×

Hoşgeldiniz.

Kullanıcı

Şifre




Şifremi UnuttumKAYDOL
Ayarlar

 

Yâsîn / 69

وَمَا عَلَّمْنَاهُ الشِّعْرَ وَمَا يَنْبَغ۪ي لَهُۜ اِنْ هُوَ اِلَّا ذِكْرٌ وَقُرْاٰنٌ مُب۪ينٌۙ

Türkçe Transcript

Vemâ ‘allemnâhu-şşi’ra vemâ yenbeġî leh(u)(c) in huve illâ żikrun ve kur-ânun mubîn(un)

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Ve biz, ona şiir belletmedik ve bu, ona yakışmaz da; bu, ancak bir öğüttür ve her şeyi açıklayan Kur'an.

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

(Aslında) "Biz Ona (Resulüllah’a) şiir (ve uydurma dizeler) öğretmedik. (Boş ve bâtıl sözler zaten) Ona yakışmaz da. O(na vahyedilen) sadece gerçek bir öğüt ve apaçık bir Kur’an-ı Kerim’dir.”

Abdullah Parlıyan Meali

Bu söylenenleri, kâfirlerin dedikleri gibi şiir sanmayın. Biz, elçimiz Muhammed'e şiir öğretmedik. O'nun buna ihtiyacı da yok. Peygamberlik, şairlik olmadığı gibi, Kur'ân da şiir değildir. O Kur'ân, başka değil, ancak bir zikir, öğüt, vaaz, irşat ve hatırlatıcı bir kitaptır.

Ahmet Tekin Meali

Biz Muhammed'e şiir öğretmedik. Bu ona yakışmazdı da... Onun okuduğu kitap, ancak Allah'tan gelmiş okunması ibadet olan bir öğüt, bir ikaz ve Allah-insan-kâinat ilişkilerini ve ilâhî düzeni açıklayan, bütün ilâhî kitaplardaki dinî-ilmî esasları içeren, açık seçik Kur'ân'dır.

Ahmet Varol Meali

Biz ona şiir öğretmedik. Ona yakışmaz da. Bu yalnızca bir öğüt ve apaçık bir Kur'an'dır.

Ali Bulaç Meali

Biz ona (Peygambere) şiir öğretmedik; (bu,) ona yakışmaz da. O (kendisine indirilen Kitap), yalnızca bir öğüt ve apaçık bir Kur'an'dır.

Ali Fikri Yavuz Meali

Biz O'na (Peygambere) şiir öğretmedik, O'na yaraşmaz da... O kitab, sade bir öğüddür ve (haramla helâlı) açıklayan bir Kur'an'dır.

Bahaeddin Sağlam Meali

Biz ona (Peygamber’e) şiir kabiliyetini vermedik. Şiir ona yakışmaz. (Peygamberlik, hak ve hukuk yoludur. Şiir, his ve hayal aynasıdır.) Bu ayetler, ancak bir zikir(mesaj-öğüt)dir ve açık bir Kur’andır (kitaptır, kanundur, ilimdir, zikirdir.)

Bayraktar Bayraklı Meali

Biz peygambere şiir öğretmedik. Zaten ona yaraşmazdı da. O kitap, ancak Allah'tan gelmiş bir öğüt ve apaçık bir Kur'ân'dır.

Besim Atalay Meali (1965)

Biz ona, şiir öğretmedik, o da, yaraşmaz ona, bu ancak öğüt olan, açık olan bir Kur'andır

Cemal Külünkoğlu Meali

Biz, o (nebiy)e şiir öğretmedik. Bu, ona yakışmaz da. Ona vahyedilen ancak bir öğüt ve apaçık bir Kur’an’dır.

Cemil Said (1924)

Biz Muhammed ’aleyhisselâma şi’iri ta’lîm itmedik, âna şi’ir yakışmaz, bu kitâb (Kur’ân) vâzıh bir ihtârnâmedir.

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Biz ona şiir öğretmedik, zaten ona gerekmezdi. Bu bir öğüt ve apaçık Kuran'dır.

