×

Hoşgeldiniz.

Kullanıcı

Şifre




Şifremi UnuttumKAYDOL
Ayarlar

 

Zuhruf / 65

فَاخْتَلَفَ الْاَحْزَابُ مِنْ بَيْنِهِمْۚ فَوَيْلٌ لِلَّذ۪ينَ ظَلَمُوا مِنْ عَذَابِ يَوْمٍ اَل۪يمٍ

Türkçe Transcript

Faḣtelefe-l-ahzâbu min beynihim(s) feveylun lilleżîne zalemû min ‘ażâbi yevmin elîm(in)

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Aralarından bölükler, ayrılığa düştü; yazıklar olsun zulmedenlere elemli günün azabından.

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Derken aralarından birtakım hizipler=partiler (fırkalar, gruplar, oluşumlar) çıktı ve birbirleriyle (haset ve hıyanet yüzünden) ihtilafa düştüler; (nefsani heves ve hesaplarla bu tür ihtilafları çıkaran) zalimlerin vay haline, o elim bir günün azabından! (Ki bu münafık ve marazlı azdırıcılar onları Hakk yoldan alıkoyup saptırdıkları halde, o zavallılar hâlâ kendilerinin, hakikaten hidayette olduklarını sanmaktadırlar.)

Abdullah Parlıyan Meali

Fakat İsa'dan sonra gelenler arasında çıkan guruplar, farklı görüşler savunmaya başladılar. Yaradılış maksadı dışında yaşamaya devam edenlere, acı bir günün azabından vay hallerine…

Ahmet Tekin Meali

Yahudilerden ve hıristiyanlardan oluşan gruplar, Îsâ hakkında ihtilâfa düştüler. Can yakıp inleten müthiş bir günün azâbı dolayısıyle, vay Allah'ı inkâr ederek, O'na şirk koşarak haksızlık edenlerin, zulmedenlerin haline!

Ahmet Varol Meali

Aralarından birtakım gruplar ayrılığa düştüler. Artık acıklı bir günün azabından dolayı zalimlerin vay haline!

Ali Bulaç Meali

Sonra, içlerinden birtakım fırkalar ihtilafa düştü. Artık, acı bir günün azabından vay o zulmetmiş olanlara.

Ali Fikri Yavuz Meali

Sonra o (hristiyanlardan ibaret) hizibler aralarında ayrılığa düştüler. Onun için, acıklı bir günün azabından vay o zulüm edenlerin haline!...

Bahaeddin Sağlam Meali

Fakat gruplar, kendi aralarında ihtilafa girdiler. Artık elem verici bir günün azabından dolayı o zalimlere yazıklar olsun!

Bayraktar Bayraklı Meali

Bunun ardından gruplar, yine ayrılığa düştüler. Azabı acıklı günden dolayı vay o zâlimlerin hallerine!

Besim Atalay Meali (1965)

Kendi aralarında bölük bölük ayrıldılar, acı günün azabından zalimlerin vay haline!

Cemal Külünkoğlu Meali

Sonra (Yahudi ve Hıristiyan) gruplar (İsa hakkında) aralarında ihtilafa düştüler. Acı bir günün azabı karşısında vay o zulmedenlerin haline!

Cemil Said (1924)

Nasârâ fırkalar teşkîl idüb beynlerinde ihtilâf itdiler. O elemli ’azâb gününde hayf zâlimlerin hâline!

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Ama, aralarında guruplaştılar, ayrılığa düştüler. Kıyamet gününün can yakıcı azabına uğrayacak zalimlerin vay haline!

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Ama aralarından çıkan gruplar ayrılığa düştüler. Elem dolu bir günün azâbından vay o zulmedenlerin hâline!

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Gruplar aralarında anlaşmazlığa düştüler. Haksızlığa sapanların, elem verici bir günün azabından çekecekleri var!

Diyanet Vakfı Meali

Ama aralarından çıkan guruplar, bir ihtilâfa düştüler. Acı bir günün azabı karşısında vay o zulmedenlerin haline!  

 Hıristiyan ve yahudilerden bazıları Hz. İsa için Allah, bazıları Allah’ın oğlu, bir kısmı da üçün üçüncüsü dediler ve böyle inandılar. Âyet, onların ... Devamı..

Edip Yüksel Meali

Partiler ve mezhepler aralarında tartıştılar. Acı azaptan dolayı vay zalimlerin haline.

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Fakat aralarından çıkan gruplar, İsâ hakkında ihtilâfa düştüler. Acı bir günün azâbından dolayı vay zulmedenlerin hâline!

