اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةًۜ وَمَا كَانَ اَكْثَرُهُمْ مُؤْمِن۪ينَ
Türkçe Transcript
İnne fî żâlike leâye(ten)(s) vemâ kâne ekśeruhum mu/minîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Bunda bir delil var elbette ve çoğu inanmaz gene de.
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Şüphesiz, bunda (bütün bitkilerin, meyvelerin ve çiçeklerin erkekli-dişili yaratılmasında) bir ayet (ibret ve işaret) vardır; ancak onların çoğu mü’min (iman edici) değildirler.
Abdullah Parlıyan Meali
Şüphesiz bunda insanlar için çıkarılacak bir ders vardır. Fakat onların çoğu inanmazlar.
Ahmet Tekin Meali
Bunlarda, Allah'ın kudretine, ilmine, hikmet sahibi olduğuna işaretler, insanlar için ibretler vardır. Ama onların çoğu, mü'min olacak değildi.
Ahmet Varol Meali
Şüphesiz bunda bir ayet vardır. Ancak onların çoğu iman etmezler.
Ali Bulaç Meali
Şüphesiz, bunda bir ayet vardır; ancak onların çoğu mü'min değildirler.
Ali Fikri Yavuz Meali
Şüphesiz ki bu nebatları bitirmekte (Allah'ın kudretine, merhamet ve nimetinin genişliğine delâlet eden) bir alâmet vardır. Bununla beraber onların çoğu mümin olmadılar.
Bahaeddin Sağlam Meali
Şüphesiz bunda, önemli bir ayet vardır. Fakat onların çoğu inanmadılar.
Bayraktar Bayraklı Meali
Şüphesiz bunda yaratıcının varlığına dair kesin delil vardır; ama çoğu iman etmezler.
Besim Atalay Meali (1965)
Bunda nice belge var, pek çokları inanmazlar!
Cemal Külünkoğlu Meali
Şüphesiz bunların her birinde (Allah’ın kudretine işaret eden, merhametini gözler önüne seren apaçık) bir delil vardır. Fakat yine de onların çoğu inanmamakta diretiyor.
Cemil Said (1924)
Bunlar ’alâmâtdır lâkin insânların ekserîsi inanmıyorlar.
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Şüphesiz bunlarda Allah'ın kudretine işaret vardır, ama çoğu inanmazlar.
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Şüphesiz bunlarda (Allah’ın varlığına) bir delil vardır, ama onların çoğu inanmamaktadırlar.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Şüphesiz bunlarda alınacak büyük bir ders vardır; ama çoğu iman etmezler.
Diyanet Vakfı Meali
Şüphesiz bunlarda (Allah'ın kudretine) bir nişâne vardır; ama çoğu iman etmezler.
Edip Yüksel Meali
Bunda bir işaret vardır. Ama çokları inanacak değildir.
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Şüphesiz ki bunda mutlak bir âyet (nişane) vardır; ama onların çoğu iman etmezler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
Şübhesiz ki bunda mutlak bir âyet var, hemde ekserîsi mü'min olmadı
Emrah Demiryent Meali
Şüphesiz bunda (Allah’ın varlığına, kudretine dair nice) delil (ler) vardır, ama (bunca hakikatlere rağmen, insanların) çoğu îmân etmezler.
Erhan Aktaş Meali
Bunda kesinlikle bir ayet¹ vardır. Ancak onların çoğu iman etmedi.
Hasan Basri Çantay Meali
Şübhesiz ki bunlardan (Hakkın kemâl-i kudretine) elbet birer, nişane vardır. (Fakat) onların çoğu îman edici değildirler.
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Bunda bir ayet vardır, yine de onların çoğu inanmaz.
Hayrat Neşriyat Meali
Şübhesiz bunda, (Allah'ın kudretine) apaçık bir delil vardır. Buna rağmen onların çoğu îmân etmiş kimseler değildir.
İhsan Aktaş Meali
Şüphesiz bunda (nebatları bitirmekte varlığıma ve kudretime delalet eden) bir ayet (delil) vardır. Fakat yine de onların çoğu inanmamaktadır.
İlyas Yorulmaz Meali
Bunlarda alınacak ibretler, işaretler var. Ama onların pek çoğu inanmış değillerdir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İşte bu olayda bir belge vardır. Ancak, onların pek çoğu inanan kimseler değildirler.