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Biz, o Peygamber’e şiir öğretmedik. Bu, ona yaraşmaz da. O(na verdiğimiz) ancak bir öğüt ve apaçık bir Kur’an’dır.

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Biz ona şiir öğretmedik; zaten ona yaraşmazdı da. Ona vahyedilen, ancak bir öğüt ve apaçık Kur’an’dır.

Diyanet Vakfı Meali

Biz ona (Peygamber'e) şiir öğretmedik. Zaten ona yaraşmazdı da. Onun söyledikleri, ancak Allah'tan gelmiş bir öğüt ve apaçık bir Kur'an'dır.

Edip Yüksel Meali

Ona şiir öğretmiş değiliz, zaten ona uygun düşmez. Bu, ancak bir mesaj ve apaçık bir Kuran'dır.

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Biz ona şiir öğretmedik. Bu ona yaraşmaz da... O sadece bir öğüt ve apaçık bir Kur'ân'dır.

Elmalılı Meali (Orijinal)

Biz ona şiir öğretmedik, ona yaraşmaz da, o sâde bir zikir ve parlak bir Kur'andır

Emrah Demiryent Meali

Biz ona (Peygamber’e) şiir öğretmedik, (bu) ona yaraşmaz da. (Tarafımızdan vahyedilen) o (Kitap), yalnızca bir öğüt ve apaçık bir Kur’ân’dır.

Erhan Aktaş Meali

Biz ona şiir öğretmedik. Ve bu, ona yakışmaz da. O, yalnızca bir Öğüt ve apaçık Kur'an'dır.

Hasan Basri Çantay Meali

Biz ona şiir öğretmedik. (Bu) ona yakışmaz da. O (nun getirdiği kitab) bir öğütden ve (hükümleri) açıklayan bir Kur'andan başkası değildir.

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Biz ona şiir öğretmedik, bu ona yakışmaz da. O, yalnızca bir hatırlatma ve apaçık bir Kur’ân’dır;

[21/5; 52/30; 26/224-226; 11/1]

Hayrat Neşriyat Meali

Ve ona (o Resûlümüze), şiir öğretmedik; (bu) ona yaraşmazdı da.(2) Doğrusu o, ancak bir nasîhattir ve apaçık beyân eden bir Kur'ân'dır.

(2)“Kur’ân-ı Hakîm, nihâyetsiz parlak, yüksek hakīkatleri câmi‘ olduğundan, şiir hayâlâtından müstağnîdir(uzaktır). Evet Kur’ân-ı Mu‘cizü’l-Beyân’ın (... Devamı..

İhsan Aktaş Meali

69 , 70. Ve biz, (vahiy göndermekle) ona (Muhammed’e) şiir öğretmedik. Zaten bu, ona yakışmaz da. O (kendisine vahyedilen) ancak bir öğüt ve açıklayıcı bir Kur’an’dır ki, (yeryüzünde) yaşayan kimseleri uyarsın ve böylece söz (hüküm) inkâr edenler hakkında gerçekleşsin diye. *

(*) Dirilik ve hayatta olmak öncelikle maddîdir. Madden hayatta olmayan zaten uyarılmaz. Zira uyarılmaya ihtiyaç duymaz. Ölü olanın imtihanı sona ermi... Devamı..

İlyas Yorulmaz Meali

Biz o elçiye şiir öğretmedik. Zaten Rabbinin elçiye şiir öğretmesi hiç yakışmazdı. O (vahiy) ancak bir öğüt ve apaçık bir Kur’an olup,

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Biz ona şiir öğretmedik. Şiir ona yaraşmazdı da. İşte Kur’an yalnız öğüt, apaçık Kitap’tır.

İsmail Hakkı İzmirli

Biz ona şiir öğretmedik, ona şiir de yaraşmaz. Ona vahyolunan söz, nasihattan, apaşikâr olan Kur/an/dan başka bir şey değildir.

İsmail Yakıt

Biz ona şiir öğretmedik. Zaten ona gerekmez de/yakışmaz da.²¹ Bu (Biz’im öğrettiğimiz) ancak bir öğüt [zikr] ve apaçık bir Kur’an’dan başka bir şey değildir.