Elmalılı Meali (Orijinal)

Sonra o hizibler kendi aralarında ıhtilâf ettiler, onun için elîm bir günün azâbından vay o zulmedenlere

Emrah Demiryent Meali

(Îsâ’nın rûh ve bedeniyle göğe çekilmesinden sonra, ümmeti) kendi aralarında farklı gruplara ayrılarak (kimileri İslâm dini üzere müslümanlıkta kalarak, kimileri Îsâ’ya “Allah’ın oğlu” ve kimileri de “Allah” diyerek, Îsâ hakkında, hak ve bâtıl olmak üzere) ihtilafa düştüler. Elem dolu bir günün azabından dolayı, o zulmedenlerin (Îsâ’ya “Allah” ya da “Allah’ın oğlu” diyerek, ebedî cehenneme müstahak olan kâfirlerin) vay hâline!

Erhan Aktaş Meali

Sonra gruplar kendi aralarında anlaşmazlığa düştüler. Artık acı veren günün azabından dolayı haksızlık yapanların vay haline!

Hasan Basri Çantay Meali

Sonra aralarından partiler (çıkıb) ihtilâf etdiler. Artık pek acıklı bir günün azabından vay o zulmedenlere!

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Sonra içlerinden birtakım fırkalar ihtilafa düştü. Artık elim bir günün azabından vay o zulmedenlerin haline!

[6/159]

Hayrat Neşriyat Meali

Fakat (Îsâ'dan sonra) aralarından (çıkan) o fırkalar, ihtilâfa düştü. Artık (pek)elemli bir günün azâbından dolayı, o zulmedenlerin vay hâline!

İhsan Aktaş Meali

Fakat (İsa’dan sonra gelenler) arasından çıkan gruplar ihtilafe düştüler (farklı görüşleri savunmaya başladılar): Acı bir günün azabı karşısında vay o zulmetmiş olanların haline! *

(*) Yani, Hz. İsa’nın kişiliği ve Allah’tan başkasına kulluk yapmanın kabul edilmezliği konusunda: Hristiyanlıkta daha sonra meydana gelen gelişmelere... Devamı..

İlyas Yorulmaz Meali

Aralarından bir gurup, ayrılığa (ihtilaf ettiler) düştüler. Acıklı bir günün azabından dolayı haksızlık yapanlara (zalimlere) yazıklar olsun.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Bunun üzerine onların içindeki bölüntüler biribirleriyle çatıştılar. O acıklı günün azabıyla kıyıcıların başlarına gelecek var.

İsmail Hakkı İzmirli

Onlar bölük bölük olup aralarında ihtilâfa düştüler [⁴]. Kıyamet gününün acıklı azabından öz nefislerine zulmedenlerin vay haline!

[4] Hıristiyanlar «İsa Allah'tır - Allah'ın oğludur - üçten biridir» dediler. Yahudiler ise külliyen peygamberliğini inkâr etliler.

İsmail Yakıt

Fakat aralarından çıkan gruplar [ahzâb] ayrılığa düştüler. Can yakıcı bir günün azabından o zulmedenlerin vay hâline!

Kadri Çelik Meali

Sonra, içlerinden birtakım fırkalar (İsa hakkında) ihtilafa düştü. Artık acıklı bir günün azabından dolayı vay o zulmetmiş olanlara!

Mahmut Kısa Meali

Fakat İsa’dan sonra gelen gruplar, onun hakkında aralarında ayrılığa düştüler. Kimi onun Allah’ın oğlu, kimi de bizzat Allah olduğunu söyleyerek onun mesajını tanınmaz hâle getirdiler. Şu hâlde, can yakıcı Gün, yani Kıyamet günü başlarına gelecek felâketlerden dolayı, vay o zâlimlerin hâline!
O hâlde, günümüz zâlimleri tövbe edip Rablerine dönmek için hâlâ ne bekliyorlar?

Mahmut Özdemir Meali

Onların arasından Hızipler (Takımlar / Partiler) ihtilaf etti. Acı bir günün azâbından, zulmetmiş olanlara yazıklar olsun!

Mehmet Çakır Meali

Farklı görüşe sahip olanlar o gün birbirlerine düştüler... Ah şu dayatmacılar! Kıyametin o dayanılmaz acıları karşısında ne yapacaklar acaba!

Mehmet Çoban Meali

Buna rağmen ayrılığa düştüler. Elem dolu bir günün azabından hiç korkmadılar. Vay o kendilerine zulmedenlerin haline ki, sonları ne kötüdür.

Mehmet Okuyan Meali

(Çeşitli) gruplar (İsa hakkında) kendi aralarında ayrılığa düştüler. Elem verici günün azabı nedeniyle zalimlerin vay hâllerine! [*]

Benzer mesaj: Meryem 19:37.

Mehmet Türk Meali

Ne var ki gruplar (Yahudi ve Hıristiyanlar) kendi aralarında ayrılığa düştüler.¹ Vay o acıklı günün azabını görecek kâfirlerin haline!