İsmail Hakkı İzmirli
İşte bunda kudret ve Hikmet-i Bâri/ye ait bir alâmet vardır. Halbuki onların pek çoğu mümin değillerdir [⁶].
İsmail Yakıt
Muhakkak ki bunlarda bir ibret [âyet] vardır. Ama birçoğu inanmamaktadır.
Kadri Çelik Meali
Şüphesiz onda (yararlı çiftlerde) bir ayet vardır; ancak onların çoğu mümin değillerdir.
Mahmut Kısa Meali
Hiç kuşkusuz bunda, Allah’ın varlığını, rab ve ilah olarak birliğini, kudret ve merhametini gözler önüne seren apaçık bir delil, bir işâret vardır fakat insanların çoğu, yine de inanmamakta ısrar ediyorlar.
Mahmut Özdemir Meali
Şüphesiz ki, bunda elbette bir âyet vardır. Yine de onların çoğu mümin olmadı.
Mehmet Çakır Meali
Çokları inanmasa da asıl mucize bunlarda saklıdır.
Mehmet Çoban Meali
Dünyadaki olayları izleseler, yarattığımız her şeyde alınacak dersler olduğunu görecekler. Hiç düşünmüyorlar mı? Gördükleri her şey gücümüzü yansıtmaktadır. Onlar yine de inkârı seçiyorlar.
Mehmet Okuyan Meali
Çoğu inanmamış olsa da şüphesiz ki bunda bir ders vardır.
Mehmet Türk Meali
Şüphesiz bunda, (insanlar için) bir ibret vardır; ama onların çoğu (hâlâ) inanmadılar.¹
Muhammed Esed Meali
Şüphesiz, bunda [insanlar için çıkarılacak] bir ders vardır; ama onlardan çoğu [buna] inanmazlar.
Mustafa Çavdar Meali
İşte bunda da alınacak bir ibret vardır. Fakat onların çoğu yine de iman etmediler. 6/35, 10/101
Mustafa İslamoğlu Meali
Elbet bunda da alınacak bir ders mutlaka vardır; fakat insanların çoğu yine de inanmayacaklardır:[³¹⁷⁴]
Orhan Kuntman Meali
Muhakkak ki bunda bir ibret vardır!.. Fakat, müşriklerin çoğu bu ibretlerden bir ders almazlar da imana gelmezler. (Böylece ot ve diken halinde kalmakta direnirler)
Osman Fırat Meali
Elbette bunda bir ayet (ibret) vardır ve onların ekserisi iman etmediler.
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Şüphe yok ki, bunda elbette bir ibret vardır. Halbuki, onların ekserisi imân etmiş kimseler olmadı.
Suat Yıldırım Meali
Elbette bunda alınacak ibret vardır; fakat onların ekserisi ibret alıp da iman etmezler.
Süleyman Ateş Meali
Şüphesiz bunda bir ibret vardır, ama yine çokları inanıcı değillerdir.
Süleyman Tevfik (1927)
Bunlarda 'ibret vardır. Halbuki onların ekserîsi îmân ideceklerden değildirler.
Süleymaniye Vakfı Meali
İşte bunda tam bir ibret vardır ama bunlardan çoğu inanacak değillerdir.
Şaban Piriş Meali
İşte bunda da bir işaret vardır. Buna rağmen onların çoğu inanacak değildir.
Ümit Şimşek Meali
İşte bunda bir âyet vardır. Fakat onların çoğu yine iman etmez.
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Bunda elbette bir mucize var, fakat onların çoğu mümin değiller.
Sardorxon Jahongir
Albatta, bunda ibratlar bordir, lekin ularning ko‘pchiligi iymon keltiruvchi bo‘lmadilar.
Eski Anadolu Türkçesi
bayıķ anuñ içinde nişāndur daħı olmadı eyregi anlaruñ mü’minler.
Satıraltı Meal (1534)
Taḥḳīḳ anda ‘ibretler vardur. Daḫı anlaruñ çoġı mü’minler degüldür.
Bunyadov-Memmedeliyev
Şübhəsiz ki, bunda (Qur’anı və Peyğəmbəri təkzib edənlər üçün Allahın vəhdaniyyətinə, qüdrətinə dəlalət edən) bir əlamət vardır. Lakin onların əksəriyyəti iman gətirməzlər.
M. Pickthall (English)
Lo! herein is indeed a portent; yet most of them are not believers.
Yusuf Ali (English)
Verily, in this is a Sign: but most of them do not believe.
Designed by ÖFK