21 Krş. Hâkka, 69/41

Kadri Çelik Meali

Biz ona şiir öğretmedik; (bu,) ona yakışmaz da. O (kendisine indirilen kitap), yalnızca bir öğüt ve apaçık olan bir Kur'an'dır.

Mahmut Kısa Meali

Biz ona şiir öğretmiş değiliz, zaten bu ona yakışmaz da! Muhammed’e vahyettiğimiz ayetler, insan ruhunu okşayan, yürekleri sarsıp derinden etkileyen muhteşem güzelliğine rağmen, asla şiir değildir! O ancak,âlemlerin Rabb’i tarafından tüm insanlığa yöneltilen bir uyarıdır; insanın bulunduğu her yerde okunsun, anlaşılsın ve hayata hükmetsin diye gönderilen, gerçekten okunmaya değer ve dâimâ okunması gereken apaçık bir kitaptır!

Mahmut Özdemir Meali

Ona Şiir’i öğretmedik; zaten yaraşmaz da! Bu ancak açıklayıcı bir kur’ân (okuyuş) ve bir öğüttür.

Mehmet Çakır Meali

Biz Muhammed'e şiir sanatını öğretmedik. Zaten buna gerek de yoktur. Çünkü Kuran, gönülleri fetheden nurlu bir kitap olmuştur.

Mehmet Çoban Meali

Resulümüze şiir öğretmedik! Zaten ona yakışmazdı. Okudukları apaçık bir öğüttür.

Mehmet Okuyan Meali

69,70. Biz ona (Peygamber’e) şiir öğretmedik. Zaten ona gerekmez de. O(nun söyledikleri), sağ olanları uyarsın ve kâfirlere de (azap) sözü gerçekleşsin diye sadece (gerçeğin) hatırla(t)ması ve apaçık bir Kur’an’dır. [*]

Bu iki ayet, Kur’an’ın ve elbette yâsîn’in dirilere, diri kalmak isteyenlere okunması gerektiğinin apaçık delilidir. Kur’an’ın bir ismi de [ruh] olduğ... Devamı..

Mehmet Türk Meali

Biz o (Peygambere) şiir öğretmedik. (Zâten) onun buna ihtiyacı da yok. Ona (indirilen,) apaçık (Allah kelâmı olan) bir öğüt ve Kur’an’dan başka bir şey değildir. ¹

1 Biz o Peygambere şiir öğretmedik onun söyledikleri bir şiir değildir. Kur’an’ın lâfzan da manen de şiir olmadığı açıktır. Bir kere Kur’an’ın nazmınd... Devamı..

Muhammed Esed Meali

VE [işte böyle:] Biz bu [Peygamber’e] şiir [yeteneği] bahşetmedik, zaten [şiir] bu [mesaj]a uygun düşmezdi: ³⁸ o yalnızca bir uyarı ve öğüttür; ve o özünde apaçık olan ve gerçeği dosdoğru gösteren ³⁹ bir [ilahî] hitabedir,

38 Bu pasaj, surenin ilk ayetlerinde değinilen konuyu, yani Kur’an’ın vahyi konusunu ele almaya devam etmektedir. 26:224’de olduğu gibi, burada da, Mu... Devamı..

Mustafa Çavdar Meali

Biz sana şiir öğretmedik, şairlik senin yapacağın iş değildir. Sana gelen vahiy sadece bir öğüt ve şeref kaynağı ve gerçekleri açıklayan Kuran’dır. 21/5, 37/36, 52/30, 6/97, 22/72

Mustafa İslamoğlu Meali

BİZ ona şiir öğretmedik; bu onun için[³⁹⁷⁴] gerekli de değil:[³⁹⁷⁵] o (vahiy) sadece bir uyarı ve öğüttür;[³⁹⁷⁶] dahası açık ve açıklayıcı bir hitaptır;

[3974] Zamir Kur’an’ı da gösterebilir. [3975] Nebi’ye yönelik “şair” (21:5) ve Kur’an’a yönelik “şiir” iddialarını red. Bunun gerekçesini anlamak i... Devamı..