1 Hz. İsa’ya söylenenler için Bk. (Meryem: 37)

Muhammed Esed Meali

Fakat [İsa’dan sonra gelenler] arasından çıkan gruplar farklı görüşleri savunmaya ⁵¹ başladılar: vay haline o zulmedenlerin ve yazık o acı Gün’de [başlarına gelecek] azap için!

51 Yani, Hz. İsa’nın kişiliği ve Allah’tan başkasına kulluk yapmanın kabul edilmezliği konusunda: Hristiyanlıkta daha sonra meydana gelen gelişmelere ... Devamı..

Mustafa Çavdar Meali

Buna rağmen çeşitli gruplar, onun hakkında bir takım görüş ayrılıklarına düştüler. Acıklı bir günün azabına uğrayacak olanların vay haline. 3/61

Mustafa İslamoğlu Meali

Fakat onlar arasından çıkan hizipler birbirleriyle anlaşmazlığa düştüler:[⁴⁴¹⁰] Artık, acı bir günün azabından dolayı yazıklar olsun zulme gömülüp giden o kimselere!

[4410] Bu anlaşmazlık, Hıristiyanlık içi hizipleşmeden daha çok, 59. âyetin de delâlet ettiği gibi Yahudi-Hıristiyan çekişmesini ifade eder.... Devamı..

Orhan Kuntman Meali

(Ne var ki ondan) Sonra -ümmeti- fırka fırka oldular; kendi aralarında (İsa a.s. hakkında) ayrılığa düştüler. (Kimi onun Allah’ın kulu olduğunu kabul ederken, kimi de onun Allah’ın oğlu olduğunu iddia etti) Artık dehşet saçan bir günün çok çetin azabından, vay o zulmedenlerin haline.

Osman Fırat Meali

O fırkalar kendi aralarında ihtilafa düştüler. O acıklı günün azabından zalimlerin vay haline!

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Sonra o tâifeler kendi aralarında ihtilafa düştüler. Artık vay acıklı günün azabından o zulmetmiş olanlara!

Suat Yıldırım Meali

Ondan sonra kendisine mensup birtakım fırkalar aralarında ayrılığa düştüler. Gayet acı bir günün azabından zalimlerin vay haline!

Süleyman Ateş Meali

Aralarından çıkan partiler, birbirleriyle ihtilafa düşmüşlerdir. Acı bir günün azabından vay o zulmedenlerin haline!

Süleyman Tevfik (1927)

Kavm-i 'Îsâ'dan bir takım tâifeler aralarında ihtilâf iylediler. Elemli günün 'azâbından vay o kimselere ki 'Îsâ'ya iftirâ ile nefislerine zulüm itdiler.

Süleymaniye Vakfı Meali

Sonra içlerinden farklı kesimler birbirlerine düştüler. Yanlış yapanların o acıklı günün azabından çekecekleri var.

Şaban Piriş Meali

Buna rağmen gruplar, aralarında anlaşmazlığa düştüler. O acı günün azabına uğrayacak zalimlerin vay haline..

Ümit Şimşek Meali

Sonra birtakım fırkalar birbirleriyle anlaşmazlığa düştüler. Acıklı bir günün azabı yüzünden yazıklar olsun o zulmedenlere!

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Böyle iken, aralarından çıkan hizipler ihtilafa düştüler. Korkunç bir günün azabından vay haline o zulmedenlerin!

Sardorxon Jahongir

So‘‎ngra nasroniylar ichidan chiqqan guruhlar Iso xususida o‘‎zaro ixtilof qildilar. Zulm qilganlarning holiga alamli kun azobidan voy bo‘‎lsin!

Eski Anadolu Türkçesi

pes ŧartışdılar bölükler [263b] aralarında. pes ķatı 'aźābdur anlara kim şirk eylediler aġrıdıcı gün 'aźābından! .

Satıraltı Meal (1534)

Pes bölük bölük oldı aḥzāb aralarında. Vay ẓālimlere ulu gün ‘aẕābından.

Bunyadov-Memmedeliyev

Amma onların içərisindən çıxan firqələr arasında ixtilaf düşdü (xaçpərəstlər: “İsa Allahın oğludur!” – dedilər, yəhudilər isə onun peyğəmbərliyini büsbütün inkar etdilər). Acı bir günün (qiyamət gününün) əzabından vay o zülm edənlərin halına!

M. Pickthall (English)

But the factions among them differed. Then woe unto those who do wrong from the doom of a painful day.

Yusuf Ali (English)

But sects from among themselves fell into disagreement: then woe to the wrong-doers, from the Penalty of a Grievous Day!


Designed by ÖFK