çantay Meali

(Cin devamla:) «Biz ciddî bir suretde göğe erişmek istedik. Fakat onu sert bekçilerle ve (yakıcı) şihablarla doldurulmuş bulduk».

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Biz göğe ulaşmak istedik fakat onu çetin bekçilerle ve yakıcı alev toplarıyla dolu bulduk.

[15/17-18; 37/6-10; 67/5; 55/33]

Hayrat Neşriyat Meali

“Doğrusu biz, (melâikeleri dinlemek için) göğe dokunduk (orayı yokladık) da onu(artık), kuvvetli bekçiler ve alevli yıldızlarla doldurulmuş bulduk.”

İhsan Aktaş Meali

Ve (yine cinler şöyle dediler): Doğrusu biz (duyum almak için) semayı (fezayı) yokladık (kolaçan ettik). Ama onu (meleklerden ibaret) çetin muhafızlarla ve (yakıcı) ışınlarla dolu bulduk.

İlyas Yorulmaz Meali

Biz göğe yöneldiğimizde, gökyüzünü çok güçlü bekçiler ve ateş parçaları ile doldurulmuş bulduk.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Gerçekten biz göğü bir yoklamak istedik de onu sert koruyucularla, ateş parçalarıyla dolu bulduk.

İsmail Hakkı İzmirli

«— Biz göğü yokladık, onu sert bekçiler ve ateş şu/leleriyle dolu bulduk» [⁵];

[5] Veya şirkte yücelik, büyüklük istediğimizde vahdet oklarıyle dolu bulduk. Artık şirkten kaçmak lâzım geliyor.

İsmail Yakıt

“Gerçekten biz gökyüzünü (bilgi çalmak için) yokladık/ dinlemek istedik. Onu güçlü bekçiler ve alev saçan ateş topları ile dolu bulduk.”⁴

4 Krş. Sâffât, 37/7-10

Kadri Çelik Meali

“Doğrusu biz göğü yokladık; fakat onu güçlü koruyucular ve akanyıldızlarla doldurulmuş bulduk.”

Mahmut Kısa Meali

Zatengöğü gezip yokladığımızda gördük ki, bütün gökyüzü, uzayda gezip dolaşmayı bizim için neredeyse imkânsız hâle getiren güçlü bekçilerle ve ateş toplarıyla doldurulmuş. İşte bunu görünce, tarihin akışını değiştiren çok önemli bir olayın gerçekleştiğini anladık.

Mahmut Özdemir Meali

Biz, Göğü yokladık; onu şiddetli bir koruma ve ışık hüzmeleri halinde dolmuş bulduk.

Mehmet Çakır Meali

Duyduğumuza göre, biz cinler, vaktiyle fezayı kolaçan ederken, oraları güçlü bekçiler ve parlak gök taşlarıyla dopdolu görmüşüz,

Mehmet Çoban Meali

"İnsanlardan bazıları göklerden bilgi alabileceklerine inanıyor. Bu tür palavralarla insanları kandırıyorlardı. Onlara bakarak biz de göklerden bilgi almak için uğraştık! Gördük ki göklerden bilgi almak mümkün değil! Çünkü göklerin kuvvetli bekçileri var! Gökyüzü alevlerle doldurulmuş! Oraya ulaşmamız mümkün değil! Gökler Rabbimiz tarafından koruma altına alınmış!"

Mehmet Okuyan Meali

Biz göğü de yokladık fakat onu güçlü koruyucularla, ışık hüzmeleriyle doldurulmuş bulduk.

Mehmet Türk Meali

“Doğrusu biz (cinler) göğü yokladık, fakat onu güçlü koruyucular ve parlak bir ateşle doldurulmuş bulduk.”

Muhammed Esed Meali

Ve [zaman oldu] biz göğe uzandık: ⁶ ama onu güçlü muhafızlar ve alevlerle dolu bulduk, ⁷

6 Bu, yalnızca, küstah ve kibirli Yahudilerin kendilerini “Allah’ın seçilmiş toplumu” olarak görmelerine mecazî bir atıf değil, aynı zamanda, pratik h... Devamı..