Orhan Kuntman Meali

69,70. (Onlar Peygambere şair diyorlar) Biz ona şiir öğretmedik. (Kur'an'ın ne söz, ne de ma’na olarak şiir olmadığı açıkça meydandadır.) Hem şairlik ona yaraşmaz da (*) Ona vahyolunan ancak, kalbi diri olanları uyarsın ve kafirler cezayı hak etsin diye (Allah katından indirilen) bir öğüt ve hükümleri açıklayan bir Kur'an'dır.

(Çünkü "Şairlere gelince, onlara da azgınlar uyar." -Şuara/224- beyanları uyarınca peygamberlik makamına şairlik yakışmaz)

Osman Fırat Meali

Biz ona (Muhammed’e) şiir öğretmedik; talebi de o değildir. O yalnızca bir hatırlatma ve apaçık bir Kur’an’dır.

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Ve Biz O'na şiiri talîm etmedik ve O'nun için lâyık da olmaz. O, başka değil bir mev'izedir ve pek bedîhi bir Kur'an'dır.

Suat Yıldırım Meali

Biz Resûl'e Kur'ân öğrettik, şiir öğretmedik, o zaten ona yaraşmaz. O sırf bir irşâd ve parlak bir Kur'ân'dır.

Süleyman Ateş Meali

Biz ona (Muhammed'e) şiir öğretmedik, (şiir) ona yakışmaz da. O(na vahyedilen) sadece bir öğüt ve apaçık bir Kur'an'dır.

Süleyman Tevfik (1927)

69,70. Biz Muhammed'e şi'iri öğretmedik ve şâ'irlik de ona lâyık değildir. Bu ancak diri olanı inzâr itmek ve kâfirlere 'azâbın hak olmasını te'mîn iylemek içün rabbin tarafından zikr ve mev'ıza ve Kur'ân-ı mübîndir.

Süleymaniye Vakfı Meali

Muhammed’e şiir öğretmedik; zaten gerekmezdi. Bu, sadece zikirdir ve açıklayıcı Kur’an’dır[*].

[*] Zikir, doğru bilgi demektir. Kur'ân'daki bütün bilgiler doğru olduğu için Allah ona zikir adını vermiştir. Kur'ân kelimesi ise hem son Kitabın ism... Devamı..

Şaban Piriş Meali

Ona şiir öğretmedik, ona yakışmaz da. Bu, yalnızca bir hatırlatma ve apaçık Kur'an'dır.

Ümit Şimşek Meali

Biz Peygambere şiir öğretmedik; bu ona yakışmaz da. O ancak bir öğüt ve apaçık bir Kur'ân'dır.

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Biz o peygambere şiir öğretmedik. Şiir ona yaraşmaz/layık olamaz da. Ona vahyedilen, bir öğütten ve apaçık bir Kur'an'dan başka şey değildir;

Sardorxon Jahongir

Biz Muhammadga she’rni o‘‎rgatmadik va unga shoirlik to‘‎g‘‎ri kelmaydi. Bu vahiy faqat zikr va aniq Qur’ondir.

Eski Anadolu Türkçesi

daħı ögretmedük aña şi'ri daħı yaramaz aña degül ol illā ögüt daħı ķur’ān bellü.

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı biz Muḥammede şi‘r ögretmedük. Özine lāyıḳ da degüldür. Olözine ögretdügümüz degüldür, illā ögütler, daḫı beyān idici Ḳur’ān,

Bunyadov-Memmedeliyev

Biz ona (Muhəmməd əleyhissəlama) şe’r öyrətmədik və bu ona heç yaraşmaz da (lazım da deyildir). Ona vəhy olunan ancaq öyüd-nəsihət və (haqla batili ayırd edən) açıq-aşkar Qur’andır ki,

M. Pickthall (English)

And we have not taught him (Muhammad) poetry, nor is it meet for him. This is naught else than a Reminder and a Lecture making plain,

Yusuf Ali (English)

We have not instructed the (Prophet) in Poetry,(4015) nor is it meet for him: this is no less than a Message and a Qur´an making things clear:

4015 Cf. 26:224 and n. 3237. Here "Poetry" is used as connoting fairy tales, imaginary descriptions, things futile, false, or obscure, such as decaden... Devamı..


Designed by ÖFK