Mustafa Çavdar Meali

– Biz, bilgi çalmak için göklere erişmek istedik fakat onun, güçlü bekçiler ve alev toplarıyla donatılmış olduğunu gördük. 15/16-17, 21/32

Mustafa İslamoğlu Meali

(Yine cinler şöyle dediler): “Gerçek şu ki biz göğü yokladık, ama onu tam donanımlı bir koruma ordusu ve tarifsiz bir göktaşı sağanağıyla dopdolu bulduk;[⁵³⁵²]

[5352] Krş: 15:17-18. Yahudi Kabbalizmine dayalı astrolojik çabalarla gaybî bilgiye ulaşmanın imkânsızlığı, dolayısıyla vahyin kaynağını bulandırma ça... Devamı..

Orhan Kuntman Meali

(Şimdi anlıyoruz ki bu doğru değildir, çünkü Hz. Muhammed'in gelişinden sonra) Biz göğe erişmek istedik de onu, sert bekçiler (melekler) ve alevlerle doldurulmuş bulduk.

Osman Fırat Meali

Ve biz gerçekten göğü yokladık ve biz orasını şiddetli koruyucular ve şihaplarla (yakıp delen ateşlerle) doldurulmuş bulduk.

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

«Ve muhakkak ki, biz göze dokundukta hemen onu şiddetli bekçiler ile ve şihaplar ile doldurulmuş bulduk.»

Suat Yıldırım Meali

“Biz göğe çıkmak istedik: Bir de ne görelim: orası sert ve kuvvetli bekçiler, şihablar, alevler, (roket gibi mermiler)le dolu!

Süleyman Ateş Meali

Biz göğe dokunduk, onu kuvvetli bekçilerle ve ışınlarla doldurulmuş bulduk.

Süleyman Tevfik (1927)

Yine cinler: "Semâya temâs itmek istediğimiz zamân onı şiddetli bekçiler ve şihâblar ile dolı bulduk."

Süleymaniye Vakfı Meali

Bir gün göğe[*] vardık; orayı koruyucularla ve ateş parçalarıyla doldurulmuş bulduk.

[*] ٍİnsanlar ve cinler, gerekli güce ulaşırlarsa yedinci kat semaya kadar cikabilirler. Bkz.( Rahman 55/33) Ancak cin şeytanları, birinci kat semaya ... Devamı..

Şaban Piriş Meali

-Biz, göğü yokladık ve onun şiddetli bir koruma ve alevle dolu bulduk.

Ümit Şimşek Meali

“Biz göğü yokladık; fakat onu güçlü bekçiler ve alevlerle(2) dolu bulduk.

(2) 15:18 ve 67:5’in açıklamalarına bakınız.

Yaşar Nuri Öztürk Meali

"Biz göğe gerçekten dokunduk da onu titiz ve güçlü bekçilerle ve kayıp giden ışınlarla/alevlerle doldurulmuş bulduk."

Sardorxon Jahongir

Bizlar farishtalardan vahiyni eshitib olish uchun osmonga intilgan edik, uni kuchli qo‘‎riqchi farishtalar va jinlarga otiluvchi uchar yulduzlar bilan to‘‎la ekanligini ko‘‎rdik.

Eski Anadolu Türkçesi

“daħı bayıķ biz istedük gögi pes bulduķ anı ŧoldurılmış śaķlayıcılar ķatı daħı od yılduzlar.”

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı göge yitişmek ṭaleb itdük. Pes anı ṭapduḳ ṭolmış, muḥkem ḳuvvetlüḥārisler‐ile ve ılduzlar‐ıla.

Bunyadov-Memmedeliyev

Biz (cinlər yuxarı aləm əhlinin söhbətinə oğrun-oğrun qulaq asmaq üçün) göyə qalxmaq istədik (səmanı yoxladıq), amma onun (mələklərdən ibarət) güclü gözətçilər və yandırıb-yaxan (axan) ulduzlarla dolu olduğunu gördük.

M. Pickthall (English)

And (the Jinn who had listened to the Qur’an said): We had sought the heaven but had found it filled with strong warders and meteors.

Yusuf Ali (English)

´And we pried into the secrets of heaven; but we found it filled with stern guards and flaming fires.(5733)

5733 See notes 1951, 1953, and 1954 to 15:17-18. See also n. 5562 to 67:5. The speakers here have repented of sin and evil; but they recognise that th... Devamı..


Designed by ÖFK